Anasayfa / Haberler / Marka şehir: Nevşehir

Marka şehir: Nevşehir



Nevşehir Ekonomisi

Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Arif Parmaksız, Gıda Depolama ve Karma İmalat Sanayi bölgesi kurmak için başlattıkları çalışmaların sürdüğünü belirtti. Parmaksız, bu projeyi hayata geçirerek büyümek isteyen imalatçıların önünü açacaklarını söylüyor…

NEVŞEHİR Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Arif Parmaksız, şehri büyütmek için geçmişi örnek aldıklarını belirtiyor. Parmaksız, “Zamanında 30 haneli Muşkara köyünü Sadrazam Damat İbrahim Paşa nasıl büyütüp geliştirdiyse, biz de Nevşehir’i büyütmek için kararlı bir şekilde çalışıyoruz. Şehrimize daha fazla yatırımcı çekmek istiyoruz. Şehre gelen turist sayısını artırmayı, yine üniversite eğitimi için daha fazla öğrencinin gelmesini amaçlıyoruz. Nevşehir’de eksik olan ve üzerimize düşen ne varsa bunların tümünü belirleyerek stratejik planlarımızı hazırladık. Bu planlarımızı hayata geçirmeye gayret ediyoruz” diyor.

“HERTABRİKA DEĞER KATIYOR”

Şehrin sanayi, turizm ve tarım sektörlerinde daha fazla büyümesi için çalıştıklarım belirten Parmaksız, şöyle devam ediyor:

“Nevşehir’de organize sanayi bölgeleri oluşturduk. Toptancılar sitesi kurduk. Dünyanın öbür ucu demeden Kapadokya’yı tanıtmak için fuarlara katıldık. Bölgemize direkt uçuş olması ve bu uçuşların sayısının artması için sürekli destek verdik. Üniversitemizin gelişmesi için destekte bulunduk. Bunun için fakülte binası yaptırdık. Şimdi bu yaptıklarımızın meyvesini tüm şehir olarak topluyoruz. Fakat bunlarla yetirmeyeceğiz. Yapacağımız daha çok iş var. Gıda Depolama ve Karma İmalat Sanayi alanı için etüt çalışmalarımız devam ediyor. Bu projeyi gerçekleştirmemizdeki amacımız hem şehrin atıl vaziyette kalmış bir alanını imalat ve depolama alanı olarak değerlendirmek, hem de bölgemize hareketlilik kazandırmak. Böylece büyümek isteyen imalatçımızın da önünü açmış olacağız. Bunu Islah Organize Sanayi Bölgemizde nasıl yaptıysak aynı yöntemi kullanarak yapacağız. Orada bulunan 70 fabrika binin üzerinde istihdam sağlıyor. Her fabrika şehre artı bir değer katıyor. Bunda Odamızın vizyonu, Yönetim Kurulumuzun katkısı, yatırımcımızın cesareti büyük rol oynadı. Türkiye’de eşine az rastlanır bir özveri ile ellerini taşın altına koyan sanayicilerimiz zamanında kendi gayretleri ile Odamız öncülüğünde o projeyi hayata geçirdiler. Şimdi sıra gıda depolama ve karma imalat alanımızda, burayı da en kısa sürede hayata geçirerek şehrin bir sorununu daha çözmenin mutluluğunu yaşayacağız.”

GÜVEN DUYULAN ŞEHİR

Yatırımcının öncelikle güven duyulan yerleri tercih ettiğini belirten Parmaksız, Nevşehir’in bu konuda son derece şanslı olduğunu söylüyor. Şehre yeni yatırımlar çekmek için çalıştıklarını ifade eden Parmaksız, “Para güven duyulan yere gelir. Ayrıca yatırımcı destek bekler. Biz bu ortamı sağlayacak bir şehir yaratma vizyonu ile hareket ediyoruz. Hükümetimizin izlediği politikaları desteklerken, Oda olarak üzerimize düşeni de yapmaya gayret ediyoruz” diye konuşuyor.

Nevşehir’in birçok ülkeden her yıl binlerce turist çektiğini söyleyen Parmaksız, bunun yanı sıra şehrin üniversiteleri, teknoparkı. organize sanayi bölgeleri ile her türlü yatırımcıya fırsatlar sunduğunu vurguluyor. Parmaksız, “Gerek kalkınmada öncelikli iller içerisinde olması, gerek Kırsal Kalkınma Programim kapsayan iller arasında yer alması sebebiyle Nevşehir ticaretin, turizmin dünyadaki marka şehirleri arasında olmaya namzet bir şehirdir” diyor.

GÜMRÜK KAPILARI MODERNİZE EDİLDİ

Nevşehir’i büyütecek projeleri hayata geçirmenin yanı sıra Oda olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) projelerine de destek verdiklerini söyleyen Parmaksız, şöyle devam ediyor:

“Arkadaşlarımızla çıktığımız bu yolda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yürüttüğü şeffaflık politikalarına sahip çıkmaya, elimizden geldiğince destek olmaya gayret ettik.

TOBB‘un şu andaki durumunu, etkinliğini, yaptığı çalışmaları herkes takdir ediyor. Bunların hepsi ekip olarak bir hayalin, bir vizyonun peşinden gitmenin sonucudur. Bu vizyonun sahibi ise Sayın Hisarcıklıoğlu Başkanımızdır.

2001 yılından beri Odamızı Ankara’da temsil etmeye çalışıyoruz. TSE Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, TOBB Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevlerde bulunarak elimizden gelen gayreti göstermeye çalıştık. Şimdi de TOBB ve Odalarımız iştiraki ile kurulan Gümrük ve Turizm işletmeler A.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanlığım yürütüyoruz. Kapıkule, Hamzabeyli, Sarp, Habur, Cilvegözü, Nusaybin, Dilucu, Çıldır kapılarını modernize ettik. Halkımızın ve ülkemize karayolu ile gelenlerin kullanımına sunduk. Yalnızca Türkiye’ye değil, Dünya’da da rol model olacak işlere imza attık.”

YASSIADA DEMOKRASİ ADASI

Gümrük kapılarının modernizasyonuyla gümrüklerde bekleme sürelerinin yarı yarıya kısaldığını ifade eden Parmaksız, kapıların modernizasyonunda devletin cebinden para çıkmadığına işaret ediyor. Bu çalışmalarla vergi gelirlerini de artırdıklarını dile getiren Parmaksız, “Yani kazanan hem vatandaşımız hem nakliyecilerimiz hem gelen turistler hem de ülkemiz oldu. GT1 AŞ olarak turizm sektörüne de ciddi katkılarının olduğunu söyleyen Parmaksız, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“ Yassıada’yı Demokrasi Adası yapmak için çalışmalarımız son hızıyla devam ediyor. Fatih Sultan Mehmet’in doğduğu ev olan Edirne Taş odaları modernize ederek turizme kazandırıyoruz. Ülke ekonomisine katkı sağlamak için elimizden geldiğince gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz. Yani sözün özünü söylemek gerekirse üyelerimizin desteği ile hareket eden Odalarımız ve Birliğimiz memleket için, her bir üyemiz için büyük işler yapmaya devam ediyor ve edecek.”

Türkiye’nin yeni Ar-Ge üssü

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi içerisine Nevşehir TSO ortaklığında kurulan Kapadokya Teknopark, 6 ay gibi kısa bir sürede hukuki ve fiziki yapısını tamamlayarak, teknoloji bölgeleri içerisinde Türkiye’nin en genç Ar-Ge üslerinden biri oldu…

BÜNYESÎNDE Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ve Kuluçka Merkezi bulunan Kapadokya Teknopark’ta şu anda projeleri onaylanarak faaliyete geçen 10 firma bulunuyor. Teknopark hakkında bilgi veren Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Arif Parmaksız, “Çağımız tek bir oteli olmadan dünyanın her yerine konaklama satanların, tek bir veri bilgi üretmeden insanların bilgilerini paylaşmalarını sağlayan ortam yaratan sitelerin, tek bir taksisi olmadan dünyanın en büyük taksi şirketi olarak para kazananların çağı. İyi bir işletmeci olmak, müşteriyi memnun etmek için çaba sarf etmek artık para kazanmak için yeterli değil. Bunu dijitale taşımak, müşterilerine orada olduğunu kanıtlamak gerekiyor. Bu tarz iş fikirleri için teknoparkların sunduğu avantajlar girişimciler için bulunmaz nimet. Üniversitemiz içerisinde teknopark oluşumu için büyük bir gayret gösteren başta Rektörümüz Sayın Mazhar Bağlı’ya ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Burada açılan şirketlerimize de bu dijital yolculuklarında bol inovasyonlu işler diliyorum” dedi.

ALTYAPI DESTEĞİ

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı ise “Bu çatı altında toplanan büyük şirketlerin, Startup’ ların ve Spin-off şirketlerin, kuluçka ve ön kuluçkaların faaliyetlerini en verimli şekilde yürütebilmesini sağlayacak altyapı desteğini sağlamak istiyoruz. Ayrıca teknolojik girişim hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen tüm diğer girişimcilerin Türkiye’de ve tüm dünyada çığır açacak yeni projelerine bu ekosistemde yer vermeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Kapadokya Teknopark Kurucu Genel Müdürü Doç. Dr. Metin Duyar da “Kuluçka Merkezimizde henüz kurulma aşamasında olan veya gelişmekte olan şirketlerin, yenilikçi fikirlerini hayata geçirebilecekleri ortamı sağlayarak, hedeflerine ulaşmalarına destek olmak istiyoruz. Türkiye’de teknoloji geliştirme bölgeleri kanununa göre kurulan ve inovatif girişimleri buluşturan teknoloji merkezleri olan teknoparklar, hem girişimcilere, hem üniversitelere, hem de ülke ekonomisine sağladıkları katkılardan ötürü, ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşmadaki lokomotifi haline geldiler. Biz de Nevşehir’de bu lokomotifin bir parçası olmak için çalışmalar yürütüyoruz. Bölgemiz turizm ile ön plana çıkıyor ancak dünyanın geldiği noktada hiçbir şehir bilimi göz ardı edemez. Nevşehir’de bu konuda çok sağlam ilerlemeler kaydediyor” dedi.

– 43 BİN M2 BÜYÜKLÜĞÜNDE

Kapadokya Kuluçka Mcrkezi’nin, Nevşehir ve çevre illerin en kapsamlı ve büyük kuluçka merkezi olduğunu belirten Duyar, Kapadokya Teknopark’ın yaklaşık 43 bin metrekarelik yerleşkede, şu anda 100 ofis alanı ile hizmet verdiğini söyledi. Duyar, öncelikli hedeflerinin özellikle îç Anadolu Bölgesi’ndeki sürdürülebilir Ar-Ge projelerini öne çıkararak bunların nihai ürüne dönüşmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

GÜÇLÜ ORTAKLIK

Kapadokya Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası, Nevşehir Ticaret Borsası ve Nevşehir Acıgöl Organize Sanayi Bölgesi ortaklığıyla kuruldu. Kapadokya Tekno-park, bünyesindeki Teknoloji Transfer Ofisi ve Kuluçka Merkezi ile aktif bir şekilde Ar-_Ge destek hizmeti sunmakta ve teknoparkın ortaklık yapısı ile üniversite sanayi işbirliği noktasında çalışmalar yapmaktadır.

Teknoloji transferi, yeteneklerin, bilginin, üretim metodolojisinin, üretim örneklerinin ve imkânlarının kamu veya üniversiteler ile işletmeler arasında transfer edilmesidir. Bu transfer işleminde amaç, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri, yeni ürünler, süreçler, uygulamalar, malzemeler veya hizmetler geliştirip yayabilecek geniş kitlelerin erişimine açmaktır.

Kapadokya Teknoloji Transfer Ofisi; tanıtım, bilgilendirme ve istişare toplantıları ile farkındalık oluşturma, proje desteği sunma, işbirliği sağlama, fikri sınaî mülkiyet haklarını gözetme, girişimcilik, şirketleşme ve kariyer üzerine faaliyet yürütme niteliklerini taşıyan dinamik bir birimdir.

Kapadokya TTO’nun sağladığı başlıca hizmetler şöyle sıralanıyor:

Girişimcilik ve Kuluçka Hizmetleri: Girişimcilerin düşünce, fikir ve projelerini geliştirebilmeleri için danışmanlık desteği, ticari değer taşıyan ve teknoloji odaklı iş fikirleri olan genç girişimci adaylarına iş fikirlerinin olgunlaşması için hizmetler sağlamaktadır.

Farkındalık ve Eğitim Hizmetleri: TTO uzmanları üe eğitim, panel, seminer gibi bilgilendirme faaliyet-lerinin planlanması, organizasyonu ve duyurusu yapılmaktadır.

Proje Destek Hizmetleri: Kapadokya TTO uzmanları eşliğinde projelendirme ve proje yazma hizmetleri sunulmaktadır.

Üniversite-Sanayi İşbirliği Hizmeti: Kapadokya TTO, üniversiteler ile gerçekleştirmek istediğiniz projenizle ilgili doğru araştırmacıyı bulup, işbirliği gerçekleştirmenizi sağlamaktadır.

Patent, Faydalı Model Hizmetleri: Fikri ve Sınai Haklar Birimi altında patent, faydalı model, marka tescil ve lisanslama gibi birçok fikri hak konusunda hizmet verip, buluşçuların fikri haklarının korunması için gerekli tüm süreçleri yönetmektedir.

BİRÇOK HİZMET BİRARADA

Kuluçka merkezleri, girişimci adaylarının yüksek katma değerli ticarileştirilebilir fikirlerinin oluştuğu ve olgunlaştığı, men-torler danışmanlığında desteklendiği, ofis ve teknik altyapı gibi hizmetlerin sunulduğu, fikri mülkiyet vc şirketleşme gibi konularda danışmanlıklar eşliğinde girişimcilik eğitimlerinin verildiği ve gerektiğinde hibe veya yatırımcılar tarafından destek bulunmasını sağlayan sistematik yapılardır.

Kapadokya Kuluçka Merkezi’nin amacı: Başta üniversite öğrencilerinin ve yeni mezunların iş fikirlerinin ve ticari potansiyele sahip projelerinin hayata geçirilmesine yardımcı olmak, iş planlarının gerçekleştirilmesine destek olmak ve girişimci adaylarına zorlu rekabet koşullarında iş hayatına tutunabilmeleri için gerekli deneyimi kazandırmaktır.

Bims’e olan talep arttı

Türkiye’de hızla büyüyen inşaat sektörü, bu sektörün en önemli girdilerinden bims’e olan talebi de artırdı. Bims bloklarının gerek maden gerekse üretim tesisleri açısından merkezi konumundaki Nevşehir, inovatif firmaları ile ülke inşaat sektörünü beslemeye ve geliştirmeye devam ediyor…

BİMS’İN yapı sektöründe, ilk kez Romalılar döneminde Ayasofya’nın kubbesinde de olduğu gibi puzolan çimento olarak kullanıldığı biliniyor. Hafif yapı malzemesi üretiminde kullanılmasına 1851’de Almanya’da başlandı. Türkiye’de ise profesyonel anlamda hafif yapı elemanlarının ilk üretimi 1984 yılında Nevşehir’de başladı. Günümüzde pek çok ülkede hafifliği, doğallığı, ekonomikliği, depreme ve yangına dayanıklılığı gibi nitelikleri sayesinde özellikle ısı ve ses yalıtımında yoğun olarak kullanılıyor.

BİMS’İN ÖZELLİKLERİ

Isı ve ses yalıtımlı: Hafif yapı elemanlarının hammaddesi olarak kullanılan bims doğal olarak ısı ve ses yalıtımı sağlıyor.

Depreme karşı dayanıklı: Bims yüksek elastikiyete sahip bir malzeme olduğundan bimsten üretilen yapı elemanları diğer yapı elemanlarına göre daha fazla mukavemete sahiptir. (Deprem dalgası nedeniyle kırılmaya karşı esneklik katsayısı: 70.000 kg/cm2’dir.) Betona göre 6 kat daha esnek olduğu için şokları, kırılma ve çatlamaya uğramadan, daha kolay soğurabilir ve depreme karşı dayanıklılık sağlar.

Ekonomik: İnşaatlarda duvar örülürken, diğer yapı elemanlarıyla yapılan duvarlarda kaba ve ince sıvaya ihtiyaç duyulurken, bims blok dış duvarlarda tek kat sıva yapılması yeterli olur, iç duvarlar ise doğrudan alçı sıva ile sıvanmaktadır. Ayrıca, düzgün yüzeyli olduğundan daha az sıva kullanılması yeterli olmaktadır. Ürünlerin yüzeyi düzgün ve dekoratif görünümlü olduğundan sıva yapmadan da kullanılması mümkündür.

Yangına dayanıklı: Erime sıcaklığı yüksek olan Bimsin ateşe son derece dayanıklı olduğu DİN 4102 standartlarına göre onaylanmıştır. Erime sıcaklığı yüksek olan bims, eridiğinde de çevreye zararlı herhangi bir gaz çıkartmadığından yangının zararlarını en aza indirir. (1100 C° yanma ısısında asgari 239 dakika alev almama, şekil ve boyut kaybetmeme, duman çıkarmama özelliğine sahiptir.)

Doğal: Sadece bims ve çimentodan imal edildiği için doğal bir malzemedir.

Ortam nemini dengeler: Bims bünyesinde yüksek miktarda su buharı bulun-durabildiğinden rutubete engel olur. Ayrıca gözenekli yapısından dolayı mekan içine doğal havalandırma yaparak, nefes alan, koku yapmayan ve sağlıklı mekanlar oluşturur.

Çevre dostu: Bims yalnızca vibrasyon enerjisi ile üretildiğinden, ihtiyaç duyulan enerji ihtiyacı çok düşüktür. Üretimde kesinlikle kimyasal veya biyolojik bir teknik kullanılmadığı için herhangi bir atık söz konusu değildir ve işçi sağlığım tehdit eden bir tehlike de yoktur.

Bims’in en önemli avantajlarından biri de gözenekli yapısının da etkisiyle hafif olmasıdır. Özgül ağırlığı 0,6 kg/dm3 olan Bims, diğer yapı ürünlerine göre daha hafif olduğundan bina temeline binen yükü azaltır.

Hassas boyutlu: Bims yapı malzemeleri üstün teknolojinin verdiği imkanlar kullanılarak milimetrik duyarlılıkta üretilmektedir. Üretimin düzgün yüzeyli ve düzgün kenarlı olması duvar işçiliğinden ve sıvadan % 50 ye varan tasarruf edilmesini sağlamaktadır.

9 milyar metreküp rezerv var

Son yıllarda inşaat sektöründe özellikle ısı ve ses yalıtımında, öz kütlesinin düşük olmasının sağladığı avantajların da bir sonucu olarak sıklıkla kullanılan, volkanizma sonucu oluşmuş doğal bir malzeme olan bims, kristalize, gözenekli, süngerimsi, fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı dayanıklı bir malzemedir.
Ülkemizde Orta ve Doğu Anadolu Bölgelerinde 9 milyar m3 rezervi bulunan bimsin
özellikle Nevşehir bölgesindeki yatakları kalite açısından dünya standartlarının üzerindedir.

Oda, girişimcilikte rol model

Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Arif Parmaksız, “Ülkemizin gelişmesi için kaliteli işletmeler, kaliteli işletmeler için ise nitelikli girişimciler lazım” dedi.

ORTALAMA her ay bir girişimcilik eğitimi düzenleyen Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), şimdiye kadar 2 binin üzerinde girişimci adayına sertifika vererek nitelikli girişimci olmalarını sağladı. Nevşehir TSO, girişimcilerin devlet desteklerinden faydalanmaları için sadece eğitim vermekle kalmayıp, birebir mentörlük hizmetlerini de yürütüyor.

Konu hakkında açıklama yapan Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Arif Parmaksız, “Odamız içerisinde yetiştirdiğimiz girişimcilik eğitimimiz sayesinde şimdiye kadar 2 binin üzerinde kişiyi sertifikalı girişimci haline getirdik. 200’ün üzerinde girişimcimizin de iş yeri açılışında birebir yanlarında olduk. Destek almalarında, proje hazırlamalarında mentörlük desteği sağlayarak en yüksek seviyede devlet desteklerinden faydalanmalarını sağladık. Çünkü biliyoruz ki girişimcilik varsa üretim olur, ekonomi canlı kalır vc istihdam olur. Girişimcilerimizin ölüm vadisi denilen ilk 2 sene içerisinde batmalarının en önemli sebebi tecrübesizlik. Biz verdiğimiz eğitimler ve danışmanlık hizmetlerimiz ile bu dezavantajlarını en aza indirgemeyi hedefledik ve sonuçta başardık” dedi.

Kışın sıcak, yazın serin tutan taşlar

Kendine özgü coğrafi özellikleriyle diğer şehirlerden ayrışan Nevşehir, tüf taşlarıyla da farklılık gösteriyor. Yöredeki işletmelerde işlenerek çeşitli isimlerle piyasaya sunulan bu taşların en önemli özelliği, kullanıldıkları yapıları kışın sıcak, yazın serin tutmaları…

NEVŞEHİR yöresi, doğal taşlar bakımından oldukça zengin bir bölge. Yapı malzemesi olarak inşaat sektöründe kullanılan bu taşlar, yöredeki firmalar tarafından işlenip piyasaya sunuluyor. Ebatlarına ve özelliklerine göre piyasada farklı isimlerle adlandırılan bu taşların en önemli özelliklerinden biri de ortamı kışın sıcak, yazın ise serin tutmalarıdır.

TÜF NEDİR?

Volkanik Tüf sözlük anlamıyla yanardağların püskürttüğü kül ve irili ufaklı parçaların üst üste yığılarak yapışmasıyla oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı olarak geçer. Kapadokya yöresinde Erciyes ve Haşan Dağı’mn patlamasıyla bu oluşum gerçekleşmiştir. Yanardağ lavlarından oluşan bu taş, ocaktan yeni çıkartıldığında yumuşaktır ama zamanla hava, güneş, rüzgarla temas ederek sertleşir. Bunun en güzel örneği bölgede bulunan yüzlerce yıllık yapılardır. Volkanik tüf taşlar doğal bir izolasyon malzemesi olup, ısı yalıtımı yaparak mekanların kışın sıcak, yazın serin olmasına katkı sağlar. Ayrıca iç mekânlarda da kullanılan bu doğal taş, havayı süzerek temizler. Sağlık açısından çok faydalıdır.




Kapadokya ve Nevşehir yöresinde bu taşların ocakçılığı yapılıyor. Modern ve güncel tekniklerle işletilen bu ocaklardan elde edilen ürünler kullanıma hazır olarak piyasaya sunuluyor. Taşlara çıktığı yöreye ve rengine göre şu isimler veriliyor: Göreme Kayası, Kapadokya Light, Sarı-Beyaz, Kapadokya Gülü, Erciyes Karası, Antik Kahve, Aşmalı Gri, Kızıl Ötesi ve Çöl Sarısı.

Taşın nitelikleri, yapı malzemesi olarak çok değişik yerlerde kullanılmasına olanak sağlıyor. Binalarda ana taşıyıcı malzeme olarak kullanıldığı gibi aynı zamanda dekoratif amaçlı süslemelerin de ana malzemesi. Bu bakımdan doğal taşlar, her dönemin vazgeçilmez yapı malzemesi olmuştur.

Taşların modern mimari ile bütünleşmesi yeni geliştirilen modern üretim teknikleriyle yapılan çok çeşitli yüzey işleme modelleriyle sağlanıyor.

Bu yeni modeller sayesinde doğal taşlar sadece tarihi binalarda ya da eski görünümlü binalarda değil, modern ve çağdaş çizgiler taşıyan günümüz mimarisinin de vazgeçilmez yapı elemanları arasında yer alıyor.

TAŞLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ

Kapadokya ve yöresinde üretilen tüf taşları volkanik tüflerdir.

Aynı zamanda yapısı bakımından doğal izolasyon malzemeleridir. Gözenekli bir yapısı olmasına rağmen gözenekleri bir biriyle bağlantısı olmadığından dayanıklıdır. Kapadokya ve yöresinde üretilen tüf taşlarını ilk önce uygulama şekilleri ve kullanım alanları olarak sınıflandırmamız gerekir. Üretilen bu taşların tamamı cephe kaplaması olarak kullanılıyor. Zemin kaplaması olarak da aşmalı gri, kızıl ötesi, çöl sarısı, Erciyes Karası ve antik kahve renkleri zemin kaplaması olarak en az 3 cm kalınlıkta olmak üzere değişken ebatlarda uygulanıyor. Cephe kaplamalarında kullanılan yöntemleri şöyle sıralayabiliriz: İlk öncc yığma sistem olarak yapılan taşlar ki bunlar sadece 4 renk için geçerlidir. (Bunlar Göreme Kayası, sarı, beyaz beyazlı, gül kurusu ) Yığma taşların ebatları 10 x 30 x 65,15 x 30 x 65 olarak kullanılır.

Yapıştırma olarak tüm renk taşları yapıştırılacak zeminin düzgünlüğüne göre fayans yapıştırıcı malzemeler veya harçlı olarak uygulanır. Bu taşlar standart olarak 2 x30x s.b, 3 x 30 x s.b, 4 x 30 x s.b, 5 x 30 s.b olarak ve projeye göre değişken ebatlarda uygulanabilir. Bunların dışında bir diğer uygulama metodu da mekanik uygulamadır. Bu sistem özellikle çok katlı binalarda tercih edilen bir sistemdir. Uygulama şekli cephelere paslanmaz çelik profiller, dübeller vasıtasıyla monte edilir. Bu profillerin üzerine ankraj malzemeleri monte edilir ve taşlar de-) linerek bu ankraj malzemelerine pim-

ler yardımıyla tutturulur yani bütün yük çelik akşamda olur, il Bu sistem yapıştırmaya oranla yak-laşık 2 kat daha maliyetlidir. Bu uygu-lamada ( Kızıl Ötesi, Erciyes Karası, « Çöl sarısı, Antik kahve, Göreme kayası renk taşları 3 x 30 x s.b, 4 x 30 x s.b, 5 x 30 s.b olarak ve projeye göre değişken ebatlarda kullanılabilmektedir.

Her geçen gün büyüyor

Nevşehir Islah Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Haşan Kahveci, 2003 yılında kurulan bölgede şuanda 55 şirketin faaliyet gösterdiğini belirterek, bu işletmelerde toplam bin 500 kişinin istihdam edildiğini söyledi…

NEVŞEHİR Islah Organize Sanayi Bölgesi, 2003 yılında Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası (NTSO) öncülüğünde Özel Organize Sanayi Bölgesi olarak kuruldu. Alt ve üst yapı çalışmalarının tamamı Ticaret ve Sanayi Odası ile bölgede yer alan sanayicilerin katkılarıyla yapıldı. Nevşehir Islah Organize Sanayi Bölgesi hakkında bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Haşan Kahveci, NTSO’nun desteklerinin hala devam ettiğini belirtti.

Nevşehir Islah Organize Sanayi Bölgesi’nin 2014 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 296 sicil numarası ile OSB siciline kaydedildiğini belirten Kahveci, “Islah OSB, faaliyette bulunan 55 işletmesi ve yaklaşık 1500 çalışanı ile ilimize ekonomik ve sosyal katkılarını günden güne artırarak devam ettiriyor. Islah sürecinden önce temiz su, kanalizasyon, doğalgaz dağıtım ve yolların asfalt ile kaplanması işleri yapıldı. Islah süreci ile birlikte çevre duvarı yapımı, imar planı revizyonu, eksik izin ve ruhsatların tamamlanması işleri gerçekleştirildi. Arıtma tesisi proje onayı da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kabul edildi” dedi.

ARITMA TESİSİNİN YAPIMI SÜRÜYOR

Arıtma tesisi yapımında kullanılmak üzere 1 milyon TL şartlı ve nakdi yardım desteğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verildiğini belirten Kahveci, halihazırda devam eden arıtma tesisi çalışmaları hakkında da şu açıklamalarda bulundu:

“Geçen Temmuz ayı içerisinde 6 milyon 200 bin TL bedelle ihalesi gerçekleştirilen tesisimiz için 11 Özel İdaresi, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası ve Islah OSB arasında yapılan protokolde Boğazköy ve Islah OSB’nin atık sularının entegre bir arıtma tesisinde arıtılması görüşüne varılmıştır. Kamu ve özel sektör işbirliğinde yapılan bu proje ile Boğazköy ve Islah OSB’nin atık su sorununun tamamen çözüme kavuşması sağlanacaktır.”

Nevşehir Islah Organize Sanayi Bölgesi’nin NTSO Başkanı M.Arif Parmaksız’ın destekleri ve teşvikleri sayesinde bu aşamaya geldiğine işaret eden Kahveci; “Bütün bu süreç içerisinde destek ve emeklerini esirgemeyen yüzde 100 kurucu ortağımız Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası ve Başkanımız M.Arif Parmaksız’a sanayicilerimiz adına şükranlarımızı sunarız” diye konuştu.

Nevşehir kabak çekirdeği ile anılacak

Tarım sektöründe Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri olan Nevşehir, bu sektörde ciddi adımlar atıyor. Kabak çekirdeğine coğrafi işaret almak istediklerini belirten Nevşehir Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Salaş, Kabak çekirdeği, patates ve beyaz fasulyede ürün ihtisas Borsası olmak istiyoruz” diyor.

NEVŞEHİR Ticaret Borsası 1994 yılında hizmete girdi. Turizmin yanı sıra Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden de biri olması nedeniyle kurulduktan birkaç yıl sonra Gıda Tahlil laboratuvarım da bünyesine katan kuruluş, bölge çiftçisinin ihtiyacı olan toprak, gübre, yaprak, su ve patates mikrobiyoloji laboratuvarım hizmete açtı.

Çiftçinin ve üreticinin bilinçli ekim yapmasında bu laboratuvarlarm son derece önemli olduğunu belirten Nevşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Salaş, üretilen ürünün kaliteli olması ve yurtiçi satışlar dışında yurtdışına da ihracat yapılabilmesi için laboratuvarlardan yararlanıldığını söylüyor. Yörenin önemli ürünleri arasında yer alan kabak çekirdeğine coğrafi işaret almak istediklerini belirten salaş, “Bunun için çalışmalarımız devam ediyor, özellikle kabak çekirdeği, patates ve beyaz fasulyede ürün ihtisas Borsası olmak istiyoruz” diyor.

KÜÇÜK VE BÜŞÜKBAŞ HAYVAN PAZARI

2003 yılında yapımına başlanan canlı küçük ve büyük baş hayvan pazarının ise 2005 yılında hizmete açıldığını ifade eden Salaş, “Hayvan ticaretinin artması ve bu işin daha sağlıklı ortamlarda, yapılabilmesi için bütün gayretimizle çalışmalarımız devam fediyor. ilimizde hayvan kesimlerinin daha sağlıklı yapılması ve Avrupa Birliği normlarınm tutturulabilmesi için Nevşehir Ticaret Borsası olarak zahire pazarına kurduğumuz kantar ile tüccarımıza hizmet vermekteyiz. Hedeflerimiz arasında yer alan soğuk hava deposunu 2012 yılında tamamladık. Yeni kapalı sebze pazarının açılışı ile soğuk hava depomuz da halkımızın hizmetine girmiş bulunuyor” diye konuşuyor.

ALTERNATİF ÜRÜNLER

Borsanın bundan sonraki hedefleri arasında mikrobiyoloji la-boratuvarı kurmak ve kabak çekirdeğinde ürün ihtisas borsası haline gelmek olduğunu söyleyen Salaş, şöyle devam ediyor:

“İlimizin önemli ürünleri patates, kabak çekirdeği, hububat, kaysı, baklagiller ve üzümdür.

Çiftçilerimize alternatif ürün olarak soya ve mısır ekimleri yaptırdık. Kuruşumuzdan bu yana ilimize üniversitemizin kurulması için altyapısına maddi destekler verdik. Aynı zamanda ilimizde bulunan kesimhanenin işletmesini de alarak, hayvan pazarı ile birlikte koordineli bir şekilde işletmekteyiz. Hedeflerimiz arasında bulunan soğuk hava deposunu da 2012 yılında tamamlayarak hizmete açtık. 2500 m2 kapalı alana sahip soğuk hava depomuz 1 ton kapasiteli 6 adet artı eksi 4 santigrat ve 2 adet eksi 18 dereceli soğuk hava depomuz hizmet vermeye başlamıştır. Yöresel ürünlerimiz arasında bulunan Kabak Çekirdeği, Kuru Üzüm ve Pekmezi 2007, 2008 2009 ve 2013 yıllarında ulusal ve uluslar arası fuarlarda bizzat stant açarak tanıtımını yaptık.”

YÖRESEL ÜRÜNLERİN TANITIMI

Patates mikrobiyoloji laboratuvarını kurmak için Tohumcular Birliği ile birlikte çalışmalarm sürdüğünü belirten Salaş, “Özellikle kabak çekirdeği ve patateste ürün ihtisas Borsası olmak istiyoruz. İlimizin bir diğer ekonomik değeri de narenciyedir. Akdeniz’de üretilen narenciye doğal depolar kullanılarak bölgemizde depolanmakta ve ülkemize dağıtımı ilimizden yapılmaktadır. Bu yüzden lisanslı depoculuğu da önemsiyor ve bu konuda çalışmalar yapıyoruz” diyor.

Yörenin önde gelen ürünleri olan kabak çekirdeği, kuru üzüm ve pekmezi birçok kez ulusal ve uluslararası fuarlarda stant açarak tanıttıklarını ifade eden salaş, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Spor, sanat ve kültürel etkinliklerde hep öncü olduk ve desteğimizi esirgemedik. En büyük yatırımın insan eğitimine verildiği gerçeği göz önünde bulundurularak birçok öğrencimize burs, eğitim giderleri ve öğrencilerimizin okul öncesi masraflarına destekler verdik ve vermeye devam ediyoruz. Yine eğitime katkı sağlamak amacıyla birçok okulumuzun ihtiyaçlarının giderilmesi için maddi desteklerde bulunduk. Sosyal güvencesi olmayan, zor durumda bulunan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sağlık sorunlarının giderilmesi için maddi ve manevi desteğimiz her zaman olmuştur.”

Kayadan oyma doğal depolar

Türkiye genelinde depolanan patatesin 1.2 milyon tonu Nevşehir Kapadokya’da bulunan 1.141 adet irili ufaklı kayadan oyma depolarda saklanıyor.

KAPADOKYA ile ünlü Nevşehir’de oyma kayalar çokça bulunuyor. Bunların bir kısmı yüzyıllardır doğal depo olarak kullanılıyor. Bu yapılar tarımsal faaliyetler ve ürünlerin durumuna göre günümüzde de ciddi bir ticari sektör halini almış durumda. Kimi zaman tarımsal amaçlı kimi zaman da turistik ve ticari amaçlı kullanılan bu yapılar bölgede, geçmişten-giinümüze varlığını sürdürüyor.

Geçen zaman içerisinde bu yapılar gelişen teknolojiye paralel olarak fiziki ve teknik gelişmeler de göstermişlerdir. Nevşehir yöresindeki tüf kayalarına (yapay mağara) oyulan depolar kış aylarında sıcak, yaz aylarında ise serin olma özelliğine sahipler. Doğal soğutmalı bu depolarda iklimlendirme sistemi olarak herhangi bir ekipman kullanılmıyor. Yalnızca deponun soğuk havasından yararlanılarak binlerce ton yaş sebze ve meyve hiçbir enerji harcanmadan depolanabiliyor. Kayadan oyma depolarda depolanan ürünlerde klasik depoların aksine her hangi bir kayıp oluşmuyor.

Sabit ısı ve nem dengesi gibi özelliklerinden dolayı, depolanan ürünlerin doğal yapısı bozulmadan muhafaza edilebiliyor. Bu özellikleri bölgeyi depolama konusunda daha da avantajlı bir hale getiriyor. Türkiye genelinde her yıl yaklaşık 4.5 milyon ton civarında patates üretimi yapılıyor. Yetiştirilen bu patatesin yaklaşık 2-2.5 milyon tonu hasatla birlikte direkt tüketime gönderiliyor. Geri kalan kısım ise depolarda muhafaza edilerek aralıklarla piyasaya sürülüyor. Türkiye genelinde depolanan patatesin 1.2 milyon tonu Nevşehir’de bulunan 1.141 adet irili ufaklı kayadan oyma bu depolarda depolanıyor.

KAPADOKYA’DA MAĞARALAR LİMON DEPOSU

Bunun yanı sıra Türkiye’de özellikle Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilen yaklaşık 1 milyon ton limonun 200 bin tonu yatak limon olarak depolanmakta, bunun da ortalama 115 bin tonu bu depolarda saklanmakta. Böylece bu limonlar hem muhafaza edilmekte hem de olgunlaşması sağlanmakta.

Her sene Akdeniz bölgesinden Nevşehir Kapadokya Bölgesine getirilen milyonlarca sandık limon, kayadan oyma yeraltı depolarında muhafaza ediliyor.

Tüf kayalara oyulu doğal soğuk hava depolarında yaklaşık 10 ay kalarak kabukları incelip sulanan limonlar, buradan hem yurtiçi hem de yurtdışı piyasaya sunuluyor. Peribacaları ile ünlü turizm bölgesi Kapadokya’da yer alan kayadan oyma doğal depolar, Türkiye’deki narenciye üretiminde de büyük bir öneme sahip. Başta Adana ve Mersin olmak üzere Akdeniz bölgesinde yetiştirilen limonlar, her yıl Aralık-Ocak ayında dalından kesilerek sandıklara doldurulup Kapadokya bölgesinde Ortahisar ve Kavak beldelerinde bulunan tüf kayalara oyulu yeraltı depolarına getiriliyor. Mart ayma kadar Akdeniz bölgesinden sevk edilen limonlar depolarda ilk olarak cins ve büyüklüklerine göre sınıflandırılıyor. Kasalarda kağıda sarılan limonlar burada yeni hasat dönemi olan Eylül- Ekim ayma kadar bu mekanlarda muhafaza edüiyor ve buradan hem yurtiçi hem de yurt dışı piyasasında satışa sunuluyor.

Nevşehir Çerezlik kabak yetiştiriciliğinde ilk sırada

KIRAÇ ve sulu şartlarda üretimi yapılabilen, yetiştiriciliği ve pazarlamasındaki avantajları nedeniyle bölgede tercih edilen çerezlik kabak üretimi, günümüzde 187 bin dekar alana ulaşarak 14 bin ton üretim ile ülkemizde ilk sırada yer almakta. Ürgüp Sivrisi, Hanım Tırnağı ve Çerçeveli olarak yörede isimlendirilen çeşitlerin üretimi büyük ölçüde sulu şartlarda gerçekleştirilmekte. Hasat sonrası ayıklanan çekirdekler bölgeye has hazırlanan harç ve kullanılan kurutma yöntemi ile daha da lezzetlenmekte.

Bir Bardak Nevşehir kabak çekirdeği her derde deva! Farklı lezzetiyle soğuk ve uzun kış gecelerinin vazgeçilmez eğlenceliği olarak bir bardak “Nevşehir kabak çekirdeği” müthiş sır ve şifa özelliği de taşıyor.

İŞTE FAYDALARI…

Nevşehir kabak çekirdeği, kabak sebzelerinin içindeki çekirdekler alınıp, kurutularak elde edilen bir besin çeşididir. Kendine has bir tadı olan sütle kavrulmuş Nevşehir’in meşhur kabak çekirdeğinin faydaları oldukça fazladır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR

Kabak çekirdekleri çinko açısından çok zengin besin kaynağıdır. Çinko bağışıklık siteminin güçlenmesi yanmmda hücrelerin çoğalması, uyku sorunlarının giderilmesi, göz ve cilt sağlığı için de önemli bir mineraldir. Bunun yanında özellikle erkekler için cinsel fonksiyonları arttırmada etkilidir. Düzenli olarak kabak çekirdeği tüketimi, bünyenin ihtiyacı olan çinko değerini sürekli sağlıklı bir seviyede tutar.

KİLO VERMEYE YARDIMCI

Kabak çekirdeği genel olarak zayıflamaya yardımcı gıdalar arasında -gösterilmemektedir ancak kontrollü olarak tüketildiğinde kilo vermenize yardımcı olabilir. Bu özelliği diğer bitkisel protein kaynaklarına göre daha yüksek oranda protein içermesinden ileri gelir. 1 avuç kabak çekirdeğinde yaklaşık 5 gram protein bulunur ve bu miktar günlük protein ihtiyacının yüzde 10’una denk gelmektedir.

PROSTAT HASTALIĞINDAN KORUR

Son yıllarda erkeklerde en sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesi de prostat hastalıklarıdır. Kabak çekirdekleri prostat hastalıkları karşısında çok etkili olan çinkoyu bol miktarda içermektedir. Bu konuyla alakalı olarak yapılan birçok bilimsel araştırma burada yazılanları destekleyici niteliktedir. Kabak çekirdeğini düzenli olarak tüketen erkekler, prostat hastalığına karşı önceden önlem almış olur.

DİYABET HASTALILARI İÇİN BİRE BİR

Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler insülin düzeyini dengelediğini ortaya koymuştur. Diyabetten kaynaklanan komplikasyonları önleyerek ayrıca diyabet hastalığından kaynaklanan diğer sağlık sorunlarıyla karşılaşmamıza engel olur. Bunların başında kalp ve göz sağlığı gelmektedir.

KALP SAĞLIĞINI KORUR

Bir su bardağı kabak çekirdeği, bünyenin ihtiyaç duyduğu fizyolojik fonksiyonlar için önemli miktarda magnezyum sağlamaktadır. Kabak çekirdeğinin içerdiği magnezyum, kalp sağlığı başta olmak üzere birçok organ için önemlidir. Kan damarlarının gevşemesini sağlar. Magnezyum diş sağlığı için çok önemlidir, kemik sağlığı ve bağırsak fonksiyonlarını destekler. Aynı zamanda kabak çekirdeğinin bol miktarda içerdiği magnezyum kalp krizini önler.

UYKUNUZU DÜZENE SOKAR

Doğal bir amino asit olan “tıyptophan” içeren kabak çekirdeği uyku kalitenizi yükseltebilir. Vücut tarafından “uyku hormonu” olarak bilinen serotonine dönüştürülen tryptophan uyku bozuklukları tedavisi için önerilen besinler arasında yer alır. Yatmadan 2-3 saat önce 1 avuç kabak çekirdeği yiyerek uyku kalitesini yükselten melatonin ve serotonin düzeylerini artırabilirsiniz.

OMEGA-3’ÜN GÜCÜ

Kabak çekirdekleri diğer bazı besin kaynaklarının içerdiği Omaga-3 açısından zengindir. Omega-3 yağları diyabet etkisini azaltır, kalp hastalıklarından korur, kötü kolesterole karşı etkilidir, kanın akışkanlık seviyesini arttırır. Böylece damar tıkanıklığını büyük derecede önler. Bütün bunların dışında bünyenin kanserle mücadelesine yardımcı olur. Kanserden başka birçok hastalığa yakalanma riskini ciddi anlamda azaltır. İltihap sorunlarına karşı etkilidir, yaşlanmayı yavaşlatır.

Üzümün Anavatanı Nevşehir

Nevşehir’de 23 bin 600 hektarlık bağlık alan var. 70 bin dekan Parmak ve Emir Üzümü, çoğunluğu ise Ürgüp. Toplamda da 80 bin ile 100 bin ton arasında üzüm üretiliyor. Bu üzümler yörede sirke, şarap, pekmez, üzüm turşusu, köftür ve kuru üzüm olarak değerlendiriliyor.

NEVŞEHİR, üzümün ana vatanı olarak bilinen Anadolumuz bölgesi içinde yer alan hem çeşit zenginliğine hem de geniş bağ alanlarına ve üzüm üretimine sahip Dünya üzerinde önemli üzüm üretim merkezlerinden birisidir.

Nevşehir’in meşhur üzümünün tarihçesine baktığımızda, 300 sene önce Nevşehirli Sadrazam Damat İbrahim Paşa’nın bağlar kurdurduğunu ve o dönemden kalan bağların çubuklarını, kütüklerini görmekteyiz.

NEVŞEHİR’İN ÜZÜMLERİ

Üzümün anayurdu Anadolu’dur.

Anadolu’da üzüm kültürü Hititlerden beri bilinmektedir. Üzüm daha sonra Frigler, Persler ve Helenistik dönemde de yetiştirilmiştir.

Ülkemizde halen bin 200 çeşit üzüm üretilmektedir. Dünyadaki çeşit sayısının yaklaşık 15 bin dolayında olduğu da göz önüne alınırsa, uzümsüz bir hayat ne kadar anlamsız diye düşünülebilir. Nevşehir bölgesinde tür sayısı az olmakla birlikte üzüm ekim alanları geniştir.

Nevşehir bölgesinde üretilen üzümlerin önemli bir bölümü yerel tüketim ve temel besin maddesi olarak kullanılmaktadır.

Toplam siyah üzüm üretiminin üçte biri kurutularak yenir. Bunun dışında gittikçe azalmakla birlikte önemli bir bölümü pekmez ve köftür (pekmez kesmesi) , pekmez tarhanası, pelver (pekmez ile kaynatılan ayva marmeladı), pestil gibi bir takım yerel ürünlerin yapımında kullanılır. Geri kalanı, sirke ve meyve suyu olmak üzere, üreticiler tarafından fabrikaya satılan üzüm de hemen hemen üçte biri bulmaktadır.

BÖLGENİN ÜZÜM TÜRLERİ

Dimrit: Bölgede üretilen üzümlerin yaklaşık yüzde 65’ini oluşturur. Erkenci bir üzüm çeşididir. Daha çok sofralık olarak vc pekmez yapımında kullanılır. Çekirdekli ve siyah kuru üzüm, bu çeşitten yapılır. Demir ve şeker oranı oldukça yüksektir. Bu nedenle şarabı yıllanamaz. Yalnızca yüzde 3’lük bölümü şaraplık olarak değerlendirilir.

Emir: Bölgede yetiştirilen üzümlerin yaklaşık yüzde 10 – 15’ini oluşturur. Eylül ayında olgunlaşır. Şaraplık ve şıralık olarak değerlendirilir. Kapadokya bölgesinin (Nevşehir – Kırşehir – Kayseri – Niğde) suyu bol olan bir üzüm çeşididir. Adını, hükümdarların özel şarabı olmasından ötürü emirlerden almıştır.

Parmak Üzümü: Genellikle sofralık olarak taze ya da kurutulmuş şekilde kullanılan bir beyaz üzüm çeşididir. Yörede yetiştirilen üzümlerin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturur. Biçimi silindiriktir.

Bir salkımı ortalama 300 – 400 gramdır.

Çavuş Üzümü: Anadolu orijinli ve çok sevilen bir üzüm çeşididir. Safranbolu çavuşu, beyaz çavuş, pembe çavuş ve Bozcaada çavuşu gibi pek çok sinonimi vardır. Kapadokya çavuşunun çekirdekleri küçük, içi boş ve tanede bir, üç adettir.

Buludu (Hevenklik): Beyaz – mor ve siyah bulut olarak 3 çeşidi bulunan buludu üzümü, yörenin en dayanıklı sofralık üzümüdür. Çalı hevenklere asılı tutularak doğal kaya depolarda bahara kadar saklanılabilen türleri vardır. Pekmez vc sofralık şarap üretiminde de kullanılmaktadır. Yöre üzüm üretiminin yüzde 30’unu teşkil eder.

Göğcek: Olgunlaştığı zaman daha yeşil olan çok ince kabuklu, gevşek yapılı, sık taneli üzümdür, bol şıra verir. Bu nedenle pekmez yapımında tercih edilir.

Keten Gömlek: Küçük taneli, önce sarı, olgunlaştıkça kısmen kızaran seyrek taneli, çok tatlı bir üzümdür. Sofralık çeşididir.

Kara Burcu: Kendisi beyaz, adı kara olan bu üzüm, sık taneli, çok ince kabuklu, çok az çekirdekli bir çeşittir. Şekil olarak çekirdeksiz, beyaz üzümü andırır. Aranan bir sofralık üzümdür.

Beyaz Buzgulu: Kalın sert kabuklu, 1 – 2 çekirdekli ve dayanıklı olduğu için turşusu yapılan beyaz üzüm çeşididir. Aynı özelliklere sahip siyah çeşidi de vardır.

Üzüm Turşusu: Kapadokya bölgesinin vazgeçilmezidir. Parmak üzümünden dc yapılır. Son zamanlarda dimritten komposto gibi de yapılarak saklanmaktadır.

Kurt Kuğruğu: Beyaz, iri ve çok sık taneli, üst kısmı geniş, alt kısmı dar ve uzun salkım yapısı ile bu ismi almıştır. Sofralık çeşittir.

Horoz Karası: Kalın sert kabuklu, silindirdik, uzun ve iri taneli, az çekirdekli hoş kokulu bir üzümdür, sofralıktır. Her bağda 3-5 çubuk şeklinde bulunur.

İsmailoğlu: Beyaz parmak üzümünü andırır yapıda sert kabuklu orta sıklıkta bir üzümdür, sofralık bir çeşittir.

Kayseri Karası: Yuvarlak, seyrek ve iri taneli, ince kabuklu, koyu mor renkli bir çeşittir. Sofralık ve şaraplık olarak da kullanılır, narindir. Çok güzel bir aroması vardır.

Şıradar: Yuvarlak taneli, koyu mor, orta büyüklükte salkımlar veren, bol şıralı olduğu için, bu ismi almış bir çeşittir, şaraplıktır. Kalecik karasına çok benzediği için karıştırılır.

Mis Üzümü: Gül üzümü, kızıl üzüm adları ile de anılır. Pembeden kızıla kadar tonları vardır. Seyrek taneli, kendine has hoş kokulu, sofralık bir çeşittir.




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir