Güncel Ekonomi Haberleri

Altın yeniden yükselecek mi ve yükseliş ne zaman başlar?

Altın düşermi çıkarmı?

TÜRKİYE’DE yatırımcının vazgeçilmezi altın bugünlerde eski şaşalı günlerinden uzakta. 2019 ve 2020 yılındaki muhteşem getirisi ile tüm dikkatleri üzerine toplayan altındaki bu sert düşüş şimdilerde kimileri için “yeni alım fırsatı mı” kimileri içinse “daha zarar edecek miyim” sorularını gündeme taşıdı. Aslında bu soru tüm dünyanın gündeminde. Bireysel yatırımcıların yanı sıra dünyanın en büyük fonlarının portföylerinde de azımsanmayacak tutarda altın bulunuyor. Bu nedenle altında yaşanan düşüş doğrudan veya dolaylı yoldan çok sayıda kişi ve kurumu ilgilendiriyor. Bu nedenle dünya devi yatırım bankaları da ardı ardına altın raporları yayınlıyor. Çoğu rapor altında yılın ikinci yarısından sonra yükseliş yaşanabileceği görüşünü savunuyor, örneğin ABD’nin en büyük yatırım bankalarından Bank of America’ya (BofA) göre altının onsu bu yıl yeniden 2.000 dolarlar seviyesini görecek.



Raporlar çok pozitif ancak altın yeniden yükselecek mi ve yükseliş ne zaman başlar sorularına herkes farklı bir yanıt veriyor. Türkiye’deki altın uzmanları oldukça temkinli. Altında bu yıl bir toparlanma yaşansa bile bunun geçtiğimiz iki yıldaki kadar hızlı ve kesintisiz olmayacağı görüşündeler. Hatta bir süre mevcut seviyelerin korunabileceği öne sürülüyor. Yeni alım yapmayı düşünenlere ise biraz daha alt seviyeden alabilirsiniz uyarısında bulunuyorlar. Altına yatırım yapmayı düşünenlere bir diğer uyarı ise kısa vadeli düşünmemeleri yönünde. Altına yatırım yapacaksanız bir ile üç yıl arasında bir vadeyi göze almanız gerektiği belirtiliyor.

KAÇ LİRADAN ALMALI?

Bu günlerde piyasadaki yaygın olan görüş, yeni alım yapmayı düşünenlerin gram altında 400-380 TL seviyesini beklemeleri yönünde. Ons altın içinse 1.650 hatta 1.600 dolar seviyesine kadar gerileyebilir uyarısı yapılıyor. Bu nedenle altında alım konusunda “Aceleci davranmayın, daha uygun fiyatlardan alabilirsiniz” deniyor. Ancak burada bir hatırlatma yapalım. Türk yatırımcıları için durum biraz farklı. Gram altın veya Cumhuriyet altını satın alanlar, kendilerini kur riskine karşı koruma altına alıyor. Yani altın hedge amaçlı da kullanılabiliyor. Çünkü Türkiye’de altının fiyatını uluslararası piyasalarda dolar bazında işlem gören ons altın belirliyor. Dolayısıyla tüm dünyada altının fiyatı düşse bile dolar/TL kurundaki yükseliş karşısında kendinizi güvence altına alabiliyorsunuz. Yani altın satın alarak hem kur riskinizi azaltıyorsunuz, hem de altının getirisine ortak olabiliyorsunuz.

Bu açıklamanın iyi bir örneğini bu yıl yaşadık. Yılbaşından bu yana dolar bazında işlem gören ons altındaki kayıp yüzde 10 seviyesinde gerçekleşirken, TL bazında işlem gören gram altındaki kayıp yüzde 8 seviyesinde kaldı. Bunun en temel nedeni ise ABD Doları’nın TL karşısında değer kazanması oldu. Ons bazında altın düşmesine karşın doların TL karşısındaki değer kazanımı zararınızı da azaltmış oldu. Bu yüzden altın uzmanları bu yıl altına yatırım yapmayı düşünenlere ons altın yerine özellikle gram altını tercih edin uyarısında bulunuyor.

FONLAR DA KAYBETTİRDİ

Gelelim fonların durumuna. Geçtiğimiz yıllarda altındaki sert yükseliş altın fonlarının getirilerini enflasyonun çok üzerine taşıdı. Altın fonlarının ortalama getirileri yüzde 35’lerin üzerine çıktı. Bazı fonlarda yıllık getiri yüzde 50’lere ulaştı. Ancak bu yıl altındaki düşük performans aynı oranda altın fonlarına da yansıdı. Portföyünün yüzde 80’i altından oluşan altın yatırım fonları yılbaşından bu yana yatırımcılarına yüzde 10’lara varan oranlarda zarar ettirdi. Benzer durumu bireysel emeklilik sistemine (BES) dahil olan ve altın fonu tercih eden yatırımcılar da yaşadı. Bu nedenle uzmanlar, bir süre risk tercihinize göre portföyünüzde altının ağırlığının yüzde 5 ile 15 arasında olması gerektiğini söylüyorlar.

Özetle, altına ilişkin piyasalarda kafalar biraz karışık. Bunun temel nedeni başta ABD olmak üzere global ekonomilere ilişkin belirsizlikler. Biden’ın 1.9 trilyon dolarlık mali teşvik paketi, Fed’in para politikasına dair soru işaretleri, ABD Hazine tahvillerindeki hızlı çıkış, doların değer kazanımı gibi çok sayıda soru işareti bugün olduğu gibi yakın vadede altının seyrini belirleyecek. İçeride ise Merkez Bankası’nın faiz politikası, dolar/TL kuru, enflasyon gibi çok sayıda bilinmez var. Tüm bu iç ve dış belirsizliklere rağmen altına ilişkin temkinli tahminler bile bu seviyelerden altına orta vadeli yatırım yapanların kazanç sağlayacağı yönünde.

Altın neden düştü?

  • Global fonlar 2021’de kısa altın pozisyonlarını azalttı.
  • Dünya merkez bankalarının altına fiziksel talebi düştü (Dünya Altın Konseyi raporuna göre 2020’de merkez bankaları önceki yıla göre yüzde 60 daha az altın aldı.)
  • En büyük alıcı Çin ve Hindistan’da Covid-19 sebebiyle insanlar tasarruf tedbirleri nedeniyle mücevher alimim azalttı.
  • ABD Doları’ndaki güçlenme eğilimi arttı.
  • ABD 10 yıllık Hazine tahvil faizleri yüzde 1.6 seviyelerine kadar yükseldi.
  • ABD Başkanı Joe Biden’ın 1.9 trilyon dolarlık teşvik paketi.
  • Mevsimsellik etkisi ile yılın ilk çeyreğinde bireysel yatırımcılar ve yatırım fonlar portföylerinde altını azalttılar.
  • Ülke enflasyonlarındaki yükselişten ziyade enflasyon beklentileri arttı.
  • Altın ETF pozisyonları azaldı. Şubat’ta yüzde 5’e yakın azalış oldu.
  • Aşı çalışmalarında sağlanan ilerleme ve aşılama sürecinin hızla hayata geçirilmesi ile vaka artışları yavaşladı.
  • Dünyada küresel gerginlikler geçtiğimiz yıllara göre azaldı.

Altının 10 yıllık seyri

Ons /Dolar Gram/TL
2010 1113 55
2011 1438 71
2012 1639 95
2013 1594 83
2014 1263 88
2015 1183 98
2016 1234 111
2017 1247 146
2018 1322 168
2019 1293 233
2020 1680 360
2021 1895 453
Not: Tablodaki veriler o yılın 1 Ocak tarihli verileridir

AK YATIRIM
500 TL TEST EDİLEBİLİR

Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş, ons altın için 1.760-1.670 dolar aralığının güçlü bir talep bölgesi olduğunu düşünüyor. Beklenti dışı gelişmelerde ise 1.550-1.470 dolar aralığının gündeme gelebileceğini söyleyen Erdoğmuş, “Ancak bunu düşük ihtimalli senaryo olarak değerlendiriyoruz. Gram/TL bazında ise 400 – 365 TL arasında oluşan güçlü bir hafıza var. Şimdilik bu koridorun üst bandından yukarı döndü ama daha güvenli alım yeri olarak bu bandın alt yarısını görüyoruz” diyor. Erdoğmuş, kurum olarak beklentilerinin ABD’de enflasyonist gelişmelerin devam edeceği ve reel getiriyi baskılayarak altın fiyatının önünün açılacağı yönünde olduğunu söylüyor. Bu çerçevede 2021’de ons altında 2.000 dolar bölgesine yükseliş görmemizin mümkün olduğunu ifade eden Erdoğmuş, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Gram altın 490-500 TL bandının test edilme ihtimalini değerlendiriyoruz. Bu nedenle cari seviyeler, portföyünde altını olmayanlar veya pozisyon artırmak isteyenler için makul fiyat aralıkları olarak düşünülebilir. Ancak altına yatırım yaparken enstrüman seçimi, yatırımın verimliliği ve risk yönetimi önemli. TL cinsinden yatırım yapmak isteyenler gram altını tercih edebilir. Benzer şekilde altına dayalı fonlar da iyi birer alternatif. Yatırımı dolar cinsi yapmak isteyenler ise altın madeni hisselerini veya altınla paralel hareket eden borsa yatırım fonlarını düşünebilir.

Risk yönetimi açısından ise kaldıraç kullanmadan ve mümkünse bir kısmını altın fonlarında değerlendirmek üzere toplam portföyün yüzde 20 kadarının altına yönlendirilmesi makul bir seçenek olabilir. Ancak bu yatırımcının bireysel risk algısına da bağlı. Portföyünü altına yönlendirenler içinse görece büyük bölümü riski baskılamak için altın fonlarında, nispeten sınırlı büyüklükte bölümünün de risk ve getiriyi kontrollü bir şekilde artırmak amacıyla ABD borsalarında işlem gören altın madencisi şirketlere yönlendirmesi önerilebilir.”

GLOBAL PORTFÖY
ALIM İÇİN 350-400 TL UYGUN

Global Portföy Genel Müdürü Barış Subasar’a göre, altın almak isteyenler için ons bazında 1.500-1.600 dolar, gram olarak 350-400 TL aralığı uygun. Ons altın fiyatlarının özellikle pandeminin yarattığı kaygılarla ciddi bir yükseliş yaşayarak 2.000 dolar seviyelerinin üzerini gördüğünü hatırlatan Subasar, “Sonrasındaki normalleşme ve aşı haberleriyle gevşeme başladı. Bundan sonra da pandeminin gidişatı fiyatlar üzerinde etkili olacaktır. 1.670 dolar seviyesi en ciddi destek konumunda. Bu seviyenin kırılması durumunda 1.500-1.600 dolar bölgesine geri çekilmeler görebiliriz. TL bazında ise dolar/TL paritesinin gidişatı önemli olacak” diyor.

Subasar, pandemi şartlarında bir ağırlaşma olmazsa 2021’de altın ons fiyatlarında ciddi bir potansiyel görmediğini de sözlerine ekliyor. Bu ortamda uzun vadede altın pozisyonu olanların pozisyonlarını taşımaya devam edebileceğine dikkat çeken Subasar, “Yeni pozisyon açacak yatırımcıların 1.500-1.600 dolar aralığını beklemeleri faydalı olacaktır. Piyasaları yakından takip edemeyenlerin ise altın fonlarını tercih etmelerini öneririm.

Uzun vadeli düşünen yatırımcıların portföylerinde yüzde 15-20 oranında altına dayalı enstrümanlara yatırım mantıklı olacaktır” açıklamasını yapıyor.

GEDİK PORTFÖY
İLK YARIYA DİKKAT

Gedik Portföy Genel Müdürü Halim Çun’a göre önümüzdeki dönemde FED’in gevşek para politikası ve 1.9 trilyon dolarlık destek paketi altında yukarı yönlü fiyat hareketine destek olacak. Son 10 ayın en düşük düzeyine gerileyen ons altın fiyatlarının yılın ilk yarısı itibariyle 1.650-1.750 bandında dalgalanacağını öngören Çun, şu tahminde bulunuyor:

“Altının önümüzdeki dönem bu fiyatlar civarında destek bularak yeni bir yukarı dalga yaratma olasılığı yüksek. 1.800 dolar üzerine bir hareketlenme ile ons altının yılı 1.850-1.950 dolar bandında kapatabileceğini düşünüyoruz. Altın ve altına dayalı yatırım araçlarına yatırım yapmayı planlayan yatırımcılara, kademeli şekilde bu seviyelerden portföylerine bir miktar altın almalarını öneriyoruz. Bu noktada yılın ilk yarısında yatırımcılar portföylerinde düşük ağırlıklarda altın bulundurmalı ve yılın ikinci yarısına doğru hem pandeminin seyri hem de global enflasyonun ve faizlerin seyri göz önüne alınarak portföylerdeki altın ağırlıklarında revizeye gitmeliler. Portföy çeşitlendirmelerinde yatırımcılar döviz pozisyonlarının bir kısmını da altın ve altına dayalı enstrümanlarda değerlendirebilir. Borsada işlem gören altın borsa yatırım fonları ve altında dayalı enstrümanlarla altın fiyatındaki değişimleri birebir yansıtan TEFAS’ta işlem gören “Altın Fonları” tercih edilebilir. Yatırım fonları hem alım/satım esasları hem küçük yatırımlarla ons altına yatırım yapma imkanı sağlaması açısından yatırımcılara birçok fırsat sunuyor.”

Çun’a göre, karşılaştırma ölçütü mevduat ya da enflasyon olan bir yatırımcı için portföylerde altın ağırlığı yüzde 10 seviyelerinde olmalı. Bu noktada makro tarafta ve pandemi tarafında sis bulutunun bir miktar daha dağılması ile bu ağırlığın yıl içinde yüzde 5-20 bandı arasında revize edilebileceğini söyleyen Çun, kur riskini azaltmak isteyen döviz yatırımcılarının ise portföylerinde altın yatırımlarını yüzde 25-30 bandında değerlendirmelerini öneriyor. Çun, gram ve ons altın fiyat için ciddi destek ve direnç seviyeleri hakkında ise şunları söylüyor:

“Teknik olarak ons altında yukarı yönlü hareketlerin hızlanması için 1.740 ve 1.796 dolar direncinin aşılması ve 200 günlük ortalaması 1.860 dolar seviyelerinin üstü pozitife dönmesini sağlayacaktır. Aşağı yönlü hareketlerde ise 1.700 psikolojik destek olup 1.680 üzerinde pozitif beklentiler devam edecektir. Bu seviyenin altında görülecek kapanışlarda, 1.650 seviyesi kritik destek noktaları olacaktır. Gram altın tarafında ise ons altın fiyatları kadar dolar/TL tarafında yaşanan gelişmeleri de yakından izlenmeli. Burada kurda son aylarda artan dalga boyu (8.20-6.90 hareketi ardından 6.90-7.60 hareketi) gram altın fiyatlarına da yansımış görünüyor. Gram altın için kısa vadede 50 günlük ortalaması olan 422 seviyesinin yakından takip edileceğini orta vadede ise 100 günlük ortalama olan 440 seviyesi önemli olacaktır. Bu noktada 400 TL seviyelerinin altında yatırım yapan bir yatırımcı için 450-475 aralığında kar realizasyonuna gidebileceğini düşünüyorum.”

AHLATCI YATIRIM
“GRAM ALTIN ALIN”

Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tonguç Erbaş, bu yıl için altın yatırımlarında getirilerin son iki yıl kadar yüksek olamayacağı görüşünde. Küresel piyasalarda altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin geçen yılsonunda başladığını hatırlatan Erbaş, düşüşün nedenlerine ilişkinse şunları söylüyor:

“Bu yılbaşından itibaren tepki yükselişleri yaşanmasına rağmen düşüş trendi içerisinde hareket etmesinin başlıca nedenlerinden birincisi, 2020 Ağustos’tan itibaren 2.070 dolar zirvesine ulaşılmasına rağmen dünyadaki büyük altın fonlarında miktar bazlı fon artışlarının olmamasıdır. Diğer bir neden ise aynı dönemde altın fiyatının hangi yöne gidebileceği yönündeki gösterge niteliğindeki “net vadeli pozisyonlarında (CFTC)” alış yönünde belirgin kalıcı artış yaşanmamasıdır. Bu maddeler genel olarak altın yükselişini desteklemezken, son dönemde ABD tahvil faizlerinde yükseliş ve ekonomik verilerinde iyileşme ile birlikte doların değer kazanmasının da altını aşağı yönlü baskıladığını söyleyebiliriz.” Erbaş, özellikle ons altında aşağı yönlü hareketin zaman zaman yükseliş denemeleri olsa da yıl genelinde devam etmesini bekliyor. Yıl genelinde ons altında maksimum 1.600 dolar, gram altında ise 375 TL seviyelerine kadar geri çekilmeler yaşanabileceği öngörüsünde bulunan Erbaş, “Yıl genelinde ons altında 1.820 dolar yukarı yönlü geçilerek kalıcı yükseliş gerçekleşmediği sürece 1.600-1.800 dolar aralığında fiyat hareketi bekliyoruz. Gram altında ise kurda 7.00 TL civarı hareketler devam ederken ons altında geri çekilmeler ile birlikte 380-400 TL aralığında dip çalışması gerçekleştikten sonra kurda son dönemde yaşanan yükselişlerle tekrar 400 TL üzerinde kalıcılık beklenebilir. Yıl içinde ons bazında 1.850 dolar, gram altında ise 450 TL en yüksek görülebilecek seviyeler olacaktır” dedi.

Bu yıl altın yatırımlarının ons yerine gram bazlı yapılmasının daha akılcı olduğunu düşünen Erbaş, yatırımcılara şu öneride bulunuyor: “Bu kur tarafındaki olası riskleri de azaltacaktır. Dolar bazlı ons altın yatırımını ise yılın ilk yarısında portföylerde önermiyoruz. Portföylerin yüzde 20’si TL bazlı altın olarak düşünülebilir. Gram altında 400 TL ve aşağı fiyatlamalar yılsonuna kadar orta vadeli yatırım için uygun bir alış seviyesi. 435 TL ve üzeri yükselişler satış fırsatı olarak değerlendirilebilir. Ons altında ise 1.765 dolar aşağı kırılması sonrasında 1650-1671 dolar seviyeleri karşımıza çıkabilir. Bu yıl içi orta vadeli alışlar için uygun bir seviye. Olası yükselişlerin yaşanması durumunda 1.750-1.765 dolar seviyesi ise tepki hareketleri için “zarar durdur” kullanılarak satış fırsatı olarak değerlendirilebilir.”

YATIRIM FİNANSMAN
“GERİLEME SÜREBİLİR”

Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Müdürü Serhan Yenigün’e göre ons altın fiyatlarındaki gerileme devam edebilir. 2021’e girmemizle beraber aşı çalışmalarında sağlanan ilerleme ve aşılamanın hızla hayata geçirilmesi, ek olarak artan tahvil faizleri, devam eden likidite ve enflasyon kaygılarına bağlı olarak ons altında kar satışları ve fiyatlarda gerileme yaşandığını hatırlatan Yenigün, “Bu temel parametreler geçerliliğini koruduğu sürece ons altın fiyatlarında da gerileme devam edebilir. 1.560-1.610 dolar/ons bandının ilk denge bölgesi olarak öne çıkabileceğini düşünüyoruz. 1.560 dolar/ons altında 1.450-1.500 sonraki hedef bandı olarak izlenebilir. TL bazında gram altın fiyatlarında ise dolar/TL kurunun da etkisi olacağından daha sınırlı bir gerileme ile 380-400 TL/gr bandı destek olarak takip edilebilir. ABD tahvil faizlerinde yükselişin hız kesmesi ve bir dengelenme görülmesi durumunda ons altın fiyatlarında 1.800 dolar/ons üzerine, gram altın fiyatlarında ise 450 TL/gr civarına tepki beklenebilir” diyor.

Mevcut piyasa şartlarında 1.560-1.610 dolar/ons ve 1.450-1.500 dolar/ons bölgelerinin önemli alım seviyeleri olarak takip edilebileceğini söyleyen Yenigün, TL bazında gram altın fiyatlarında ise 380-400 TL bandının alım için uygun olabileceği tahmininde bulunuyor. Finans sisteminde altın yatırımları için çok fazla seçenek bulunduğunu da hatırlatan Yenigün, altına yatırımı düşünenlere şunu öneriyor:

“Anlık olarak fiyat takip edip dar marjlarda alım-satım yapmak isteyen yatırımcılar BIST’te işlem gören altın borsa yatırım fonlarını ya da VlOP’ta işlem gören ons altın (dolar) veya gram altın (TL) kontratlarını kullanabilir. Daha kalıcı ve orta-uzun vadeli pozisyon taşımak isteyen yatırımcılar ise altın fonlarını (menkul kıymet fonları, katılım fonları, BES fonları vs.) kullanabileceği gibi bankaların sunduğu altın hesaplarını değerlendirebilir. Kuyumcudan altın almak bile farklı tercihlere hitap edecek bir seçenek olabilir, ancak burada saklama, güvenlik ve likidite gibi bazı konularda ek maliyetlere dikkat edilmesi gerekir.”

Yenigün’e göre, bu ortamda düşük risk grubundakilerin portföylerinin yüzde 20-30’unu, yüksek risk grubundakilerin ise yüzde 10-15’ini altına yatırabilir.

GCM YATIRIM
“TALEP ARTABİLİR”

GCM Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Kudret Ayyıldır’a göre, yeni dönemde özellikle ülke enflasyonlarındaki yukarı yönlü olası çıkışlar altına talebi artırabilir. Bunun bir süredir popülerliğini kaybeden altının tekrar yüzleri güldürmesini sağlayabileceğini söyleyen Ayyıldır, “Uzun vadede altında yönün yukarı olduğu düşüncesiyle, altına dayalı tahviller bu grupta en fazla getiriye sahip olabilecek yatırım araçları olabilir. Hem altının hareketinden hem de altın üzerinden faiz kazancı elde edilebilir. Küresel çapta oluşabilecek risklerden korunmak için portföylerin yüzde 25’i altına ayrılabilir” dedi. 2021 için altın ilişkin pozitif beklentisini koruyan Ay-yıldır, ons altın ve gram altına ilişkin fiyat tahmini hakkında şunları söylüyor:



“Ons altın için orta vadede 1.689, uzun vadede 1.550-1.580 bölgesi önemli destek konumunda. Orta ve uzun vadede ilgili seviyeler üzerinde kaldığı müddetçe portföylerde yer edinebilir. Mevcut yükseliş eğiliminin devam etmesi durumunda 1.830 ve 1.960 dolar seviyelerine doğru olası hareketler gündeme gelebilir.

Gram altın içinse 396-401 TL bölgesi önemli destek konumunda. Orta ve uzun vadeli olarak bu bölge üzerinde kaldığı müddetçe portföylerde yer edinebilir. Mevcut yükseliş eğiliminin devam etmesi durumunda 450 ve 470 TL seviyesine doğru yeni bir beklenti gündemi meşgul edebilir. Ons altın tarafındaki olası yükseliş beklentisine ek olarak dolar/TL kurunda da yukarı yönlü çıkışların uzun vadeli olarak devam etme düşüncesi, 2021 ilk çeyreğinde yatırımcılarını üzen gram altına olan kırgınlıkların kolaylıkla unutulmasını sağlayabilir.”

ÜNLÜ & CO
“TREND DEĞİŞİMİ ZOR”

ÜNLÜ&Co Araştırma Bölümü Kıdemli Müdürü Murat Akyol, yıl içinde ons altında 1.500-1.900 dolar bandı, gram altında ise 360-480 TL bandının izlenebileceği görüşünde. 2021’de genel hatlarıyla değerli metaller için negatif bir tablo ortaya çıktığına dikkat çeken Akyol, “Öyle ki, ABD’de enflasyon beklentilerindeki artışın tahvil faizlerini son bir yılın zirvesine taşıması başlı başına önemli bir baskı olurken aşı dağıtımındaki ilerleme, aşılamanın artması ve istatistiklerde görülen iyileşme güvenli liman ihtiyacını azaltıyor. Buna küresel gerginliklerin azalması da eklenince değerli metallere yönelimin güç kaybettiğini görüyoruz” diyor. Akyol, teknik açıdan bakıldığında ise altın ve gümüşün destek bölgelerine yakın seyretmesine karşın anlamlı bir momentum kazanmakta zorlandığına dikkat çekiyor. Sıraladığı konu başlıklarında değişiklik olmadığı müddetçe değerli metallerde trend değişimi görmenin kolay olmayacağını sözlerine ekleyen Akyol, şu tespitte bulunuyor:

“Özellikle ABD tahvil faizlerinde yıl içinde daha yüksek seviyelerin görülebileceğine yönelik beklentilerin korunduğunu unutulmamalı. Enflasyon beklentilerindeki artış altın için de destekleyici bir unsur. Ancak ons altında yıl içinde 1.900 doların üzerinde kalıcılık beklemiyoruz. Kurun mevcut seviyelerden çok fazla uzaklaşmayacağı varsayımı altında gram altın içinse 480 TL civarı zirve olabilir.

Altın küresel gerginliklerin arttığı, risk iştahının daraldığı ve güvenli liman arayışının hız kazandığı dönemlerde portföylerde bir sigorta vazifesi görmesinin yanında enflasyonist baskının arttığı dönemlerde ise hedge özelliği ile öne çıkıyor. Ancak mevcut konjonktürde bu konu başlıklarında ciddi bir hareketlilik söz konusu değil. Her ne kadar ABD’de enflasyon beklentileri artıyor olsa da makroekonomik verilerin geneline yayılan bir baskı görmüyoruz. Enflasyon beklentilerdeki artışın kalıcılığı ise soru işareti yaratıyor. Dolayısıyla, portföylerde altın bulundurulmasını şimdilik çok fazla önermemekle birlikte, bu yönde bir tercih yapılacaksa da mevcut konjonktür çerçevesinde altına verilen ağırlığın toplam portföyün yüzde 5’ini geç-memesinin doğru bir yaklaşım olacağını düşünüyoruz.”

Aksoy, altına yönelik yatırım aracı tercih edilirken özellikle kur farkından doğabilecek performans farklılıklarının dikkate alınması gerektiğine de dikkat çekiyor.

ATA YATIRIM
“ALIM İÇİN 400 TL ALTI UYGUN”

Ata Yatırım Direktörü Cem Tözge, ons altın için 1.670 doların kritik destek seviyesi olduğu görüşünde. 1.700 dolar civarının yeni alım için uygun seviyeler olduğunu söyleyen Tözge, “Gram altında ise 400 TL ve altı alım için uygun seviyeler” diyor.

Altın fiyatlarının yılbaşından bu yana ABD tahvil faizlerindeki yükselişten etkilendiğine dikkat çeken Tözge, fiyatlara ilişkin beklentilerini şöyle özetliyor:

“Global olarak değer kazanan dolar altın üzerinde baskı oluşturan bir unsur. Altındaki güç kaybında sona yaklaştığımızı düşünüyorum. Çünkü ABD tahvil faizlerindeki şok yükseliş hız kesmiş görünüyor. 2021 genelinde tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareket devam etse de, yükselişlerin son yaşadığımız hareket gibi olmayacağını düşünüyorum. Ayrıca, ABD’de açıklanan son teşvik paketi ve sonrasında açıklanmasını beklediğimiz altyapı yatırımları paketi önümüzdeki süreçte altına destek verebilir. 1.670 dolar oldukça önemli bir destek olmakla birlikte kısa ve orta vade de ons altının 1.700-1.850 dolar bandında dalgalanacağını düşüyorum. Gram/TL ise 400-450 bandında kalacak gibi görünüyor.”

Altını bir yatırım aracından ziyade koruma amaçlı bir varlık sınıfı olarak gördüklerini ifade eden Tözge, “Bundan dolayı içinde hisse senedi gibi riskli varlıkların olduğu bir portföyde koruma amaçlı altın bulundurulmalı diyoruz. Altına dayalı yatırım araçları arasında altın mevduatı ve ons altını da tercih ediyoruz” diyor.

Tözge’ye göre, düşük riski hedefleyen koruma amaçlı portföylerde yüzde 15-20 arasında altın bulunmalı.

ALB FOREX
1.880 DOLAR GEÇİLMELİ

ALB Forex Araştırma Müdürü Emre Çayırlı’ya göre, son dönemde diğer yatırım enstrümanlarına kıyasla görece ucuz kalmış olan ons altın fiyatı için 1.670 dolar seviyesi önemli bir destek bölgesi. İlerleyen süreçte bu seviyenin üzerinde kalındığı müddetçe yeniden 1.760 dolar seviyesine doğru yükseliş ihtimali bulunduğuna dikkat çeken Çayırlı, “Geçtiğimiz yıl başlayan düşüş eğilimi 1.880 dolar yakınlarında bulunuyor. Ons altın fiyatında yeni zirvelerin görülmesi için 1.880 dolar geçilmesi gereken ilk önemli direnç seviyesi. Mart ayı FED toplantısı sonrasında doların kuvvetlenmeye devam etmesi halinde ons altın geçtiğimiz yıl mayıs ayında başlayan yükseliş trendini kırabilir. Böyle bir senaryoda bir sonraki kuvvetli alt destek seviyesi 1.580 dolar yakınlarında bulunduğu için ons altında yükseliş eğiliminin bozulmasına karşı temkinli olunmalı” diyor. Bu ortamda ons altında yaşanan düşüşe karşın dolar/TL paritesindeki yükselişle destek bulan gram altın fiyatında ise 425/430 TL’nin yakın süreçte önemli bir eşik noktası olduğuna işaret eden Çayırlı, şunları söylüyor:

“TL’deki zayıflığın sürmesi veya ons altın tarafında alıcıların yeniden devreye girmesi halinde geçtiğimiz yılsonundaki 450/470 TL arasındaki fiyat bandına dönüldüğü görülebilir. Piyasalarda yaşanan hareketlilikten ötürü altın yatırımını düşünen yatırımcıların öncelikli olarak finansal piyasalardaki değişimleri takip etmesi yaralı olacaktır. Küresel çapta risk algısının artmış olması ve ons altının ocak ayından sonra 300 dolara yakın değer kaybetmiş olması, yatırım portföylerinde çeşitliliğinin sağlanması için ons altını riskli ama cazip bir yatırım ürünü haline getirdi. Finansal piyasalardaki değişim ile hızlı yön tayin edilebilecek olan yatırımcıların elektronik platformlar vasıtasıyla ons veya gram altın yatırımı yapması daha yararlı bir fırsat olarak görülebilir. Küresel finans piyasalarındaki hareketliliği takip edemeyen yatırımcıların altın fonlarına yönelmesi, uzun vadeli altın yatırımı yapmayı düşünenlerin ise faiz oranı nispeten düşük olsa da yatırımlarını altın mevduatlarında değerlendirmeleri daha doğru olacaktır.”

Çayırlı’ya göre bu ortamda yatırımcıların dengeli ve sağlıklı bir yatırım sepeti oluşturması için çeşitlilik sağlamaları çok önemli. Göze alacakları risk/kazanç oranına göre hem hisse senedi, hem emtia, hem de paritelerden geçmişe yönelik performanslarını da göz önüne alarak portföy oluşturmaları önerisinde bulunan Çayırlı,”2020 sonundan bu yana faizlerin artmasıyla portföylerde mevduat faizinin de ağırlığını hissediyoruz. Bunun yanı sıra altın gibi kıymetli metal fiyatlarındaki düşüşleri bir fırsat olarak görüp portföylere eklenebilir” diyor.

Doğukan ÇİÇEK / TROY İş Geliştirme Yöneticisi
“Altının onsu 2.000 dolara çıkabilir”

Altında sert düşüşün birden fazla nedeni var. Pandeminin etkilerinin azalmasıyla güvenli liman algısıyla yatırım yapanların, bu pozisyonlarını satmaları altını aşağı getiren birinci neden oldu. İkincisi tahvillerde yukarı yönlü ivme. Aslında bu düşüşün bir süre devam edeceğini öngörsek bile orta vadede altının tekrar yukarı hareket edeceğini düşünüyorum.

Bu beklentimi destekleyen en önemli argüman, 2021’de toparlanan ekonomilerle birlikte ortaya çıkacak enflasyonun altını yukarı doğru destekleyecek olması. Ayrıca merkez bankalarının beklendiği kadar hızlı bir parasal sıkılaşma yapamayacağını düşünüyorum. Genişlemeci politikaların sürmesi altının yönünü belirleyecek. Bu beklentiler ışığında altının yeniden 2.000 dolar/ons seviyesine çıkacağını düşünüyorum.

Altın bugün son dokuz ayın en düşük seviyesine kadar geri çekilerek, pandemi öncesindeki gibi 1.700 dolar/ons civarında işlem görüyor. Bu seviyelerden alım için uygun olduğunu düşünüyorum. Yükselme potansiyelini hala taşıyan altının, 2021’de toparlanan ekonomilerle birlikte ortaya çıkacak enflasyondan pozitif yönde etkileneceğini öngörüyorum. Unutmayın ki, altın yatırımı yapacaklar farklı enstrümanları tercih etseler dahi, en nihayetinde küresel altın fiyatları yön belirleyici olacak. Yatırımcılara altını fiziki olarak da portföyde bulundurmalarını öneririm çünkü altının fiziki olarak elde bulunması demek karşı taraf riski açısından oldukça önemli bir husus. Altına dayalı kira sertifikaları da saklama riskini bertaraf ederek devlet güvencesiyle yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için doğru bir tercih olacaktır.

Gümüş ve platinin de 2021’de yükselme potansiyeli var. Örneğin gümüş, altınla birlikte enflasyon beklentilerinden pozitif yönde etkilenecektir. Gümüşün yeşil ekonomideki yeri de dikkat çekiyor. İletkenlik özelliğinden dolayı, güneş eneıjisinde ve elektrikli araçlarda hammadde olarak kullanıldığı için gelecek ilave talep bu metali öne çıkartıyor.

Platin ise yılbaşından beri en iyi performansı gösteren kıymetli maden olarak öne çıkıyor. Hikayesini, diğer kıymetli madenlere kıyasla ucuz kalmasından ve yeşil ekonomide kendine yer bulacak olmasından alıyor. Paladyumda ise, bu metale yönelik toplam fiziki talebin yaklaşık yüzde 80’i otomotiv endüstrisinden gelmekte.

Bu yüzden 2021’de yaşanacak ekonomik toparlanmayla paladyumun payına düşen fiyatlamayı almasını bekliyoruz. Ancak son zamanlarda yaşanan çip krizi nedeniyle araba üretimine ara veriliyor olması paladyum fiyatlamasına negatif yönde yansıyor. Bu krizin ne kadar derinleşeceğini süreç gösterecek. Bu gelişmeler 2021’de dikkatli takip edilmeli.

Mehmet Ali YILDIRIMTÜRK / Altın ve Para Piyasaları Uzmanı
“Vatandaş Cumhuriyet altını alıyor”

Geçen sene altın büyük fonların alımlarıyla çok hızlı yükseldi. Bu yıl ise Fed’in faiz artırımı yapmayacağını ve piyasaya likidite süreceğini duyurması ile büyük fonlar yeni enstrümanlara yönelmeye başladı. Önce kripto paralara yöneldiler ancak orada aşırı primler yaşanınca çıkmaya başladılar. Ayrıca ABD 10 yıllık tahvillerinde satışa geçtiler. Bunun etkisiyle yılbaşında 0.68 olan tahvil faizleri geçtiğimiz haftalarda yüzde 1.60’lara kadar yükseldi. Bu gelişmeler altın fiyatlarını olumsuz etkiledi.

Büyük fonlar da kısa altın pozisyonlarından çıkıp uzun vadeli altın pozisyonuna geçmeye başladı. Satışların etkisiyle kısa vadeli altın fiyatları düşünce bu uzun vadeli altın fiyatlarını da aşağı çekti. En son geçen hafta Biden’dan gelen açıklamaların etkisiyle ABD tahvil faizleri yükseldi, dolar güçlendi bunun etkisiyle altının ons fiyatı da Salı günü 1.676 dolara kadar indi. Bu arada ABD’de 1.9 trilyon dolarlık teşvik paketi de onaylandı. Bu hafta Fed ve TCMB’nin toplantıları var. Bu kritik önemde.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, içerde düşen fiyatları fırsat bilen vatandaş yaklaşan düğün ve sünnetler nedeniyle altın almaya başladı. Yatırım amaçlı alımdan ziyade ihtiyaca dayalı alımiar gördük. Genelde talep Cumhuriyet altınına yöneldi.

Ancak Darphane bu talebe yetişemeyince Kapalıçarşı’da ons altının fiyatı 10 dolar daha yüksek seviyeden oluştu. Yani altının onsu dışarda düştü ancak içerde dolardaki yükselişin etkisiyle bu bizim fiyatlarımıza çok yansımadı. Bir ara 399 TL’ye kadar gerileyen gram altın fiyatı 423 TL’ye kadar yükseldi.

Ben önümüzdeki haftalarda dolar/TL’deki zayıflama ve arz sıkıntısının azalması durumunda gram altın fiyatlarının yeniden 415-410 dolara kadar gerileyeceğini öngörüyorum. 400 TL’nin altına ineceğini ise düşünmüyorum. Bu nedenle 400 TL seviyelerinin alım için fırsat olduğu görüşündeyim. Yılın ikinci yarısında eylül-ekim aylarında ons altında ise yeniden 2.000 dolar ve hatta üzerini görebiliriz. Dışarda artan likiditenin altını destekleyeceğini düşünüyorum. İçerde ise bunun da etkisiyle gram altının tekrar 500 TL ve üzerine çıkacağını öngörüyorum.

Bu ortamda altına yatırım yapmayı düşünenlerin kısa vadeli değil 1-3 yıl vadeyi göze alarak işlem yapmasını öneririm. Bu durumda zarar etmezler. Tasarruflarının yüzde 30’unu altına yatırabilirler. Kalanını yükselen TL mevduat faizlerinde, fiyatı düşük kalan BİST 30 hisselerinde, eurobond’larda ve yüzde 10’u ile dolarda değerlendirebilirler.

Hande KAZANOVA / Astrolog
“2021’in en sağlam yatırım aracı olacak”

Astrolog Hande Kazanova’ya göre 2021’de altın yine en sağlam yatırım aracı olarak öne çıkacak. 2020’nin son günlerinde astrolojik çalışmalarında ulaştığı verileri Para Dergisi okurlarıyla paylaşan Kazanova, o günlerde yaptığı değerlendirmesinde altının yanı sıra bitcoin ve türevlerinin yıla damga vuracağını açıklamıştı. Yine aynı değerlendirmede ocak sonu şubat ayıyla birlikte değerli metallerde artış gümüş, paladyum ve platinde önemli çıkışlar yaşanacağına dikkat çeken Kazanova, yıla ilişkinse şu tespitlerde bulunmuştu:

“Öncelikle vermiş olduğum bilgilerin kesinlikle bir yatırım tavsiyesi olmadığını, tamamen kendi astrolojik çalışmalarım neticesinde ulaştığım bilgiler olduğunu vurgulamak isterim. Bu çalışmalarıma göre, 2021’de altın yine en sağlam yatırım aracı olarak öne çıkacak. Ocak ve Haziran aylarında altın yıldız yatırım aracı olabilir. 2021 kripto paraların iyice görünür olduğu ve tercih edileceği yıllardan biri olacak. Bitcoin haritasında 21 Aralık tam da Merkür ve Jüpiter’inin üzerinde kavuşum halinde. Önümüzdeki 20 yıllık dönemde bu tarz para sistemlerinin ve kripto paraların önem kazanacağını, özellikle bitcoin ve diğer türevlerinin önünün açık olduğunu söyleyebilirim. Mart sonu ve nisan ayında, mayıs sonu, haziran ayında bitcoin ve kripto paralarla ilgili bir güvenlik açığı veya sıkıntı yaşanabilir. Dünya ve fınansal astrolojisinde çok önemli olarak kabul edilen Satürn-Uranüs İkilisi 2021’e damgasını vurabilir. Döngüleri incelediğimizde bu ikilinin fınans alanıyla büyük bağlantısı var. Ekonomik aktivitelerle özellikle üretimdeki yatırımlarla bağlantılı olduğunu biliyoruz. Bu ikili 2021 içinde tam üç kez birbirlerine kafa tutacak. 17 Şubat, 15 Haziran ve 24 Aralık tarihleri ve bu tarihlere yakın zamanlarda büyük olaylara açık olmak gerekecek. Önemli krizler, pandemi süresince göz ardı edilen konular, ekonomik daralmalar, küçülmeler iyice açığa çıkmaya başlayabilir. Toplumlar üzerlerinde oluşan baskıya karşı çok çabuk tepki verebilirler. Aşıya, yeni sağlık düzenlemelerine, teknolojik ilerlemelere başkaldırışlar da oluşabilir.”

Esin Çetinel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu