Anasayfa / Kariyer ve İş / Yönetimde tek kişi olmak

Yönetimde tek kişi olmak




Yönetimde tek kişi olmak

Kararların ‘tek kişi’ tarafından alınması, şirkette karar süreçlerini hızlandırıyor ve kilitlenme yaratmıyor. Bununla birlikte, hata yapma ve daha ağır riskleri üstlenme açısından ciddi riskler taşıyor.

Şirket yönetiminde tek kişi olmayı seviyoruz.

Tarihi nedenlerden mi yoksa kültürel etki midir bilmiyorum. Şirkete yön veren tüm kararları tek başımıza almayı seviyoruz. Aslında organizasyonun baştan sona etkileyecek olan bu karar alma şekli aynı zamanda pek çok riski de içeriyor ve kurumsallaşmış organizasyonlar bu tür “tek kişi” yöneticiliğini sevmiyorlar.

Büyük ve kurumsallaşmış şirketlerde karar alma mekanizmasını tek kişi yönteminden çıkarmak için farklı farklı pek çok yöntem uygulanıyor.

Kararlar, oluşturulan komiteler aracılığı ile icracıların yetkileri daraltılarak yönetim kurullarınca, fiziki katılım veya telefon ile paylaşılarak alınıyor. Kararların “tek kişi” tarafından alınması, şirkette karar süreçlerini hızlandırıyor ve kilitlenme yaratmıyor. Bununla birlikte, hata yapma ve daha ağır riskleri üstlenme açısından ciddi riskler taşıyor. Karar ağacı içerisinde tıkanıklık olduğunda organizasyon içerisinde herkes biliyor ki bu kademede karar almıyor ve dahası çabuk alınıyor. “Karar Almanın” herkesin “almayı sevmediği” bir risk olduğunu göz önüne aldığımızda; bir süre sonra, daha altlarda alınabilecek kararların alınmayıp, “tek kişi” tarafından alınmasının bekleniyor olması doğal bir sonuç olarak ortaya çıkıyor.



Bununla birlikte kararı alan kişinin, konu ile ilgili yeterince bilgisinin olmaması, bilgilendirilmemiş olması veya kararın alınmasının istendiği yönde, yanlı bilgilendirilmesi yanlış kararların alınmasına yol açabileceği gibi, tek kişinin o günkü ruh hali, evdeki huzuru veya huzursuzluğu, kişilere kızgınlığı gibi duygusal unsurların da etkisi ile hata yapma olasılığı artabiliyor.

En kötü karar bazen organizasyonlar için hiç karar alınmamasından iyidir. Hele ki karar almayı seven, hızlı karar alan ve de aldığı kararların ekserisi doğru çıkan kişilerce yönetilen şirketlerin ilerlemesi hızlı olabilir.

Buna karşılık, kararları bir ekip olarak ve paylaşarak almak organizasyon için hız kaybettirebilir… Bazen oturumda baskın olan kişinin kararlan etkilemesi riski vardır. Ancak, ekip olarak alınan kararların yükü de, sonuçları da paylaşılır. Kişisel duyguların veya sübjektif görüşlerin karar üzerine etkisi daha az olacaktır. Ekip halinde karar almada farklı duygular, farklı bilgi birikimleri, farklı tecrübeler, farklı bakış açıları devreye gireceği için, karar alıcıların belli bir yöne çekilmesi daha zordur. Hata yapma olasılığı daha düşüktür.

Tek adam şeklinde değil de belirli bir ekip tarafından alınan kararlarla yönetilen şirketler, daha yavaş ilerleseler bile daha emin adımlarla, daha az risk taşıyarak, taşınan riski de bölüşerek taşımak suretiyle daha sağlam ilerlerler.

Son söz olarak ta çok sevdiğim bir cümle geldi aklıma: “Toplantıyı hazırlanan yönetir”.

En kötü karar bazen organizasyonlar için hiç karar alınmamasından iyidir.

Ertuğrul Bul





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir