Ekonomi Haberleri

Eylül’de yıllık enflasyon yüzde 11.75

Enflasyon sürprizi

ENFLASYON Eylül’de piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Tüketici fiyatları Eylül ayında yüzde 0.97 artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya göre 0.02 puanlık azalışla yüzde 11.75 düzeyinde gerçekleşti. Tüketici fiyatlarının beklentilerin bir miktar altında kalmasında giyim ve ayakkabı grubu fiyatlarındaki 0.03 puanlık gerilemenin belirgin etkisi oldu. Yıllık enflasyon temel mal ve gıda gruplarında artarken, enerji ve hizmet gruplarında ise geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), Eylül ayı fiyat gelişmeleri raporuna göre döviz kuru gelişmeleri ve talep koşullarının etkisiyle temel mal grubu yıllık enflasyonu Eylü’de 1.66 puan artışla yüzde 11.68 oldu. Bu dönemde diğer temel mal grubu fiyatları birikimli döviz kuru etkilerine bağlı olarak yüzde 1.54 arttı. Giyim ve ayakkabı grubunda fiyatlar mevsimsel ortalamalara kıyasla oldukça zayıf bir seyir izleyerek yataya yakın seyretti, yıllık enflasyon yüzde 6.79’a geriledi. Gıda ve alkolsüz içecekler yıllık enflasyonu Eylül’de 1.44 puan artarak yüzde 14.95’e yükseldi. Gıda grubunda yaşanan artışta hem işlenmemiş hem de işlenmiş gıda etkili oldu. Hizmet enflasyonu yavaşlarken, enerji yıllık enflasyonu doğalgaz fiyatları kaynaklı yüksek baz etkisiyle 2.82 puan azalarak yüzde 6.77’ye geriledi. Aylık fiyat gelişmeleri raporunda enerji grubu fiyatlarının EylüFde yüzde 0.50 oranında arttığını, bu dönemde tüpgaz, şebeke suyu ve akaryakıt fiyatlarındaki artışların öne çıktığını vurgulayan TCMB, Ekim ayından itibaren geçerli olmak üzere hanehalkı, sanayi ve ticarethaneler tarafından kullanılan elektrik fiyatlarında yapılan artışın önümüzdeki dönemde grup enflasyonunu yukarı yönlü etkileyeceğini değerlendirdi. EylüFde alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bir önceki aya göre temel mal ve gıda gruplarının katkıları sırasıyla 0.43 ve 0.28 puan artarken, enerji, hizmet ve alkol-tütün-altın gruplarının katkıları ise sırasıyla 0.33,0.36,0.14 puan azaldı.

Enflasyon

9 AYLIK TÜFE YÜZDE 8.33

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜIK) verilerine göre tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) EylüFde geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 8.33, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 11.47 artış gerçekleşti. Ana harcama grupları itibarıyla Eylü’de TÜFE’de aylık bazda artışın yüksek olduğu gruplar sırasıyla yüzde 3.02 ile ev eşyası, yüzde 1.84 ile ulaştırma, yüzde 0.93 ile konut oldu. Aylık en yüksek azalış yüzde 0.07 ile eğitim grubunda, yüzde 0.03 ile giyim ve ayakkabı grubunda yaşandı. Yıllık bazda artışın en yüksek olduğu ana gruplar yüzde 25.17 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 15.09 ile sağlık ve yüzde 14.95 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.



TÜFE’de Eylül’de fiyatı en çok artan ürün yüzde 18.65 ile patlıcan, yüzde 16.83 ile sivri biber, yüzde 13.73 ile muz, yüzde 13.44 ile dolmalık biber, yüzde 9.76 ile kuru soğan oldu. Eylül’de fiyatı en çok düşen ürünler ise sırasıyla yüzde 22.07 ile limon, yüzde 19.13 ile yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 13.48 ile elma, yüzde 7.13 ile erik, yüzde 6.31 ile şehirlerarası otobüs ücretleri olarak belirlendi.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), Eylül’de aylık yüzde 1.35, yıllık bazda da yüzde 11.57 arttı. Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ve tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE göstergesi (C) aylık yüzde 1.33, yıllık yüzde 11.32 artış gösterdi.

Yİ-ÜFE AYLIK YÜZDE 2.65 ARTTI

Yurt içi üretici fiyat endeksi (YÎ-ÜFE) Eylül’de yüzde 2.65 artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya göre 2.80 puan artışla yüzde 14.33 oldu. TCMB’nin Eylül ayı fiyat gelişmeleri raporunda üretici fiyatlarında gözlenen bu artışta döviz kuru gelişmelerinin belirleyici olduğuna dikkat çekildi. Petrol ve ana metal hariç imalat sanayi fiyatlarının mevsimsellikten arındırılmış eğiliminin bu dönemde belirgin bir ölçüde yükseldiği değerlendirildi. Raporda, tüketici fiyatları üzerinde üretici fiyatları kaynaklı baskıların güçlenerek devam ettiği vurgulandı. TÜÎK verilerine göre Eylül’de sanayinin dört ana sektöründen imalat endeksi yıllık yüzde 15.52 arttı. Bu dönemde madencilik ve taşocakçılığında yüzde 16.87 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2.62 azalış, su temininde yüzde 13.25 artış olarak gerçekleşti.

Daha çok çekirdek enflasyon ve ÜFE üzerinde etkisini gösteren döviz kurunun gecikmeli etkisinin bundan sonraki dönemde genel fiyat artışları tarafına yansıması ve TÜFE üzerinde yukarı baskıyı devam ettirmesini bekleniyor.

EN ÇOK DOLAR KAZANDIRDI

Eylül’de aylık en yüksek reel getiri ABD dolarında oldu. TÜIK, geçen hafta finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını açıkladı. Buna göre aylık en yüksek reel getiri yurt içi üretici fiyat endeksi (YI-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 0.85, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 2.53 oranlarıyla Amerikan Doları’nda gerçekleşti. Eylül’de yatırımcısına en çok mevduat faizi kaybettirdi. Üç aylık, altı aylık ve yıllık değerlendirmede yatırımcısına en çok kazandıran finansal yatırım aracı külçe altın oldu. Üç aylık ve altı aylık dönemde en çok kaybettiren yatırım aracı Devlet îç Borçlanma Senetleri (DIBS), yıllık değerlendirmede ise BIST 100 endeksi oldu.

Bu arada EylüPde reel efektif döviz kuru endeksi TÜFE bazında 1.59 puan azalarak 62.21 düzeyine geriledi. TCMB tarafından yayımlanan geçici verilere göre YÎ-ÜFE bazında reel efektif döviz kuru endeksi de aynı dönemde 0.26 puan azalarak yüzde 72.29 oldu. Türk lirasının değeri, EylüPde 2019 yılının aynı ayma göre TÜFE’de yüzde 14.75, Yi-ÜFE’de ise 11.33 puan azaldı.

İHRACAT BEKLENTİLERİ ARTTI

2020 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin ihracat ve ithalat beklentileri arttı. Ticaret Bakanlığı’nın paylaştığı 1-17 Eylül 2020 tarihleri arasında uygulanan dış ticaret beklenti anketi sonuçlarına göre 2020 yılı dördüncü çeyrekte ihracat beklenti endeksi bir önceki çeyreğe göre 24.9 puan artarak 108.4 oldu. İhracat beklenti endeksine dahil edilen soruların yayılma endeksleri incelendiğinde, şu anda kayıtlı ihracat sipariş düzeyi ve son 3 aya ilişkin ihracat sipariş düzeyine yönelik değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek 3 aya ilişkin ihracat beklentisi ile ihracat sipariş beklentisi endeksi azalış yönünde etkiledi, ithalat beklenti endeksi, 2020 yılı dördüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 23.6 puan artarak 105.9 oldu, ithalat beklenti endeksine dahil edilen sorulardan ithalat birim fiyatı beklentisi (gelecek 3 ay), şu anda kayıtlı ithalat sipariş düzeyi ve son 3 aya ilişkin ithalat sipariş düzeyi sorularına yönelik değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, ithalat beklentisi (gelecek 3 ay) azalış yönünde yansıdı. Endekslerin 100’den büyük olması beklentilerin artış yönünde olduğunu gösteriyor.




Bu arada geçen hafta açıklanan verilerden biri de Hazine nakit gerçekleşmeleri oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre EylüPde Hâzinenin nakit gelirleri 78.2 milyar TL, nakit giderleri 109.4 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Faiz dışı giderlerin 94.6 milyar TL, faiz ödemelerinin ise 14.8 milyar TL olduğu EylüPde, faiz dışı denge ise 16.4 milyar TL açık verdi. EylüPde hazine nakit dengesinde ise 30.8 milyar TL açık oluştu.

Prof. Dr. Murat FERMAN / Beykent Üniversitesi Rektörü
“Zamanlama ve ince ayar ön plana çıkacak”

Manşet enflasyon Eylül’de beklentilerin altında gerçekleşti. Ancak beklenen kur geçişkenliği Yİ-ÜFE’de beklentilerin üzerinde ortaya çıktı. Eylül’de çekirdek enflasyonun da manşet oranını geçtiği göz önüne alındığında, önümüzdeki aylarda enflasyon geçişkenliğinde sirayetin artarak devam edeceği görülüyor. 2020 yılı enflasyon hedefini aritmetik olarak gerçekleştirmek güçleşirken, enflasyon stoku yoluyla 2021 ve sonrasındaki enflasyon seyrinde de daha dik bir patikaya girilebilir. Enflasyonda ve döviz kurunda TL aleyhinde gelişmeler adeta hem enflasyonda hem de kur değerinde dirençli ve yapışkan bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Bu tablonun yumuşatılması, önce olumluya çevrilmesi lazım. TCMB’nin yılsonuna kadar gerçekleştireceği üç para politikası kurulu toplantısından birinde faize yeniden yükseltme yönlü bir artış olarak müracaat edeceğini öngörüyoruz. 100 baz puanın altındaki bir müdahale gereken etkiyi yaratmayacaktır. Zamanlama ve ince ayar ön plana çıkacak. Sıkılaştırma, likidite kuraklığı yaratmadan yapılmalı.

Prof. Dr. Erhan ASLANOGLU / Piri Reis Üni. Rektör Yardımcısı
“Enflasyon yılbaşından itibaren gerileyebilir”

Tüketici fiyatları Eylül’de aylık yüzde 0.97 artışla beklenenden düşük geldi. Pandemi nedeniyle giyim ve ayakkabı grubunun etkisini enflasyonda gecikmeli görülüyor.

Hatırlanacağı üzere olumsuz etki ilkbaharda gecikmeli yansımıştı. Mevsim ve sezon etkisi yoğun giyim ana grubunun olumlu etkisinin ise Eylül’de hala devam ettiği görülüyor. Giyimin enflasyona negatif etkisini Ekim ve Kasım aylarında göreceğimizi düşünüyorum. Döviz kurlarının etkisi, Eylül’de yüzde 3.02 oranında artış gösteren ev eşyası gibi alt kalemlerde gözleniyor. Daha çok ÜFE’ye ve çekirdek enflasyona yanşayan döviz kurunun gecikmeli etkisinin önümüzdeki aylarda genel fiyat artışlarına yansımasını, TÜFE üzerinde baskıyı sürdürmesini bekliyoruz. Tüketici enflasyonunun Ekim’de ve sonrasından elektrik zammı, giyim ve gıda etkisiyle yükseleceğini düşünüyorum. Yılı yine yüzde ll’in biraz üzerinde bir rakamla kapatma imkanımız mümkün görünüyor. Enflasyonun seyrinde kur belirleyici olacak. Döviz kurlarında dengelenme sağlanabilirse, enflasyon yılsonuna doğru zirve yapıp, yılbaşından itibaren gerileyebilir. Merkez Bankası’nın 22 Ekim’de gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısında ilave sıkılaştırmaya gideceğini düşünüyorum. Merkez Bankası’nın politika faizinde 100 baz puan civarında faiz artışına gideceğini öngörüyorum.

Yatırım programına zorunlu olmadıkça yeni proje alınmayacak

Orta Vadeli Mali Plan’ın (2021-2023) onaylanması hakkında Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin 8 Ekim tarihli mükerrer sayısında yayımlandı. Buna göre üç yıllık Mali Plan döneminde, maliye politikasının temel hedefi, mali disipline kararlılıkla devam edilmesi olacak. Bu kapsamda 2021-2023 döneminde kamu hizmet sunumunun ve idari  yapısının etkinliğini artıracak ve gereksinimlerini dinamik bir yapıda karşılayacak program bütçe sistemine geçilerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlanacak. Bütçenin gelir performansının yükseltilmesi amacıyla sürekli ve kalıcı gelir kaynakları ile vergi tahsilatında etkinlik artırılacak ve ekonomide kayıt dişilik azaltılacak. Mali Plan dönemi sonunda bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 3.5 olması hedefleniyor. Planda 2021 yılı bütçe giderleri 1 trilyon 346.1 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 101.1 milyar TL, bütçe açığı 244 milyar 993 milyon TL olarak öngörüldü. Resmi Gazete’de yayımlanan 2021-2023 dönemi yatırım programı hazırlıklarıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı genelgesine göre tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu olmadıkça 2021 yılı yatırım programına yeni proje alınmayacak. Bu arada 2021-2023 dönemi bütçe çağrısı da yayımlandı.

Doç. Dr. Atılım MURAT / TOBB ETÜ Öğretim Üyesi
“Para politikalarında daha fazla sıkılaştırmaya ihtiyaç olabilir”

Yüzde 0.97 artışla beklentilerin altında gerçekleşen TÜFE, son üç yılın en düşük Eylül ayı enflasyonu oldu. Piyasaların ve riH benim daha yüksek enflasyon beklentimizin İM1 temelinde son iki aydır döviz kurunda yaşanan artış ile ÖTV artışları yer alıyordu, Eylül ayı TÜFE’deki düşüşte, enflasyon sepetindeki ağırlığı nedeniyle giyim ve ayakkabı grubunda yaşanan düşüş etkili oldu. Yukarı yönlü seyri devam eden çekirdek enflasyon, Eylül’de manşet enflasyonun I üzerinde gerçekleşti. Bu da bize para politikalarında daha fazla sıkılaştırmaya ihtiyaç olduğunu gösteriyor. O nedenle TCMB’nin 22 Eylül’deki Para Politikası Kurulu toplantısında ilave sıkılaştırmaya gitmesini bekliyorum. Totalde 300 baz puan faiz artırımına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. TCMB’nin sıkılaştırmayı adım adım gerçekleştireceğini, bu nedenle döviz kurundaki gelişmelere göre Ekim toplantısında 150-200 baz puan faiz artırımına gideceğini öngörüyorum. Son 15-20 yıllık döneme bakıldığında, yılın son üç ayındaki ortalama enflasyon artışı yüzde 3’ün üzerinde gerçekleşmiş. En iyimser senaryoda 2020 yılının son üç ayında bu düzeyde bir artış gerçekleşse bile Yeni Ekonomi Programındaki yüzde 10.5’lik yılsonu hedefinin üzerinde bir TÜFE artışı olabilir. Yılsonu enflasyon beklentim yüzde 12 düzeyinde.

Hülya Genç Sertkaya



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu