Anasayfa / Ekonomi-Finans / Çalışkan Para

Çalışkan Para



Türkiye’de bireylerin tasarruf alışkanlıklarının zayıf olması istikrarlı büyümenin önüne çıkan önemli bir engel olarak duruyor. Cebimizdeki parayı genellikle harcama eğilimindeyiz. Yapılan anketlerde çok yüksek oranda bir kitle hiçbir birikim alışkanlığının ve niyetinin de olmadığını açık olarak ifade ediyor. Bu şartlar altında devlet teşviki ile desteklenen bireysel emeklilik fonlarında sağlanan büyümeyi büyük bir başarı hikayesi olarak kabul ediyorum. Bireysel emeklilik sistemi Türkiye gibi birikim alışkanlığı olmayan ülkelerde kurtarıcı bir politikadır. Özellikle devlet tarafında yüzde yirmi beş oranında sağlanan katkıyla sistemin teşvik edilmesi hatırı sayılır bir katkıdır.

Türkiye’de bireysel birikim alışkanlığı Dünya Bankası gibi uluslararası kuramların değerlendirmelerinde alarm zillerini çaldırınca, bireysel emeklilik sistemine getirilen teşvikler adeta ilaç gibi geldi. 2010’da Türkiye ekonomisinde birikimlerin payı yüzde onlara kadar gerilemişti. Bu durum bireysel anlamda bir eksik kadar ülke kalkınması için de büyük bir manidir. En basit ifade ile sağlıklı bir ekonomide yatırımların artması için birikimlerin artması gerekiyor! Gelişmiş ülkelerde, bireysel finansal planlama disiplininde kazanılan paranın yüzde on beşi birikim için ayrılıyor. Bizim için başlangıç seviyesi olarak yüzde on çok iyi bir orandır.

Para durduğu zaman aşmıyor. Bugün kasada olan yüz lira 2010 senesinde olan yüz liradan daha düşük bir alım gücüne sahip. Zira hayat pahalanıyor ve paranın değeri düşüyor. Paranın yatırımlara dönerek çalışması gerekiyor. Bizim çalışkan paraya ihtiyacımız var. Faiz ile sağlanan değer artışını maalesef çok çalışkan bir tercih olarak görmüyorum. Faiz daha çok bir koruma sağlıyor. Paranın enflasyona karşı erimesinin önüne geçiyor. Birikimin değerini koruyor. Satın alma gücünü destekliyor. En başarılı çalışkan para hikayeleri ise faiz geliri ile değil ortaklık suretiyle yapılan sermaye yatırımlardan geliyor.




Şu açıdan bakalım; Warren Buffett dünyanın en zenginleri arasında yerini koruyor ve Berkshire Hathavvay şirketi daha uzun yıllar bir başarı hikayesi olarak konuşulmaya devam edecek. Bu başarının arkasında Warren Buffett’ın istikrarlı olarak hisse senedi yatırımı yapması yatıyor. Kendi deyimi ile hisse senetleri için şu yorumu yapıyor, “Paranızla altın aldığınız zaman o değerli madenin fiyatım almış oluyorsunuz. Halbuki bir şirkete ortak olmak üzere borsadan hisse senedi aldığınız zaman sizin için çalışan insanlar, makineler ve bir sermaye payı var.”

Dikkat ederseniz şirket paylarına yatırım yapmayı öneriyorum. Borsalarda sürekli bir al sat işlemini değil. Benim tecrübemde borsaların zamanlamasını yapmak ve sıklıkla yapılan al sat işlemleri ile en düşükten almaya çalışmak ve en yüksekten satmak bir hayaldir.

Şimdi 2018 için bir çalışkan para reçetesi yazalım. Bu sene de geçen seneki getirilerin mümkün olacağını varsayalım. Bu durumda şüphesiz paramızı borsaya yatırırdık. Ama borsanm yerinde saydığı bir yıl geçirdiğimizde yüzde 12 getiriden olacağız. Ancak paramın beşte biri gibi bir payı hisse senetlerine ayırsam ve borsanm yükseldiği senaryoda yıllık portföy getirim faiz getirisinin üzerine yükseliyor ve yüzde 18 oluyor. Diğer taraftan kötü senaryo gerçek olsa ve borsa hiç yükselmese bile yine de yüzde 9,6 gibi bir getirim oluyor.

Bu sene dünya ekonomisinde büyük bir çalkantı beklentim yok. Birikimlerin ve varlıkların hisse senedi yatırımları ile çeşitlendirilme-sini önerebilirim. Bireysel emeklilik sistemine yeni katılan ve gelecek on yıl ve üzerinde bir birikim planı olanların hisse paylarını daha cesurca kullanması gerekir. 2018’de kaliteli bir portföyün en az yüzde yirmi oranında hisse senedi payı taşımasını öneriyorum. Hisse senedine en iyi yatırımın, geçmiş performansı ile kendini ispatlamış yatırım fonları olduğunu not düşüyorum.

Kuşkusuz bu hikayenin eksik kalan tarafı kripto paraların hayatımıza girmesiyle Bitcoin oldu. Eğer bir malm değeri Bitcoin gibi artış gösteriyorsa çok ilgi çeker. Diğer taraftan fiyat hareketleri Bitcoin gibi dalgalanıyorsa aşırı riskli demektir. Bu kadar yüksek bir riskin birikimlerin içine konulması için çok dikkat etmek gerekiyor. Önerim bu yeniliklere kapalı olmak değildir. Ancak bu kadar yüksek bir riski direkt olarak portföye katmayı uygun bulmuyorum. Gelirin yüzde onu ile çalışkan para birikimlerini disiplinli olarak takip edin. Heyecandan eksik kalmamak için, ayrıca bir yüzde beşlik oranı bu derece yüksek risk içeren kripto para dünyasında al sat yapmak için ayırabilirsiniz. Benim manifestom çok basit; “Ortak ol zengin ol.”

BURÇİN MAVİTUNA




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir