Dünyadan ve Türkiyeden Güncel Haberler

Formula 1 Terimler Rehberi

formula 1 istanbul

TEKRAR ertelenmezse yarış başlıyor. Bir başka deyişle motor sporlarından hoşlananların, kulağa müzik gibi gelen motor kükremeleri yeniden start alıyor. Size yarışlardan zevk alabilmeniz için, sayfalarımızın yettiği ölçüde bir rehber hazırladık. Kuralların ve limitlerin yıldan yıla değiştiğini unutmamak gerekir. Otomobillerin teknik özellikleri, 2018-2021 arası rakamlarıdır. îşte yarışlarda geçen terimler:



F1 REHBERİ

• Apex: Virajın içine en yakın olan noktadır. Pilot, viraj alırken otomobilin yarış çizgisinin en yavaş bölümünde olur. Aslında bir geometri terimidir. İkizkenar üçgenin, piramidin ve koninin tabanından en uzakta olan noktasıdır. Güvenli ve hızlı bir sürüş için apex’leri kullanmayı bilmek, yarışı kazanmakla kaybetmek arasındaki ince çizgidir.

• Aquaplaning (Hydroplaning): Lastiklerin, ıslak zeminde yol tutuş kabiliyetlerini kaybetmesidir. Lastiğin zemindeki suyu dağıtamamasından kaynaklanır. Çünkü Fİ yarış otomobilleri, yüzde 100 kavrama için düz lastik (slick tyre) kullanır. Yağmur yağdığında, yivli lastiklere geçilir.

• Balaklava: Pilotların kasktan önce giydiği yanmaz kumaştan yapılan maskedir. Kar maskesi de denir. Amaç, burun ve ağzı kapatmak, pilotu yarış sırasında önündeki araçlardan gelen ya da kaza sonrası oluşan dumanı solumaktan kurtarmaktır. Genelde beyaz olur. Ama beyaz olması şart değildir. Kaskın içinin temiz kalmasını da sağlar.

• Balans: Yola tutunma, sürüklenme, düz bir hatta ilerleme ve hızlanma dengesini başarıyla kurmaktır. Bu dört unsur, yarışın kazanılmasında önemli rol oynar.

• Balast: Otomobilin dengesini sağlamak için uygun noktalara yerleştirilen ağırlıklardır.

Formula 1 istanbul

• Bayraklar: SARI BAYRAK; pist üzerinde bir tehlikeye, MAVİ BAYRAK; tur bindirilen ve hala yarışa devam eden yavaş aracın, hızlı araca yol vermesi gerektiğine (üç ikazdan sonra ceza verilir), YEŞİL BAYRAK pistteki sorunun bittiğine ve pilotların yarışa devam edebileceklerine, SİYAH BAYRAK; pilotun yarıştan diskalifiye edildiğine (ki numarasıyla birlikte gösterilir), KIRMIZI BAYRAK; pistteki çok tehlikeli bir durum nedeniyle yarışın hemen durdurulduğuna, BEYAZ BAYRAK; ileride pistte yavaşlayan bir otomobil veya ambulans ya da çekici olduğuna, siyah/beyaz DAMALI BAYRAK; yarışın sona erdiğine işaret eder.

• Blokaj: Pilotun fren bölgesini kaçırıp daha sonra sert fren yapmak zorunda kalmasıdır. Bu bir hatadır. Pilotun zaman ve pozisyon kaybetmesine neden olur. Lastik ömrü de kısalır.

• Burun Kutusu (Nose Box): Yarış otomobilinin önünde, karbon elyafından yapılmış, içi oyuk yapıdır. Hava akışım, aracın altındaki dağıtıcılara (diffuser) yönlendirir. Çarpma anında pilotu da korumuş olur. Ayrıca ön kanatlar, burun kutusunun iki yanına monte edilir.

• CAD (Computer Aided Design): Fİ otomobillerinin bilgisayar yardımlı tasarımıdır.

• Coanda Etkisi (Coanda Effect): Hızla ilerleyen hava akımının doğru bir yol izlemek yerine bir karoseri parçasının eğimlerini izleyerek ilerlemesi olayıdır. Havacılıkta önemli olan bu etki, otomobilin aerodinamik hesapları için de mühendislere sorun çıkarır.

• Cockpit: Pilotun bulunduğu yerdir. Terim, uçak cockpit’lerinden alınmıştır. 1994’te San Marino Grand Prâ’sinde Brezilyalı pilot Ayrton Senna’nın ölümüyle sonuçlanan kazadan sonra cockpit’ler, güçlendirilmiş materyallerle desteklenmiştir (Senna, yarışta lider konumdayken lastiği yırtılmış, bir parçası pilotun başına çarpmıştı).

• Curb: Virajın her iki yanında bulunan, kırmızı-beyaz boyalı kısımlardır. Pilot virajı alırken bu boyalı bölümü rehber olarak kullanır.

• Debrief: Takım pilotlarının mühendislerle olan toplantısıdır. Otomobillerin performansı ve yarış stratejisi üzerine konuşulur.

• Delta Zamanı (Delta Time): iki farklı tur veya iki farklı yarış otomobili arasındaki zaman farkıdır.

• Direksiyon: Yarış otomobillerinin, göstergelerin olduğu direksiyon paneli yoktur. Onun yerine bütün göstergeler, direksiyon üstüne yerleştirilmiştir. Pilot, motorla ilgili 20 farklı ölçümü direksiyonda görebilir. Direksiyonlar; karbon elyafı, cam elyafı, silikon, titanyum ve bakırdan yapılır. Direksiyon, yerinden çıkarılabilir. Aksi halde pilot, araca giremez/ çıkamaz. Böyle bir direksiyonun maliyeti 80 bin – 100 bin dolar arasıdır. Direksiyonların takımlara yıllık maliyeti, 500 bin doları bulabilir.

• Drag: Otomobillerin hareket halindeyken karşı karşıya oldukları aerodinamik dirençtir.

• DRS (Drag Reducing System – Sürtünmeyi Azaltan Sistem): Otomobilin arkasında, hıza göre otomatik olarak açılan veya kapanan, açıldığında hava sürtünmesini azaltan sistemdir.

• Elektronik Kontrol Birimi (Electronic Control Unit – ECU): Motor performansını maksimuma çıkarmakta kullanılan donanımdır. Otomobilin 300 sensöründen (algılayıcısından) gelen bilgiler doğrultusunda çalışır. Elektrik donanımı, motor ve vites kutusunu kontrol eder. Fakat FIA, Standard ECU’lere izin verir. İzin süresi de 2021 sonunda bitecektir.

• ERS (Energy Recycling System -Enerji Geri dönüşüm Sistemi): Egzozda ve frenlerde oluşan ısı enerjisini geri dönüştürerek motora ekstra güç sağlayan ve verimliliği artıran sistemdir. Bu sürece, “hasat” (harvesting) denir. Pilot, bu ekstra gücü yarışta öne geçmek için kullanır.

Formula 1 heyecanı

• Formula One (F1): Adı, “uyulması zorunlu formüller dizisi”nden gelir. Değişik kentlerde, özel pistlerde veya kent sokaklarında yapılan, açık tekerlekli otomobillerin yarışıdır. On farklı takım, ikişer otomobille katılır. Mesafe 305 km’dir. (Monaco’da 260.5 km). Yarış, süre olarak iki saati geçemez. Bu süreye, yarışın kırmızı bayrakla durdurulduğu süre dahil değildir. F1 yarışlarına katılabilmek için sırasıyla karting, F4, F3, F2 ve F1 klasmanlarına yükselmek gerekir. Organizasyonu FIA’nın (Federation Internationale de 1’Automobile – Uluslararası Otomobil Federasyonu) spor bölümü gerçekleştirir. F1, ilk yıllarda popüler olmamıştır. 1950’de yedi, 1977’de 17 yarış yapılmıştır. Günümüzde 22 yarış yapılmaktadır.

• Fren: Tekerlekler, disk frenlidir. Çelik ve döküm demir yerine 1976’dan beri karbon kompozit maddeler kullanılmaktadır. Frenlemede kaliperlerdeki (tekerleğe bağlı diski, iki yandan sıkan kıskaç-daki) ısı 1000 dereceye kadar çıkabilir. Yine de herhangi bir bozulma olmaz. Bu frenler o kadar güçlüdür ki otomobil, 100 km hızdan sıfıra 15 metre içinde iner (Binek otomobillerde bu mesafe 87 metredir).

• Fren Kilitlenmesi: Pilotun pedala maksimum frenlemeden daha fazlasını uygulaması ve ön tekerleklerin kilitlenip duman çıkararak kaymasıdır.

• G Kuvveti: Yarışlarda yer çekimini değil, pilota yük olan hızlanmayı ifade eder. Pilotlar hızlanırken, fren yaparken veya viraj dönerken, çok yüksek G kuvvetlerine maruz kalırlar.

• Grand Prix (GP): Her yarış, bu adla anılır. “Büyük ödül” demektir.

• Grid: Yarışa katılan araçların, start öncesi pist kenarında sıralanmasıdır. Sıradaki her araç arasında 8 metrelik mesafe olur.

• Hafta sonu Yarışları: Yarışlar hafta sonları; cuma (test sürüşleri), cumartesi (sıralama turu) ve pazar (yarış) olarak yapılır. Böylece tatil gününde milyonlarca seyirci, yarışları rahatlıkla izleyebilir.

• Halo: Pilotların yüzünü dolayısıyla başını koruma amaçlı, Y biçiminde barlardan oluşan güvenlik sistemidir. Titanyumdan yapılır. Pilotların görüşünü engellediği gerekçesiyle eleştirilmektedir. Üç kez F1 dünya şampiyonu olan Avusturyalı pilot Niki Lauda (1949-2019), en çok karşı çıkan sürücü olmuştu. Ama onlarca pilot, halo sayesinde hayatta kaldı. Maliyeti 17 bin dolardır (Halo, Yunanca halka demektir. Melek çizimlerinde başın üstünde görülen halkadır. Pilotu koruduğundan böyle adlandırılmıştır).

• HANS (Head and Neck Support device): Baş ve boyun destek donanımıdır. Pilotlar için hayati önemi olan bir boyun korumasıdır. Kaza anında kafatası kırığı, baş ve boyun bölgesi hasarlarının yaşanması tehlikesini azaltır. U biçimindedir. Karbon elyafından üretilir. Kullanımı zorunludur.

• Hasat (Harvesting): Enerji geri dönüşüm sisteminin (ERS), motora ekstra güç sağlama sürecidir.

• Hava Koridoru (Slipstream): Pilotun, yüksek hızdan dolayı önündeki hava direncini kırması ve arkasında daha az dirence sahip bir koridor bırakmasıdır. Bu koridoru yakalayan arkadaki pilot, az dirençle karşılaşacağından daha da hızlanarak önündeki aracı geçebilir.

• Hava Kutusu (Air Box veya Air Inta-ke): Pilot mahallinin hemen üzerindeki geniş deliktir. Motora hava buradan girer. Bu hızlı hava girişi, sıkıştırılarak motor gücünün artmasına yardımcı olur. Buna “Koç Etkisi” (Ram Effect) denir, ikinci faydası, geniş bir parça olduğundan üzerine reklam alınabilmesidir.

• Hız: F1 yarış otomobilleri, saatte 350 km hıza kadar çıkabilmektedir. Bunun için otomobillerin aerodinamik yapılarının mükemmel olması gerekir. Rekor hız, 2016’da Meksika Grand Prix’sinde saatte 372.5 km hız yapan FinlandiyalI pilot Valtteri Bottas’a aittir (Bundan daha yüksek hızlar bildirilmiştir ama ya resmi olarak onaylanmamıştır ya da sıralama turu hızıdır). Yine de F1, en hızlı yarış değildir. En hızlı olan, Kuzey Amerika’daki birinci seviye açık tekerlekli otomobil yarışı IndyCar serisidir.

• Hızlanma (Acceleration): F1 otomobilleri, sıfırdan 100 km hıza, 2.4 saniyede çıkar. 300 km hıza, 8.4 saniyede ulaşır. Sıfırdan 160 km hıza çıkmak ve tekrar sıfıra inmek, 5 saniyeden az sürer.

• Kanatlar (Wings): Yarışlarda hız arttıkça, otomobillerin havalanma eğilimi de artar. Araçları yere bastıracak donanım gereklidir. Otomotiv endüstrisinin etkili tasarımcılarından İngiliz Colin Chapman (1928-1982), araçlara kanat ekledi. Lotus arabaların da kurucusu olan Chapman, aynı zamanda bir pilottu. Uçak kanatlarını ters çevirip, hava akımının kanatları aşağı bastıracak şekilde yerleştirdi, öne ve arkaya iki kanat yeterliydi. Kanatlar ilk kez 1968’deki Monaco Grand Prix’sinde kullanıldı. Üreticiler işi abartarak yan kanatlar ve X şeklinde kanatlar da yaptılar. Ama F1 organizasyonu bunları yasakladı.

• Kapalı Park (Pare Ferme): Sıralama turlarından sonra yarış otomobillerinin park edildiği kapalı alanlardır. Burada araçların kurallara uygun olup olmadığı kontrol edilir. Böylece pilotların araçlarını, sıralama turlarında bıraktığı gibi yarışa başlaması sağlanır.




• Kask (Helmet): Pilotların en önemli güvenlik yardımcısıdır. Her pilota, kafa ölçüleri alınarak kask hazırlanır. Yapımında sertlik için karbon elyafı, ateşe dayanıklılık için aramid ve kevlar olarak da bilinen polietilen kullanılır. Sentetik bir materyal olan “zylon”dan da yararlanılır (Bu materyal, kurşun geçirmez yeleklerde bulunur). Birleştirici madde reçinedir. Kaska dışarıdan 790 derece sıcaklık da uygulansa, kask içi sıcaklık 70 derecede kalır. Pilotlar yarış sırasında çok fazla su kaybettiklerinden, kask içindeki ince bir borudan su da içebilirler.

• Kayma: Viraj alırken otomobilin ön veya arka tekerleklerinin kayması ya da yoldan kopmasıdır, önden kaymaya “understeer”, arkadan kaymaya “oversteer” denir. Pilotlar, önden kaymada kontrolü daha zor sağlar. Pilot gerekli önlemi almazsa otomobil “spin” atar (Spin atmak, pilotun istemediği bir durumdur. Drift yapmak ise, pilotun isteyerek yaptığı viraj alma yöntemidir. Ama F1 araçlarında drift yapılamaz. 1969 yılına kadar yapmak serbestti).

• Kevlar: F1 otomobillerin yapımında kullanılan, sentetik elyaf ve reçine karışımıyla elde edilen güçlü ve hafif kompo-zit maddedir.

• Kirli Hava: Yarış otomobilinin arkasındaki havadır. Girdaplı ve düzensiz bir hava akımıdır. Arkadaki aracın titreşmesine neden olur ama arkadaki rakibe çok daha az dirençli bir hava akımı bırakır.

• Korkulu Zaman (Bogey Time): Pilotların pit stop’a girme ve çıkma süresidir. Pistten ayrılıp pit stop’a giren yolda hız yapılamaz. Bakım süresinin de minimum olması gerekir. Başarılı bir pit stop zamanı, pilotu yarışta geride bırakmaz (Bogey, golf tabiridir. Topu deliğe en az vuruşla sokmaktır).

• Lastik: Takımlar, yarış için 10-13 set lastik seçebilir. Yarış sırasında yağmur başladığında ıslak hava lastiğine geçme kararı tam bir kumardır. Pilot ıslak hava lastiği taktırıp zaman kaybetmek istemeyebilir. Ama pistte kayma ihtimali de vardır (Kuru hava lastiği düz, ıslak hava lastiği yivlidir. Düz lastiğin, kuru zemine tutunma kabiliyeti tamdır), ön lastikler 305 milimetreden, arka lastikler de 405 mm’den daha geniş olamaz. F1 lastiklerinin ömrü, en fazla 300 km’dir. Sebebi, yumuşak olması nedeniyle çabuk yıpranmasıdır (Bizim kullandığımız binek otomobillerde bu mesafe, teorik olarak 80 bin km’dir). Yumuşak lastik, daha geniş bir alanda zemine tutunur. Lastiklerin ısısı, yarış sırasında 90-100 santigrad dereceye kadar çıkar. Lastikler, hava yerine, daha istikrarlı bir gaz olan nitrojenle (azot) şişirilir. Nitrojen, basınç kaybına neden olmaz, tozdan, nemden etkilenmez.

• Lastik Isıtıcı (Tyre Warmer): Lastikler için yapılmış elektrikli bir battaniyedir. Otomobile takılmadan önce lastiğe sarılır. Böylece aracın optimum performans sıcaklığındaki lastiklerle yarışa başlaması sağlanır.

• Lastik Yanması (Fiat Spot): Pilotun fren kilitlemesiyle ön tekerleklerdeki yanmadır. Bu durumda pilotun, “pit stop” yaparak lastiklerini değiştirmesi gerekir.

• Lolipop: Pit stopa giren pilota “durması” ya da “devam etmesi” konusunda bilgi veren, iki taraflı daire biçimi levhadır.

• Motor: F1 araçlarında; (2014’ten itibaren) altı silindirli, 1.6 litre hacimli motorlar kullanılır. Devir adedi de 15 binle sınırlıdır. Silindirlerde toplam 24 süpap bulunur (Daha fazlasına izin verilmez). Güç, 980-1000 hp arasında olur (2000-2005 arası 3 litrelik VI0 motorları, 2006-2013 arası da 2.4 litrelik V8 motorları kullanılmıştır). Motorların yedi yarışlık ömrü vardır. Otomobillerin de. Daha kesin rakamlar vermek gerekirse motorlar, 2 bin 135 kilometreden sonra ıskartaya çıkarılır. Buna test sürüşleri ve sıralama turlarındaki mesafeler de dahildir. Motor yapımında alüminyum, titanyum ve demir alaşımlarından başka metallere de izin verilmez. Motorun minimum ağırlığı 145 kilo olmalıdır.

• Otomobil: Yarış otomobilleri, üstü açık tek kişilik pilot mahalli olan, yine üzeri açık tekerlekli otomobillerdir. 80 bin parçadan oluşurlar (Bizim günlük hayatta kullandığımız binek otomobiller 30-35 bin parçadır). Araçların izin verilen minimum ağırlığı, sürücüsüyle beraber 740 kg olmalıdır. Buna yakıt dahil değildir. Otomobilin maliyeti 14 milyon dolara kadar çıkabilir (2014’te maliyet ortalama 7.7 milyon dolardı). Bunun 11 milyon doları motor ünitesidir. Karbon elyafından yapılmış monokok (tek parça) şasinin de değeri 1.2 milyon dolardır. Otomobilde takımın ve pilotun istediği değişiklikler yapıldığında maliyet daha da artar. Bu değişiklikler, FIA’nın izin verdiği ölçüler içinde yapılmalıdır, ömrünü dolduran otomobiller, özel koleksiyonculara, yarış dünyasının önemli isimlerine, emekli yarışçılara ve müzelere gönderilir.

• Overcut: Rakip aracın pit stop’a girmesiyle daha hızlı turlar atarak rakibin önünde olmaya çalışma yöntemidir.

• Pit Stop: Yarış otomobillerinin pistten ayrılıp takımına ait özel bölmelerde aracın lastiklerini değiştirdiği, basit ona-rımlar ve mekanik ayarlamalar yaptırdığı, kısa beklemeli açık garajlardır. Pit stop’ta geçirilen süre 2-3 saniyedir. En kısa süre rekoru 1.82 saniyedir (1950’de en kısa süre, 4 dakika 39 saniye idi).

• Podyum Seremonisi: Yarış sonunda birinci, ikinci ve üçüncü olan pilotların podyuma çıkması ve ödüllerini alması için düzenlenen törendir. Daha sonra pilotlar, medya odasına geçerek basın mensuplarının sorularını cevaplar.

• Pole Position: Yarış startında ilk sırada olma durumudur. Terim, at yarışlarından alınmıştır. Ortada “direk” de yoktur, “kutup” da. Pilotlar, sıralama turunda, en önde pozisyon almak için yarışırlar.

• Puanlama: Puanlama ilk on pilot için yapılır. Birinci 25, ikinci 18, üçüncü 15, dördüncü 12, beşinci 10, altıncı 8, yedinci 6, sekizinci 4, dokuzuncu 2, onuncu 1 puan alır. En hızlı turu atan pilota ayrıca 1 puan daha verilir. Fakat bu pilot, yarışı ilk on içinde bitirmelidir.

• Sektör: Pilot performanslarının analiz edilmesi için pistin bölümlere ayrılmasıdır. Birinci sektör, hız yapmaya imkan veren düz pisttir. İkinci ve üçüncü sektörler virajlı olur.

• Serbest Pratik (Free Practice): Test sürüşleri de denir. Cuma günü yapılan, piste alışma turlarıdır. Pilotlar hem pisti tanır hem de otomobiller pist koşullarına göre ayarlanır, lastik seçimi yapılır. Bu turların yarışa bir etkisi olmaz. Mecburi de değildir.

• Sıçrama Startı (Jump Start): Yarışın başladığını belirten kırmızı ışıkların sönmeden, pilotun start almasıdır. Elbette ki bu hareket cezalandırılır.

• Sıralama Turları (Qualifying): Cumartesi günü yapılır. Pazar günkü yarışta pilotların hangi sırada yarışa başlayacaklarını belirler. Sıralama turları, yarışın kazanılıp kaybedilmesinde önemli rol oynar.

• Sirk: Yarışın perde arkasındaki çalışanlara, mühendislere, sponsorlara, mekanik ustalarına, yöneticilere, sürücülere, ekipmana, medya mensuplarına, şaka yollu yakıştırılan terimdir.

• Telemetri: Yarış sırasında motor ve şasi ile ilgili bilgileri, incelenmek üzere garajdaki mühendislerin bilgisayarlarına ileten sistemdir. Bu bilgiler sadece incelenir. Uzaktan kumanda ile anlık ayarlar yapılamaz (Bu da, havacılıktan alınmış bir teknolojidir. Kara kutu bulundurmak zorunda olmayan küçük uçakların uçuş bilgileri, otomatik olarak merkeze iletilmektedir).

• Temiz Hava: Yarış otomobilinin önündeki havadır. Girdapsız, düzgün bir hava akışıdır. Ancak yüksek hızlarda otomobile, “havadan bir duvar” gibi direnç gösterir.

• Tork (Torque): Motorun burma gücüdür. Motorun esnekliği, tork gücüyle ölçülür.

• Tur (Lap): Parkurun bir defada kat edilmesine verilen addır. F1’de 135 farklı sürücü, “en hızlı tur” başarısını göstermiştir. Rekor, 77 kez en hızlı tura imza atan Alman pilot Michael Schumacher’a aittir. En hızlı tur, genelde yarışın son turlarında atılır.

• Türbülans: Yarış otomobilinin arkasında bıraktığı çalkantılı havadır.

• Undercut: Pilotun erken pit stop’a girerek yeni lastiklerle, eski lastikli rakibini geçmeye çalışma stratejisidir.

• Uyum Anlaşması (Concorde Agree-ment): Her takımın imzalamak zorunda olduğu, Formula 1’in ticari faaliyetlerini düzenleyen anlaşmadır. 1981’den beri yürürlüktedir. Ancak televizyon gelirlerinin paylaşımı, takımların sıralamadaki payları ve ödül paraları, ticari ilişkilerle ilgili yönetmelikler sır gibi saklanmaktadır (Bu, öyle bir uyumdur ki, “Concorde” Fransızca, “Agreement” İngilizce yazılır).

• Viraj: Virajlar, yarış parkurlarına hızı dengelemek için konur. Yine de pilotlar bu virajları, mümkün olduğu kadar hızlı geçmeye çalışır. Bu sırada pilotlar, yanal hızlanmadan (lateral acceleration) dolayı yüksek G kuvvetlerine maruz kalırlar. Araç belli bir hızda düz giderken 1 kabul edilen bu kuvvet, virajlarda 5-6 katına (5G-6G) kadar çıkabilir. Eğitimsiz kişiler, 5G’den sonra bayılabilir.

• Vites: F1 araçları sekiz ileri viteslidir. Debriyaj yoktur. Fren ve gaz pedalları vardır. Vites değiştirmek için gaz kesmek yeterlidir (yarı otomatik şanjman). Vitesler, direksiyondan, el altı tuşlarıyla değiştirilir. Aracın hangi viteste olduğu direksiyon panelinde görünür.

• Yakıt: Binek otomobillerinin kullandığı yakıta çok benzer. Aslında çok sıkı denetlenen bir karışımdır. Her takım, kullandığı yakıttan beşer litrelik iki bidonu analiz ve onay için yetkililere teslim etmelidir. Benzinin oktan derecesi 102’ye kadar çıkabilir (Binek otomobiller, 95 oktan benzin kullanır). Yakıt limiti, 145 litredir. 1997’de Finlandiyalı pilot Mika Hakkinen’in Belçika’daki üçüncülük derecesi, aracının yakıtı doğru formülde olmadığı gerekçesiyle iptal edilmişti.

• Yarış çizgisi: Yarış otomobilinin pistte izlediği yoldur. Teorik olarak sonsuz sayıda yarış çizgisi vardır. İdeal çizgi ise şartlara göre değişiklik gösterir.

• Yüzde 107 Kuralı: Sıralama turlarında yavaş pilotları eleme yöntemidir. Diyelim ki 100 saniye ile en iyi tur süresi elde edildi. Turu, 107 saniye içinde tamamlayan pilotlar yarışa alınır. Bu süreyi aşan pilotlar yarış dışı kalır. Amaç en iyileri yarıştırmaktır. Tartışmalı olan bu kural, bazı yıllarda uygulanmamıştır. Kuralı savunan Formula One Group eski CEO’su Ber-nard (Bernie) Ecclestone’a göre pilotları başarılı olmayan küçük takımlar, sadece TV yayın haklarından para kazanmak için Fl’e girerler. Dolayısıyla yarışa alınmamaları gerekir (İngiliz iş adamı Ecc-lestone, Fl’e 1958’de pilot olarak katılmış, daha sonra Formula One Group’un kurucusu olmuştur).

• Zemin Etkisi (Ground Effect): Yarış otomobillerine önden gelen hava, aracı havalandırabilir. Bunun için hava akımını dağıtacak donanımlar (diffuser) ve aracı piste bastıracak kanatlar koymak gerekir. Aracın şasi altı da düz olmak zorundadır. FIA, bu konuda katı kurallar getirir.

ALEV RIGEL


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu