Anasayfa / Ekonomi-Finans / Goldilocks ekonomisi ve hisse senedi piyasaları

Goldilocks ekonomisi ve hisse senedi piyasaları



Küresel hisse piyasaları 2018’e hızlı bir giriş yaparak geçen yılın pozitif trendini yeni yılın ilk haftalarında da devam ettirdi. Yatırımcıları sevindiren bu pozitif borsa gelişmesinin nedenlerine baktığımızda bir yandan güçlü devam eden küresel ekonomik büyüme, geniş ve ihtiyatlı para politikaları ile şirketlerin mükemmel kar durumu gibi faktörlerin ön plana çıktığını görüyoruz.

2017’deki boğa piyasasını analiz ettiğimde yükselişlerin özellikle büyüme hisselerinden (growth stocks) ve döngüsel hisselerden (cyclical stocks) geldiğini görüyorum. Sektörel bazda bakarsak ekonomik büyümeye hassas seyreden teknoloji veya sanayi şirketlerinin yüksek performans gösterip, defansif değer şirketlerine (value stocks) açık bir fark attığı görülüyor.

Değer yatırım stratejesi uzun vadede cazip bir hisse seçim kriteri olsa bile şu anda daha çok momentum-bazlı hisseler yatırımcı favorisi olarak öne çıkıyor. 2018’in ilk haftalarına ait performans verilerine bakınca bu trendin devam ettiği görülüyor.

Hisse senedi piyasaları öznelinde bütün bu olumlu genel görünüme ek olarak aralık ayında ABD’de yaşanan gelişmenin piyasalara doping etkisi yaptığını da söylememiz gerekiyor. Son 30 yılın en büyük vergi reformu yasa tasarısında büyük uğraşlar sonucunda uzlaşma sağlandı ve bu durum kar beklentilerini olumlu etkileyip fiyatlandırmaları yılın ilk haftalarında daha da ateşledi. Trump yönetimi ekonomik büyüme için hazırladığı reform ABD’deki kurumlar vergisini düşürülmesini sağlıyor. Bu sayede ABD’li şirketler denizaşırı karları (bir kereliğine cazip bir vergi uygulanarak) kendi ülkesine getirebilecek. Trump’da vaad ettiği ‘America First’ sloganını gerçekleştirmek istiyor.

Özellikle Apple veya Google (Alp-habet) gibi çokuluslu, yüksek karlılık gösteren büyük teknoloji şirketler için bu yasal gelişme büyük yılbaşı piyango ikramiyesi gibi geldi. Ve şirketlerden vergi reformuna ilk reaksiyonlar fazla gecikmeden açıklandı bile.




Yeni vergi yasasının yürürleğe girmesiyle birlikte böylece örnek olarak gösterebiliceğimiz Apple’ın yıllarca uyguladığı uluslararası vergi ‘optimizasyonu’ sonunda ödüllendirildi. Yıllarca Apple yüzde 35 oranındaki ABD kurumlar vergisi ödememek için karlarını denizaşırı gösterip çok daha düşük vergi oranlardan bir hayli faydalanmıştı. Vergi reformuyla birlikte Apple bir defalık 38 milyar dolar ödeyip 252 milyar dolar denizaşırı varlıklarının yine ABD’ye geri getirebilicek. Tabii ki Apple bir örnek ve çokuluslu şirketlerden sadece bir tanesi. Ancak ABD vergi reformunun küresel piyasalar için önemini bize gösteriyor. Özellikle ABD doları orta vadede bu gelişmeden faydalanabilir. ABD faizlerinin yükselmesiyle dolar daha cazip hale gelerek euro’ya karşı 2017’de yaşanan yüksek değer kaybını gelecek aylarda frenleyebilir.

Tüm olumlu makro ve mikroekonomik koşullar 2018’de de Goldilocks senaryosunun devam edeceğini gösteriyor. Goldilocks ekonomisinin en önemli belirtileri düşük işsizlik oranları, artan varlık fiyatları (hisse senetleri, bonolar, gayrimenkul), devam eden gevşek para politikası ile düşük faiz oranları, düşük enflasyon ve normal bir GSMH büyüme oranı ile karakterizedir. 2017’de görünen çok düşük dalgalanma ve yatırımcılardaki iyimserlik havası piyasaları taşıyarak Goldilocks senaryosunu piyasa fiyatlamaları üzerinde egemen hale getirdi. Fed’in 2018’de uygulayacağı faiz politikası bu olumlu senaryonun en önemli parçalardan biri. 2018’e yönelik medyan faiz oranı beklentileri Fed’in aralık toplantısının ardından yayınlanan projeksiyon raporunda yüzde 2,1 olarak açıklanmıştı. Bu şu an üst sınırı yüzde 1,5 seviyesinde olan politika faizinde 25 baz puanlık 3 tane faiz artışı demek. Özellikle vergi reformuyla birlikte istihdam piyasasının daha da sıkılaşması, maaşların hızla artabileceği ve bunun enflasyonist baskı yaratabileceğini düşünerek Fed faiz artışlarda daha hızlı bir yol çizerse iyimser Goldilocks senaryosuna bir darbe vurabilir. Ancak şu anda piyasalar böyle bir gelişmeyi düşük bir ihtimal olarak değerlendiriyor.

Geçmiş Fed faiz dönemleri ve hisse performansları analiz edince hisse yatırımlarım 2018’de destekleyen ilave bir argüman bulabiliriz. Faiz politikası dönüm noktaları alış veya satış sinyali olarak kullanılabilinir, İlk Fed faiz artırımı yatırımcılar pozisiyonlar satın alıp faiz artırım politikası sona doğru yaklaşırken hisse gibi risk pozisiyonları satıp katma değer sağlayabilir -‘Buy the First, Seli the last Rate Hike’.

Yine de tüm bu olumlu havaya ve piyasa trendine karşın bu yıl 2017’ye nazaran daha büyük dalgalanmalar bekliyorum. Böylece aktif bir varlık ve risk yönetimi ile zaten pozitif eğilimde olan hisse piyasalardan yatırımcılar ilave bir katma değer sağlayabilir.

GÖKHAN KULA





Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir