Anasayfa / Ekonomi-Finans / İhracatçı daha çok satıyor, daha az kazanıyor

İhracatçı daha çok satıyor, daha az kazanıyor




İhracatçı daha çok satıyor, daha az kazanıyor

İhracatın genel performansı doğal olarak ilgili tüm kesimleri sevindiriyor. Bu yıl 150 milyar dolar sınırını aşması beklenirken ihracatçı ‘değer düşüşü’ sıkıntısıyla karşı karşıya. Son bir yıl içinde tekstilden hazır giyimden, otomotive, gıdadan, metale kadar pek çok ilıracatçı sektör, daha çok mal ihraç etmelerine karşılık, daha az gehr elde ediyor.

Ekonominin bel kemiği ihracata dair açıklanan büyüme rakamları yüz güldürmeyi sürdürüyor. Beklentiler geçen yıl 134 milyar doları aşan ihracatın bu yıl iyimser bir tahminle 150 milyar dolan bulması yönünde, ihracattaki rekor büyümenin satır aralarına bakıldığında ise ciddi bir tehlike varlığını ortaya koyuyor. Toplam ihracatta, miktar yönünden hızlı bir artış sözkonusu olurken, değer bazında artış bir tarafta kayda değer bir gerileme var. Yani ihracatçı birim ürünü, daha fazla satarken, aynı üründen elde ettiği gelirde ise düşüş yaşanıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUÎK) açıkladığı miktar- değer endeksi ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ilk 1000 ihracatçı firma araştırması her ne kadar ihracat artsa da kazançların dolayısı ile karların eridiğini gösteriyor.

ENDEKS SOS VERİYOR

TÜİK’in 2012 yılı mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre, ihracat birim değer endeksi yüzde 6.8 azaldı. Bu dönemde ithalat değer endeksinin de yüzde 3-9 azaldığını da hatırlatalım. Değerde yaşanan bu düşüşe karşılık ihracat miktar endeksi ise aynı süreçte yüzde 29.1 oranında aitti. Bu endeksin sektöre göre sınıflamasına bakıldığında en çarpıcı değer kaybının gıda, tekstil, madencilik, kimya, deri ve makine alanlarında yaşandığı görülüyor. Bu değer kaybı karlılıkları da eritti. TlM’in geçtiğimiz günlerde açıkladığı ilk 1000 ihracatçı Şirket araştırması, kârlılıkların 2004’ten beri en kötü seviyeye indiğini gösterdi. TlM Başkanı Büyiikekşi, 2011’in ihracatta rekabet açısından zor bir yıl olarak kapandığını söylüyor. Avrupa’nın içinde olduğu kriz nedeniyle ihracatçının fiyatları kırdığını, bunun üstüne bir de artan maliyetlerin bu tabloda etkili olduğunu düşünen Bü-yükekşi, yüzde 5.2’ye düşen kârlılık oranının en azından yüzde 7 olması gerektiğini aktarıyor.

“HAMALLIK YAPMAYALIM”

Yaptığı hemen her konuşmada gerçekleşen ihracatın aıtık daha katma değerli olması ve daha fazla gelir getirmesi gerektiğini ifade eden Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’nin artık hamallık yapmaması gerektiğini söylüyor. Bu konuşmalarında Bakan Zafer Çağlayan’ın örnek verdiği diğer ülkelerin rakamlarına bakmakta fayda var. Buna göre Türkiye’nin 1 kilo ihracatı 1 dolar 23 cent’e denk gelirken, Almanya için bu rakam kilogram başına 4 dolar 1 cent. Önde gelen teknoloji ihracatçılanndan Japonya’da ise bu rakam 3 dolar 60 cent iken, genel Avrupa ülkelerinin ihracatının kilo başına getirisi ise 3 dolar olarak ifade ediliyor.

İHRACAT YORULDU



Bugün hala büyümenin taşıyıcı ayaklarından biri olmasına rağmen aıtık ihracatın yorulduğunu düşünen isimlerden biri akademisyen Seyfettin Gürsel. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) üyesi Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, ihracat ürünleri üzerinde fiyat baskısının arttığını söylüyor. Orta teknolojili mal ihracatının fiyat elastikiyeti düşük ürünlere kayması gerektiğine işaret eden Gürsel, “Bizim ihracatını yaptığımız orta teknolojili ürünler fiyat rekabetine açık. O nedenle birim başına değer düşüşü bir yerde normal” diyor.

İş dünyasının önde gelen isimlerinden Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ise çarpraz kur baskısının rekabette marjların daralmasını da beraberinde getirdiği görüşünde. Maliyet girdilerindeki artışın da ihracatçının işini zorlaştırdığını dile getiren Kibar, ihracat yapılan bölgenin ağırlıklı Avrupa olması nedeniyle kar üzerindeki baskının bir süre daha devam edebileceğini anlatıyor.

KARLAR ERİYOR

Geçen yıl 9 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştiren gıda ve içecek ürünleri sektörü bu yıl ise değerde yüzde 10 gibi bir artış bekliyor. Sektörün dünyadaki hammadde fiyatlarında yaşanan artışa rağmen ihracatta karlılıklarını belli bir seviyeye çektiğine işaret eden Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, miktar ve değer endeksindeki göstergelerin, ihracatçı firmaların artık daha rekabetçi bir satış ortamıyla karşı karşıya kaldığının açık bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Bu durumda ihracatta değişen ürün çeşitliliğinin de etkisi olduğunu söyleyen Kopuz, şunları söyledi:

“Daha önceki yıllarda tarım ürünleri ihracatımız önde iken artık işlenmiş ürünlerde de ihracat performansımızı çok fazla artırmasını bildik. Dolayısıyla değerde yakaladığımız bu hızlı büyümede bununda etkisi var. Fakat bu aylardaki konjonk-tiirel ortama bakarsanız bizim karlılık oranlarımızı geriye çekmemiz gerekiyordu. Bunu da yaptık. Geçmişte yüzde 20 hatta bazı ürünlerde yüzde 30’ları bulan kar marjlarımız bugün gelinen noktada ortalama yüzde 10’lara kadar indi.” Global ölçekte hammadde fiyatlarında yaşanan önemli ölçüdeki artışa karşın sanayici olarak gıda ve içecek ürünlerine zam yapmadıklarını aktaran Şemsi Kopuz, sadece yurt dışında değil iç pazarda da yaklaşan Ramazan ayı nedeniyle bir fiyat artışı yaşanmasını beklemediklerini dile getiriyor. Kopuz, Ramazan ayında zam söylentileri yayanların da fırsatçılık yapmasına izin vermeyeceklerini vurguluyor.

NEDEN PAMUK FİYATLARI

Miktar değer endeksinde göze çarpan bir düşüş yaşayan sektörlerden biri de tekstil. İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı BirlikleriC İTKİB) Başkanı İsmail Gülle, tekstil alanında bu yılın 5 aylık rakamlarının miktar bazında yüzde 8 artışa işaret ettiğini fakat değerin yüzde 4 düştüğünü söylüyor. Bu durumda ihracatçının aslında karından yüzde 12 civarında bir oranın gerisinde olduğunu anlatan Gülle, bu durumun global piyasalardaki rekabetçi ortam ve hammadde fiyatlarından kaynaklandığını ifade ediyor.

Geçen yıl pamuk fiyatlarının 2 dolardan 5 dolara kadar çıktığını hatırlatan İsmail Gülle “ Biz bu süreci iyi değerlendik ve fiyatların artma eğiliminin süreceği imajıyla siparişlerimizi artırmayı başardık. Fakat bu yıl pamuk fiyatları 2 doların da altına düşünce bu bizim fiyatlarımızı da aşağıya çekti” diyor.

Sibel Atik / Ekonomist





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir