Ekonomi Haberleri

Blue chip hisse tercihi

HİSSE senedi endeksleri risk algısı ile getiri potansiyeli arasındaki dengeyi yansıtır. Pandemi sonrası mevcut ortamda global olarak risk algısındaki yüksek değişkenlik hisse senedi piyasalarındaki oynaklığı da artırıyor. Öte yandan virüs salgınında en kötünün geride kaldığının fiyatlanması, salgında tepe noktanın şimdilik görüldüğü, ekonomilerin yavaş da olsa açılıyor olması ile aşıya ilişkin gelişmelerin pozitif seyrettiğine yönelik haber akışının da piyasaları desteklediği görülüyor.



Ekonomik faaliyetlerin açılmaya başlanması özellikle sanayi şirketlerinin hisselerini pozitif yönde destekliyor. Nitekim BIST-100 endeksinin yükseliş yönünde tepkide bulunmasını sınai endeksi sağladı. Bankacılık ile sınai endeksleri kıyasladığında sınainin V tipi toparlanma için çabaladığı dikkat çekiyor. Bankacılık endeksi ise henüz L tipi görünümde kalmış durumda. Analistler ise belirsizliklerin 2020’nin kalan kısmında azalarak da olsa devam edip, hisse senedi piyasalarındaki oynaklığın dalga boyunun yüksek kalmasından endişe ediyor. Ancak hisse alımı için bulunmaz bir dönemde olduğumuza da dikkat çekiyorlar.

HİSSE SENETLERİNİN CAZİBESİ ARTTI

Faizlerdeki ve alternatif yatırım araçlarındaki getiri potansiyelinin azalmasıyla hisse senetlerinin cazibesinin artığını hatırlatan uzmanlar, iyi yönetilen ve bilançosu güçlü birçok şirketin ederinin çok altında fi-yatlandığını hatırlatıyor. Süresi belirsiz olsa da bu dönemin atlatılması ile ekonomilerin yeniden tam kapasiteye dönüş yapacağının altım çiziyor. Uzun vade de uygun fiyatlardan hisse alımı yapılmasının, yüksek karlılık oranlarının yakalanmasını sağlayacağını belirten analistler bu noktada özellikle ‘‘blue chip” hisselerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor.

“Blue chip” sağlam, güvenilir, yüksek risk taşımayan anlamına gelen bir terim. Blue chip hisse bu kapsamda, yüksek işlem hacmine sahip. iyi yönetilen, her yıl düzenli olarak karını yatırımcıları ile paylaşan, öz varlık karlılığını istikrarlı artırmayı başarabilen, işlem hacminin yüksekliği sayesinde likit olan, düşük volatiliteye sahip, istikrarlı getiri sağlayan ve uzun vadeli yatırım yapılabilir hisse olarak tanımlanıyor.

İyi yönetim anlayışına sahip, öz varlık karlılığını düzenli artıran şirketlerin hisse senetleri kriz dönemlerinde sert satışlara maruz kalsa da diğer şirket hisselerine göre daha hızlı toparlanıyor. Bu hisselerin beta kat sayılarının yüksek olması nedeniyle endeks genelinde yükselişi de hızlı oluyor. Bu nedenle analistler belirsizliklerin oldukça yüksek olduğu mevcut ortamda yatırımcıların hisse senedi tercihlerini genel olarak bu tarz hisseler arasından kullanmalarını öneriyor. Bu kapsamda da orta ve uzun vade için 21 hisseye dikkat çekiliyor.

“OYNAKLIK DEVAM EDER”

Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Emre Akyol, hisse senedi piyasalarının sağlıklı bir yükseliş trendine girebilmesi için salgın ile ilgili belirsizliklerin azalması ve hem makro hem de mikro ölçekte oluşmuş zararların boyutlarının ortaya çıkması gerektiğini söylüyor. Bunun da yüksek ihtimalle çok hızlı olamayacağını hatırlatan Akyol, 2020’nin geri kalanında da global olarak aşı ve ilaç çalışmalarıyla ilgili çelişkili haberlerin gelmeye devam edeceğini vurguluyor. Hem yan etkisi az olan, hem de etkinliği yüksek olan bir aşının, gerekli faz çalışmaları tamamlanarak 2021 ’den önce kullanıma başlanmasının iyimser bir beklenti olacağını düşünüyor. Sonuç olarak piyasalar açısından bakıldığında 2020;nin geri kalanının belirsizliklerin çok fazla azalamayacağı bir dönem olacağını öngörüyor. Bu kapsamda piyasalardaki oynaklığın bir süre daha yüksek kalmaya devam edeceğini dile getiren Akyol, “Hisse senedi piyasaları mevcut şartlarda her zaman olduğundan çok daha fazla global piyasaların etkisinde kalarak hareket ediyor. 2020’nin geri kalanında da yerel olarak olumlu ya da olumsuz radikal bir durum ortaya çıkmadıkça oynaklık devam edecektir vc ayrışma sınırlı kalacaktır” diyor.

“BLUE CHİP’LER TERCİH EDİLMELİ”

Faizlerdeki ve alternatif yatırım araçlarındaki getiri potansiyelinin azalmasıyla birlikte hisse senedi pazarına bireysel yatırımcıların ilgisinin arttığını kaydeden Akyol, ancak bu ilginin sıklıkla, yüksek piyasa değerine ve işlem hacmine sahip olmayan, BIST-100 haricindeki hisseler üzerinde yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Oysa hisse senedi piyasasında olabilecek bir yükselişin uzun soluklu ve sağlıklı ola bilmesi ve oynaklığın az olabilmesi için profesyonel para yöneticilerinin ve yabancı yatırımcıların daha yoğun ilgi gösterdiği, endeksteki ağırlıkları yüksek olan ve “blue chip” olarak nitelendirilebilecek hisselerin de yükselişe katılması gerektiğini hatırlatıyor.

Akyol, Türkiye hisse senedi piyasası için ise düzenli olarak BIST-30 ve BIST-100 endeksini oluşturan, yüksek piyasa değeri ve işlem hacmine sahip olan hisselerin “blue chip” olarak tanımlanabileceğini söylüyor. Yatırımcıların, belirsizliklerin oldukça yüksek olduğu mevcut ortamda hisse senedi tercihlerini genel olarak bu tarz hisseler arasından kullanma larının yerinde olacağını ifade eden Akyol, “Zira mevcut ortamda küçük hisselerde alınabilecek kısa vadeli pozisyonlar, bireysel yatırımcılar için her zaman olduğundan daha yüksek risk teşkil ediyor” diyor.

Akyol, bu kapsamda orta ve uzun vade için “blue chip” hisseler arasından Sabancı Holding, Akbank, Garanti BBVA, Yapı Kredi, Türk Telekom, Turkcell, Migros, Tekfen Holding, Ülker Bisküvi ve Aygaz’a ‘al’ tavsiyesi veriyor.

“UZUN VADEDE ALIM İÇİN BÜYÜK FIRSAT”

Covid-19 salgını sonrası panik butonuna sert bir şekilde basılması ile aşırı satışların yaşandığını belirten Maritza Kıymetli Madenler Hazine Müdürü Eren Can Umut, bu dönemde iyi yönetilen ve bilançosu güçlü bir çok şirketin ederinin çok altında fiyatlandığım hatırlatıyor. Böyle dönemlerin uzun vadeli alımlar için bulunmaz fırsatlar olduğuna dikkat çeken Umut, “Geçmişte olduğu gibi bu salgını da dünya arkasında bırakacak. Süresi belirsiz olsa da bu sürecin atlatılması ile ekonomiler yeniden tam kapasiteye dönüş yapacak. Uzun vadede uygun fiyatlardan hisse alımı yapılması bu noktada yüksek karlılık oranlarının yakalanmasını sağlayacaktır” diyor.

Sağlıklı bir yükseliş trendi için ekonomilerin yeniden açıldığı ve 2019 yılına dönüşün yaşanması gerektiğinin altını çizen Umut, “Bu ise yalnızca salgının sonlanması ile mümkün olacak gibi duruyor. Salgının sonlanması demek aşının bulunması demek. Yani ekonomilerin tam kapasiteye dönmesi açısından insanların harcama ve tüketim için güven duyması gerekiyor. Salgına yakalanmama noktasında güvenen insan mal ve hizmet talebini artıracak ve bu durum küresel ölçekte yeniden büyümeyi ortaya çıkaracaktır. Dolayısıyla önlemler yalnızca virüsün yayılma hızını azaltmakta. Aşı ise kesin çözüm olarak önümüzde duruyor” yorumunu yapıyor.

Son dönemde yurtiçi piyasalar açısından swap konusunun çok dilen-dirildiğini de ifade eden Umut, ihracat ve turizm gelirlerinin bir hayli düşmesi ve TCMB rezervlerinin yetersizliği ile mutlaka yurtdışı fona ulaşmamız gerektiğini belirtiyor. “Svvap bu konuda geçici ama etkili bir çözüm olabilir” diyen Umut şu değerlendirmeyi yapıyor “Swap kanalı anlaşmasının yapılması borsayı mutlaka pozitif etkileyecektir. Fakat svvap tüm sorunları çözmez. Dolayısıyla pozitif bir ortam oluşması muhtemel olsa da sağlıklı bir yükseliş trendi açısından tüm dünyada ekonomilerin açıldığı bir ortamm oluşması gerekiyor. Bu da belirttiğim gibi aşı ya da kesin tedavi ile gerçekleşebilir.”

“BANKACILIK HİSSELERİNİN DESTEĞİ ŞART”

Koronavirüs sonrası yaşanan yükselişin sanayi sektör hisseleri öncülüğünde gerçekleştiğini belirten Umut, ancak güçlü bir ralli açısından mutlaka bankacılık sektör hisselerinin de yükselişe hız vermesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu arada endekste sert satış baskısı sonrası toparlanmanın hızlanmasını sağlayan ana kağıtların öncelikle halk arasında endeks kağıtları olarak değerlendirilen “blue chip” hisseler olması gerektiğinin de altını çiziyor. Orta ve uzun vadeli düşünen yatırımcılarında belirsizliklerin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde “blue chip” kağıtları tercih etmelerinin riski azaltacağına dikkat çekiyor. Bu tür hisselerin tanımının özelliklerinde yattığını da hatırlatan Umut, “Yüksek işlem hacmine sahip, iyi yönetilen, her yıl düzenli olarak karını yatırımcıları ile paylaşan, öz varlık karlılığını istikrarlı artırmayı başarabilen, işlem hacminin yüksekliği sayesinde likit olan, düşük volatiliteye sahip ve istikrarlı getiri sağlayan şirket hisselerine ‘blue chip’ hisseler denir. Bu hisselerin genel olarak yatırımcıları yabancılardır. Olumsuz dönemlerde defansif hisse görevi görürken, yüksek beta kat sayısı sayesinde olumlu dönemlerde sert oynaklığa sahip olmadan endeksi yukarı doğru taşır. Oynaklığı yüksek olmadığı için anlık olarak yüksek kazançlar sağlamaz ama orta-uzun vadede istikrarlı getiri sunar. Ben bu tarz hisselere portföy hisseleri demekteyim” yorumunu yapıyor.

Umut, bu kapsamda orta ve uzun vade için ‘blue chip’ hisseler arasından Türk Hava Yolları, Sasa Polyester, Tüpraş, Garanti BBVA, Türk Telekom, Sabancı Holding, Petkim, Ereğli, Kardemir, Şişe-cam, îş Bankası, Akbank, Koç Holding, Turkcell, Arçelik ve TAV Havalimanlarına ‘al’ tavsiyesi veriyor.

Uluslararası literatürde ‘blue chip’ hisse özellikleri:

  • Yüksek işlem hacmine sahiptir.
  • Her yıl düzenli olarak karını yatırımcıları ile paylaşır.
  • Öz varlık karlılığını istikrarlı olarak artırmayı başarır.
  • İşlem hacminin yüksekliği sayesinde likittir.
  • Düşük volatiliteye sahiptir.
  • İstikrarlı getiri sağlar.
  • Kurumsal yönetim ilkelerini benimser.
  • İyi yönetilir.
  • İyi markalarla temsil edilir.
  • Yabancıların gözdesidir.

Ahmet DEDEHAYIR / Portföy Yöneticisi
“Endeks 135 bin potansiyeline sahip”

Türkiye’de hala hane halkının hisse senedi yatırım oranı çok düşük. Oysa faizler nispeten düşük seviyelere geldi. Bunun bir müddet daha devam edeceğini tahmin ediyorum. Bu dönemde Türk yatırımcısını özellikle sermaye piyasalarına yönlendirmemiz gerekiyor. Senelerdir bunu başaramadık. Maalesef hala insanlar yatırım aracı olmamasına rağmen tonlarca parayı döviz tevdiat hesabında tutuyorlar. Halbuki efektif, geniş katılımlı bir sermaye piyasamız olsa, özellikle şu dönemde ülke ekonomisinin gelişimine çok büyük faydası olur. Borsanın sağlıklı yükseliş trendine girebilmesi için Covid-19’un aşısı veya ilacının bulunup ekonomik aktivitenin normalleşmesi şart. Borsanın orta ve uzun vadede ciddi bir şekilde yukarı doğru potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Bu da 135 bin seviyelerine denk geliyor. Aşının çok kısa sürede bulunmasını beklemiyorum. Eğer telaffuz edilen salgında ikinci dalga çok kuvvetli gelmezse piyasalar makul bir düzeltme ile atlatır. Çünkü çok ciddi bir likidite mevcut.




Öte yandan endekste son zamanlarda hiç alışık olmadığımız bir olguyla karşı karşıyayız. Yaklaşık herhalde üst üste 20’inci hafta olarak sürekli yabancı çıkışı gözlemliyoruz. Aslında bu geçen yıl başladı. Buna karşılık özellikle son dönemde yerli bireysel yatırımcılar, emeklilik yatırım fonları ve yatırım fonlarının alışlarını görüyoruz. Borsa bu şekilde dengeleniyor. Ancak bankacılık sektörü ve özellikle altı büyük banka dolar bazında tarihi diplerde. Aynı şekilde temettü veren büyük holdingler ve endeksi sürükleyen majör kağıtlar da diplerine çok yakın seviyelerde. Buna mukabil bazı küçük ve küçük orta ölçekli şirketlerin hisseleri ederlerinden çok yüksek fiyatlarda işlem görüyor. Yani endeks aslında baktığınızda derinliği olmayan sığ ve kurumsal yönetim ilkelerini benimsemeyen hisseler öncülüğünde yükseliş trendinde. Bu durum küçük yatırımcılar açısından çok riskli. Bu seviyelerde sağlıklı bir yükseliş için kesinlikle öncelikle bankacılık kağıtları [BIST-30’da yer alan) ve yine BIST-30’da ucuz kalan sanayi şirketlerinin önderlik etmesi gerekir ki biz bunlara ‘blue chip* hisseler diyoruz. Çünkü ‘blue chip’ hisseler sektöründe öncü, düzenli temettü dağıtan, kurumsal yönetim ilkelerini benimseyen ülkenin önde gelen ve piyasa değeri en yüksek şirketlerinden oluşur.

Ben hisse adı kullanmayı seneler önce bıraktım. Ama şunu çok net söyleyebilirim orta ve uzun vadeli düşünenler bankacılık sektörü özellikle de altı büyük banka hissesi ile BIST-30’da yer alan holdingler ile yine BIST-30’a dahil olan ucuz kalmış sanayi hisseleri arasında seçim yapmalı. Bu kapsamda da takas verileri incelendiğinde, takasta yabancı ağırlığı olan hisselerin, yabancılar sattığı ve çıkışta oldukları için hiç prim yapmadığı ve fiyatlarının çok ucuz olduğu görülüyor. Örneğin, Akbank, İş Bankası, Vakıflar Bankası 81 bin 936 endekste gördükleri fiyatlardan neredeyse sadece yüzde 3-5 civarında yukarıdalar. Ama buna karşın 150’den fazla küçük ya da orta ölçekli şirket fiyatını 3’e 5’e katlamış.

Bu nedenle ben açıkçası fınansal okuryazarlığı fazla olmayan yerli yatırımcıların borsaya emeklilik yatırım fonları ya da yatırım fonları vasıtası ile dahil olmalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü küçük yatırımcıların geçmişte hiç iyi hatıraları olmadı. Nitekim şu anda da bu kapsamda piyasada ciddi bir tehlike var. Düzenleyici otorite de mutlaka bunları görüyor ve gerekli önlemleri alıyordun Borsada hisse alacak küçük yatırımcılara kesinlikle orta ve uzun vadeli düşünmelerini öneriyorum. Özellikle amatör yatırımcılar teknik analize hiçbir şekilde itibar etmemeli ve asla kısa vade için al-sat içine girmemeli. Ama illa kendi başlarına bir yatırım yapacaklarsa da mutlaka yatırım uzmanlarından fikir almalarını ve BIST-100 dışında bir şirkete yatırım yapmamalarını özellikle tavsiye ediyorum. Hepsinden önemlisi, son zamanlarda çok moda olan sosyal medyada yazılıp çizilenlere itibar etmesinler.

Dr. Emre AKYOL / Gedik Yatırım Araştırma Müdürü
“Covid-19’dan en az etkilenecek şirketlerden biri de Türk Telekom”

TÜRK TELEKOM: Beğendiğimiz şirketler arasında büyüme hızı ve karlılığı ile ön plana çıkmakta. Mobil segmentte özellikle 4.5G sonrasında hızla artan veri kullanımları ile birlikte atağa geçen şirket son dönemde ise genişbanda olan ilgi sonucunda büyümesini koruyor. 2020’de birçok şirketin gelirleri Covid-19’dan olumsuz etkilenirken, Türk Telekom en az etkilenecek şirketlerden birisi olarak da öne çıkıyor. Yüksek yatırım harcamalarının sona ermesi ile nakit yaratma kapasitesi artan şirketin temettü dağıtmak için de uygun duruma gelmesi önemli. Kur riskini de son bir sene içerisinde oldukça azaltması, kurdaki oynaklığın net kardaki olası olumsuz etkisini düşürüyor. 2020T için 3.3x gibi düşük sayılabilecek FD/FAVÖK çarpanından işlem gören Türk Telekom hissesi için yüzde 20 yükseliş potansiyeli ile 9.15 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Ve ‘al’ tavsiyesi veriyoruz.

SABANCI HOLDİNG: Net aktif değerine göre yüksek iskontosu ile beğendiğimiz hisseler arasında. Net aktif değer içerisinde halka açık iştiraklerin payının yüzde 87 seviyesinde bulunması da holdingin şeffaflığını artırıyor. Önümüzdeki dönemde elektrik üretim segmentinin de halka açılması durumunda bu oran daha da yükselecektir. Ayrıca iştirak optimizasyonuna odaklanan şirket özellikle odağı dışındaki yatırımlardan çıkarak elindeki varlıkları daha ideal bir şekilde kullanmaya çalışıyor. Öte yandan bankacılık segmentinin ağırlığı gerileyerek (halen net aktif değerinin yüzde 38’ini oluşturuyor), enerji ve sanayi başta olmak üzere bankacılık dışındaki segmentlerdeki büyüme bu oranı kademeli olarak aşağıya çekmekte. Net aktif değerine göre yüzde 44 iskonto ile işlem gören Sabancı Holding hissesinde yüzde 49 yükseliş potansiyeli ile 12.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Ve ‘al’ tavsiyesi veriyoruz.

ÜLKER BİSKÜVİ: Şirket, dünyaca ünlü markalarla oluşturduğu stratejik ortaklıkların da sağladığı sinerji ve yüzde 39 pazar payı ile yurtiçinde atıştırmalık pazarda lider konumunda. Yurtiçi operasyonlarındaki güçlü konumunu, Türkiye’de bulunan toplam 824 bin ton yıllık kapasiteye sahip altı fabrikası ve geleneksel perakende kanallarındaki geniş satış ve dağıtım ağı ile koruyor. 2016-2018 yılları arasında gerçekleştirmiş olduğu önemli yatırımlar sayesinde uluslararası alandaki varlığını da genişletti. 2020-2025 yılları arasında reel olarak yüzde 4.5 FAVÖK artışı elde ederek istikrarlı ve sürdürülebilir bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz. 2020T için 5.4x FD/FAVÖK çarpanından işlem gören şirket hisselerinde yüzde 40 yükseliş potansiyeli ile 32.44 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Ve ‘al’ tavsiyesi veriyoruz.

Eren Can UMUT / Maritza Kıymetli Madenler Hazine Müdürü
Petkim uzun vadede fırsat sunuyor

PETKİM: 2020 birinci çeyrek bilançosunu açıkladı. Star rafinerisinin devreye girmesi ile toplam üretimini bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 2 oranında artırarak 802 bin ton olarak bildirdi.

Aynı dönemde satış gelirleri ise 2 milyar 766 milyon TL oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre çok hafif bir gerileme olsa da küresel piyasalarda resesyonist görünüm, kurlardaki yüksek oynaklık ve yurtiçi tarafta durma noktasında olan talebe karşı olumlu bir hasılat geliri olduğunu söyleyebiliriz. Küresel ölçekte Covid-19 salgını nedeniyle birçok petrokimya rafinerisi üretime ara vermiş durumda. Yalnız Petkim üretim ve ticari faaliyetlerini sürdürüyor. Özellikle salgın esnasında tıbbi malzeme üretimine yoğunlaşarak yurtiçi talebi karşılamaya yönelik üretimde bulunması olumlu. Negatif konjonktüre karşılık 132 milyon 840 bin TL esas faaliyet karı açıklaması da önemli. Birinci çeyrek bilançosun da 13 milyon TL’lik zarar açıklaması ise sürpriz değil. Küresel ölçekte ekonomilerin açılması ile iç talebin de toparlaması şirketin yeniden net kara geçmesini sağlayacaktır. Orta-uzun vadeli perspektifte şirket hisselerini beğeniyor ve yüzde 20 yükseliş potansiyeli ile 4.20 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

KARDEMİR: Bu yorumu yazdığımız sırada şirket henüz birinci çeyrek bilançosu açıklamamıştı. Büyük olasılıkla çok iyi bir performans gösterecek bir bilanço ile karşılaşmayacağız. Bu durumun şirketle değil genel konjonktürle alakalı olduğunu söylemeliyiz. Küresel ölçekte ekonomilerin ani duruş yaşaması ve yurtiçinde de aynı durumun meydana gelmesi reel ekonomide çarkların dönmemesine, ihracatın gerçekleştirilememesine ve bu sayede ihracat gelirlerinin istenilenin uzağında olmasını sağlayacak. Geçtiğimiz ay şirketten yapılan açıklamada Covid-19 salgını nedeniyle üretim unsurlarının azami seviyeye çekilerek çalışan yoğunluğunun azaltılmasına karar verilmişti. Şirket bu dönemde çeşitli planlı bakım ve onarım faaliyetlerini öne çekti. Bu sayede üretim miktarını da azalttı. Salgın nedeniyle her sektörde olduğu gibi demir çelik sektöründe de iş hacmi zayıflamış olsa da ekonomilerde toparlanmanın başlamasıyla yeniden hisse senedi fiyatlarında yükselişin hız kazanacağını düşünüyoruz. Teknik olarak da hisselerin düşen trendini yukarı kırması olumlu. Bu kapsamda Kardemir hisselerinde yüzde 26 oranında yükseliş potansiyeli ile 3.10 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

SASA POLYESTER: Bir önceki yılın ilk çeyreğinde 216 milyon 200 bin TL net kar açıklayan şirket bu yılın ilk çeyreğinde 70 milyon 82 bin TL net kar bildirdi. Karşılaştırmalı dönemde satış gelirlerinin yüzde 60.4 artarak 1 milyar 4 milyon 689 bin TL’ye ulaştığı dikkat çekiyor. Hasılat noktasında gayet olumlu bir veri olduğu söylenebilir.

Şirketin brüt karı da satış maliyetlerindeki artışın yüksek ölçekte olmaması ile 51 milyon 125 bin TL’den 163 milyon 367 bin TL’ye yükseldi. Esas faaliyet karı ise 60 milyon 145 bin TL’den 134 milyon 406 bin TL’ye yükselerek oldukça iyi bir performans sergiledi. Öte yandan finansman giderleri kurların olumsuz etkisi sonucu 53 milyon 500 bin TL’den 266 milyon 700 bin TL’ye ulaştı ve bu yükseliş nedeniyle net kar rakamı 70 milyon 20 bin TL olarak açıklandı. Bilançonun pozitif olduğunu söylemeliyiz. Zaten hisselerin salgın öncesi seviyesine kolayca dönmesi de bunu işaret ediyor.

Orta-uzun vadeli perspektifte Sasa Polyester hisselerini beğeniyoruz. Bu kapsamda şirket hisselerinde yüzde 31 yükseliş potansiyeli ile 13.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

İdil Taraklı



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu