Anasayfa / Girişimcilik / Girişimciler İçin Zamanlama

Girişimciler İçin Zamanlama




Girişimciler İçin Zamanlama Her Şeydir!

Konuya biraz aşina olan herkes girişimciliğin dışarıdan göründüğü kadar kolay bir iş olmadığını biliyordur. “Kendi işini yapmak” heyecan verici bir düşünce olsa da, bu düşünceyi gerçeğe dönüştürme sürecinde hesaba katılması gereken sayısız konu, göze alınması gereken pek çok risk bulunuyor.

Zaman zaman bu konularla ilgili özel yazılar yayınlıyoruz. Bugün de bir girişimci için hayati olabilecek bir konu olan zamanlamadan bahsedeceğiz. Ne zaman şirketleşmek gerektiğinden, yatırımcılarla ne zaman konuşmak gerektiğine ve hatta çıkış için doğru zamanlamanın ne olduğuna kadar konunun farklı noktalarına değineceğiz.

Tahmin edebileceğiniz gibi bu yazı öncelikli olarak internet girişimcilerine hitap ediyor. Yine de farklı alanlardaki girişimcilerin de işine yarayabileceğini umuyorum.

Başlamadan önce buradaki yorumların kişilere ve durumlara göre farklılık gösterebileceğini de hatırlatmakta fayda var. Mümkün olduğu kadar genel koşullara göre hazırladığım bu konuda mutlaka istisnalar vardır. Hatta bu konuyla ilgili farklı görüşlerinizi, tecrübelerinizi yorumlarda paylaşırsanız, herkesin faydalanabileceği daha zengin bir kaynak oluşturabiliriz…

Ne Zaman Şirket Kuracaksınız?

Girişim ile şirketleşme aynı şey değildir. Aileniz ile birlikte yaşadığınız odanızda girişiminizi geliştirmek için çalışır ve büyük hayaller kurarken yan odadan “Bizim çocuk da bir baltaya sap olamadı” sözlerini duymak çoğu girişimcinin kendini ispat isteğiyle, biraz hızlı hareket ederek erken şirketleşmesine neden olabilecek bir faktör.

Ama bu örnekten daha sık girişimcilerin kendi heyecanlarına kapılarak henüz gerçek bir ihtiyaç yokken şirketleştiklerini görüyoruz. Bunda şirketi girişim ile bir tutma yanılgısının da payı var. Aslında şirket girişiminiz için bir araçtan başka bir şey değil. Yasal bir şekilde gelir elde etmek için şirket kurmak şart ama henüz gelir elde etmediğiniz dönemde bir şirkete gerçekten ihtiyacınız var mı?

Şirketi ancak kullanacağınız zaman kurmalısınız. Henüz gelir elde etmiyor olabilirsiniz ama girişiminiz için yapacağınız masrafları, şirket masrafları olarak göstermeniz gerekiyorsa şirketleşmek iyi bir fikir olabilir.

Fakat şirket kurduğunuzda pek çok yan masrafında otomatik olarak karşınıza çıkacağını hesaba katmalısınız. Özellikle de düşük bir giriş sermayesine sahipseniz daha projenin ortaya çıkmasına bir yıl verken Bağkur ödemeleri, müşavir masrafları, kira stopajı gibi yüklerin altına girmek için erken olabilir.

Ürünü Ne Zaman Piyasaya Çıkartacaksınız?

Bir girişimin ayakta kalabilmesi için en önemli faktör hızlı bir şekilde gelir üretebilir hale gelmesi. O yüzden Guy Kawasaki’nin önerdiği gibi “Ship, then test” yani ürünü piyasaya çıkartın ve sonra test edin. Ürün hazır olur olmaz piyasaya çıkartmak ve sonrasında güncellemeler ile eksikleri gidermek size hem nakit akışı sağlayacak, hem de sizin gözden kaçırabileceğiniz gereksinimleri kullanıcıların geri dönüşleri sayesinde fark etme şansınız olacak.

Ürününüzün özellikle ilgi göreceği dönemler varsa bunları da bu noktada hesaba katmak şart. Örneğin evlilik ile ilgili bir girişiminiz varsa sizin için en önemli sezon yaz sezonu olacaktır. Ama bu girişiminizi yaz aylarında açmalısınız anlamına gelmiyor. Çünkü evlilik örneğinde planlamalar genellikle aylar öncesinden, genellikle de baharda başlar.

Yazın evlenecek çiftler düğün hazırlıklarına baharda başlayacaklarına göre sizin bu tarihte karşılarına hazır olarak çıkmanız gerekiyor. Yapmanız gerekecek düzenlemeler ve ayarlamaları da hesaba katarak takvimi bahardan da önceye çekmek bu örnek için iyi zamanlama olabilir.

Yatırımcılarla Ne Zaman Konuşacaksınız?

Yatırımcıların en sevmediği girişimci profili, karşılarında elinde sadece kağıt üzerinde bir proje ile çıkanlardır. Çok az girişimci kağıt üzerindeki bir proje ile yatırımcılarla el sıkışabilir. Eğer çok güvendiğiniz bir iş fikriniz varsa ama o fikri hayata geçirecek sermayeniz yoksa profesyonel yatırımcılar yerine yakınlarınızla konuşarak işe başlamak daha iyi bir fikir olabilir.



Yakın çevrenizde size güvenen profesyonel yatırımcılar varsa tabi ki bu durum değişebilir. Fakat o zaman da yatırımcıyı çok erken içeri aldığınız için ilk yatırımınızı düşük bir değerleme ile elde etme riski ile karşılaşabilirsiniz.

Derme çatma da olsa projenizin ilk halini ayağa kaldırabildiğiniz an yatırımcılar ile görüşmek için ilk doğru zaman denilebilir. İdeal zamanlama bu olmasa da, eğer projeyi bir adım daha ileri götürmek için mutlaka yatırıma ihtiyacınız varsa, yine düşük değerleme riskini göze alarak, yatırımcıların kapısını çalabilirsiniz.

Daha ideal olansa projenin büyük oranda tamamlanmış, piyasaya çıkmaya neredeyse hazır olduğu dönemdir. Proje bir süredir kapalı (veya açık) şekilde bir test grubu tarafından kullanılıyorsa, elinizde yatırımcılara gösterebilecek ümit vaat eden rakamlar, istatistikler varsa hem onları işinize daha kolay ikna edebilirsiniz, hem de projenin o anki değerine daha yakın bir değerleme ile yatırım alabilirsiniz.

Ne Zaman Büyüyeceksiniz?

Özellikle yeni girişimciler için tüm sürecin en hassas noktası büyüme konusudur. İşlerin, müşterilerin artmaya başlaması büyümeniz gerektiğine dair ilk işaretler olacak ama bu büyümek zorundasınız anlamına da gelmiyor. Özellikle de çok stabil olmayan ekonomilere sahip ülkelerde plansız ve zamansız büyümek yapılabilecek ciddi hatalardan bir tanesi.

Büyümek temel olarak doygunluğa ulaşıp şartların zorlanmaya başladığı zaman değerlendirilmesi gereken bir hareket. Müşteriler yavaş yavaş teslim süresinden şikayet etmeye veya personel iş yoğunluğu konusunda şikayetçi olmaya başladığında bu konuda artık bir adım atılması gerekecektir.

Bu konuda farklı yaklaşımlar olabilir ama ben büyümenin yavaş ve sağlam adımlarla yapılması gerektiğini düşünenlerdenim. İşiniz bir anlamda araba kullanmaya benzer. Yolda giderken ne kadar hızlanırsanız gerektiğinde ani bir hamle yapma ihtimalinizde o kadar düşer.

O yüzden büyümeniz gerektiğinde örneğin 5 kişilik ekibinize 5 kişi daha katmak yerine birer birer işe almak, süreçte kontrolü kaybetmenizi sağlar. Ekipmanlarınız artık yeterli gelmiyorsa tümünü birden değiştirmek yerine, teker teker veya kademeli olarak yenilemek, geliştirmek olası riskleri azaltacaktır.

Eğer kendi alanlarında uzman yatırımcılardan destek aldıysanız bu konuda işiniz daha kolay. Çünkü yatırımı zaten büyümek için aldınız ve elinize gerekli kaynağınız var. Üstelik işinizi büyütmek konusunda yeterli tecrübeniz yoksa bile yatırımcılar bu konuda size yol göstereceklerdir.

Ne Zaman Çıkış Yapacaksınız?

Diyelim ki 2 yıl önce kurduğunuz ve iyi giden bir internet girişiminiz var ve birileri size girişiminizi satın almak için 750 milyon dolar öneriyor. Ne yapardınız? Çıkış için 750 milyon dolar iyi bir rakama benziyor. Ama Zuckerberg 2. yılında Facebook’u 750 milyon dolara satmayı reddetti ve üzerinden 5 yıl daha geçtikten sonra bugün doğru olanı yaptığını rahatlıkla görebiliyoruz.

Peki ya teklif biraz daha yüksek, örneğin 6 milyar dolar olsaydı? Bu sefer satar mıydınız? Bu da 2. yılında Groupon’un reddettiği rakam…

Çıkış için zamanlama konusunda bu işi bilen hemen herkesin söyleyeceği şey projenin zirveye ulaştığı veya ulaşmak üzere olduğu zamandır. Teoride mükemmel bir tavsiye. Ama ne yazık ki girişiminizi satın almak isteyecek olanlar artık zirveye ulaşmış ve bundan sonra sadece aşağı doğru hareket edebilecek bir girişime çok para harcamak istemeyebilirler.

Çıkış zamanlaması ile ilgili tek bir doğru yanıt olduğunu düşünmüyorum. Mümkünse zirvede, düşüşe başlamadan önce çıkış yapmak mantıklı. Ama o zaman arzu ettiğiniz değerleme ile satış zor olabilir. Bu nedenle yapılması gereken en mantıklı hareket; girişimin olgunluk süreci içerisinde satışı gerçekleştirmek. Daha önce veya sonrasında projeyi değerinin altında satma riski ortaya çıkabilir.

Çıkış konusunda ayrıca; sektörün durumu, ulusal ve küresel ekonominin gidişatı (özellikle sektörü etkileme ihtimali varsa), gelişen yan sektörler, sektördeki diğer oyuncuların durumlarını gibi hesaba katılması gereken diğer etmenleri de gözden kaçırmamak gerekli.

Ama iyi bir girişimcinin ön görülerine güvenebiliyor olması lazım. Doğru zamanı belirlemek bilimsel olarak mümkün olmasa bile, eğer çıkmak için doğru zaman olduğunu hissediyorsa projenin herhangi bir aşamasında çıkış yapabilir. Buradaki tek önemli nokta bir daha geri dönüp bakmaması. Sonrasında bir zamanlama hatası yaptığını görecek olsa bile bunu bir felaket olarak değil sadece girişimcilik eğitiminde öğrenmesi gereken bir ders olarak değerlendirip yoluna devam etmeli.

webrazzi





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir