Başarılı Girişimcilik

Şirketler girişimci-çalışanları kaçırmamalı

Global krizi iş dünyasını değiştirdi. Artık, sadece kendine verilen işi yapan değil, hem şirkete hem de kendine kazandıran intrapreneur’yani girişimci-çalışanlar rağbette.

BU hafta Bloomberg Sports’un kuruluş öyküsünden yola çıkarak, en değerli çalışanın niteliklerini siz okurlarımın bulmasını arzuluyorum. Daha önce startup bir iş kurup, sonuçta bu işi belli bir başarıya ulaştıramamış iki ayrı insan, Bloomberg’in finansal haber ve hizmetler bölümünde çalışmaya başlıyorlar. Her ikisinin de girişimcilik dünyasından çalışan konumuna geçiyor olduğuna dikkatinizi çekerim. Yani, herkes çalışma hayatından girişimcilere geçiş yaparken, bu arkadaşlar girişimcilik dünyasından çalışma hayatına geçiş yapıyorlar.

Fazla uzatmadan sonuca gelmek istiyorum: Bir müddet sonra bu iki arkadaş, Bloomberg’in ABD’de spor dalında da büyük bir boşluğu doldurabileceğini düşünüyorlar. Konuyu projelendiriyorlar ve CEO’ya sunuyorlar. Ancak, şunu unutmayalım ki, çalıştıkları şirkette hiç de yeni iş geliştirme gibi bir görevleri yok. Tamamen kendi kendilerine tespit ettikleri bir boşluk ve bu boşluğu nasıl doldurabileceklerini düşünürken ortaya çıkardıkları bir iş modeli söz konusu.

girisimci calisanlar

AKILLICA BİR SEÇİM

Önce şunu enine boyuna düşünüyorlar: Acaba işi bırakıp kendi markalarıyla mı bu işi yapsınlar, yoksa çalıştıkları şirketi bir kuluçka merkezi gibi kullanıp işin tutup tutmayacağını tam anlayıp ondan sonra mı yola çıksınlar.

Şuna karar veriyorlar: Bloomberg’in adım kullanmak çok avantajlı. Sadece adını değil, tüm veritabanı ve işyerinin ücretsiz olarak kendilerine sağladığı imkanlar, kendilerinin bağımsız olarak kurup başlatacakları modelden çok daha fazla fırsat sunuyor. Hem risk minimize edilmiş oluyor hem de Bloomberg’e hiçbir ek maliyet yüklemeden ve mevcut atıl kapasite kullanılarak yepyeni bir iş ortaya çıkarılıyor.

Bu planlarını CEO ile paylaşmadan evvel, bir demo hazırlıyorlar. İlk toplantıda demonun hazır olması, CEO’nun kısa zamanda konuyu kavramasını sağlıyor ve onay alıyorlar.

Sonuç mu? Dünyada herkes Bloomberg Sports’u Bloomberg’in bir şirketi sanıyor ancak işin aslı hiç de öyle değil. Şirket bu iki girişimciye ait ve Bloomberg’e sadece isim hakkı bedeli olarak bir “royalty” ödüyorlar. Böylelikle, girişimcilikten profesyonel çalışma hayatına geçiş yapan girişimciler tekrar girişimcilik dünyasına geri dönüş yapıyorlar.

Bu sefer başarılı patronlar olarak…

BAŞARI ÖYKÜSÜNDEN ÇIKAN DERSLER

Ana hatlarını kısaca özetlediğim bu hikayeden çıkarılacak çok ders var:

Girişimcilik ruhu ile çalışanlar, özellikle daha önce bir şeyleri tek başlarına yapmaya çalışan ancak sonunda tekrar profesyonel çalışma hayatına dönenler, etraflarına diğer çalışanlardan daha farklı gözlerle bakabiliyorlar.

Üzerlerine vazife olmasa bile yepyeni inovatif ürün veya hizmetleri ortaya çıkarmaya daha yatkın oluyorlar.

Daha önce iş yapıp batırdıkları için çalıştıkları şirketin imkanlarının kıymetini diğerlerinden daha iyi biliyorlar.

Patronun hoşuna neyin gideceğini çok iyi biliyorlar. Demo olmadan patronun karşısına çıkmamaları gerektiğini iyi kavramış oluyorlar.

Çalıştıkları şirketin atıl kapasitesini nasıl kullanacaklarını da iyi tespit ediyorlar. Tek başlarına bir şey yapmak yerine, dev markalarla çok daha hızlı yol alabileceklerinin farkındalar. Bu yüzden, işi bırakıp şirketten ayrılmayı düşünmek yerine, önce şirket içinde ve şirketin markasıyla ve imkanlarıyla nasıl bu işi kurabileceklerini düşünüyorlar. Böylelikle, hem şirkete kazandıran hem de kendileri kazanan bir iş modeli geliştiriyorlar.

Öte yandan, iş fikrini ve iş modellerini ‘geliştirmeye devam edin’ diyen bir CEO var. Doğru girişimci-çalışan (intrapreneur) doğru bir yönetici ile herkes için kazandıran bir inovasyona beraberce imza atabiliyorlar.

Özellikle global ekonomik kriz ve gelişen teknoloji sonrası şirketlerin ihtiyaç duydukları personel sayısı azalırken, istihdam ettikleri personeldeki aranan nitelikler değişmeye başladı. Artık, sadece kendisine verilen işleri yapan nitelikte personel yerine, şirketin imkanlarını da kullanarak hem şirkete hem de kendisine kazandıran ‘intrapreneur’ diye tarif edilen bireylere daha fazla talep var. Ekonomik kriz dolayısıyla işini kapatan ve çalışma hayatına geçiş yapan girişimci ruhlar, şirketler için çok değerli insan kaynağı haline gelmiş dürümdalar.

Bir taşla iki kuş vurmak isteyen işletmeler, artık girişimci-çalışan personele öncelik verecek gibi duruyor.

Haftaya görüşmek üzere…

Baybars Altuntaş / Para

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu