Anasayfa / Ekonomi-Finans / Erken Seçim Ekonomiye Zarar Verirmi?

Erken Seçim Ekonomiye Zarar Verirmi?



Türkiye erken seçime gidiyor

24 Haziran’da erken seçim için düğmeye basıldı. Yüksek Seçim Kurulu hazırlıklara başlarken, erken seçim için mini uyum paketi TBMM’ye gelecek. Piyasalar ve iş dünyası, erken seçim kararından memnun…

TÜRKİYE 24 Haziran 2018’de sandığa gidecek. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri ilk defa birlikte yapılacak. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) hazırlıklara başlarken, erken seçim için mini uyum paketi TBMM’ye gelecek. Piyasalar ve iş dünyasının belirsizlikleri ortadan kaldıracak bir adım olarak değerlendirdiği erken seçim kararı, pratikte sorun olmaya başlayan “ikili yapıyı” sona erdirecek. Başbakanlık kalkacak. Binali Yıldırım son başbakan olacak. Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkacak. Oy pusulasında ilk defa ittifak hanesi olacak. Bir siyasi parti kendi kimliğini koruyarak başka bir siyasi partinin cumhurbaşkanı adayını destekleyebilecek. 18 yaşındakiler milletvekili adayı olabilecek. Erken seçim nedeniyle TBMM’de grubu bulunan dört siyasi partiye seçim yardımı yapılacak. Cumhurbaşkanı adayları “bağış” kabul edebilecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ağustos için seçim çağrısı yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından erken seçimlerin 24 Haziran’da yapılması kararı aldıklarım açıkladı. “Eski sistemin hastalıkları karşımıza çıkabiliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan erken seçim kararının gerekçesini “Suriye’deki gelişmelerin hızlandığı, makroekonomik dengelerden büyük yatırımlara kadar her konuda çok önemli kararlar vermemiz gereken dönemde seçim konusunu ülkemizin gündeminden bir an önce çıkarmamız şarttır” sözleriyle ifade etti.

İLK SEÇİM

Türkiye, 2017 referandumuyla kabul edilen anayasa değişiklikleriyle ilk defa cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerini bir arada yapacak. TBMM’de grubu bulunan siyasi partiler cumhurbaşkanı için aday gösterebilecek. AK Parti ile MHP seçime “Cumhur İttifakı” ile gidecek. TBMM dışından aday gösterilenler için ise 100 bin imza gerekecek. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda adayların hiçbiri yüzde 50+1’e ulaşamazsa en çok oyu alan iki aday, ikinci tura kalacak. İkinci tur 8 Temmuz’da yapılacak. İkinci turda da en yüksek oyu alan isim beş yıl süreyle Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak. Cumhurbaşkanı en fazla iki defa seçilecek. Yeni anayasaya göre TBMM’deki milletvekili sayısı 550’den 60ü’e çıkacak. Erken seçimler 2017 referandumuyla kabul edilen yeni anayasanın da resmi olarak yürürlüğü girmiş olması anlamına gelecek. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olurken, başbakanlık makamı kalkacak.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerinin 24 Haziran 2018’de yapılması için Meclis kararı alınmasına yönelik seçim önergeşi TBMM’ye sunuldu. Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanı sıra AK Parti Grup Başkanve-killeri Mustafa Elitaş, Naci Bostancı, İlknur înceöz, Bülent Turan, Mehmet Muş, MHP Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay ile Erhan Usta’nın imzası bulunduğu önerge, Anayasa Komisyonu’nda Perşembe günü görüşüldü ve ardından TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

UYUM YASALARI PAKETİ

Erken seçim kararının ardından gözler Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin uyum yasalarına çevridi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcrnın yaptığı açıklamaya göre, AK Parti’nin hazırladığı, MHP ile kurulan Milli İttifak Komisyonu’nda görüşülecek 8-10 maddelik mini uyum paketi bu hafta Meclis’e getirilerek yasalaşacak.

Perşembe günü Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Uyum Komisyonu’nda mini uyum paketi ele alınmıştı. Yazıcı, toplantının büyük çoğunluğunun yürütmenin yapılandırılması alanına ayrıldığını belirterek, bu alanda yapılacak çalışmaların seçimden önce, seçimden hemen sonra ve daha sonraki süreçlerde devam edecekler şeklinde ayrıldığını ifade etti. Yazıcı, seçimlere kadar yapılacak çalışmaların özünün bir anlamda alan temizliği yapmak olduğunu kaydetti.

Mini uyum paketiyle getirilecek düzenlemelere göre Cumhurbaşkanı adayı, milletvekili adayı olamayacak.

En az 100 bin seçmenin cumhurbaşkanlığı adaylığı için başvurduğu kişileri YSK ilan edecek.

Meclis’in 12 Mayıs’ta tatile gidebileceği belirtilirken, seçim öncesi çıkarılması istenen bazı uyum düzenlemelerinin ise hükümetin alacağı yetki kararnamesi ile çıkarılması öngörülüyor. Yeni dönemde birçok kanunla bazı kavramların devre dışı kalacağını söyleyen Yazıcı, “Bakanlar Kurulu olmayacak. Yasalarda Bakanlar Kurulu’na atıf varsa o olmayacak. Başbakan olmayacağı için ‘başbakan’ diye kanunlarda tanımlanan yerler çıkarılacak. O alanlara ilişkin temizleme, sisteme uyumlu hale getirme Meclis’ten geçireceğimiz bir yetki kanunu çerçevesinde çıkartılacak kanun hükmünde kararnameyle olacak” diye konuştu.

24 Haziran olarak seçim kararının çıkmasının ardından YSK, bürokratların istifa süreci, aday listelerinin hazırlanması ve YSK’ya sunulması, cumhurbaşkanlığına aday gösterme sürecinin nasıl işleyeceğine ilişkin seçim takvimini açıklayacak. YSK, propaganda ve seçim kurallarını belirleyecek, seçim kampanyaları başlayacak. Seçim kampanyalarının 15 Mayıs gibi başlayacağı ifade ediliyor. Bilindiği üzere Ramazan ayı 15 Mayıs akşamı başlıyor.

İTTİFAK İÇİN SÜREÇ BAŞLAYACAK

24 Haziran’da yapılacak seçimlerde partiler ilk kez ittifak yapabilecekler, parti kimliğini koruyarak başka bir siyasi partinin adayını destekleyebilecekler. İttifak yaparak seçime katılma kararı alan siyasi partiler, seçimin başlangıç tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde, genel başkanların imzalarını ihtiva eden ittifak protokolünü YSK’ya teslim edecek. Aday listelerinin teslim edilmesi için belirlenen tarihten iki gün öncesine kadar, aynı usulle ittifak protokolünde değişiklik yapılabilecek. Siyasi partiler, aday listelerinin teslim edilmesi için belirlenen tarihten üç gün öncesine kadar, YSK’ya bildirimde bulunmak suretiyle ittifaktan vazgeçebilecek. Bu durum, YSK tarafından aynı ittifak içerisindeki diğer siyasi partilere derhal bildirilecek. Vazgeçme halinde, ittifak diğer partiler arasında devam edecek. İttifaktan vazgeçmenin bildirilmesini takip eden gün saat 17.00’ye kadar, ittifak içerisindeki diğer siyasi partiler ittifak protokolünü değiştirebilecek veya ittifaktan vazgeçebilecek.

24 Haziran’da yapılacak erken seçimde seçim ittifakı yapılması halinde, yüzde lO’luk barajın hesaplanmasında ittifak yapan siyasi partilerin aldıkları geçerli oyların toplamı esas alınacak ve bu siyasi partiler için ayrıca baraj hesaplaması yapılmayacak. İttifak yapan siyasi partiler, kuraya ittifak olarak dâhil edilecek ve oy pusulasında yan yana yer alacak. Bu partilerin ittifak içerisindeki sıraları da kurayla belirlenecek. İttifakın elde edeceği milletvekili sayısının hesaplanmasında, ittifak yapan siyasi partilerin toplam oyu esas alınacak.

İttifakın elde ettiği toplam milletvekili sayısı, ittifak yapan siyasi partiler arasında her birinin aldığı geçerli oy sayısı esas alınarak yasadaki usule göre paylaştırılacak.

“OHAL’IN SEÇİMLE İLGİSİ YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim tarihini 24 Haziran olarak açıkladığı gün TBMM’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) 18 Temmuz’a kadar üç aylığına uzatıldı. SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü Nebi Miş, uzun süredir siyasette OHAL tartışmalarını izlediğini belirterek şunları söyledi:

“OHAL’in seçimlerle ilgisi yok. OHAL, FETÖ’yle mücadele çerçevesinde devlete ilişkin olarak alınmış bir karar. Bu anlamda seçim sürecinin yönetilmesi, siyasal sistemin kurgulanması açısından hem muhalefet hem de uluslararası çevrelerde OHAL konusu gündeme getirilecek. OHAL, siyasette söylem olarak seçim malzemesi yapılacak. Hukuksal ve yasal çerçevede ise seçimlere etkisi olmayacak.”

548 MİLYON TL’LİK HAZİNE YARDIMI




Siyasi partilere erken seçim nedeniyle hazine yardımı yapılacak. 2018 bütçesi ile TBMM’de grubu bulunan dört siyasi parti, bu yılın başında toplam 273.8 milyon TL yardım almıştı. Partilerin oy dağılımına göre 2018 bütçesinden AK Parti’ye 139.1 milyon TL, CHP’ye 71.2 milyon TL, MHP’ye 33.3 milyon TL ve HDP’ye 30.1 milyon TL Hazine yardımı gerçekleşmişti. Yasa gereği siyasi partilere her yıl yapılan Hazine yardımı, o yılın bütçesinin kamu gelirlerinin toplamının, beş binde 2 oranında hesaplanıyor. Bu ödenek, Hazine yardımı yapılacak siyasi partiler arasında, katıldıkları son seçimde aldıkları oy oranlarına göre dağıtılıyor. Siyasi partilere her yıl bütçe gelirleri üzerinden yapılan yardım genel seçim yıllarında üç katı olarak gerçekleşiyor. Yılın başında Hazine yardımını alan siyasi partilere, erken seçim nedeniyle aldıkları ödeneğin iki katı düzeyinde bir ödeme yapılacak. Bu çerçevede AK Parti’ye 278.2 milyon TL, CHP’ye 142.4 milyon TL, MHP’ye 66.6 milyon TL, HDP’ye 60.2 milyon TL ödenecek. Böylece dört siyasi partiye yapılacak 547.4 milyon TL’lik erken seçim yardımıyla birlikte, bu yıl toplam Hazine yardımı 821 milyon TL’yi aşacak.

İŞ DÜNYASI ÖNÜNÜ GÖRMEK İSTİYOR

İş dünyası erken seçim kararını memnuniyetle karşıladı. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİ-AD) Başkanı Abdurrahman Kaan, iş dünyasının ihtiyacı olan istikrar ortamını sürdürü-lebilmek ve yakın coğrafyada cereyan eden siyasi ve fiziki hareketlilik karşısında doğru pozisyon alabilmek adına, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bir an önce geçilmesi gerektiğini vurgu ladı. Kaan, “İnanıyoruz ki bu seçim sonuçları, 2023 hedeflerimizin gerçekleştirilmesi ve güçlü Türkiye’ye giden yolda engellerin bertaraf edilebilmesi adına büyük bir dönüm noktası olacaktır” dedi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ise, Türkiye’nin belirsizliklerle kaybedecek vakti olmadığını vurgulayarak, “Seçimlerin öne alınması iş dünyası açısından belirsizliklerin bir an önce ortadan kalkacağı ve önümüzü daha net göreceğimiz anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİ BELİRSİZLİĞİ SEVMEZ”

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yeniğim, ekonominin belirsizlikleri sevmediğini, iş dünyasının önünü göremeyince karar almakta zorluk çektiğini vurguladı. Belirsizliklerin ortadan kalkması ve seçimlerin hızla yapılacak olmasının iş dünyası için yılın ikinci yarısının kazanılması anlamına geldiğini belirten Ye-nigün, ekonomide kırılganlıkları artırabilecek uzun bir seçim ekonomisi yaşanmayacak olması açısından da kararın önemli olduğunu dile getirdi.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ahmet Erdem, seçim tarihinin netleşmesinin, iş dünyasının bu konuda algıladığı belirsizliği ortadan kaldırdığını ifade ederek, seçim kararının Türkiye’nin demokratik, hukuki, ekonomik ve sosyal gelişimine katkıda bulunmasını dilediklerini söyledi. Erdem, alınan bu kararın devam eden ekonomik reformlara odaklanılmasına katkı vereceğini kaydetti.

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (Konutder) Başkanı Altan Elmas, erken seçimi yerinde bir karar olarak değerlendirdiklerini vurgulayarak, 24 Haziran’ın da bir an önce seçim sürecinden ülkenin çıkması için ideal bir tarih olduğunu belirtti.

Erken seçimle birlikte beş yıllık yeni bir dönem başlayacağını dile getiren Elmas, “Bürokraside yavaşlayan süreçler hızlanacak. 2023 hedeflerine giden Türkiye için ise bir viraj daha geçilmiş olacak” dedi.

Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yet-gin ise, 24 Haziran tarihini gayrimenkul sektörü olarak büyük bir heyecanla karşıladıklarını vurgulayarak, İş dünyasının belirsizliklerin Kasım 2019’a kadar sürecek olmasından rahatsız olduğunu dile getirdi. Yetgin, “Bir buçuk yıllık bu uzun belirsizlik dönemi özel olarak gayrimenkul sektörümüzün mevcut potansiyelini ortaya koymasının önündeki engellerden biriydi” dedi.

YATIRIMLARA DEVAM

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 2018 sonbaharında olabileceği tahmin edilen seçimin, bu yılın ilk yarısında yapılacak olmasını ekonomi ve üretim hayatı için olumlu bir karar olarak değerlendirdiğini belirtti. Bahçıvan, 2018 ikinci yarısını şimdiden belirsizliğin ortadan kalkacağı, öncelikli olarak ekonomiye odaklanılacak bir dönem olarak gördüğünü bildirdi. Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı Erkan Güral ise, erken genel seçimin piyasalarda menfi dalgalanmalara yol açacağına dair bir görünüm yaratmadığını belirterek, tam aksine, yeni sisteme geçişin yaratacağı heyecan ve moral ortamının ekonomik göstergelere müspet yönde tesir edeceğine dair beklentilerinin yüksek olduğunu dile getirdi. Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜM-SÎAD) Genel Başkanı Yaşar Doğan, seçimlerin 24 Haziran’a alınarak erken seçim olarak değerlendirilmesi Türkiye’yi kaosa sürüklemeye çalışanların planlarını bozacağını kaydetti. Kaos planlarının bertaraf edilmesi için yeni sistemin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, “Erken seçim kararının herkes için doğru bir adım olduğuna inanıyorum” dedi.

Prof. Dr. Tanju TOSUN / Ege Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi
“Dış politikada öngörülebilirliğe katkı yapar”

İster erken olsun, ister zamanında yapılsın, seçimler ekonomi ve iç politikada olduğu gibi dış politika açısından da birtakım belirsizlikleri ortadan kaldırır. İktidara gelecek partinin dış politikalarını uygulama fırsatı verir. Erken seçimin Türkiye’nin gerek çevresindeki sorunlu bölgelerle ilgili politikalar üretmesi, gerekse AB ile ilişkiler anlamında olumsuz etkileri olacağını düşünmüyorum. AB örneğinde düşündüğümüzde seçimden çıkacak tablo, AB’nin de en azından Türkiye’de seçmenin sandıktaki tercihini görmesi, muhatabını da ona göre dikkate alması açısından önemli. Seçimler dış politika için, öngörülebilirliğin kurumsallaşmasına katkı yapar.

Suriye ve Ortadoğu’daki gelişmeler açısından bakıldığında, bir süre önce ABD’nin başını çektiği ülkeler Suriye’ye yönelik operasyon yürüttüler. Bu operasyonun muhtemelen devam etme olasılığı var. Bu açıdan sandıktan çıkacak bir parlamento aritmetiği seçilecek bir cumhurbaşkanının, iç politikadaki gücünün dış politikaya yansıması anlamında elini güçlendirir.

Nebi MİŞ /SETA Siyaset Araştırmaları Direktörü
“İttifaklar deneyimlenecek”

Türkiye yeni sistemde cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimleri bağlamında, ittifakları deneyimleyecek. Bunun hem seçmen davranışına hem de Türkiye’nin siyasal kültürüne katkı sağlayacağını düşünüyorum. Zorunluluktan dolayı seçim kararı alınan 1 Kasım seçimlerini saymazsak, 15 yıllık AK Parti iktidarı ilk kez erken seçim kararı aldı. Bu süreçte bir tarafta seçim, diğer tarafta uyum yasalarına yönelik çalışmalar yürütülecek. Uyum yasalarında bir ayrıma gidiliyor: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyum sürecinde öncelikli olmayan düzenlemeler seçim sonrasına bırakılacak, aciliyeti olanlar ise hızlıca yasalaştırılacak. TBMM’nin hızlı ve etkili çalıştırıldığında bir sıkıntı çıkmayacağını tahmin ediyorum. Devletin yapılanmasında bakanlıkların yeniden dizaynı gibi hususlar daha sonraya bırakılabilir. Uzun süredir komisyonlar uyum sürecine yönelik çalışıyordu. Türkiye 16 Nisan’dan itibaren seçim sürecine girmişti.

Rifat HİSARCIKLIOĞLU / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği [TOBB] Başkanı
“Türkiye hedeflerine hızla ilerleyecek”

Erken seçim kararı, tüm milletimize ve iş dünyamıza hayırlı olsun. İş dünyamızı rahatsız eden belirsizliklerin bir an önce ortadan kalkması ve ekonomik reform gündemimize daha iyi odaklanabilmemiz açısından 24 Haziran 2018 tarihi son derece yerinde bir tercihtir. Türkiye 24 Haziran sonrasında hedeflerine hızla ilerleyecektir.

Mehmet BÜYÜKEKŞİ / Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM] Başkanı
”Çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz”

Bir süreden beri seçimlerin erkene alınacağına dair piyasamda söylentiler vardı ve bu bir belirsizlik yaratıyordu. Uzlaşılan erken seçim tarihi ile belirsizlik sona erdirilmiş oldu. Seçimin, bu yılın ilk yarısında yapılacak olmasını ekonomimiz ve ihracat camiası açısından olumlu buluyoruz. Seçimleri tamamladıktan sonra daha net bir gelecek vizyonu ile Türkiye olarak çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.

Şekib AVDAGİÇ / İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı
”Üretim yarışı 1.5 yıl erken başlar1”

Seçimlerin erken yapılması en çok reel sektöre yarar İş dünyası yatırım kararlarını öne alır. Çok daha güçlenecek yönetim sistemiyle üretim yarışı 1.5 yıl erken başlar. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş ile perçinlenecek siyasi istikrar, ekonomideki uyum ve büyümeye destek olur. Türkiye’nin bekleyecek bir saati bile yok. Dünyanın bu konjonktüründe ihtiyacımız olan tek şey siyasi istikrarın sürmesi.

Suriye ve Irak ile ilgili gelişmeler sürerken, dünyanın iki dev kutbu arasında gerginlik tırmanırken kararları hızlı almalıyız. Uluslararası çevrelerin kur manipülasyonlarına hak ettikleri cevabı daha güçlü verebilmek için de buna ihtiyaç var.

Erol BİLECİK /TÜSİAD Başkanı
”Makroekonomik istikran gözetecek politikalara öncelik verilmeli”

TÜSİAD olarak seçim sürecinin özgür, demokratik ve adil bir ortamda gerçekleşmesini temenni ediyoruz. Küresel ekonomideki mevcut gelişmeler seçim sürecinde dahi ekonomik istikrara azami özen gösterilmesini gerektiriyor. Seçimlere kadar olan dönemde makroekonomik istikrarı gözetecek politikalara öncelik verilmeli, finansal istikrarı zedeleyecek uygulamalardan kaçınılmalı.

İlk defa yeni anayasal çerçevede ve OHAL ortamında yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin güven, hukuk, adil koşullar ile düşünce özgürlüğü ortamı içinde gerçekleşmesi için devlete ve tüm siyasi partilere büyük sorumluluk düşüyor.

Hülya Genç Sertkaya





Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir