Anasayfa / Şirket Haberleri / Zeytinyağlı Sabun Üreticisi Dalan Kimya

Zeytinyağlı Sabun Üreticisi Dalan Kimya



Köklü. orta boy bir şirket, zaman içerisinde “modası geçmiş”, hantal bir yapıya kısılıp kalmaya mahkum mu? 70 yıl önce İzmir’de küçük bir sabunhane ile yola çıkan, üç kuşaktır üretimini sürdüren zeytinyağlı sabun üreticisi Dalan Kimya’nın son atılımına bakılırsa “hayır”. Sabun ve gliserinin yanı sıra endüstriyel fason üretim de yapan Dalan, tüketicilerin modern ve performansı yüksek ürünler aradıklarını fark edince d’Olive’in hazırlık çalışmalarını başlattı. Birkaç ay önce piyasaya çıkan şampuan, saç kremi, duş jeli, vücut yağı, el ve vücut kremi, yoğun bakım kremi, sıvı sabun ve katı sabundan oluşan kişisel bakım ürünleri serisinin önemli özelliklerinden biri, zeytinyağında bulunan E vitamini ve antioksidanlar içermesi. Türkiye’de lansmanı yapılan ürünlerin ABD ve Avrupa’da da satışı başladı.

Köklü bir şirketin hareket kabiliyetindeki bu hız, şirketin yönetim kurulu üyesi Zeynep Dalan’ın katkıları ile yakından ilişkili görünüyor. İngiltere’de Imperial College’da yüksek kimya mühendisliği eğitimini tamamlayan ve sonra Fransa’da INSEAD’de MBA yapan Zeynep Dalan eğitimin kazandırdığı global bakış açısının öneminden bahsederek şunları söylüyor: “Okuldan çıktığımda şirketin kalbinin Ar-Ge olduğunu anlamıştım ve Brüksel Procter & Gamble’da üç yıl Ar-Ge’de çalıştım.” 2004’te Dalan Kimyaya geçtiğinde önce şirketin genelini tanımak için strateji ve iş geliştirme müdürü olarak başlıyor. Burada pazarlama alanındaki açığı fark edince pazarlama departmanını sıfırdan kurup süreçleri geliştiriyor.

Dalan’ın ihracattaki başarısına karşın kendi evinde yeterince tanınmıyor oluşu, 2000’li yılların ortalarında şirketi “Nasıl daha iyi olabiliriz” sorusunun yanıtını düşünmeye yöneltmiş. İlk yapılan ise en çok satan ürünleri ve neden çok sattıklarını araştırmak olmuş. Burada tüketiciyi anlamaya çalıştıklarını ve Türkiye’de yenilikçi olmaktan adeta kaçınıldığını belirten Zeynep Dalan, “Yeni markamızın yaratım sürecinde mavi okyanus stratejisini uyguladık” diyor. Mavi okyanus stratejisinin temeli, yeni pazar yaratmaya dayanıyor, içinde pek çok balığın olduğu bir havuzda balıklardan birinin siz olduğunuzu varsayın. Her geçen gün sayısı artan balıklar bir süre sonra birbirlerinin avcısı olmaya başlıyor. Havuzu yaşanmayacak bir kan gölüne çeviriyorlar. Siz o göle girmeden, küçük de olsa yeni bir havuz yaratmayı başarabiliyorsamz eğer, bu havuzun ilk ve tek balığı olmanın avantajını yakalıyorsunuz. Yani bir bakıma küçümsenmeyecek bir güç elde etmiş oluyorsunuz. Dalan d’Olive ürünlerinin tamamı bu strateji hayaliyle ortaya çıktı.




Ürünleri Türkiye’de Gratis gibi kozmetik mağazalarında, Metro, Real, Carrefour, Özdilek gibi süpermarketlerde ve yavaş yavaş eczanelerde, yurtdışında ise Muller ve Douglas gibi tanınmış kozmetik mağazalarında bulmak mümkün. Doğal ürünlerde, doğallık ve yüksek performansın aynı anda yakalanmasının zor olduğunu anlatan Dalan, “İnat edip her ikisini de aynı üründe optimize etmeyi denedik ve Dalan d’Olive her iki özelliği de barındıran ilk marka oldu” diyor ve ekliyor: “Şampuan ve saç kremimizin iki haftada saçları onardığı, duş jeli ve vücut yağının ise cildi 24 saat boyunca dış etkenlere karşı koruduğu, uluslararası bağımsız ak-redite laboratuarlarda kanıtlandı. Bu özellikleri ile de d’Olive Türkiye’deki tek zeytinyağlı bakım serisi olma özelliğini taşıyor.” kadinlarkulubu.com forum sitesinin d’Olive kullanan üyelerinin çoğu da özellikle saç kremi ve el kreminden memnun kaldıklarını yazıyor.

Şirket dört yıl süresince Ar-Ge çalışması yaparken 2011’de sadece d’Olive için 1 milyon hra yatırım yapılmış. 500’den fazla ürüne sahip ve Dalan şemsiye markası altında 11 alt markaja barındıran şirketin Ar-Ge departmanı, çalışmalarının neredeyse beşte birini yeni marka için harcamış. Kozmetiğe girmekte neden geciktiklerini ise Zeynep Dalan şu sözlerle açıklıyor: “2006’dan bu yana kozmetik üzerine durmadan araştırma yaptık. Türkiye’ye göre geç, d’Olive lansmanına göre ise erken. Çünkü kâr marjlarımız yüksek değil, adım atmadan önce iyi düşünmeli ve inanmalıydık. Kozmetiği iyi öğrenmeye ve onu da zeytinyağlı sabundaki tecrübemizle birleştirmeye çalıştık.”

Türkiye’de kozmetik ve temizlik ürünleri pazarı 2010’da yüzde 3,2 büyüyerek 10,5 milyar lira büyüklüğe ulaştı. 2010 yılında kozmetik ürünlerinde tüketim miktarı 3 milyar 840 milyon lira. Kişi başı kozmetik tüketimi ise 26 euro düzeyinde. Türkiye’de sertifikalı doğal kozmetik ürünler pazarı, gelişmiş ülkelerdeki hızı henüz yakala-yamasa da büyüyor. Genel kozmetik pazarındaki payının 2012 yılında yüzde 6’ya ulaşması bekleniyor.

Dalan, kalıp sabun, kozmetik ve gliserinde yılda 50 bin tonluk üretime ve sektörde yüzde 12 pazar payına sahip. 2007’den beri gösterilen ortalama yüzde 15 büyümeyi devam ettirmeyi hedefleyen şirket, 2010 yılını 100 milyon lira ciro ile kapattı. 100’den fazla ülkeye ihracat yapan ve üretiminin yüzde 65’ini dış pazara sunan Dalan bu oranı sürdürmeyi planlıyor. Satışta pazarla ilgili tahmin yürütmenin çok erken olduğunu söyleyen Zeynep Dalan, “d’Olive’de hem yurtiçi hem yurtdışı satışlarda iyi bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki sene bunun daha da artacağını öngörüyoruz” diyor. Pazarı ve tüketicileri tatmin edecek yenilikçi ve ulaşılabilir fiyatlı ürünler yapmayı planlayan şirket spesifik ihtiyaçlara yönelik ürünler çıkarmaya devam edecek.

BAŞARI SIRRI

“Gelenekleri, eskiden gelen tecrübeyi alıp, tüketiciyi iyi anlayarak yüksek teknolojiyle birleştirdik.”

KRİZLE NASIL BAŞ ETTİ?

“Enflasyon yüksekken farklı markalara açılmaya, ihracata başladık. Kur etkisini ve borçlarımızı dengeleyebilmek için yurt dışına satış yaptık.”

Tuğba İskefli




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir