Ekonomi Haberleri

Orta ve Uzun Vadede Alınabilecek 31 Hisse

BORSA İstanbul’da endeksin 101-105 bin bandına kilitlenmesine, alternatif piyasalardaki yükselişe ve tüm belirsizliklere rağmen uzmanlar borsadan umutlu. Ancak analistler yerel seçim öncesinde borSada oynaklığın bir miktar artış göstermesini beklerken yukarı yönde 106-106 bin 500 pozitif direnç bölgesi kırılmadığı sürece yeni bir yükseliş hikayesi öngörmüyor. Aşağı yönlü hareketlerde ise şimdilik en kötüsünün fiyatlandığmı, 101-103 bandı altında fazla kalıcılık olmayacağını düşünüyorlar. Tüm belirsizliklere ve oynaklıklara rağmen orta ve uzun vadeli düşünülmesi gerektiğinin altını çizen analistler, borsanın muhtemelen yılı artıda kapatacağını söylüyor ve bu kapsamda da orta ve uzun vade için 31 hisseye ‘al’ veriyorlar.

“BORSA YILI ARTIDA KAPATIR”

Türkiye’nin 2018 dördüncü çeyrekten sonra 2019 bir ve ikinci çeyreklerde küçülme yaşayacağını düşünen Alııus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya, bu süreçlerin borsanın en sevdiği dönemler olduğunu söylüyor. Önceden küçülmelerin fiyatlandığını ve krizden çıkış dönemlerinde ciddi primler yaşandığını hatırlatarak “Tarih bunun örnekleriyle dolu. Bu yıl da iyi başladı. Muhtemelen borsa yılı artıda kapatacaktır. Piyasa için herkesin bildiği belirsizlikler sürüyor. Ancak bunlar piyasaları pek etkilemiyor. Çünkü para bol. Parada sıkıntı olmadıkça diğer sorunlar problem değil” yorumunu yapıyor. Dünyada korumacılığın artması ve ticaret savaşlarının beraberinde dünyada yavaşlamayı beraberinde getireceğini dile getiren Kaya, bu konu ile ilgili haberlerin dikkatli izlenmesini öneriyor. Manipülatif haberlere kanılmaması gerektiğini de belirten Kayalı, bu konulardan etkilenebilecek şirketler için özellikle bu konunun önemine dikkat çekiyor.

Avrupa Birliği’nin bizim en önemli ihracat partnerimiz olduğunu hatırlatan Kaya, “Oradaki gelişmeler bizi de etkiler. Brexit, AB Parlamentosu seçimleri izleyeceğimiz önemli gelişmeler. Özellikle AB’ye ihracatı olan şirketler için bu konu önemli. Öte yandan yurtiçinde tüketim kalıplarında bir değişim görülüyor. Bazı ürünlerde enflasyon aşırıya ulaşıyor. Dolayısıyla hammadde ya da mamul üretiminde yükselen maliyeti olan şirketlere dikkat edilmeli” diyor.

“YABANCI PAYI ARTANLAR İZLENMELİ”

Böyle bir ortamda yatırımcıların hisse seçiminde temel olarak değerinden uzakta kalmış ve iskoııtolu işlem görenler arasında seçim yapmasını öneren Kaya, beklentisi olan hisselerin diğerlerinden olumlu anlamda ayrıştığını hatırlatıyor. Son iki ayda yabancı payı artan hisselerin de izlenebileceğini ifade ederek, bazen büyük ordinolar nedeniyle aşırı satışa düşen hisseler olabildiğini ve bu hisselerde tepkilerin endeksten daha fazla olduğunu hatırlatıyor. Kaya, tcmettüleri iyi seviyede olan hisselerin de temettüye kadar iyi performans gösterebileceğine dikkat çekiyor.

Kaya, orta ve uzun vadede ise Garanti Bankası, Akbank, TSKB, Tüpraş, Koç Holding, Doğan Holding, Ereğli Demir Çelik, Aygaz, Aselsan, Coca-Cola İçecek, Koza Altın, Otokar, Türk Hava Yolları, Pegasus, Deva Holding, Migros, B1M, Ford Oto, Soda Sanayi ve Enerjisa hisselerine ‘al’ veriyor.

“AŞAĞIDA EN KÖTÜSÜ FİYATLANDI”

GCM Yatırım Ekonomisti Enver Erkan ise, endeksin 101-103 bin bandına kilitlendiğini, bunun üzerine doğru bir fiyatlama arzusu olduğunu ancak ABD ve Türkiye ilişkilerine dair olası riskler ve gelişen ülke para birimlerine gelen baskıların yukarı yönlü hareketleri sınırladığını söylüyor. Yerel seçim öncesinde borsada oynaklığın bir miktar artış göstermesini ve yukarı yönde 106 bin, 106 bin 500 pozitif direnç bölgesi kırılmadığı sürece yeni bir yükseliş hikayesi öngörmeyen Erkan, “Aşağı yönlü hareketlerde şimdilik en kötüsü fiyatlandığı için 101-103 bin bandı altında çok fazla kalıcılık beklemiyoruz. Fakat özellikle S-400, F35, Patriot konularında ABD ve Türkiye arasındaki ilişkiler ve Mart ayından sonra Başkan Erdoğan’ın olası ABD ziyareti i ana gündem maddesi olacak” diyor. Ayrıca Trump’m Hindistan ile beraber Türkiye’yi çıkarmış olduğu gümrüksüz ticaret sisteminin piyasayı tedirgin ettiğini belirten Erkan, Suriye’den çekilme süreci içinde olunmasına rağmen YPG konusunda olası anlaşmazlık ortamının da etkili olduğunu söylüyor. Öte yandan küresel büyümedeki sıkıntılar, Çin özelinde dünya büyümesinde soğuma potansiyeli ve Fed’in sabırlı – sabırsız ikileminin de yakından takip edildiğini hatırlatıyor.

“DEFANSİF KAĞIT AĞIRLIĞI ARTIRILABİLİR”

Böyle bir ortamda yatırımcıların ekonomik riskler, faiz oranları, Trump’ın ekonomi politikalarının etkisi, jeopolitik gerginlikler gibi unsurlar ve bunların olası etkilerine dikkat etmesini öneren Erkan, eğer hissede yeni pozisyon alınacaksa ve piyasa momentumu aşağıya doğruysa, endeksle korelasyon ve beta gibi faktörlerin göz önünde bulundurulmasını öneriyor ve piyasa düşerken defansif kağıtların ağırlığının artırılabileceğini söylüyor. Endekste hisse bazında lokomotif hisselerde alımda kalınabileceğini, ancak maliyet noktasını optimal belirlemek gerektiğini dile getiren Erkan, “Şirketlerin döviz pozisyonlarını ve bunları etkin şekilde türev araç kullanarak yönetip yönetmedikleri incelenmeli. Ayrıca kısa ve uzun vadeli yükümlülüklerinin dönen ve duran varlıklara oranının kıyaslanması gerekir. Şirketin maliyet yönetimi, döviz ve emtia fiyatlarındaki değişimlerden maliyetlerinin nasıl etkilendiği ve fiyatlandırma politikası da incelenmeli” diyor. Şirketin ihracat geliri elde etmesinin bir artı olarak değerlendirilebileceğini de belirten Erkan, ancak ihracatçı şirketlere yatırım yaparken küresel talep koşulları, ekonomik gelişmeler gibi etmenlerin dikkate alınmasını ve ticareti etkileyebilecek gelişmelerin doğru değerlendirilmesini öneriyor.

Orta ve uzun vade de ise Ak-bank, Tüpraş, Garanti Bankası, Türk Hava Yolları, Sabancı Holding, Aselsan, Tekfen Holding, TAV Havalimanları, Arçelik, Yapı Kredi, Soda Sanayi, Emlak GYO, Türk Telekom, Koza Altın, Kar-demir, Enerjisa, Pegasus, Koza Madencilik, Enka İnşaat ve Ülker hisselerine ‘al’ veriyor.

Piyasayı tedirgin eden konular

  • ABD ile ilişkiler, S-400, F35 ve Patriot füze batarya sistemlerinin alınma süreçleri.
  • Trump’ın Hindistan ile beraber Türkiye’yi çıkardığı gümrüksüz ticaret sistemi.
  • Suriye’den çekilme süreci içinde olunmasına rağmen YPG konusunda olası anlaşmazlık ortamı.
  • Küresel büyümedeki sıkıntılar, Çin özelinde dünya büyümesinde soğuma beklentisi.
  • Fed’in sabırlı – sabırsız ikilemi.

Mevcut koşullarda yatırımcılara öneriler

  • Ekonomik riskler, faiz oranları, Trump’ın ekonomi politikalarının etkisi,jeopolitik gerginlikler gibi unsurlar ve bunların olası etkilerine dikkat edilmeli.
  • Eğer hissede yeni pozisyon alınacaksa ve piyasa momentumu aşağıya doğruysa, endeksle korelasyon ve beta gibi faktörler göz önünde bulundurulmalı.
  • Piyasa düşerken defansif kağıtların ağırlığı artırılabilir.
  • Endekste hisse bazında lokomotif hisselerde alımda kalınabilir, ancak maliyet noktasını optimal belirlemek gerekir.
  • Şirketlerin döviz pozisyonları ve bunları etkin şekilde türev araç kullanarak yönetip yönetmedikleri incelenmeli.
  • Şirketin kısa ve uzun vadeli yükümlülüklerinin dönen ve duran varlıklara oranı kıyaslanmalı.
  • Şirketin maliyet yönetimi, döviz ve emtia fiyatlarındaki değişimlerden maliyetlerinin nasıl etkilendiği ve fiyatlandırma politikası incelenmeli.
  • İhracatçı şirketlere yatırım yaparken küresel talep koşulları, ekonomik gelişmeler gibi etmenler dikkate alınmalı, ticareti etkileyebilecek gelişmeler doğru değerlendirilmeli.
  • Temel olarak değerinden uzakta kalmış ve iskontolu işlem gören hisseler arasında seçim yapılmalı.
  • Beklentisi olan hisselerin diğerlerinden olumlu anlamda ayrıştığı unutulmamalı.
  • Son iki ayda yabancı payı artan hisseler de izlenebilir. Temettüleri iyi seviyede olan hisseler temettüye kadar iyi performans gösterebilir bu durum göz önünde bulundurulmalı.



Yunus KAYA / Alnus Yatırım Araştırma Müdürü
“Koza Altın güçlü nakit pozisyonuna sahip”

KOZA ALTIN: 2018 yılında beş madende 263.435 ons altın üretimi gerçekleştirmiş olup 1.611 milyon TL gelir elde etmiştir. 2017’de 204.916 ons üretimle 968 milyon TL gelir üreten şirketin net karı ise karşılaştırmalı dönemde yüzde 120 artışla 1.174 milyon TL olmuştur. 2017’de 1.258 dolar olan ortalama ons başına altın satış fiyatı, 2018’de 1.266 dolar olarak gerçekleşmiştir. Oysa şirketin ons başına maliyeti 2018’de 564 dolardı.

Türkiye genelinde 53 işletme ve 142 arama ruhsatına sahip olan şirket, 2019’da altın üretimini yüzde 15-20 oranında artırarak 300-320 bin ons hedeflemekte. Artan üretim kapasitesi ve güçlü nakit pozisyonu ile dikkat çeken şirketin, son aylarda endeksin gerisinde kalan hisselerinde yüzde 35 yükselme potansiyeli ile 65 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

DEVA HOLDİNG: 2006’da şirketi devralan GEM’in amacı Deva’yı yurtiçinde zirveye taşırken, yurtdışına da satış yaparak bölgesel bir şirket haline getirmekti. Bu doğrultuda faaliyetlerini sürdüren şirket, 12 yılda 900 milyon TL yatırım yaptı. Türkiye ilaç pazarında kutu bazında ikinci sıraya çıkarken yıllık ihracatı 10 milyon doları aştı. Son üç yıldır yüzde 20 FAVÖK marjıyla çalışıyor. Ancak cirosu 2015’te 576 milyon TL iken 2018’de 1 milyar TL’ye ulaştı. Böylece şirketin aynı sermaye ile ürettiği gelir daha da artı. 2018’de TL’nin değer kaybı ile kârlılığı biraz hasar alan şirket için 19 Şubat 2019’da ilaca yapılan yüzde 26.4 zam bu yıl için daha da olumlu etki yaratacaktır. Geçmiş yıl zararlarını kapatan şirketin, 2019’dan itibaren nakit temettü dağıtma potansiyeli de bulunmakta. Şirket hisselerinde yüzde 28 yükselme potansiyeli ile 5.00 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

THY: 124 ülke ile “en fazla ülkeye uçan hava yolu şirketi” olan THY, 333 uçak filosuyla dünyanın en büyük onuncu şirketi. Ancak THY’nin rakiplerinden daha hızlı şekilde 2023’e kadar yılda ortalama 40 uçakla filosunu büyütmesi bekleniyor. THY, 2018’e başlarken yılı 74 milyon yolcu ile yüzde 80 doluluk yakalamayı bekliyordu.

Oysa gerçekleşme daha da iyi oldu ve yolcu sayısı yüzde 9.5 artışla 75.2 milyona ulaştı üstelik doluluk yüzde 81.9’a çıktı. Şirketin 2017’de 639 milyon TL iken 2018’de 4.045 milyon TL’ye yükseldi. Haziran ayında S&P, şirketin kredi görünümünü durumdaki iyileşmeye paralel ‘negatiften ‘durağan’a yükseltmişti. THY bu yıl içinde yolcu sayısının 80 milyona çıkmasını ve doluluğun yüzde 81 civarında olmasını hedefliyor. Şirket hisselerinde yüzde 23 yükselme potansiyeli ile 17.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Belgin MAVİŞ / Al Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Direktör
“Piyasaların kaderini Mart ayı belirleyecek”

Küresel piyasalarda mevcut belirsizlikler ve büyümeye dair ciddi kaygıların ve beklentilerin aşağı yönlü revizesinin yarattığı baskılar euro/dolar paritesi ile dolar endeksindeki haraketlilik BIST-100 üzerinde satış baskısını daha da artırmakta. BIST-100 endeksinde 101.600 kırılırsa 100.200 ve aşağıda 99.500 panik hareketlerde ise 98.500 seviyesine kadar sarkmalar görebiliriz. 98.500 gelirse tepki hareketinde 100.000 aşılması gereken hedef olurken 100.200 seviyesinde tepki gelmesi durumumda 101.000/101.200 kısa hedef değer olarak öne çıkar. Sektörel olarak baktığımızda ise bankacılık ve holding sektöründeki hisselerde bilanço performanslarının 2018 sonu itibariyle beklentileri karşılayamadığını görüyoruz. Bilanço dönemi 11 Mart itibariyle sona erecek. Borsada genel olarak tüm sektörlerin küresel gelişmelerden olumsuz etkilendiğini söyleyebiliriz.

Aşırı satışlarla karşılaşan madencilik sektörü başta olmak üzere teknoloji ve bilişim sektörü hisselerini daha yakın takibe almakla birlikte vergi indirimleri ve teşviklerle hareketlenen farklı sektör ve hisseleri de kısa vadeli al/sat ihtimaliyle takibe devam ediyoruz. Temettü verimi ve düzenli temettü ödemeleriyle öne çıkan Tüpraş ve Aselsan gibi hisseleri de uzun vadeli önerilerle izliyoruz. Otokar Ege Endüstri ve Bosch Fren Sistemleri de yine portföylerde olmasını arzu ettiğimiz diğer başucu hisselerimiz. Borsa İstanbul’da 2019 yılı zor ve değişimlerin başlangıç yılı. Oldukça dikkatli olmamız gerekiyor. Öte yandan 20 Mart Fed faiz kararı, 27 Mart ABD/Çin müzakerelerinde nihai sonuca ulaşabilme, 29 Mart Brexit oylaması ve karar, 31 Mart Türkiye yerel seçimleri olmak üzere Mart ayının genelinde belirsizliklerin kısmen netleşeceği dönüm tarihleri bulunuyor. Bu nedenle 20 Mart Fed toplantısına kadar karışık ve dalgalı seyirler ardından açıklamalara bağlı sakinleşmeler olsa da en erken piyasaların yeniden yön bulacağı ay Haziran 2019 sonu olacaktır. İkinci yarıda piyasaların daha toparlanmış ve hedef odaklı olacağını düşünüyoruz.

Enver ERKAN / GCM Yatırım Ekonomisti
“Akbank’ın kan olumlu etkilenir”

AKBANK: Banka, 5 milyar 709 milyon TL net konsolide kar elde etti. Çeyreklik kar olan 1 milyar 50 milyon TL piyasa beklentisi olan 954 milyon TL’nin üzerinde, ancak bizim beklentimiz olan 1 milyar 220 milyon TL’nin altında gerçekleşti. Banka, 214 milyar TL’si nakdi kredi olmak üzere ekonomimize toplam 267 milyar TL kredi desteği sağladı. Bankanın sermaye yeterlilik oranı BDDK’nın yeni metodolojisinin etkisi ile yüzde 16.8’e yükseldi. Akbank’ın Ocak 2019’da gerçekleştirdiği bedelli sermaye artırımının etkisiyle SYR (sermaye yeterlilik rasyosu) olumlu etkilenecektir. TÜFEX gelirleri net faiz marjını beslerken, net ücret ve komisyon gelirleri de beklenenden daha güçlü seyretmiştir.

Buna karşılık, net ticari zararın artması karlılık üzerinde baskılayıcı etkiye neden olmuştur. TL fonlama maliyetinde yılın ikinci yarısından itibaren beklediğimiz gevşeme kredi mekanizmasında normalleşme açısından ilerleyen çeyreklerde dönemsel karın olumlu etkilenmesini sağlayacaktır. Cari dönemsel karda ise artan TL fonlama maliyetlerinin etkisi tüm ticari bankalarda olduğu gibi Akbank’ta da görülmekte. Banka hisselerinde yüzde 22 yükselme potansiyel ile 7.80 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TAV HAVALİMANLARI: Şirket cirosu bir önceki seneye göre euro bazlı yüzde 4 artış gösterdi. Öte yandan şirket Milas Bodrum havalimanı için ayrılan değer düşüklüğü karşılığının geri çevrilmesinin etkisi, TL’nin değer kaybı, dolara karşı euro’nun güçlü seyri ve dış hatlar duty free komisyon gelirlerinin olumlu etkilenmesinden pozitif katkı almıştır. Çalışan tazminatları nedeniyle artan personel maliyeti, iştirak zararı FAVÖK tarafını olumsuz etkilerken maliyet azaltıcı yöntemler ile FAVÖK marjı artış gösterdi. TAV Havalimanları’nın 2018 net karı geçen yıla göre yüzde 46 artarak 255 milyon euro seviyesinde gerçekleşmiştir. Dönemsel bazda TL bazında kar 323 milyon ile geçen yılın aynı dönemine göre önemli artış kaydederken, piyasa beklentisi olan 173 milyon ve bizim beklentimiz olan 200 milyon TL’yi geçmiştir. TL bazında 2018 karı 1 milyar 517 milyon TL olmuştur.

Şirket 2019’un tamamında toplam yolcu sayısını erken kapanacak olan İstanbul Atatürk Havalimanı hariç 90-94 milyon arasında öngörürken, FAVÖK tarafında yüzde 38-42 büyüme beklemektedir. Şirket 2019 yılında 70 ila 80 milyon euro arasında toplam yatırım harcaması hesaplamakta. Şirket hisselerinde yüzde 29 yükselme potansiyel ile 31.70 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

ARÇELİK: Türkiye beyaz eşya pazarında toptan talepte ÖTV indirimi ve düşük baz etkisine rağmen, zayıflayan tüketici güveni nedeniyle yüzde 22 daralma gerçekleşmiştir. Buna karşın, ÖTV indirimleri sektörün özellikle yıllın son iki ayını iyi geçirmesini sağlamıştır.

TL’nin 2018 dördüncü çeyrek döneminde değer kazanması yurtiçi ciro ve karlılığı olumlu etkilerken, ihracat karlılığının sınırlanmasına neden olmuştur.

Buna karşılık Türkiye, MENA ve Pakistan pazarlarında daha önceden fiyat artışlarının dönemsel karı olumlu etkilediğini görmekteyiz. Şirket, beyaz eşya ve klima satışlarında pazara göre daha iyi performans sergiledi.

Vergi teşviklerinin yılın ilk üç ayında da geçerli olacak olması itibariyle pozitif etkisini 2019 birinci çeyrek döneminde de göstermesini bekliyoruz. Buna karşılık TL’nin de değerlenmesi ve Avrupa’da yavaşlama/Brexit belirsizliği gibi nedenler çerçevesinde ihracat performansı açısından aşağı yönlü risk bulunduğunu da belirmek isteriz. 2018 döneminde toplamda (yurtiçi + uluslararası) dönemsel 7.4 milyar TL ile yüksek bir ciroya ulaşıldı.

İç piyasadaki hafif daralmayı uluslararası büyümenin telafi etmesiyle beraber şirket son çeyrekte kur etkisi hesaba katılmadığında organik yüzde 2.7 konsolide büyüme kaydetmiştir.

Şirketin yıllık karı son çeyrekteki dengelenme ile birlikte geçen yıla göre fazla değişmeyerek 856 milyon TL seviyesinde gerçekleşmiştir. Dönemsel olarak ise dördüncü çeyrekte şirketin karı 281 milyon TL olarak açıklanmış ve piyasa beklentisi olan 271 milyon TL ile bizim beklentimiz olan 260 milyon TL’nin üzerine çıkmıştır. Şirket hisselerinde yüzde 21 yükselme potansiyel ile 24.90 TL hedef fiyat öngörüyoruz.


Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu