Anasayfa / Kariyer ve İş / Yeşil Kariyer Yapanlar Dünyayı Yaşanabilir Hale Getirecek

Yeşil Kariyer Yapanlar Dünyayı Yaşanabilir Hale Getirecek




Çağla Balcı Eriş “yeşil bir iş”te kariyer yapıyor, Demirer Holding’te üç yıldır “Karbon Geliştirme Müdürü” olarak çalışıyor. Peki “karbon geliştirme müdürü” kimdir, ne yapar, nerelerde çalışır? Geleceğin yeşil meslekleri hangileri olacak? “Yeşil kariyer” yapmak isteyen gençler ne yapmalı? İşte tüm soruların yanıtı.

Kısaca özgeçmişinizi anlatır mısınız?

1978 İzmir doğumluyum. 2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Başta yenilenebilir enerji olmak üzere sayısal hava tahminleri, iklim değişimi, çevre ve karbon piyasası konularında deneyimlerim bulunuyor. 2006’dan bu yana Demirer Holding’de Karbon Geliştirme Müdürü olarak görev yapıyorum. Türkiye’nin ve Dünya’nın ilk 3 “Gold Standart” sertifikasını alan karbon kredilerini geliştiren ve satışını yapan projelerinde çalışmaktan dolayı mutluyum. 2000-2005 arasında NTV televizyonunda Meteoroloji Editörü olarak çalıştım. Ayrıca çeşitli sektörlerdeki firmaların stratejik planlama ve sosyal sorumluluk çalışmalarını yönettim ve çeşitli doğa dernekleri ile birlikte gönüllü çalışmalarda bulundum.

“Yeşil bir iş”te çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Sanırım çocukluğumdan itibaren doğayla iç içe bir yaşantım olması nedeni ile doğayı ve çevreyi koruma bilincinin içimde var olması, doğaya katkıda bulunabileceğim bir alanda çalışma isteği yarattı. Astronomiye ve atmosfer bilimlerine olan ilgim de bunu destekledi. Üniversite eğitimimi bu alanda yapmaya karar verdim. Sonrasında zaten giderek artan dünya nüfusu ve enerji tüketimi ve beraberinde gelen çevre kirliliğine karşı yapabileceklerimi düşünerek 1999’dan itibaren kendimi bu alanda yetiştirmeye başladım. Rüzgar enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji, küresel ısınma vb. alanlarda yaptığım araştırmalardan sonra da bu alanda çalışmaya karar verdim.

Karbon geliştirme ne anlama geliyor? Karbon Geliştirme Müdürünün görev kapsamında neler yer alıyor?

İsterseniz ilk önce kısaca bir karbon piyasasının ne zaman ortaya çıktığından ve nasıl bir piyasa olduğundan başlayalım.  Birleşmiş Milletler 1992’de Rio de Janerio’da, sanayileşme ile birlikte emisyonu artan sera gazlarının oluşturduğu küresel ısınma ve iklim değişikliğinden kaynaklanacak sorunları değerlendirmek için ilk küresel çevre konferansını gerçekleştirdi. Bunun sonucunda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi imzalandı. 191 ülke ile Avrupa Birliği ülkeleri tarafından imzalanan bu sözleşme 1994’de yürürlüğe girdi. Bu uluslararası müzakereler, 1997’de Kyoto’da 189 ülke tarafından kabul edildi. Protokol gereği gelişmiş ülkeler sera etkisine neden olan altı tane gazın salınımını 2012’ye kadar 1990’daki seviyelerinin yüzde 5’i oranında azaltmayı hedefledi. 1997’de imzalanan bu protokolün yürürlüğe girebilmesi için onaylayan ülkelerin 1990’daki emisyonlarının yeryüzündeki toplam emisyonun yüzde 55’ini bulması gerekiyordu. Bu ancak 2005’de Rusya’nın katılımıyla gerçekleşti.

Protokole göre, karbon salınımlarını azaltmayı hedefleyen gelişmiş ülkeler, eğer bunu yapamıyorlarsa salınım ticareti yoluyla yükümlülüklerini yerine getirebilecekler. İşte bu Kyoto Protokolü mekanizmaları (CDM, JI ve Emisyon Ticareti)  ile karbon piyasası oluştu ve karbon ticareti başladı. Sera gazı emisyonunu belirtilen hedeften daha fazla azaltan bir şirket/ülke, gerçekleştirdiği bu ek indirimi başka bir taraf şirkete/ülkeye satabiliyor. Karbon piyasası zorunlu (uyum ) ve gönüllü piyasadan oluşuyor.

Kısacası küresel ısınma gerçeği ile her sektörde ortaya çıkan düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde şirketlerin kendilerine özgü şartlarda bir karbon yönetimi stratejisi oluşturmasına ve bu çerçevede karbonu azaltmaya yönelik projeler gerçekleştirilmesine “Karbon Geliştirme” diyebilirim. Hem çevresel hem de ticari anlamda büyük önem taşıyan bu karbon yönetim stratejini belirleyen kişilere de “Karbon Geliştirme Müdürü” deniyor.



Karbon Geliştirme Müdürleri, kendi işletmelerinin karbon emisyonlarını hesaplamak ve gerekli azaltım planını yapmak, emisyon azaltımı sağlayan projeler geliştirmek, uygun standardı seçmek ve bunun ile birlikte başlayan sertifikalandırma işlemlerini yürütmek, sonuçta çıkan sertifikaları oluşturduğu strateji çerçevesinde pazarlamak ve kredilerin satışını gerçekleştiriyorlar.

Türkiye’de ve dünyada sizin unvanınıza sahip kaç kişi bulunuyor? Gelecekte ne kadar olacağını düşünüyorsunuz?

2005’te ortaya çıkan karbon piyasası Türkiye’de son iki senedir dünyada dört yıldır aktif. Karbon Geliştirme Müdürü ünvanına sahip kaç kişinin bulunduğunu tam olarak bilmiyorum ancak genelde karbon yönetimi konusunda danışmanlık hizmeti veren firmalarda hizmet verdiklerini söyleyebilirim.

Gün geçtikçe artan çevre felaketleri ve küresel ısınma sonucunda hem maddi hem manevi kayıpların olması bireyleri ve şirketleri bu konuda çözüm arayışlarına zorluyor. Bu çerçevede çevre bilinci arttıkça dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirme çabaları artacak, hem bu mesleğin hem de benzeri yeşil meslek sahibi kişilerin sayısının artacağını düşünüyorum.

Gençler hangi tür şirketlerde “karbon geliştirme” alanında çalışabilir?

Yenilenebilir Enerji, Enerji Verimliliği ve Atık Yönetimi alanında proje üreten şirketler başta olmak üzere ulaşım, çimento, demir-çelik, kimsasal sanayi ve inşaat gibi birçok sektördeki firmada çalışılabilir. Küresel ısınmaya karşı sürdürülebilir ve çevre dostu projeler üreterek düşük karbon yaklaşımında olan her şirkette bu alanda yatırım yapması orta ve uzun vadede kendilerine olumlu katkılar sağlayacaktır.

Sizce gelecekte en popüler olacak “yeşil işler” hangileri?

Şu anda dünyada ve Türkiye’de büyük şirketler düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde yeniden yapılanma içerisindeler. Bununla birlikte popülerliği artacak yeşil işler arasında; karbon yönetimi uzmanlığı, meteoroloji mühendisliği, yenilenebilir enerji mühendisliği, çevre mühendisliği, rüzgar, güneş ve hidroelektrik uzmanlığı ve teknikerliği, yakıt mükendisliği, yeşil bilgi teknolojileri uzmanlığı,  enerji verimliliği uzmanlığı, yeşil pazarlama uzmanlığı, çevre ekonomistleri, atık yönetimi uzmanlığı, enerji hukuku uzmanlığı, ziraat mühendisliği, organik tarım mühendisliği, yeşil turizm danışmanlığı, ekolojik yaşam danışmanlığı, şehir planlama mühendisliğini sayabilirim. Kısaca önümüzdeki yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeni ile daha da önemli hale gelecek hava, su, toprak ve enerji konuları ile ilgili  kendini yetiştirmiş çok yönlü uzmanların ve mühendislerin etkin olacağını düşünüyorum.

Yeşil bir işte çalışmak isteyen gençler için alternatif kariyer yolları nedir?

Önümüzdeki yıllarda öğrenmesini bilen, değişime ve gelişmeye açık doğaya gerektiği önemi veren, birçok konuda bilgi sahibi olan, özgün, pozitif ve yaratıcı kişilerin iş hayatında başarılı olacağına inanıyorum.

Yeşil işlerde çalışmak isteyen mühendislerin (enerji, meteoroloji, endüstri, çevre, ziraat vb.)  ya da işletme mezunu kişilerin bir alan seçerek uzmanlaşmalarını, özellikle doğa ve çevre başta olmak üzere birçok konuda bilgi birikimine ve deneyime sahip olmalarını ve kendilerini sürekli geliştirmelerini öneririm.

Örneğin ziraat mühendisi, kendisini organik tarım alanında uzmanlaştırsa ya da meteoroloji mühendisi kendisini yenilebilir enerji alanında geliştirirse ya da hukukçu çevre ve enerji konularında bilgi birikimine sahip olursa kısacası bir fark yaratarak akıl ve doğadan yana yaratıcı çözümler sunacak şekilde kariyer planlaması yaparsa daha başarılı olacağını düşünüyorum.

Şirketinizdeki “yeşil unvanlar” hakkında bilgi verir misiniz?

Şirketimizde rüzgar enerjisi santral sorumlusu mühendisleri ve karbon geliştirme müdürü yer alıyor.

Röportajınız için çok teşekkür ediyorum ve çok sevdiğim “Toprak Ana, ağaçlar ve tüm doğa düşüncelerinizin ve yaptıklarınızın şahididir”  Kızılderili atasözü ile herkese bilinci yüksek bireylerle yaşanabilir bir dünya diliyorum.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir