Girişimcilik

Siyah Bakliyatlar Çok İlgi Görüyor

Bakliyat markaları siyah ürünler için alım garantisi veriyor

TÜRKİYE bakliyat üretimi konusunda oldukça iyi bir noktada. Büyük ölçekli alanlarda üretim yapılmasa da çok geniş bir coğrafyada bakliyat üretimi gerçekleşiyor. Çeltik, fasulye, nohut ve mercimekte ithalat yapılsa da ciddi üretimler söz konusu. Özellikle çeltik ve mercimekte dışa bağımlı değiliz. Fasulye ve nohutta da kendi kendimize yetecek güçteyiz. Ancak konumuz klasik bakliyatlar değil. Bu sayımızda size son dönemin yükselen yıldızı siyah renkli bakliyat ürünlerindeki gelişmeleri aktaracağız.



Siyah bakliyat denince bunların boyalı olduğunu düşünmeyin. Genleriyle oynanarak renk değişikliği de yapılmış değil. Siyah renkli bakliyatlar tarih boyunca doğada yetişmiş ürünler. Siyah pirinci Çin ve Japonya’da geçmişte sadece kral ve imparatorların yediğini ve geçmişte çok değerli kabul edildiğini belirtelim. Siyah fasulye Güney Amerika ülkelerinde özellikle Arjantin’de çok eski tarihlerden bu yana üretimi yapılan bir hububat.

CİDDİ POTANSİYEL VAR

Türkiye’de ise deneme amaçlı üretimler yapılıyor. Geçtiğimiz yıllarda Edirne İpsala’da siyah çeltik (pirinç) üretimi yapıldı. Üretim henüz yaygınlaşmadı ama potansiyel büyük. Bakliyat toptancıları Türkiye’de üretimin yaygınlaşması için çalışmalar yapıyor. Üreticilerle temas halindeler. Hatta bazıları alım garantisi veriyor.

Peki, siyah bakliyatın fiyatı ne durumda? Siyah nohut 16-17 TL, siyah fasulye 9-10 TL, siyah mercimek 15 TL, siyah pirinç 12 TL’den toptancıya geliyor. Market raflarına vaizde 50-60 gibi bir fiyat artışıyla giriyor. Perakende satış fiyatları ise 30 TL’ye kadar çıkıyor.

ALIM GARANTİSİ VERİLİYOR

Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, siyah renkli bakliyatın tüketiminde artış yaşandığını söyIeyerek sözlerine başlıyor. Firma olarak siyah pirinç üretimi yaptırdıklarını belirten Reis, üreticilerin bu bakliyatları üretmesi halinde alım garantisi verdiklerini söylüyor.

Reis, “Yaygınlaşması için çalışmalar yapıyoruz. Üreticilerle temas halindeyiz. Protein ve besin değerleri normal bakliyata göre daha yüksek. Değerli ürünler. Halen Meksika, Arjantin, Kırgızistan, Kazakistan gibi ülkelerden ithal ediliyor. Üreticilere tavsiye ediyorum. Üreten pişman olmaz, fırsat var. Yeter ki üretim olsun. Sadece iç piyasaya satılmaz, ihracat da yaparız. Ben kişisel olarak sattığım ürünleri mecbur kalmadıkça ithal etmiyorum, iç piyasadan temin ediyorum. Yerli üretim ilk tercihim. Bu nedenle de üretimin artmasını isterim. Siyah bakliyatta gelecek var. Çiftçi mutlaka üretmeli” diyor.

Dinçer Bakliyat’ın sahibi Tevfik Dinçer de siyah renkli ürünlerin özellikle tatil yörelerindeki otellerden ciddi talep geldiğini söylüyor. Türkiye’de siyah pirinç üretiminin yapılmaya başladığını belirten Dinçer, “Ağırlıklı olarak ithal ediliyor. Üretici için fırsat var. Üretimin artması lazım. Talep giderek artıyor. Satış sorunu yok” diyor.

SİYAH BAKLİYATIN FAYDALARI

Peki siyah bakliyat neden talep görmeye başladı, beyazından ayıran özellik neler, nerelerde yetişir, anavatanı neresidir? Siyah pirincin anavatanı Çin. Tarihte kralların yiyeceği olarak biliniyor. O dönemlerde sadece krallar yiyebilirmiş, halkın tüketmesi yasakmış. Günümüzde beslenme uzmanları tarafından da tavsiye edildiği için bütün dünyada tüketimi artan bir ürün. Uzmanlara göre, siyah pirinç beyazına oranla daha fazla magnezyum içermesi nedeniyle özellikle kemik, sinir dokusu, kasların çalışması ve kalp sağlığı için önemli bir kaynak oluşturuyor. Magnezyum hücrelerin enerji üretiminde kritik bir rol oynayarak vücudun enerji düzeyini artırıyor, bağışıklık ve sinir sistemini kuvvetlendiriyor. Siyah pirincin beyaz pirinçten bir diğer farkı antioksidan değerinin yüksek olması. Antioksidanlar vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor ve yaşlanmamn etkilerini azaltıyor. Dünyanın en pahalı pirinçlerinden olan siyah pirinç kısıtlı miktarda üretilebiliyor; değişik damak tatlarına hitap eden doğal bir aromaya sahip. Bu özellikleriyle yeni bir seçenek oluşturuyor. Pişirme tekniği beyaz ile aynı ama süresi daha uzun.

MİNERAL VE VİTAMİN ZENGİNİ

Siyah fasulye ülkemizde fazla bilinmiyor. Oysa içeriğindeki protein, çeşitli vitaminler ve mineraller nedeniyle tüketilmesi gereken bir yiyecek. Kansızlığı önlemesi, kolon kanserine yakalanma riskini düşürmesi siyah fasulyenin faydalarından. A, B2, B3, B6 ve B9 vitaminleri, folik asit, kalsiyum, fosfor, çinko, magnezyum, bakır, demir ve manganez gibi mineralleri içerir. Aynı zamanda yüksek oranda lif barındırır. Siyah fasulyenin sindirim sistemini rahatlattığı da söyleniyor. Nohut ve mercimek gibi bakliyata oranla sindirimi daha kolay. Kabızlığı önlediği ve kolon sağlığını koruduğu da vurgulanıyor.




Siyah nohut ya da kara nohut ağırlıklı olarak Kanada’da üretiliyor. ABD ve Güney Amerika ülkelerinde de üretimi mevcut. Türkiye’de ise çok az miktarda üretiliyor. Kara nohudun da faydası saymakla bitmiyor. Lifli yapısı özellikle sindirimi kolaylaştırması açısından faydalı bulunuyor. Zengin mineralli yapısı ve sahip olduğu vitaminler nedeniyle son derece besleyici bir baklagil. Bol miktarda antioksidan, magnezyum folik asit barındırıyor. Zengin demir ve vitamine sahip olduğundan anemi rahatsızlıklarında öneriliyor, iyi bir bitkisel enerji kaynağı olduğu gibi, diyabet ve kolestrol hastalarına da tavsiye ediliyor.

Bir dekar bahçe kaça kurulur?

Çeltik, nohut, fasulye ve mercimek ekimi bölgeye göre farklılık gösterebilir. Ama ağırlıklı ekim dönemleri ilkbahar yani mart, nisan ve mayıs aylarıdır. Siyah renkli bakliyatta da ekim takvimi aynı. Bu ürünlerden sadece fasulyenin yılda iki defa ekimi yapılabilir. İkinci ekimler genelde ağustos gibi yapılıyor. 1 dekar alana 5-7 kilogram tohum kullanılıyor. Sulama ve bakımlarla toplamda 1 dekar bahçenin maliyeti bin TL’yi geçmiyor. 1 dekardan ortalama 400 kilo ürün çıkıyor. Siyah bakliyatın fiyatları oldukça yüksek. Tarlada 10 TL’nin altında fiyat yok. Bin TL maliyetli bir dekarlık bahçeden 4-5 bin TL gibi bir gelir söz konusu. 3 bin TL net kar elde ediliyor. Tarımla uğraşanlar bilir; hububat ve bakliyat üretiyorsanız bunu 1-2 dekar alanlarda yapmanız mümkün değildir. 200-300 dekarlık büyük alanlarda üretim yapmanız gerekir. Aksi halde maliyetler çok ağır olur ve cirolarınız düşük kalır.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu