Başarılı Girişimcilik

Girişimi Ayakta Tutmanın 8 Yolu

Girişimi ayakta tutmak için 8 öneri. Girişiminiz kâr edinceye kadar bir çok masraf sizi bekliyor. Bu süre boyunca maliyetleri karşılamak, girişiminizi ayakta tutmak için gerekli. Bu yazımızda girişimlerin bu süreyi nasıl uzatabileceğini, mevcut sermayenizle girişiminizi nasıl daha uzun ayakta tutabileceğinizi anlatmaya çalışalım.



Girişimcilik öncesi, girişimcinin ana amacını belirlemesi gerekir. Amacına uygun, kuracağı ticari işletmenin yatırımını belirli bir süre içerisinde geri kazanarak kâra geçirmek ve bunu da sürekli hale getirmektir. İşletmeyi kurmadan önce uygun olduğunu düşündüğü bir yer seçer, iş için gerekli altyapıyı sağlar, donanım, yazılım ve makineleri tedarik eder, çalışacak personeli istihdam eder. Bundan sonra öngördüğü ve planladığı satışın gerçekleşmesi için gerekli diğer adımları atar.

8 Adımda Girişimi Ayakta Tutmak

Girişimlerin de, belirli bir hacimde ekonomi yaratana, belirli ölçeğe gelene, kar etmeye başlayana dek ayakta kalması ve faaliyetlerine devam etmesi en önemli nokta. Bu süre içinde ürün geliştirme, pazarlama, sabit giderler gibi olguların varlığı ise, bu noktaya gelene kadar girişimin para yakmaya devam etmesi anlamına geliyor. Eldeki toplam paranın, aylık harcanan giderlere bölümünde çıkan süre ise, girişimin yeni bir yatırım alana dek ne kadar yaşam süresi kaldığını bize gösteriyor. Bunu otomobilinize koyduğunuz benzin gibi de düşünebilirsiniz.

Benzininiz biterse yolda kalırsınız. Özetle, ayda 1 TL yakan bir şirketin kasasında 10 TL varsa, bu şirketin önünde 10 aylık bir mesafe vardır. Bu yazıda ise, girişimlerin bu süreyi nasıl uzatabileceğini, mevcut sermayenizle girişiminizi nasıl daha uzun ayakta tutabileceğinizi anlatmaya çalışalım.

8 Adımda Girişimi Ayakta Tutmak
8 Adımda Girişimi Ayakta Tutmak

1- Düzenli Harcama Takibi Yapın

Yeni kurulan bir şirket için en önemli şeylerin başında harcama takibi gelir. Şirket kuruluş aşamalarından itibaren (muhtelemen daha da öncesinden) tüm harcamalarınızı takip edebileceğiniz bir sistem geliştirmelisiniz. Bunun için ister muhasebe yazılımlarını kullanabilir, isterseniz de en basit şekilde bir excel dosyası ile bu takibi yapabilirsiniz. Önemli olan günün sonunda geriye dönerek harcamaları görebilmek, akış içerisinde gözünüze çarpmayan ancak düşürülmesi gereken rakamları belirleyebilmek.

Harcamalarınızı ayrı kategoriler halinde, yani kira, personel ödemeleri, gıda, benzin, elektrik, su, doğalgaz, yol giderleri gibi kategorize etmeniz size bazı avantajlar sağlar. Yüksek olanlar gözünüze çarpmaya başlayacak ve onları düşürmek için çözümler üretmeye koyulacaksınız.

2- TÜBİTAK ve KOSGEB Desteklerinden Yararlanın

TÜBİTAK’ın eski ismiyle 1512—Teknogirişim Sermaye Destek Programı, şimdiki ismiyle BİGG (Bireysel Genç Girişim) destek programı ile toplam 3 aşama sonunda girişiminiz için 150.000 TL’ye kadar hibe alabiliyorsunuz.

BİGG (Bireysel Genç Girişim) Destek Programı

İlk 2 aşamada başarılı olan girişimler için şirket kurulumu tamamlanıyor. Devamında en fazla 18 aylık iş planları hazırlanıyor ve 3. aşamaya geçiliyor. Bu aşamada 1507-KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı olarak adlandırılıyor ve bu aşamaya geçen girişimlerin destek alma konusunda çok daha avantajlı olduğunu söylemek mümkün.

Girişimi ayakta tutmak için 8 öneri
Girişimi ayakta tutmak için 8 öneri

3- Şirket Kurulumu İçin Acele Etmeyin

İş çıkış saatinde trafikte arabanızla kaldığınızı düşünün; ilerleyemiyorsunuz fakat arabanız yakıt tüketmeye devam ediyor.

Şirket kurmak da tam olarak böyle. Şirketinizin ilk günlerinde geliriniz ne yazık ki düşük olacak veya hiç olmayacak. Şirket ise bunu dinlemeden masraf çıkarmaya devam edecek. Henüz satış yapmıyorsanız, nakit dışında ödeme almanız ve fatura kesmeniz gerekmiyorsa şirketleşmek için beklemelisiniz. Evet, iş kurmanın, şirket sahibi olmanın heyecanı çok güzel, ancak gerçekten kurmak zorunda kalana dek bunu ertelemek, kasanızda daha fazla para kalması demek.

Girişimi Ayakta Tutmanın 8 Yolu
Girişimi Ayakta Tutmanın 8 Yolu

4- Ofis Masraflarını Düşürmek İçin Anlaşmalar Yapın

Ekibinizle birlikte bir ofise çıktıktan sonra ilk kez ortaya çıkacak gider kalemleri konusunda avantajlı tedarik anlaşmaları yapabileceğinizi unutmayın.

Elektrik ve kargo gibi sabit giderleriniz için indirimli anlaşmalar yapmanız mümkün. Aylık elektrik tüketiminiz 1 20 TL’nin üzerinde ise serbest tüketici kabul ediliyorsunuz. Bu da demek oluyor ki elektrik tedarik anlaşması yapabilir ve elektrik faturanızda tasarruf edebilirsiniz.

Girişimi Ayakta Tutmak İçin 8 Tavsiye
Girişimi Ayakta Tutmak İçin 8 Tavsiye

5- İşe Alım İçin Acele Etmeyin

Eğer bir kişiyi işe aldıysanız ve henüz yapacağı iş çok fazla değil ise boşuna para harcıyorsunuz demektir. İşe alım için en doğru zaman, ekibinizin-yüksek olasılıkla kurucu ekip-mevcut işlere yetişemediği zamandır.

6- Reklam ve Pazarlama Bütçenizi Kontrollü Kullanın

Ne iyi bir ürün pazarlama olmadan, ne iyi bir pazarlama kampanyası arkasında iyi bir ürün olmadan ayakta kalabilir. En etkin ve en düşük maliyetli pazarlama yöntemi, içerik pazarlamasıdır. Potansiyel müşteri kitlenizin ilgileneceği, sorunlarına çözüm bulabileceği, katma değerli içerikler üreterek onları müşteriye çevirebilirsiniz.

Girişimi Ayakta Tutmak
Girişimi Ayakta Tutmak

7- Dışarıdan Destek Alın

Bir girişimin başarısı temel olarak 3 alan ile ilişkilidir; ürün geliştirme, pazarlama ve satış. Bunlar dışındaki pozisyonlar için dışardan destek alabilirsiniz. Dışardan destek almak, diğer deyişle “outsourcing” yeni girişimlerin sık kullandığı bir çözüm olarak size tasarruf sağlayacaktır.

8- Ofise Hemen İhtiyacınız Olmayabilir

Şirketinizin ilk kuruluş zamanlarında bir ofis alanına çok fazla ihtiyacınız olmayacaktır. Henüz ekibinizin kaç kişi olacağını bile bilmeden bir ofis kiralamak sizi maddi açıdan oldukça zorlayabilir.



Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde ofis masraflarının ne kadar yüksek olduğunu düşünürsek, bu masraftan en azından bir süreliğine kurtulmak ilk etapta sizi maddi olarak rahatlatacaktır.

Mutlaka okuyunuz: 5 Adımda Yenilikçi Girişimcilik

Ofis kiralayıp orada çalışmak yerine; ortak çalışma alanlarında, evinizde veya sevdiğiniz bir kafede bile çalışabilirsiniz. Tek dikkat etmeniz gereken şu: çalışma disiplininden kopmamak. Ofise çıkma konusunda kararlıysanız da bir önceki madde tam sizin için.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu