Güncel Ekonomi Haberleri

Dalgalanmaya Dirençli Hisselere Dikkat

Hisse yatırımını seçenler volatiliteye hazır olmalı

KORONAVİRÜS salgınının küresel bir hal alması ve hızlı yayılması sonrası birçok şirketin faaliyetlerini durdurması ya da yavaşlatmasıyla küresel tedarik zincirlerindeki bozulma merkez bankalarının olaya müdahale etmesine neden oldu. Geçtiğimiz hafta Amerika Merkez Bankası FED planlanmış toplantısı dışında toplanarak 50 baz puan faiz indirimine gitti. İçeride ise Idlib’te verdiğimiz şehitler ve ardından başlatılan Bahar Kalkanı operasyonu, küresel piyasalardaki volatilite ile birleşince Borsa İstanbul’da da fiyatlamaların bozulduğu görüldü. Analistler, böylesi bir dönemde borsada kısa vadeli trendi tahmin etmenin oldukça güç olduğunu vurguluyor ve mevcut koşullarda yatırımcılara volatiliteye hazır olmalarını öneriyorlar. Volatiliteye dirençli hisse seçmenin önemim vurgulayan uzmanlar, bu kapsamda da 34 hisseye dikkat çekiyor.

“TRENDİN BELİRLENMESİNDE SIKINTI VAR”

Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, Borsa İstanbul’da içeride jeopolitik riskler, negatif reel faiz ve kur oynaklığı, dışarıda ise koronavirüs, merkez bankalarının piyasa müdahaleleri, Fed’in takvim dışı faiz indirimi, ABD başkanlık seçimleri ile demokrat adayların yarışı (Biden vs Sanders) gibi faktörler izlenirken trendin belirlenmesinde sıkıntı yaşandığını belirtiyor. Dünyada değişen risk algısı ve koronavirüsün yayılmasının küresel ekonomik endişeleri artırdığım ve piyasalar açısından negatiflik oluşturduğunu dile getiren Erkan, “Bu dönemde Fed veya diğer merkez bankalarının piyasa ve ekonomiye müdahale etmeleri, kredi mekanizmasını canlı tutmak, faiz indirimi ve diğer likidite kartlarını kullanmaları nedeniyle zaman zaman tepkiler ortaya çıkabilir. Ancak ekonomik riskler faiz indirimleriyle aşılacak seviyede değil ve koronavirüs tehlikesi nedeniyle ciddi bir arz sıkıntısı ve tedarik zinciri sorunu var. Dolayısıyla likidite şu anda bütün sorunları çözecek seviyede değil. Nitekim risk algısı ABD 10 yıllık bono faizlerinin yüzde 1 altına düşmeşine neden oldu” diyor.

Küresel endekslerde, özellikle S&P’dc, demokrat aday belli olduğu zaman da bir fiyatlama olacağını kaydeden Erkan, her ne kadar Trump’ın kazanacağı ihtimali ağır bassa da karşısına çıkacak aday eğer Sanders gibi sol eğilimli piyasa dostu görülmeyen biri olursa borsalara düzeltme için ciddi bir hareket alanı sağlayacağını düşünüyor. Koronavirüs artı olası Sanders fiyatlamasının küresel endeks ve dolar hareketini baskılayabileceğin! ifade eden Erkan, içeride ise İdlib gündemindeki hareketlenme ve gelen şehit haberlerinin olumsuz etkileri olduğunu vurguluyor. Bunun da risk algısına yansıdığını ifade eden Erkan, “CDS’ler 2020’nin en yüksek seviyelerini görerek 300 bps üzerine çıktı. Rccl faiz eskisi kadar TL’yi koruyamıyor. Enflasyonda yılın ilk aylarında yukarı hareket gördük. İdlib ve jeopolitik risklerin diplomasi kanalıyla aşılması gerekir. Eğer yeni haber akışları olur, bölge çatışma açısından riskli kalır, Rusya ile ilişkilerde sıkıntı yaşanırsa piyasalar kısa sürede baskılanır. Bizim için küresel nakit hareketlerini belirleyen en önemli unsur olan ko-ronavirüsün seyri ve yayılma bölgesi de çok önemli. Bu nedenle borsa bir süre daha dalgalı seyredebilir” yorumunu yapıyor.

hisse yatirimi

“DÖVİZ POZİSYONLARI İNCELENMELİ”

Bu kapsamda endeks için en pozitif 120 bin, en negatif ise 95 bin seviyelerini öngören Erkan, temel gelişmelerin sapma aralığının yüksek olmasına yol açtığını söylüyor. Bu dönemde volatiliteye dirençli hisse seçiminin önemli olduğunu vurgulayan Erkan, dirençli hisse seçerken özellikle olası konjonktür değişimlerinde, bu konjonktürün neresinde olacağım kestirebilmek gerektiğinin altını çiziyor. Böyle durumlarda endeks düşerken, endeks kağıtlarından uzak durulmasını, piyasa iştahı arttığı zamanlarda ise endeks kağıtlarına özellikle bankalara ağırlık verilmesini öneriyor. Hisselerin petrol veya sanayi emtialarındaki fiyat değişimlerinden nasıl etkileneceğinin okunmasını, döviz kuru hareketleri ve şirketlerin döviz pozisyonları açısından da gerekli incelemelerin yapılmasının önemini vurguluyor.

Sektörel hikayelere de bakarak, yerel ve küresel yatırımcının o sektöre bakış açısının da değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Erkan, bu kapsamda volatiliteye dirençli, alıma uygun Koza Altın, TAV Havalimanları, Koza Madencilik, Tofaş Fabrika, B1M, Tüp-raş, Turkcell, Şişecam, Soda Sanayi, Ford Otomotiv, Petkim, Erdemir, Koç Holding, Aselsan, Arçelik, Doğan Holding, Alar-ko Holding, Enka İnşaat, Coca-Cola İçecek ve Kordsa hisselerine dikkat çekiyor.

“VOLATİLİTEYE HAZIRLIKLI OLUNMALI”

Ocak sonunda bir Çin salgını olarak başlayan hastalığın Şubat’ın sonuna geldiğimizde küresel bir hal aldığını hatırlatan İnfo Yatırım Menkul Değerler Analisti Yunus Şahin, son günlerde koronavirüs endişelerinin bütün dünyayı sardığına dikkat çekiyor. Asya’da başlayan salgının bugüne kadar kıta Avrupası’ndan ABD’ye birçok ülkede ölümlere yol açtığını ve hastalığın yayılmasının birçok şirketin faaliyetlerini durdurmasıyla küresel tedarik zincirinin bozulduğunu hatırlatıyor.

Dolayısıyla Çin büyümesiyle başlayan endişelerin küresel büyüme üzerine yoğunlaştığının altını çizerek, “Hal böyle olunca merkez bankaları da olaya müdahale etmeye başladı. Geçtiğimiz hafta Amerika Merkez Bankası FED’in planlanmış toplantısı dışında 50 baz puan faiz indirimine gittiğini gördük. Dışarıda bunlar yaşanırken içeride de jeopolitik risklerin tırmandığına şahit olduk. Idlib’te verdiğimiz şehitler ve ardından başlatılan Bahar Kalkanı operasyonu, küresel piyasalarda ki volatilite ile birleşince Borsa İstanbul’da da fiyatl amal arın bozulduğunu gördük” diyor. Koronavirüsün henüz ülkemizde görülmediğini ve îdlib konusunda diplomasi trafiğinin devam ettiğini belirten Şahin, Borsa İstanbul’da fiyatla-maların da tamamen buna göre yapıldığını söylüyor. Ancak kısa vadeli trendi tahmin etmenin oldukça güç olduğunu ifade eden Şahin, yatırımcıların volatiliteye hazır olmalarının öneriyor.

“ALTIN ÜRETEN ŞİRKETLERE DİKKAT”

Şahin, borsa İstanbul için 99 bin seviyesinin şimdilik dip seviye olarak gözüktüğünü, üst tarafta ise yeniden 115 bin üzerine çıkmadıkça yükseliş trendine geçtiğimizi söylemenin mümkün olmadığını hatırlatıyor. Volatilitenin arttığı bu günlerde yatırımcıların da portföylerini buna göre ayarlamasını öneren Şahin, “Endeksin volatilitesinden kaçabilmek için daha düşük betalı şirketler seçilebilir. Ayrıca mevcut konjonktürden minimum etkilenecek hisseler portföylerde olmalı. Öte yandan merkez bankalarının gevşediği, küresel risk iştahının düşük olduğu zamanlarda altın yatırımlarına yönelim görüyoruz. Dolayısıyla altın üretimi yapan şirketler için 2020 yılım olumlu görmek yanlış olmaz” yorumunu yapıyor.

Şahin bu kapsamda volatiliteye dirençli borsada alıma uygun Koza Altın, Alar-ko Holding, Garanti BBVA, Aksa Enerji, Migros, Şişecam, Aselsan, Arena Bilgisayar, Koza Anadolu, Akbank, İş Yatırım Menkul Değerler, Coca-Cola İçecek, Hek-taş, Deva Holding, Tofaş Fabrika, İş Bankası, Ege Endüstri, Kordsa, Alkim Kimya ve Anadolu Cam hisselerine dikkat çekiyor.

Volatiliteye dirençli hisse ne demek?

Olağan dışı volatilite koşullarında, bu volatilieye karşı direnç koyabilen, piyasanın değer kaybettiği dönemlerde pozitif olarak öne çıkabilen, konjönktürel olarak içinde bulunulan durumdan avantajlı çıkabilecek, örneğin döviz yükselirken döviz nakdi olan Şirketler, piyasası yeterli derinlikte olan hisseler olarak özetlenebilir.

Volatiliteye dirençli hisse seçerken nelere dikkat edilmeli?

  • Endeksin volatilitesinden kaçabilmek için daha düşük betalı şirketler seçilebilir.
  • Mevcut konjonktürden minimum etkilenecek hisseler portföylerde olabilir.
  • Olası konjonktür değişimlerinde, bu konjonktürün neresinde olacağını kestirebilmek gerekir.
  • Endeks düşerken, endeks kağıtlarından uzak durarak; piyasa iştahı arttığı zamanlarda ise endeks kağıtlarına özellikle bankalara ağırlık aktarılmalı.
  • Hisselerin petrol veya sanayi emtialarındaki fiyat değişimlerinden nasıl etkileneceği okunabilmeli.
  • Döviz kuru hareketleri ve şirketlerin döviz pozisyonları açısından hissenin vereceği tepki ölçülebilmeli.
  • Sektörel hikayeye bakılmalı, yerel ve küresel yatırımcının o sektöre bakış açısı değerlendirilmeli.

Gong kadınlar için çaldı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Borsa İstanbul’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen, “Gong Kadın-Erkek Eşitliği İçin Çalıyor” programına katıldı. Programa Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, Borsa İstanbul Genel Müdürü Hakan Atilla, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Başkanı Nilüfer Bulut ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle katıldı ve hep birlikte kadınların gücü ve yolunun açık olması için gong çaldılar.

Konuşmasına İdlib’de şehit olan Mehmetçiklere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar dileyerek başlayan Emine Erdoğan, bu sene de gongu, kadınların güçlü ve yollarının açık olması için çaldıklarını dile getirdi ve tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

Erdoğan, kadın gücünün ne kadar önemli olduğunun fark edilmesi noktasında yaptıkları titiz çalışmalar için Borsa İstanbul’a şükranlarını sundu. Erdoğan, tüm dünyayla birlikte büyük bir dijital dönüşümün içinde olunduğuna ve gelecekteki on yılı bu dönüşümün belirleyeceğine işaret ederek, “Eskiden, ‘gelecek’ dediğimizde takvimin çok ilerisinde bir zamanı algılıyorduk.

Fakat bugünün dünyasında gelecek, hemen yanı başımızda ve en büyük yarışımız, bu geleceğe hazırlıksız yakalanmamak için verdiğimiz mücadele. 0 nedenle sadece bugünden ileriyi değil, yarından ileriyi de görmeye çalışmalıyız. Algılarımızı açık tutmalı ve öngörü kabiliyetimizi öyle geliştirmeliyiz ki gelecek sürpriz olmaktan çıksın” dedi.

Dünya Ekonomik Forumu’na göre, dijital dönüşüme ayak uydurmadıkları takdirde bu dönüşümden olumsuz olarak en çok etkilenecek grubun kadınlar olacağını belirten Erdoğan, araştırmaların 2020’lerde çalışanlarının djjital bilgi ve becerilerini güncel tutmak için eğitim yatırımı yapan şirketlerin ayakta kalacağını öngördüğünü kaydetti. 2022’de küresel olarak toplam çalışanların yüzde 54’ünün bilgi ve becerilerini güncellemesi gerektiği gibi yeni beceriler de öğrenmesi gerekeceğine dikkati çeken Erdoğan, bugün bir iş için gerekli olan profesyonel bir beceriye biçilen ömrün beş yıl olduğunu, IMF’ye göre, dijital dönüşümle beraber küresel olarak kadınların şu an sahip olduğu işlerin yüzde 11’ini kaybetme riski bulunduğunu aktardı. Erdoğan, kadınlara dair konuları ele alırken, küresel rapor veya araştırmalardaki sıralamalar her ne kadar önemli olsa da her toplumun ancak kendi koşulları içerisinde değerlendirilebileceğini, çünkü her toplumun dinamiklerinin, kültürel değerlerinin ve tarihsel gelişiminin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Bu nedenle küresel hedef ve söylemleri yerel filtrelerden geçirip, üzerine tam oturan çözümlerin üretilmesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınların iş gücüne katılma oranı, geçtiğimiz 10 yılda erkeklere göre dört kat daha hızlı arttı. Bu gelişmelerin altında kendimize özel çözümler üretmemizin sihri var.

Kadınların ekonomik hayata katılmasını sağlamak, kültürel kodları iyi deşifre etmekten geçer. Gideceğimiz yönü ancak kendi pusulamızla tayin edebiliriz.”

Enver ERKAN / Tera Yatırım Ekonomisti
“Tofaş’ta yüzde 25 yükseliş potansiyeli var”

KOZA ALTIN: 2019 bilançosuna göre net karı 1 milyar 767 milyon TL. 2019 toplam ölçülmüş ve belirlenmiş kaynak 3.1 milyon ons, potansiyel kaynak miktarı 5.5 milyon ons ve muhtemel rezerv 2.1 milyon ons olarak hesaplanmış. Şirket ileri aşamalı birçok arama projelerine sahip olup kaynaklarının yaklaşık yarısı potansiyel malzemeden oluşuyor. 2019 içerisinde yapılan 354 bin 343 onsluk üretim tutarına göre 2 milyar 849 milyon TL gelir elde edilmiş. 2019 bilançoları incelendiğinde şirket brüt satışlarını yüzde 77, net karını da yüzde 51 artırdı. FAVÖK marjı ise yüzde 54.9’dan yüzde 64.5’e ulaştı. Yıllık bazda gelir ve kar rakamlarındaki artış, üretim performansındaki artış ve altın fiyatlarında gerçekleşen yükselişten ileri geliyor. 31 Aralık 2019 itibariyle, Türkiye genelinde Ege, Marmara, Karadeniz,

ALTİN İŞLETMELERİ: Orta ve Doğu Anadolu Bölgelerinde 91 işletme ve 119 arama ruhsatına sahip. Gelecek dönemlerde Batı Anadolu’da arama alanında yerli ve yabancı şirketler arasında yoğun rekabetin olacağı tahmin ediliyor. Şirketin rezervlerini artırma konusunda iyi bir çizgiye sahip olması, brüt satışlarındaki ve net karındaki yüksek artış yerli ve yabancı yatırımcıların iştahını artırıyor. Koza Altın, altın fiyatlarındaki artıştan da olumlu etkileniyor. Şirket hisselerinde yüzde 24 yükseliş potansiyeli ile 92 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TAV HAVALİMANLARI: Bir önceki seneye göre euro bazlı yüzde 8 artış gösteren ciro, hemen hemen tüm havalimanlarının dış hat trafiğinde görülen büyümenin yanı sıra, yer hizmetleri ile hizmet şirketlerinin yeni operasyonlarının etkisinden katkı aldı. FAVÖK’e en büyük katkı Tunus, Milas-Bodrum ve İzmir’den gelirken, Atatürk Havalimanı’nın kapanışı ve henüz başlangıç aşamasında olan hizmet şirketlerinin yeni operasyonları FAVÖK marjı üzerinde etkili oldu. Antalya Havalimanı’ndaki önemli orandaki yolcu büyümesi, dış hat yolcu sayısındaki yüzde 18 artışı beraberinde getirdi. TL’de yaşanan değer kaybı Türkiye’deki havalimanlarındaki iç hat yolcu sayısını ve yurtdışına giden Türk yolcu sayısını olumsuz etkiledi. TAV Havalimanları’nın 2019 net karı ise geçen yıla göre yüzde 46 artarak 373 milyon euro seviyesinde gerçekleşti. Net kar rakamı, TAV İstanbul’un erken kapanışına bağlı tazminat gelirini içeriyor. TAV Tepe Akfen Havalimanları 2020’nin tamamında toplam yolcu sayısında yüzde 3-5 büyüme, Groupe ADP tanımlı FAVÖK tarafında yüzde 9-11 buyume bekliyor. Şirket hisselerinde yüzde 29 yükseliş potansiyel ile 25 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TOFAŞ FABRİKA: 2019 yılında ihracat hacmi geçen yıla göre yüzde 20 daralırken, iç pazarda ise yurtiçi satışları yüzde 8’lik artış gösterdi. İhracat gelirleri düşen hacimler sebebiyle geçen seneye göre gerileme kaydetti.

Talepteki yıllık bazda toparlanma Eylül ayında birikmiş talep, düşen faiz oranları ve baz etkisi ile birlikte gözlemlenmeye başlandı. Senenin ilk yarısında uygulanan teşviklerin etkisiyle binek oto fıyatlamasının daha cazip olması bu segmentte pozitif ayrışmayı sağladı. Şirketin net karı 2019 yılında yüzde 14 artışla 325 milyon TL seviyesine ulaştı. Güçlü iç piyasa satışları ana belirleyici oldu. Şirket 2020 yılında toplam yurtiçi perakende hafif araç pazarı beklentisini 560 bin-600 bin, yurtiçi satış adedi beklentisini 78-84 bin, üretim beklentisini 240  bin-265 bin olarak belirledi. Yatırım harcamaları beklentisini 250 milyon euro, ihracat beklentisini ise 170 bin-190 bin adet olarak açıkladı. Şirket hisselerinde yüzde 25 yükseliş potansiyeli ile 33 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Yunus ŞAHİN / İnfo Yatırım Menkul Değerler Analisti
“Koza Anadolu güçlü nakit pozisyonuna sahip”

KOZA ANADOLU: 2019 yılını yüzde 73.5 kâr artışıyla tamamlayan şirket son çeyrekte de güçlü FAVÖK ve net kâr üretimini devam ettirdi. Yılın ilk çeyreğinde ise özellikle altın fiyatlarının yüksek seyri şirket için olumlu bir katalizör olarak görev yapmaya devam ediyor.

Ayrıca dolar/TL’deki değer kaybından da şirket maliyet avantajı sağlıyor. Güçlü nakit pozisyonu ve altın fiyatlarındaki artışa bağlı olarak Koza Altın’ın 2020 yılında daha yüksek kâr üretmesini bekliyoruz. Şirket hisselerinde 12 ay vadeli hedef fiyatımız 15.10 TL olup yüzde 33.6 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

AKSA ENERJİ: 2019 yılını rekor kâr ile kapatan şirket, son çeyrekte 154 milyon TL net kâr açıkladı.nAfrika’da faaliyetlerini sürdüren şirket Mali ve Gana’da sözleşme yenilemeleri için görüşmelerini sürdürüyor.

Ayrıca yakın zamanda Kamerun ve Kongo’da da yeni yatırımlar görebiliriz. Fueloil tesislerinin doğalgaza dönüşümü ile sözleşme sürelerinin uzaması da bekleniyor. Şirketin borçluluk tarafını da oldukça iyi yönettiğini görüyoruz. Net borç/FAVÖK oranı 2.18’lere kadar gerilemiş durumda. Aksa Enerji için 12 ay vadeli hedef fiyatımız 5.50 TL ve yüzde 31 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER: Yılın sonunda Borsa İstanbul’da başlayan yükseliş trendi yatırımcıların borsaya yeniden dönüşünü sağladı.

Hem spot, hem de vadeli piyasada işlem hacimlerinin arttığını yeni hesap açılışlarının uzun zaman sonra yeniden canlandığını gördük. Başarılı bir 2019 yılı geçiren İş Yatırım Menkul Değerler’in 2020 yılında çok daha iyi performans göstermesini bekliyoruz.

Özellikle yükselen hacimlerin daha fazla komisyon getirmesi ve faizlerin düşmesiyle yatırımcıların krediye olan talebi şirket kârlılığını olumlu etkileyecektir. İş Yatırım Menkul Değerler hisseleri için 12 ay vadeli hedef fiyatımız 7.40 TL ve yüzde 54 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

İDİL TARAKLI

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu