Anasayfa / Kariyer ve İş / Yıllık İzinler ve Çalışanlar Üzerindeki Psikolojisi

Yıllık İzinler ve Çalışanlar Üzerindeki Psikolojisi



Yıllık İzinler ve Çalışanlar Üzerindeki Psikolojisi

İdil Türkmenoğlu

Bir haftalık tatil için öncesinde bir haftalık koşuşturma, sonrasında uykusuz ve yoğun iki hafta daha… Zaten sadece bir hafta işten uzak kalmak kime, neye yetiyor ki? Başı ve sonu o kadar yorucu ki, bazen izne çıkmamak bile daha iyi diye düşünüyor insan…

Yıllık izin: Son güne kalan işlerin sıkıştırması, bir haftalık işin devri için 2 günlük çalışma, öğle tatillerine sıkıştırılan mayo, kolluk, parmak arası terlik alışverişi, tatilden önceki gece valizi doldurma, bir saat bile kaybetmemek telaşıyla havaalanına, otogara koşturma… Dönüşte, yine tatili en son dakikasına kadar kullanabilmek için “en geç” binilen otobüs/uçak, ertesi güne (ve günlere) taşan uykusuzluk… En az üç gün açılamayan bavullar. Tatil boyunca telefondan eritilmeye çalışılmasına rağmen, yine de dolmuş taşmış e-posta kutusu. Masada yığılan evrak, biriken telefon mesajları.

Bir haftalık tatil için öncesinde en az bir haftalık koşuşturma, sonrasında uykusuz ve yoğun iki hafta daha… Epostalar da hep yanınızdaysa, zaten ne anlamıştınız o tatilden?

HAKKINI RİCAYLA ALMAK

Bazen de suçluluk duygusu basıyor insana… İzin dönemi geldiğinde hâlâ birçok küçük şirkette çalışanlar biraz eziklik duymaya başlar. Sanki hakkı değil, sanki ricayla bir şeyler kazanacak. Kanunla belirlenmiş hakkını kullanırken, kaçak bir iş yapıyormuş gibi hisseder. Hatta, bazen izin başlangıç tarihi, otobüse binilip gidilecek cuma akşamı saat 17.00’ye kadar bile kesinleşmemiştir. “Son ana kadar belli olmaz!” der yönetici, “Sen planını yap ama, yine de hazırlıklı ol iptal etmeye.




Batılılarla iş yapanlar, onların çalışma saatleri konusunda ne kadar hassas olduklarını bilirler. İşin ortasında, size hiç utanmadan, “süre bitti” deyiverirler. Çalıştıkları her dakikayı faturalarlar. Ama unutulmaması gereken bir şey de, o çalıştıkları süre içinde ciddi çalışıyor olduklarıdır. Çay molası, sigara molası, maçın tartışılması molası, hafta sonu gidilen düğünün anlatılması molası, sabah gazetesi okuma molası, internetten tatil planı yapma molası yoktur. Çalışma saatlerinde gerçekten çalışılır, süre bitince de dinlenilir. Zaten Amerika’da örneğin, kanunun tanımladığı bir ücretli izin hakkı yok. Çalışanlarla pazarlık unsuru ve yan hak olarak şirketin kendisi öneriyor. Çalışanlar da kendi şartlarına, planlarına göre seçimler yapıyorlar.

Zamanında ve olduğu kadar izin kullanmak iş-özel yaşam dengesinin korunmasını sağlayarak işin verimliliğini arttırması açısından önemli. İzin ve çalışma saatleri yönetimi, önemli bir planlama becerisi gerektiriyor.

İZİN DÖNEMİ ELEMAN ALANLAR

İzin dönemi başlıyor diye eleman alan müdürlere ne demeli? Ben çok gördüm! Yıllık işgücü planını yaparken askerlik, hamilelik gibi dönemsel hatta kişisel bazı faktörleri göz önüne alan departman yöneticileri, her sene olduğu gibi bu sene de işyerinde bir yılını dolduran kadrolu herkesin -ama herkesin- izin kullanacağını öngöremezler sanki.

Yıllık ücretli izinlerin kullanımını mümkün olduğunca kurallara dayandırmak çalışanlara ve yöneticilere rahatlık getirir. Kanunun tanımladığının dışında özellikler, kurallar eklemek gerekir.
“Ofis dışında” yanıtının nasıl kullanılacağından, ulaşılamama özgürlüğüne (blackberry detoksuna izin vermeye), ücretli/ücretsiz veya mazeretli/mazeretsiz izin türlerinden, varsa kendini yenileme izni (sabbatical) hakkına kadar her detayı, biraz kanunu hatırlatarak, biraz da planlama desteği vererek hazırlanabilir. Şirketler İzin Kullanma Prosedürü yazıp yayınlayarak, hem çalışanları huzurlu tatillere kavuşturur, hem de plansız -bazen de istismar edilen- izin kullanımlarını kontrol altına alır.




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir