Anasayfa / Kültür Sanat / Yalnızlığa akan hayatlar

Yalnızlığa akan hayatlar




Usta yönetmen Mike Leigh, 2010 yılının en iyi İngiliz filmi kabul edilen ‘Ömrümüzden Bir Sene’deki (Another Year) yalın anlatımının gücünü karşıtlıkları bir araya getirmekten alıyor. Neredeyse ‘kusursuz’ bir ailenin etrafına, hayatı yalnızlığa akan insanları yerleştirince zıtlıklar iyice belirginleşiyor. İnce bir işçiliğe sahip senaryo kadar oyunculuklar da filmi izlenmesi gerekenler arasına dâhil ediyor.

Bir tarafta ‘ideal’ çift Tom ve Gerri (Jim Broadbent, Ruth Sheen) diğer yanda yalnız Mary (Lesley Manville). Ömrümüzden Bir Sene’de (Another Year) usta yönetmen Mike Leigh, yalın anlatımının gücünü karşıtlıkları bir araya getirmekten alıyor. Neredeyse ‘mükemmel’ denilebilecek ailenin yanında Mary’nin müptezel yalnızlığı iyice koyulaşıyor. Nerede nasıl davranması gerektiğini iyi bilen, çevresindekilere nasihat vermekte mahir Gerri’nin oturaklı cümlelerine karşılık her daim sarhoş, tedirgin Mary’nin sözcükleri birbirine dolanıyor. Film episodlardan müteşekkil, her mevsim ideal çiftimiz ile Mary’nin ilişkisinin farklı bir tonunu işaretliyor. Perdeye uğrayan karakterler ya Mary’nin saflarında ya da Tom ve Gerri’nin. Bir süre arada salınan oğulları Joe da bir müddet sonra koluna taktığı kız arkadaşı ile ailenin güvenli çemberine dâhil olmakta.

Filmin merkezi karakteri Mary’yi ilk defa işyerinde bilgisayar başında çalışırken görürüz. “İşim, evim var. Kendimi özgür hissediyorum” diyerek ortalıkta dolaştığı sahneler. Tek eksik arabası, ona sahip olduğunda hayatının değişeceğine inanmakta. Yönetmen senaryosuna metaforları ustalıkla yerleştirir. Mary’nin umut bağladığı araba fikri, şimdiye kadar aldığı yanlış kararlardan yalnızca biridir. Arabaya sahip olması işlerini yoluna koymak yerine iyice içinden çıkılmaz hale getirecektir. Dostlarla yapılan sohbetlerde sık dile gelen ‘tren’ ise belli ki uzaklardaki alternatif bir hayatı, hulâsa umudu imler. Bunalımlı arkadaşlarıyla hasbıhallerinin ardından çift, tekâmüle ermiş ilişkilerinin ödülü/cenneti, bahçelerinde organik domates yetiştirir. Tom ve Gerri’nin evindeki ilk sahnelerde karakterleri tanırız. Jeolog Tom ve danışman eşi her daim zekâlarının göstergesi ince mizahlarıyla, Mary ise halleri ile ‘komik’tir. İçkiyi fazla kaçırır ve dağıtır bu ziyaretinde, filmin nihayetine kadar da toparlanamayacaktır. “Herkesin konuşacak birine ihtiyacı vardır.” ve Mary’nin Tom ve Gerri dışında kimsesi yoktur. Yoğun çalışma temposu, özgür yaşama sevdası nedeniyle son ‘treni’ kaçıralı çok olmuştur. Geride bıraktığı yıllar, üzerine yalnızlık olarak çökmüştür. ‘En iyisi çalışmaya devam etmektir.” Zira bu kadar mekanize edilmiş, yalnızlaştırılmış hayatlar için tek çaredir çalışmak. Modern bünyeler için hem en büyük tahribat hem de ilaç yoğun mesai. Zira birçoğu için artık başka türlü ne yaşamak ne de boşluk duygusu ile baş etmek mümkün. Çok çalışarak zihinleri uyuşturmak, unutmak en iyisi!



YAŞADIĞI HAYATA SIKIŞANLAR

Yaz mevsiminde Mary’nin erkek versiyonu, Tom ve Gerri’nin arkadaşları Ken ile tanışma zamanı. Yalnız, mutsuz bir adam Ken, Mary’nin içki kadehlerinin ondaki karşılığı sürekli yediği yemekler. Tatile gidecek kimsesi yok. Yaşadığı hayata sıkışan türden. Mary’nin bile ilgisini çekemeyecek kadar vahim durumda. Mary ise 10 yaşından bu yana tanıdığı Joe’ya umut besleyecek, kur yapacak kadar herkesten medet ummakta. Bu sebeple Joe’nun kendine yeni bir kız arkadaş bulması onun için küçük çaplı bir travma, arkadaşları ile ilişkisi üzerinde ise turnusol kâğıdı etkisi. Bu ideal ailenin sınırlarında dolaşabileceği ama asla onun bir parçasına dönüşemeyeceği ikazının ilk defa dillendirilmesine sebep. Tom ve Gerri’nin nezaketinin ardındaki, aidiyet duygusundan gücünü alan kibrin belirginleşmesi. Esasında Mary’nin bu ayrımı ilk fark edişi Tom’un erkek kardeşi, bir başka ‘kaybeden’, Ronie ile baş başa kaldığı sahnede kilitlenmekte; ona yönelttiği “Gerri benden hiç bahsetti mi?” sorusuna aldığı olumsuz cevapta…

Yönetmenin karakterlerini iyice belirginleştirmesi sadece senaryodaki kontrastı artırmakla kalmıyor, ironiyi de besliyor. Leigh’in bu manada en önemli hamlesi sunduğu çifte Tom ve Gerri ismini vermesi. Çizgi film karakterleri Tom ve Jerry’nin uyumsuzluğu nispetinde bir uyum söz konusu olan. Sahiciliğin/samimiyetin sınırlarını zorlayacak kadar ‘kusursuz’. Peki ya filmin başında karşımıza çıkan ve bir daha yüzünü görmediğimiz, uykusuzluk problemi çeken kadın? Doktoru, hayatındaki en güzel an’ı sorduğunda, bilmiyorum diyen, mutluluk derecesini bir ile on arasında numaralandırmasını istediğinde, düşünmeden bir cevabını veren bu kadının halini açıklamak sanki Leigh’in tüm hedefi. Filmin sonundaki vurucu sahne ise bir nevi Mary’nin bakışları ile kadınınkinin kesişmesi.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir