Ekonomi Haberleri

Ekonomide “aptal tavuk” korkusu

AVRUPA’NIN pek çok ülkesinde bilinen bir masaldır. Gereksiz tekrarları olduğundan size özetini aktarıyoruz. Adı belirsiz bir ülkenin, adı belirsiz bir çiftliğinde aptal bir tavuk (Chicken Licken) yaşamaktadır (“Chicken”, tavuk demek. “Licken” ise kafiyeli olsun diye uydurulmuş bir kelime). Bir gün ağacın altında eşelenirken kafasına bir elma düşer. Elma, bir tavuk için fazla ağır olduğundan “gökyüzü çöküyor” diye düşünür. “Bu tehlikeyi hemen gidip krala anlatmam lazım” der ve yola koyulur. Yolda horoz “Cocky Locky”ye rastlar. Tavuğa nereye gittiğini sorar. “Kralımıza gidiyorum. Çünkü gökyüzü çöküyor” cevabını alır. “Cocky Locky”, “öyleyse ben de seninle geleyim” der. İkisi birlikte yola devam ederler. Yolda ördek “Ducky Lucky”ye rastlarlar. Aralarında yine aynı diyalog geçer. Ördek de İkiliye katılır. Bu kez yolda kaz “Goosy Loosy”ye rast gelirler. Kaz da durumu öğrenince tavuk, horoz ve ördeğe yol arkadaşı olur. Yolda hindi “Turky Lurky”le karşılaşırlar. “Turky Lurky”, “Gökyüzü çöküyorsa benim de sizinle gelip bu durumu kralımıza anlatmam gerekir” der. Dörtlü gruba hindi de dahil olur. Daha sonra yolda tilki “Foxy Loxy”ye rastlarlar. “Nereye gidiyorsunuz canlarım” diye sorar “Foxy Loxy”. Cevap yine aynıdır: “Krala gidiyoruz. Tehlikeli bir durum var. Gökyüzü çöküyor”. Tilki “Foxy Loxy”, “Ben yolu biliyorum.

Beni takip edin” der. Tavuğu, horozu, ördeği, kazı ve hindiyi evine götürür. Tilki, dişisi ve yavrularıyla birlikte hepsini afiyetle yer. Gökyüzü de çökmez.



Bu masal, Ingiltere Merkez Bankası’nın ekonomistlerinden Andy Haldane’e esin kaynağı oldu ve “Karamsar Chicken Licken görüşleri, pandemi sonrası ekonomik iyileşme çabalarımızda bizi geri plana itiyor” açıklamasını yaptı. Ingiliz yayın kuruluşu BBC’ye, şimdiki zamanla ilgili cesaret verici haberlerin, gelecek korkusuyla boğulmaması gerektiğini söyleyen Haldane, “Şimdiki zaman, Chicken Licken ekonomisi zamanı değil” diye konuştu. Olumsuz ya da karamsar tahminler ileri süren ekonomi çevrelerinin, gökyüzünün çökeceğinden korkan çocuk masalı karakteriyle kıyaslayan Merkez Bankası ekonomisti, “Benim endişem, ekonomiyle ilgili iyi haberlerin, gelecek korkularıyla gölgelenmesidir” dedi. Haldane şu görüşü ileri sürdü: “Toplumsal endişe bulaşıcıdır. Koronavirüs hastalığının kendisi kadar zararlı ve tahrip edicidir. Varlığımızı, sevdiklerimizi, sahip olduklarımızı, endişe verici yorumlar ve tahminlerle tehlikeye atmamalıyız. Ekonomimiz, pandemi sonrası zararların zaten yüzde 90’mı telafi etmiş durumda. Göstergeler, olumlu yönde yükseliyor. Bu yıl üçüncü çeyrekteki iyileşmenin, en güçlü iyileşme olduğunu söyleyebilirim. Ama bunların tam olarak yeterli görülmemesi gerektiğini de kabul ediyorum. Henüz, hastalığın sebep olduğu işsizleri tam olarak iş dünyasına kazandıramadık. Tüketici harcamaları da pandemi öncesindeki seviyesine henüz ulaşamadı. Ama iyimser olmak zorundayız.”

TEDARİK ZİNCİRİ PEKÇOK ÜLKEDE ZORLANIYOR

Genel görünüme bir bakalım. Andy Haldane, haklı mı, haksız mı?

Pandeminin, tarihin en büyük küresel durgunluğuna sebep olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Panik alımlar nedeniyle pek çok ülkede tedarik zinciri, kırılmasa da zorlanıyor. Piyasalarda eksikliği duyulan tüketim maddelerinin yanı sıra ecza sektörü de, talebi karşılayamıyor. Teknoloji endüstrisi, elektronik cihazların sevkiyatında gecikmeler ve aksaklıklar olduğunu kabul ediyor. Borsalar, 2008 finans krizinden bu yana en keskin düşüşleri yaşıyor. 2007-2008 besin maddeleri krizinde olduğu gibi bugün de talep, arzı aştı. Yardım kuruluşlarının bile çaresiz kalması, yaşamını gıda yardımlarıyla sürdüren milyonlarca kişiyi olumsuz etkiliyor. Turizm ve ona bağlı ulaşım sektöründe zararlar, milyarlarla telaffuz edilmeye başlandı. Daha önce yapılan para kaybı tahminlerinin, çok daha yüksek seviyelerde gerçekleştiği anlaşıldı. Spor müsabakaları, moda defileleri, teknoloji fuarları ya erteleniyor ya iptal ediliyor. Sermayesi güçlü olmayan mağazalar birer birer kapanıyor ya da belirsiz süre kepenkleri indiriyor. Tüketicilerin yaklaşık yüzde 40’ı Online alışveriş yapıyor. ABD’nin büyük mağazalarından JCPenney, Nordstrom, Macy’s ve Kohl’s, dokuz ayda toplam 12 milyar 300 milyon dolar para kaybetti. JCPenney, iflasını ilan etti. Düzenlenen turistik tur planlarının yüzde 80-90’ı iptal edildi. Kişisel korunma ekipmanlarına olan talep, yüz kattan fazla arttı. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’ya göre bu yılın nisan ve haziran ayları arasındaki üç aylık dönemde küresel olarak 400 milyon full-time iş kaybı oldu. İşsizlerin büyük bölümünün aslında “sıla izni”ne gönderildiği açıklandıysa da ne zaman işe geri çağrılacakları belli değildi.

3.5 TRİLYON DOLARLIK KAYIP

İmalat sektörü de iyi durumda değil. Havacılık sektörünün en önemli iki imalatçısı Boeing ve Airbus, fabrikalarında üretimi büyük oranlarda düşürdü. Havayolu şirketlerinin durumu ise sürekli kötüye gidiyor. Amerikan havayolu şirketleri, devletten 50 milyar dolarlık yardım alma beklentisi içinde. Sektör çalışanları arasında binlerle değil, yüz binlerle ifade edilen iş kayıplarından söz ediliyor. Dünyanın en büyük havayolu şirketi American Airlines, 19 bin işçiyi işten çıkarmak zorunda kalacağını açıkladı. Sektörün büyüklerinden ABD’nin United Airlines’ı iş gücünde 36 bin, Almanya’nın Lufthansa’sı 22 bin, Ingilizlerin British Ainvays’i 13 bin kişilik kısıntı yapacaklarım bildirdi. Otomotiv dünyasının merkezi sayılan ABD’de satışlar yüzde 40 düştü. Amerika’nın Uç Büyükleri General Motors, Ford Motor Company ve Fiat Chrysler Automobiles US, ülkedeki bütün fabrikalarını kapattı. Dünyanın diğer “Üç Büyükleri” de zorda. Fransa’nın Renault, Peugeot ve Citroen’i, Japonya’nın Toyota, Nissan ve Honda’sı, Güney Kore’nin Hyundai, Kia ve GM Korea’sı, İtalya’nın Ferrari, Maserati ve Lamborghini’si sürekli düşen talepleri durdurmaya çalışıyor (İtalyanların Üç Büyüğü; Fiat, Lancia ve Alfa Romeo’ydu. Fakat Fiat, diğer iki markayı satın alıp Amerikan Chrysler ile ortaklık kurunca ilk üç değişti). Egzoz salınım oranlarıyla oynadıkları için başı belada olan Alman otomotiv endüstrisi de; Audi (Volkswagen AG), Mercedes-Benz (Daimler AG) ve BMW AG, bir yandan elektrikli otomobillerin rekabetiyle mücadele ederken diğer yandan pandeminin sebep olduğu talep düşüşüyle uğraşıyor. Sinema sektörü de çöktü. Amerikan sinemasının kalbi Hollywood, film çekemiyor. Ünlü artistlerin mülti milyonluk kontratları, şimdilik kaydıyla tarih oldu. TV dizileri çoğu ülkede çekilemez hale geldi. Bu yüzden TV kanalları, “nostalji dizileri” yayınlamaya başladı. Buna karşılık evinde kalan insanlara, ücret karşılığı istediği filmi, belgeseli, TV dizisini internet üzerinden izleten şirketlerin şansı açıldı. Kurumsal borçlar katlanarak arttı. Dünyanın sekiz büyük ekonomisi Çin, ABD, Japonya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya, İtalya ve Almanya’da, 2009’da 34 trilyon dolar olan kurumsal borç miktarı, 2019’da 51 trilyon dolara fırladı. Dünya nüfusunun dörtte birinin uyduğu tahmin edilen “Evde Kal” çağrıları, küçük ve orta ölçekli iş kollarını, restoranları, otelleri, eğlence mekanlarını, müzeleri, güzellik salonlarını, kaplıcaları vurdu.

Ne dersiniz? Aptal tavuk, endişesinde haklı mı?

Bu arada “Chicken Licken”, sadece bir masal değil. Güney Afrika Cumhuriyeti’ne yolunuz düşerse (pandemi ortamında düşeceğini pek sanmıyoruz ama), ülkenin en büyük tavuk fast food restoran zinciri olduğunu görürsünüz. Hiç bir turist, “Chicken Licken”da bir tavuk burger yemeden ülkeden ayrılmaz.

ALEV RIGEL



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu