Ekonomi Haberleri

Paranızı yönetirken kime danışıyorsunuz?

SON dönemde başta borsa olmak üzere hisse senedi yatırımı yapanların sayısı arttı. Ancak yeni yatırımcıların tercihi borsanm karlı ve büyük hisseleri yerine, sermayesi küçük, çoğunlukla zararda veya faaliyetleri nedeniyle kar etmekte zorlanan senetler oldu. Peki, yatırımcılar bu hisse senetlerinin kendi yatırımlarına uygun senetler olduğunu nasıl tespit ettiler? Sosyal medyadaki ‘üstatların’ önerilerinden, tabii ki. Bu üstatlar bir taraftan hisse senedi önerileri verirken, diğer taraftan yatırımcılara temel ve teknik analiz öğrenmelerini öğütlüyor; kimisi ücretli, kimisi ücretsiz dersler veriyor.



Sağlığı ile ilgili problemi olanlar, bu işin uzmanı olan doktora gidiyor, hukuki problemlerde avukatlara danışılıyor. Kimse bu problemlerini çözmek için tıp öğrenmeye, hukuk öğrenmeye kalkmıyor.

Ama parasını değerlendirmek için borsaya gelen yatırımcılara, “Temel analiz, teknik analiz öğrenmelisin” deniyor. Yatırımcılara finansal alanda danışmanlık yapma noktasında bir hizmet ihtiyacı olduğu çok açık. Yatırımcıları piyasalarda kendi risk algılarına uygun yatırımlara yönlendirebilecek, tıp uzmanı gibi, hukuk uzmanı gibi, bağımsız finansal uzmanlar olsa ne olur? Bu konuyu sermaye piyasalarında 38 yıldır görev yapan Piramit Menkul Kıymetler A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Berra Doğaner ile konuştuk…

Berra Hanım öncelikle kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

SPK’da sekiz yıl görev yaptıktan sonra özel sektöre geçtim ve sektörün önde gelen yatırım kuruluşlarında genel müdür ve yönetim kurulu üyesi gibi görevler üstlendim. Mayıs 2018’den itibaren ise bilgi ve deneyimimi ülkemiz kalkınmasında farklı sektörlerin hizmetine sunabilmek için profesyonel olarak çalışmayı bırakarak bağımsız yönetim kurulu üyeliği ve danışmanlık kulvarına geçtim. Aynı zamanda Ostim Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım.

Mevzuatta “Yatırım Danışmanlığı” yer alıyor ama “Bağımsız Finansal Danışmanlık” tanımlanmamış. Bağımsız finansal danışmana hangi noktada ihtiyaç var?

Yatırım danışmanlığı sermaye piyasası mevzuatında tanımlanan bir faaliyet türü. Yetkili yatırım kuruluşları tarafından müşterilerine risk profili ve getiri hedefleri doğrultusunda, para ve sermaye piyasası araçları ile bunları ihraç eden ortaklık ve kuruluşlar hakkında yorum ve tavsiyeler verilmesi, yatırım kararlarda destek olunması olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda risk profiline uygun varlık dağılımı ve tavsiyeleri hazırlanması, günlük, haftalık, çeyrek ve yıllık bazda raporlama yelpazesi ile piyasalarla ilgili görüş ve tavsiyelerin paylaşılması, model yatırım portföylerinin oluşturulması ve bu portföylerin yakından takip edilerek değişen piyasa koşullarına göre kişiye özel anlık güncellemelerinin sağlanması gibi fonksiyonlar içerir.

Bağımsız finansal danışmanlık ise tüm bu hizmetlerin bir yatırım kuruluşunun bordrosundaki personel yerine, yatırımcının seçtiği, sözleşme ile belirli bir ücret karşılığı hizmet alınan, lisanslı, yetkilendirilmiş bağımsız bir uzmandan alınmasıdır. Sermaye piyasalarının çok gelişmiş olduğu ABD’de bireysel yatırımcıların yüzde 40’ının bağımsız finansal danışman kullandığı biliniyor.

Peki, Türkiye’de durum nasıl?

Türkiye’de araştırma raporları ve model portföyler yoluyla yatırım tavsiyeleri geniş kitlelere yaygın olarak sunulmakta ise de, kişiye özel yatırım danışmanlığı banka, aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerinde sınırlı sayıda danışmanla ve sınırlı şekilde sağlanmakta, bu hizmetten sadece büyük montanlı tasarruf sahipleri yararlanabilmekte. Küçük ve orta ölçekli yatırımcılar ise bu yönlendirmeden yoksun kalarak çoğunlukla kulaktan dolma bilgilerle yatırım yapmakta. Bağımsız yatırım danışmanlığı ihtiyacı kanımca tasarruf ve sermaye piyasasında yatırımın olduğu her noktada bir gereksinim. Hisse senedi, özel sektör borçlanma araçları, yatırım fonları, bireysel emeklilik fonları gibi sermaye piyasası ürünlerine yatırım yapmak asgari bir finansal okuryazarlığın ötesinde bilgi birikimi gerektiriyor.




Bağımsız finansal danışmanlık kurumlan veya uzmanları sermaye piyasalarında yatırımcılara nasıl fayda sağlayabilir?

Bugün ülkemizde Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 7 milyon, otomatik katılımda 6 milyon olmak üzere yaklaşık 13 milyona katılımcı mevcut. Buradaki birikim 170 milyar TL’ye ulaştı. Tasarruf edebilen kişilerin çoğunluğunu temsil eden bu kitle, BES fonlarına yatırım yaparak sermaye piyasalarına dolaylı olarak dahil oldu. Ancak sıklıkla getirilerinden şikayetçi olduklarını duyuyoruz. Bu şikayetler doğru zamanda, doğru fonda olunmamasından, dağılımının iyi yapılamamasından ya da fon değişikliğine gidilmemesinden kaynaklanıyor. BES’te yer alan katılımcıların yüzde 84’ünün hiç fon değişikliği yapmadığını biliyoruz. Oysa yılda altı kez fon değiştirme hakkı var. Ancak fon seçmek, varlık dağılımını doğru oluşturmak ve konjonktüre göre dağılımı değiştirmek oldukça teknik bir konu. Bu süreci yönetemeyen katılımcılara bağımsız finansal yatırım danışmanlığı imkanı sağlanması gerekir.

Borsada bu durum nasıl?

Hisse senetlerine son bir yıldır artan beklenmedik ilgi ve katılım, yatırımcı sayısını 2 milyona yükseltti. Yeni yatırımcıların da danışmanlık ihtiyacının çok yüksek olduğunu, bu hizmeti yeterince alamadıklarından yüksek kredilerle çok yüksek riskli hisse senetlerine yatırım yaptıklarını ve bu şirketleri yeterince tanımadıklarını görüyoruz. Bu kişiler için de bağımsız danışmanlık yarar sağlayacaktır.

Bağımsız finansal danışmanlık hizmetleri konusunda, tereddüde sebep olan veya olumsuzluk yaratabilecek unsurlar neler olabilir? Bu tereddütler nasıl giderilebilir?

Ülkemizdeki düzenleyici otorite olan Sermaye Piyasası Kurulu’nun ülkemiz sermaye piyasalarında geçmişte yaşanan olumsuzlukları göz önünde bulundurarak konuya mesafeli durduğunu söyleyebiliriz. Yatırım danışmanlığı yetkisinin kötü niyetli kişilerce maksadı aşan biçimde kullanılabileceği, etik ve mesleki olarak sorunlar yaşanabileceği, kontrolünün zor olabileceği düşünülüyor. Ancak Kurul’un yıllara dayalı düzenleme yapma kapasitesi, günümüz teknolojisi ve iletişim olanakları ile denetim ve gözetimin kolaylaştığı dikkate alınarak, SPL (Sermaye Piyasası Lisanslama Sicil Ve Eğitim Kuruluşu) lisanslarına sahip olma başta olmak üzere Kurul’un belirleyeceği diğer şartları sağlayabilen kişilerle, sistem devreye alınırsa, potansiyel tehditlerden daha fazla fırsatlar yaratabileceği söylenebilir.

Geçtiğimiz günlerde BES Fonlarının TEFAS benzeri bir platformda işlem görmesine yönelik düzenleme yapılacağı söylendi. TEFAS Platformunun yatırım fonları piyasasının gelişmesine sağladığı katkıyı BES tarafında bekleyebilir miyiz?

Yatırım fonları piyasası 3 milyon yatırımcı ve 161 milyarı aşan portföy büyüklüğü ile tüm zamanların en yüksek seviyesinde. Fon pazarı da getiri arayışında olan yatırımcıların artması ile hem yatırımcı sayısı hem de tutar olarak düzenli büyüme kaydediyor. TEFAS uygulamasının yatırım fonları piyasasındaki büyümede çok önemli bir fonksiyon sağladığından bahsetmemiz gerekir. Serbest ve rahat alım satımın yanı sıra, platformun sunduğu analiz ve karşılaştırma imkanlarının da, yatırımcıları cezbettiği rahatlıkla söylenebilir. Bu bile bağımsız danışmanlık müessesesinin işlevsel kılınması ile bir yandan yatırımcı getirilerinin artacağım, diğer yandan pazarın büyüyeceğini işaret ediyor. Diğer yandan bireysel emeklilik fonlarının serbestçe TEFAS’ta alınıp satılabilmesinin, sistemin büyümesine, katılımcıların ortalama getirilerinin yükselmesine ve hatta artan rekabet ortamında fon getirilerinin daha da yükselmesine sebep olabilecek son derecede yerinde bir husus olduğunu, belirtmek isterim. Bu süreç bağımsız finansal danışmanlık ile kombinlenerek faydaları kat be kat arttırılabilir.

ZEYNEP CANDAN AKTAŞ


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu