Anasayfa / Ekonomi-Finans / Sanayiciye hammadde morali

Sanayiciye hammadde morali




GLOBAL kriz hız kesti. Avrupa’daki belirsizlik sürse de Amerika’dan iyileşme sinyalleri geliyor. ABD’de açıklanan birçok endeks gelecekle ilgili umut veriyor. Dünyayla entegre çalışan Türk sanayicisi de olumlu beklentilere girmiş durumda.

Türk sanayicisinin nabzını en iyi tutabilen kuruluşlardan İstanbul Sanayi Oda-sı’nın üretimle ilgili yayınladığı endeksler olumluya dönmüş durumda. Üretim, iç satışlar, ihracat ve istihdamdan oluşan Sanayi Gelişim Endeksi (SGE), nisan ayındaki 110.4 seviyesinden mayısta 138’e yükseldi. Haziran beklentileri 118.5’e gerilese de 100’ün üzeri sanayicinin olumlu beklentilerini ifade etmesi açısından önemli. Çünkü bu endeks, sanayiciler arasında yapılan anket sonucunda oluşuyor.

HAMMADDE ENDEKSİ COŞACAK

ISO’nun Hammadde Endeksi de çarpıcı bir gelişmeye işaret ediyor. Global krizin başladığı 2008 ağustos ayından bu yana olumsuz bir seyir izleyen bu endekste beklenti ilk kez bu ay olumluya dönecek gibi. Üstelik gelişme az buz değil; nisan ayında 77.6 olan endeksin bu ay 108.9’a yükselmesi bekleniyor. Diğer bir deyişle sanayiciler hammadde fiyatlarının düşeceğini düşünüyor.

Hammadde fiyatlarının düşmesi sanayicilerin temel girdilerinden birinin maliyetinin de düşmesi demek. Bu da daha rahat üretim yapılması anlamına geliyor. Bu gelişmenin makro çerçevede ÜFE’yi (Üretici Fiyat Endeksi) düşürürken, ürün fiyatlarının ucuzlamasıyla özellikle iç piyasada canlılık yaratacağı beklentisi hakim. Kuyum, tekstil-konfeksiyon, kimya gibi sektörlerde hammadde fiyatlarından kaynaklanan beklenmeyen bir canlılık oluşabilir.

Aslında emtia fiyatları son aylarda dünya çapında düşmeye başladı. Bunun olumlu yansımaları nihayet Türkiye’ye de ulaştı. Para dergisi olarak hangi sektörlerin hammadde fiyatlarından kaynaklanan bir ek talep yaşanabileceğini araştırdık.

Altın fiyatlarındaki gevşeme, kuyum ve mücevherat sektöründe olumlu beklentilere yol açıyor. Onsu 1.625 dolardan 1.525 dolara gerileyen altın, diğer değerli metal ve maden fiyatlarını da peşinden sürüklüyor. Gümüş, bakır fiyatlarındaki düşüşün devam etmesinin kuyum ve mücevherat sektöründe ekstra tüketici talebine yol açması bekleniyor. Özellikle altının bin 400 dolarlara düşmesinin halen 96 TL olan 22 ayar altının gramını 85 TL’ye kadar düşüreceği hesaplanıyor. Koçak Gold Yönetim Kurulu Başkanı ismet Koçak, “Altının gramı 85 TL’ye gelirse iç talep yüzde 30-40 artar. Ayrıca Rusya, Ukrayna ve Irak gibi yakın coğrafyamızdan da daha çok talep gelir” diyor.

Temmuz-ağustos aylarında yoğunlaşan evlilikler sayesinde en canlı dönemi yaşadıklarını hatırlatan Koçak, fiyatların düşmesiyle ekstra canlılık bekliyor.

ÜRETİCİ DE RAHATLAYACAK



Tekstil ve hazır giyimde Avrupa’nın üretim üssü olan Türkiye’de pamuk fiyatlarındaki düşüş dikkatle izleniyor. Uluslararası piyasalarda pamuğun libresi bir yıl önceki 160 sentlerden 72 sente kadar düşmüş durumda. Sadece son üç ayda pamuk fiyatlarındaki düşüş yüzde 40’ları buldu. Bu düşüş aynı oranda iplik fiyatlarına da yansıdı. Böylece özellikle iç piyasa için üretim yapan hazır giyimcilerin eli biraz rahatlamış oldu. Ancak bu düşük fiyatın tüketiciye yansıması beklenmiyor, örneğin bir pantolonun üretim maliyetinde pamuğun oranının yüzde 3 olduğu düşünülürse, düşüş sadece üreticinin hanesine yazılacak.

ÇELİK FİYATLARI GEVŞEDİ

Demir-çelik fiyatlarındaki düşüş de sanayiye olumlu yansıyor. Halen çelik levhanın tonu 900 dolar civarında. 2008’de global krizin başladığı dönemlerde bin 450 dolara kadar çıkan fiyatlardaki gevşeme özellikle ihracatçıları rahatlatıyor. İstanbul Gemi ve Yat ihracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Turhan Soyaslan, gemi yapımında çeliğin çok önemli bir hammadde olduğuna dikkat çekiyor. Hammadde fiyatlarındaki düşüşü dünya çapında çelik talebinin azalmasına bağlayan Soyaslan, tersaneler yeterince sipariş alamadığı için bu dönemi iyi değerlendiremediklerinden yakınıyor.

Alüminyum fiyatları da düşüyor. Bir yıl önce 2 bin 500 dolar civarında olan alüminyu-1 mun tonu bir ara 2 bin dolara düşmüştü. Şu sıralar 2 bin 300 dolar civarında seyrediyor. Teknik Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Başer, bu seyri şöyle yorumluyor:

“Hammadde fiyatlarının düşmesi bizi olumlu etkiliyor. Seydişehir’deki üretim Türkiye’ye yetmediği için hammaddeyi ithal alıyoruz. Beklentim hammadde fiyatlarının daha da düşeceği yönünde. Bu bize hem ihracatta hem de iç piyasada olumlu yansıyacaktır.”

PETROL PEŞİNDEN SÜRÜKLÜYOR

Geçen hafta ABD ham petrolünün temmuz ayı teslim fiyatı dolara geriledi. Petrol ve türevi ürünlerin fiyatındaki düşüş, genel olarak tüm kimya sektörüne yansıyor. Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği Başkanı ve Birtuğ Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yazıcıoğlu, taban, kösele ve diğer kimyasal ürünlerin fiyatlarındaki düşüşün devam edeceğini düşünüyor. “Kimyada fiyatlarda gevşeme üreticiyi rahatlatıyor” diyor.

Bilim ilaç Genel Müdürü Erhan Baş da ilaç sektörüne yönelik hammadde fiyatlarında artış olmadığını söylüyor. Ardından da bunun özellikle eski moleküllerdeki ilaçları üretenlere katkı sağladığını vurguluyor.

Kakao, kahve gibi Türkiye’de olmayan tarımsal ürünlerde bir buçuk yıl öncesine göre yüzde 40 civarında düşüşler var. Buğday, mercimek gibi ürünlerin fiyatı ise son yıllarda istikrarlı bir şekilde aynı seviyelerde. Akdeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Başkanı Mahmut Arslan, “Bizim sektörün hammadde fiyatlarında düşüş yok” diyor. Ardından da piyasayla ilgili şu bilgileri paylaşıyor:

“Biz global krizden ziyade mevsimsel faktörlerden etkileniyoruz. Buğdayın tonu 550 ila 750 dolar arasında değişiyor. Mercimeğin tonu ise 560 ila 620 dolar seviyelerinde. Eğer Rusya ve Ukrayna’da kuraklık olsaydı ciddi bir fiyat yükselmesi olabilirdi. Neyse ki korkulan olmadı ve direkten döndük.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir