Anasayfa / Kariyer ve İş / Yeni Dönemin Yönetim İlkeleri

Yeni Dönemin Yönetim İlkeleri




YENİ DÖNEMİN YÖNETİM İLKELERİ

yonetim■    Rekabet alanında genişleme: Küreselleşme öncesinde rekabet alanı çoğunlukla iç pazarla sınırlıydı. Yeni dönemde ise rekabet alanı tüm dünya oldu. Girişimcinin karşısına dünyanın dört bucağından rakipler çıkabildiği gibi bizim girişimcilerimiz de her ülkede boy göstermeye başladı.

■    Hedef Avrupa şirketi olmak: Eskiden, girişimciler, Türkiye’nin veya Balkanlar ile Ortadoğu’nun en büyük tesisine sahip olmayı yeterli görürlerdi. Yeni dönemde karşılaştırma standardı, Avrupa ve Dünya ölçeği olacak.

■    Yönetim yerine yönetişim: Şirket yönetimleri halen yasalar çerçevesinde sınırsız görünen yetkilerinin bir bölümünü yeni dönemde çalışanlarla ve hisse senedi sahipleri ile paylaşacak. “Birlikte yönetim” anlamına gelen yönetişimde, ürün kalitesi kadar, şirketin çevresindeki yaşam kalitesine yaptığı katkı da önem kazanacak.

■    Yeni strateji tanımı: Küreselleşme öncesinde strateji, eldeki kaynakların kullanımı ile mümkün olan en iyi sonucu ulaşmak olarak tanımlanıyordu. Yeni yüzyılda, önce iddialı ve büyük hedefler belirleniyor. Daha sonra tüm imkânlar zorlanarak hedefe ulaşacak şekilde yeniden örgütleniyor.

■    Belirleyici faktör olarak “hız”: Yönetimde, üretimde ve pazarlamadaki “hız” kavramı, günümüzde şirket ölçeği ve büyüklüğünden daha önemli bir faktör olarak görülüyor.

■    Çekirdek yeteneklere öncelik: Bir zamanlar, holdingler ve büyük sermaye grupları, her sektörde bir firma kurmakla ve bağlı şirket sayısının çokluğu ile öğünürlerdi. Küreselleşme döneminde ise şirketler en iyi oldukları alanlara (core competencies] yoğunlaşıp, diğer şirketleri elden çıkarabiliyor.



■    Yeni alanlara yatırım: Geçmişte, bir sektörde ve işyerinde kazanılan para, aynı sektör ve üründeki kapasite artırımına yönelirdi. Yatırımlar çoğunlukla esen rüzgâra, geçmişe ve komşunun başarısına bakılarak yapılır ve işin sonunda atıl kapasiteler oluşurdu.

Gelecekte sermaye birikiminin katma değeri yüksek yeni ürünlere ve ileri teknoloji sektörlerine yatırılması gerekecek.

■    Pazarın kaldırabileceği fiyat: Küreselleşme öncesinde maliyetlerin üstüne kâr marjı eklenerek fiyat hesaplanır ve bu ürünü ancak gücü yeten alabilirdi. Günümüzde önce hedefteki tüketicinin alım gücüne uygun ve pazarın kaldırabileceği fiyat düzeyi belirleniyor. Daha sonra tüm maliyetlerin belirlenen bu fiyata göre yeniden düzenlenmesi için her türlü yol ve yönteme başvuruluyor.

■    Segmentlere göre üretim: Eskiden gelir ve mesleğe göre talep analizi yapılır ve ürün yelpazesi dar tutulurdu. Günümüzde yaş grubu, cinsiyet, coğrafi bölge, dünya görüşü, hayat tarzı ve meslek gibi çok sayıda segmentasyon kriterine göre ürününü farklılaştıranların ve çeşit sayısını artıranların pazar payı yükselecek.

■    Yeni kalite konsepti: Üretilmiş ürünün kalitesini örnekleme yolu ile kontrol etmek yerine, hata oranlarını minimuma indirmek için tüm üretim süreci yeniden örgütleniyor. “Yalın yönetim” ve “kaizen” gibi yöntemler hem maliyetleri düşürüyor hem de savurganlığı azaltıyor.

■    Sürekli “inovasyon”: Toplumdaki ve iş ortamındaki değişime uyum için sorunlara yeni ve yaratıcı çözümler bulunması şart. Şirketin, “inovasyon” olarak adlandırılan yenilenmeyi ve yenilikçiliği, işin her alanında hayata geçirmesi, sürdürülebilir büyümeyi garanti ediyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir