Girişimcilik

Sosyal Girişimcilik Ön Plana Çıkıyor

Girişimcilik de yavaş yavaş şekil ve amaç değiştirmeye başladı

GİRİŞİMCİLİK son 20 yılda ekonomi dünyasının gelişimine damga vurdu. Girişimci olup, kendi işini kurup, yeni fikirler ve ürünler geliştirip kendi işinin patronu olmak her şeyin önüne geçti. Ancak girişimcilik de yavaş yavaş şekil ve amaç değiştirmeye başladı. Bir dönem sadece kara odaklanan girişimcilik ön planda iken, şimdilerde hem kar eden hem de karını özellikle dezavantajlı kesimlerle paylaşan sosyal girişimcilik öne çıkmaya başladı. Sosyal girişimcilerin ana mottosu, amaç sadece kar etmek ve işini büyütmek değil, kar edip bu karla geniş kesimlere dokunmak. Ancak sakın yanlış anlamayın; bu girişimler de para kazanıyor ve iş ortaklarına, paydaşlarına para kazandırıyor. Klasik girişimcilerden tek farkları, karlarının bir bölümünü yine bu sosyal girişime yatırıp büyüme ve daha geniş kesimlere dokunmayı hedeflemeleri.

KARTOPU GİBİ BÜYÜYOR

Dünya kurulduğundan bu yana aslında sosyal girişimciler hep vardı. Ama bu girişimler kendilerini sosyal girişimci olarak adlandırmıyordu. Bu ismi ilk telaffuz eden ise aynı zamanda Ashoka’nın da kurucusu Bili Drayton oldu. Drayton tarafından 1980’de adı konan ‘sosyal girişimcilik’ bugün özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde öne çıkıyor. Toplam 11 milyon insan sosyal girişimlerde istihdam ediliyor.



Türkiye’de ise daha yolun başındayız. 2000’li yılların başında Türkiye’de ilk sosyal girişimcilik ağları kurulmaya başlandı. Bu konuda ilk adımı girişim platformu Ashoka Türkiye, 2001 yılında kurulan Buğday hareketinin kurucusu Victor Anaias’i destekleyerek attı. Bugün gelinen noktada Türkiye’de dokuz bin civarında sosyal girişimci bulunuyor. Bu girişimcilerin ekonomik büyüklüğü ise 20 milyon TL’yi aşmış durumda. Tabii bu dokuz bin sosyal girişimin önemli bölümü yolun daha çok başında olan mikro veya küçük ölçekli hatta start-up denecek girişimlerden oluşuyor. Orta ölçekli firma sayısı bir elin parmakları kadar…

KİMLER SOSYAL GİRİŞİMCİ?

Sosyal girişimlerin öncelikli hedefi toplumsal sorunları, maddi fayda ve karı ön planda tutmadan çözümlemek ve problemleri ortadan kaldırmak. Bu konudaki çerçeveyi Birleşmiş Milletler yıllar önce çizmiş. Birleşmiş Milletler’e göre, sosyal girişimciliğin yoksulluk, açlık, sağlık, eğitim, iklim değişikliği, cinsiyet eşitliği, su, enerji, çevre ve sosyal adalet gibi 17 küresel amaç çerçevesinde şekillenmesi gerekiyor. Bu faaliyet alanları dışındaki girişimler sosyal girişim özelliğini taşımıyor.

Sosyal girişim eko sisteminde çok önemli üç ayak bulunuyor. Bunlardan ilki sosyal girişimciler. Yukarda çerçevesini çizdiğimiz alanlarda faaliyet gösteren girişimcilerin kurduğu ekonomik yapılar, ikinci ayak sosyal girişim platformları. Bugün dünyada ve Türkiye’de ilk kurulan ve en bilinen girişim platformu Ashoka. Onun dışında imece, Açık Açık, Türetim Ekonomisi Derneği gibi kurumlar var.

FİRMALARDAN DESTEK YAĞIYOR

Sosyal girişim ekosisteminin üçüncü ayağı ise destekçiler. Son yıllarda gerek sosyal girişimci, gerekse bu girişimleri açtıkları yarışmalar kanalıyla destekleyen sponsor sayısında hızlı artışlar görülüyor. Koç Vakfı, Sabancı Vakfı, Zorlu Holding, Bodur Grubu, Garanti Bankası, TEB gibi Türkiye’nin en büyük grupları, şirketleri ve bankaları sosyal girişimlere hem maddi destek sağlayıp, hem de eğitim, mentorluk, koçluk gibi eğitimler veriyor. Yine bu dev firmalar, sosyal girişim platformları ve sosyal girişimcilere ücretsiz hukuki destek sağlayıp mali danışmanlıklar da sunuyor.

Sosyal girişimin tüm aktörleri “Bir gün tüm girişimler sosyal girişim olacak” görüşünü savunuyor. Dünyada artık sadece kar etme amaçlı bir ekosistemin ekonomik, çevresel, sosyal sürdürülebilirliği bulunamadığı öne sürülüyor. Biz de bu sayımızda her geçen yıl kartopu etkisiyle büyüyen sosyal girişimleri sayfalarımıza taşıdık. Türkiye’nin en dikkat çeken sosyal girişimcilerinden bazılarına yer verdik. Sosyal girişim platformlarını ve her yıl düzenledikleri etkinlikleri ve yarışmaları derledik. Sosyal girişime gönül veren sponsor firmaların 2020 yılı planlarını araştırdık.

ASHOKA
45 BİN DOLAR BURS DESTEĞİ

Türkiye’nin ilk sosyal girişim platformu olan Ashoka Türkiye 2001’de “Buğday” hareketinin kurucusu Victor Anaias’ı destekleyerek ülkemizdeki ilk adımını attı. Bugün Ashoka, 150’ye yakın sosyal girişimci ile etkileşim içerisinde. Hali hazırda 27 sosyal girişime tam destek sağladıklarını açıklayan Ashoka Türkiye Ülke Direktörü Zeynep Meydanoğlu, “Ashoka Fellow dediğimiz bu girişimcilere finansman sağlamanın dışında mentorluk, koçluk gibi desteklerde sağlıyoruz. Bunlann dışında 100-120 girişimci ile de temas halindeyiz. Önümüzdeki yıl tam destek sağladığımız sosyal girişim sayısı 30’a çıkacak” diyor. Kurumun 93 ülkede 3750 Ashoka Fellow’ı var. Her yıl bu sayıya 150-200 yeni sosyal girişimci katılıyor. Türkiye’de de her yıl 3-5 yeni Fellow ile bir araya geldiklerini söyleyen Meydanoğlu, Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkinse şu bilgileri veriyor: “Ashoka’da girişimci dediğimiz kişi ile çalışıyoruz. Bu girişimcinin faaliyete geçmiş olması gerekiyor. Örneğin hayvanlar üzerinde çalışıyorsa en azından bir barınakta ‘Çözümüm işe yarıyor’ diye göstermesi gerekiyor. Eğer fikri yenilikçi bir şey ise seçim sürecimize sokuyoruz.

Sosyal girişimciler genelde gündüz başka bir işte çalışıyor. Bu yüzden de işi bir yere kadar getirebiliyor. Ama bizim istediğimiz etkiyi sağlaması için tam zamanlı tüm enetjisini ve zamanını o işe ayırması gerekiyor. Başlangıçta küçük bir burs desteği sağlıyoruz. Kişiye özel ödeme yapıyoruz.”

Ashoka Fellow’larına üç yıl için maksimum 45 bin dolara kadar burs desteği sağlıyor. Ancak kurumun sosyal girişimcilere sağladığı destekler bununla sınırlı değil. Ashoka Fellow’u olan sosyal girişimciler kendi imkanı ile ulaşamayacağı danışman ve uzmanlara da bu sayede ulaşabiliyor. Fellow’lar hukuk bürolarından ücretsiz hukuki destek alırken, Mazars Denge sayesinde ücretsiz mali danışmanlık da alabiliyor. Fellow’ların Ashoka platformu sayesinde bu firmaların birer müşterisi gibi hizmet alabildiğini söyleyen Meydanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Her sene üç ila beş yeni girişimci ekliyoruz. Onlara yarım milyon TL’nin üzerinde burs desteği sağlıyoruz. Yıllık olarak avukatlar ve Mazars Denge ile sağladığımız danışmanlık desteklerimiz 700 saat oluyor. 27 Fellovv’un yabana dil sorunu yüzünden bugüne kadar sadece yedisi yurtdışında çeşitli programlara katılabildi. Madalyonun diğer yüzünde ise Ashoka’mn iş dünyasının liderleriyle çalışması var. Hem kurum hem kişi olarak. Bu sayede bu girişimler müthiş bir prestij kazanıyor.”

Ashoka Türkiye’de çok sayıda kurumla ortak çalışmalar yapıyor. Bunlar arasında, Kale Grubu, TEB, Koç Vakfı ve Sabana Vakfı dikkat çekiyor. Yurtdışmdan da destekler aldıklarını söyleyen Meydanoğlu, örnek olarak Google, Lego, Purina’yı gösteriyor. Lego çocuk alanındaki sosyal girişimlere destek verirken, Purina hayvanların esenliğine, Google ise internet güvenliğine yoğunlaşıyor.

Ashoka Türkiye 2019’da Açık Açık online platformunu da hayata geçirdi. Sosyal girişimciler kuruma Ashoka’mn web sitesinden, Açık Açık üzerinden aynca kurumun sosyal medya hesaplan üzerinden ulaşabiliyor.

KALE GRUBU
HER YIL BÜYÜYEN BİR YARIŞMA

Kale Grubu Kurucusu İbrahim Bodur’un anısına başlatılan İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü’ne sosyal fayda sağlayan, tüm sosyal girişimciler başvurabiliyor. Web sitesi üzerinden başvuru formunu tamamlayan tüm adayların başvuruları Kale yetkilileri ve Ashoka Türkiye ekibince değerlendiriliyor. Erken ve ileri aşamalardaki tüm başvurulan İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü kapsamına aldıklarını söyleyen Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, “Yarışmamıza her sene bir öncekine göre daha fazla sayıda başvuru alıyoruz. Üç senede sayı 700’ü aştı. Tüm kazananlarımızı yakından takip ediyor ve her tür ihtiyaçlarına destek oluyoruz. Her sene, her bir kategoride 50 bin TL olmak üzere, toplam 150 bin TL’lik ödül veriyoruz. Her yıl üç sosyal girişimci olmak üzere bugüne kadar dokuz sosyal girişimciye destek olduk” diyor.

Kale Grubu katılım koşullarına uyan, fikir aşamasında olmayan, pilot uygulamaya sahip her bir girişimciyi, başvurdukları kategorilerin kıstasları kapsamında değerlendiriyor. Başvurulan üç kategorinin içeriği ise şöyle: Erken Aşama kategorisine belirli bir bölgede pilot uygulaması bulunanlar; İleri Aşama’ya, geniş bir bölgede uygulaması bulunan sosyal girişimciler başvurabiliyor. İşbirliği kategorisinde ise, sosyal etkiyi artırmak amacıyla iki kurum arasında geliştirilen işbirliği projelerine ilişkin başvurular değerlendirmeye alınıyor. Zeynep Bodur Okyay, bugüne kadar düzenledikleri yarışmayı kazanmış bazı projeler hakkında ise şu bilgiyi veriyor:

“İlk yılın kazananları Otsimo, Köy Okulları Değişim Ağı ve Yuvarla oldu. 2018’deki yanşmamızı Anlatan Eller, E-Bursum, Türkiye’nin Kadın Balıkçıları kazandı. Bu sene ise Tospaa Bilgisayarsız Kodlama Girişimi, Toyi ve Kodluyoruz ödül aldı. Ayrıca, Otismo ile Haşan Zafer Elrik, E-Bursum ile Mesut Keskin ve Türkiye’nin Kadın Balıkçıları ile Huriye Göncüoğlu kazandıkları ödülden sonra Ashoka Fellow’u seçildiler.” 2020 yılı programı kapsamında başvurulan 21 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında ön değerlendirme sürecinden geçiren Kale Grubu, 15 Ekim’de jüri değerlendirme sürecinin tamamlanacağını, kazananların ise 4 Aralık Cuma günü düzenlenecek ödül gecesinde açıklanacağını duyurdu. Kale Grubu bu yıl da her kategoride 50 bin TL’lik ödül verilecek.

ZORLU HOLDİNG
İMECE’YE DESTEK OLDU

Zorlu Grubu iş dünyasının kaynaklarının toplum için etki yaratabilecek fikirlere ve girişimlere yönlendirilmesini zorunlu olarak görüyor. Bunun etkili yollarından birinin de toplumsal etkisi yüksek, sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik olduğunu söyleyen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, “Temel sorunları çözüp toplumu doğru bir şekilde inşa edemezsek gelecekte şirketlerin ayakta durabileceği bir yapı da olmayacak. Bu amaçla imece’nin kurucu ortaklarından biri olduk ve ilk üç programın hibe destekçisi olarak projeye can suyu verdik. Bugünimece kendi ayaklan üzerinde durabiliyor. Farklı kurumlarla işbirliği yaparak sosyal girişimcilikle temel toplumsal meselelerin çözümüne liderlik edebiliyor” dedi.

Zorlu Holding bu kapsamda Nitelikli Eğitim, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eşitsizliklerin Azaltılması temalı üç farklı destek programı çerçevesinde 10 girişime toplam 1 milyon TL hibe desteği verdi. Örneğin, Nitelikli Eğitim Destek Programı girişimi Toyi, çocukların etraflarındaki her şeyi oyuncaklara dönüştürmelerini sağlayan, yaratın bir oyun kiti geliştirdi. Nitelikli Eğitim Destek Programı girişimi Mektepp ise, genç öğretmenlere kendilerini geliştirmelerine yönelik dijital bir paylaşım alanı sunuyor. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Destek Programı girişimlerinden Kızlar Sahada, löz çocuklarını ve her yaştan kadını futbol yoluyla güçlendirmek amacıyla hareket ediyor, imece’nin 2. Destek Programı girişimlerinden Kızlar Sahada şu anda farklı kurumlann destekleriyle 9 ilde futbol okulları kuruyor. Yine Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Destek Programı girişimcisi Maide, göçmen, mülteci, sosyoekonomik durumu gereği ‘öteki kalmış’ kadınlan güçlendirmeyi amaçlıyor. Kadınlann mutfakta çalışan olmalannı ve kendi işlerini kurmalannı sağlıyor. Eşitsizliklerin Azaltılması Destek Programı girişimi Ecording, iklim değişikliği sorunlanyla karşı karşıya kalan kırsal bölgelerde kadınlann hazırladıktan tohum toplanın drone ile fırlatıp, ulaşılması zor alanlan ağaçlandırarak iklim krizi ve kadın istihdamı konulanna aynı anda çözüm geliştiriyor. ROOT ise, Türkiye’de 11-17 yaş arasındaki mülteci ve yerli çocuklann birbirlerini daha yakından tammalannı sağlayan Birlikte isimli bir kutu oyunu geliştirdi. Arapça ve Türkçe tasarlanan oyun, çocuklann kaynaşmalannı, empati ve diyalog kurmalannı ve sosyal yönlerinin güçlenmesini sağlıyor. BlindLookise, restoranları ve menüleri görme engelliler için erişilebilir kılıyor.

İMECE
HİBE, EĞİTİM VE MENTORLUK

imece, üç yıldır sosyal girişimcilere yönelik Destek Programı adını taşıyan bir kuluçka programı yürütüyor. Programda, f Birleşmiş Milletler’in belirlediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlan tema olarak belirlenmiş durumda. Sosyal, kültürel, ekolojik, toplumsal bir problemi çözmeyi amaçlayan, sosyal fayda üretmeyi merkezine alan, finansal sürdürülebilirliği ön planda tutan, insana, topluma ve doğaya duyarlı ürün ve hizmet geliştiren girişimleri fon, mentorluk, ağa erişim, ofis imkânı gibi kaynaklarla bir araya getiriyor. Sosyal etki 4 eğitimi, kapsamlı mentorluk, yerel ve global ağlara, faydalanıcılara ve müşterilere erişim imkânları sunduklarını söyleyen imece Direktörü Mustafa Özer, “Sürece dahil olan ancak finale kalamayan girişimleri de iletişim ağı içerisinde tutarak işbirlikleri 1 geliştirmeye devam ediyoruz” diyor.

imece üç yıl içinde, 43 ayrı sosyal girişim ve sosyal proje ile birlikte, 1 milyon TL hibe, 232 mentor ile binden fazla saat mentorluk ve 900 saat eğitim gerçekleştirdi, imece’nin aynı zamanda dokunduğu girişimlerin kendi alanlarında büyük etki yarattığını söyleyen Özer, “Örneğin Mektepp. com, 81 ilden 110 bin öğretmene ulaştı. 360+ sınıf içi içerik ve 75+ blog yayınlandı. 5000+ aktif kullanıcı sayısı ile dijital komünitesi büyümeye devam ediyor. 150 binden fazla öğrenci bu etkinliklerden faydalandı.” 2020’de de sosyal girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini açıklayan Özer, girişimcilerin başvuru ve detaylı bilgilerini, imece.com üzerinden takip edebileceklerini söylüyor, imece’ye başvuru için girişimcilerin Birleşmiş Milletler’in belirlediği 17 küresel amacı karşılaması gerekiyor.

BANKALARARASI KART MERKEZİ (BKM)
STK’LARA 9.4 MİLYON TL

BKM Express sivil toplum ile STK’lar arasında köprüler kurmayı ve bağış kültürünü dijitalleştirmeyi misyon edinerek 2015’te “dijital bağış” özelliğini geliştirdi. Bu sayede BKM Express kullanıcılarına farklı kanallardan dijital bağış yapma imkanı sunan BKM, uygulama hakkında şu bilgiyi verdi: “Kullanıcılarımız BKM Express mobil uygulaması üzerinden tek bir tuşla, web sitemiz üzerinden karekod aradığıyla STK’lara bağış yaparken, sivil toplum kuruluşlarının web sitelerinden de BKM Express ile bağışta bulunabiliyor. Bkmexpress.com/bagis adresinde bulunan toplam 30 sivil toplum kuruluşuna bağış yapılabilirken, Yuvarla fonksiyonumuz sayesinde de BKM Express ile yapılan alışverişlerde küsuratların yuvarlanarak STK’lara bağışlanmasını sağlıyoruz.” BKM Express’in dijital bağış özelliğiyle 2015’ten bugüne kadar 250 vakıf ve derneğe 12 Aralık itibarıyla 384 bin işlem adediyle 9.4 milyon TL bağış yapılmasına aracılık etti. Kurumun bugüne kadar sadece Yuvarla kanalından gerçekleştirdiği bağış adedi 239 bin, tutan ise 215 bin TL’ye ulaştı. Bu bağışlar BKM Express kanallannda yer alan 30 STK arasında dağıldı. BKM’nin dijital bağışçılık konusunda en yakın hedefi 10 milyon TL bağış tutanna ulaşmak. Kurum 2020 Aralık sonu itibanyla da 1 milyon adet bağış işlemine ulaşmayı hedefliyor.

GARANTİ BBVA
BİRİNCİYE 40 BİN TL

Garanti BBVA üç yıl önce global bir program olan BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’m Türkiye’ye taşıdı. Programa minimum iki yıldır faaliyet gösteren, ölçülebilir sosyal etkisi bulunan, en az iki çalışana sahip ve Türkiye’de faaliyet gösteren tüm sosyal girişimciler başvurabiliyor. Her yıl, 10 sosyal girişimin programa seçildiğini ve ardından desteklerden faydalandığını açıklayan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, BBVA Momentum ile sosyal girişimcilerin işlerini büyütmelerine, sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmalan için eğitim ve mentorluk desteği ile katkı sağladıklannı söylüyor. Bu girişimcilerin faaliyet gösterdikleri sektörlerdeki aktörler, yatınmcılar ve diğer girişimcilerle işbirliği fırsatlan yakalamalannı veyurtdışına açılmalannı desteklediklerini söyleyen Onaran, “Birinci olan girişime 40 bin, İkinciye 30 bin, üçüncüyeise 20 bin TL’lik nakit para ödülü vererek işlerini geliştirmelerine katkı sağladık” diyor.

Onaran aynca, BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nın Türkiye, ABD, Meksika ve Kolombiya’da eş zamanlı gerçekleştiğini belirtip, Türkiye’de üçüncü yılını tamamlayan programda bugüne kadar 30’a yakın sosyal girişime destek sağladıklannı söyledi. Garanti BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nı 2019 yılında başanyla tamamlayan Es Kariyer, Puduhepa ve Kız Kardeşleri ile Mumo Wrap’in kuruculan kazandı. Aynca bu yıl, Twin Science&Robotics ve Batır Gıda Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldüler.

Geçen yılın birincisi seçilen Es Kariyer, Esra Odabaşı’nın hayata geçirdiği, engelli çalışanlara yetkinliklerine uygun ve sürdürülebilir istihdam olanağı yaratan bir sosyal girişim. Türkiye’nin ilk ve tek engelli istihdamı danışmanlığı olarak 2016’dan beri hem şirketler, hem de engelliler arasında köprü kurarak İŞKUR’un özel istihdam bürosu olarak faaliyet gösteriyor. İkincilik ödülünün sahibi Renan Tavukçuoğlu’nun Puduhepa ve Kız Kardeşleri adlı girişimi ise, Anadolu’dan çıkan kadınlara ve kız çocuklanna, elde bez bebek ve yastık bebek üretimi ile istihdam sağlıyor. Projenin geliri de yine kız çocuklannın eğitimine katkı olarak geri dönüyor.

Garanti BBVA Momentum’da seçilen sosyal girişimciler aynı zamanda, dünyanın önde gelen işletme okullanndan biri olan IE Business School eğitmenleri ve BBVA uzmanlan tarafından işlerinin büyüme planlarını oluşturmalanna katkı sağlayacak online ve sınıf içi eğitimler, stratejik mentorluk desteği, girişimciler, müşteriler ve yatınmcılardan oluşan geniş çaplı networking faaliyetlerini içeren bir programa dahil olma şansı da yakalıyorlar.

VEHBİ KOÇ VAKFI
SOSYAL GİRIŞİMLİK AĞI KURDU

Vehbi Koç Vakfı Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı’nın lider kuruluşu olarak ülkemizde sosyal girişimcilik alanına ivme kazandırmayı amaçlıyor. Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı ile Türkiye’deki sosyal girişimciliğin durumunu ve potansiyelini tespit etmeyi hedeflediklerini söyleyen Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım, proje hakkında şu bilgiyi veriyor:

“Proje illerimiz olan Bursa, Gaziantep, Kayseri, Muğla, Samsun ve Van’da danışma toplantıları ve yüz yüze görüşmelerle bu alana dair veri toplayarak işe başladık. Masa başı araştırma süreciyle desteklenen bu çalışmanın sonuçlarını, nisan ayında Türkiye Sosyal Girişimcilik Ekosistemi Durum Analizi Raporu ile kamuoyuyla paylaştık. Aynı zamanda sosyal girişimcilerin ihtiyaçlarını tespit eden bir hukuk araştırması da yürüttük. Bunun sonuçlannı da yeni yılda kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz. Proje kapsamındaki en önemli faaliyetlerimiz arasında sosyal girişimcilik eğitimleri yer alıyor. İstanbul’da, proje illerinden katılımcılarla gerçekleştirdiğimiz eğitmen eğitimlerinin ardından şimdi, bu eğitmenlerin kendi şehirlerinde yaptıkları sosyal girişimcilik eğitimlerini takip ediyoruz. Bu eğitimler, önümüzdeki yıl da devam edecek.”

Koç Vakfı ayrıca Türkiye Sosyal Girimcilik Ağı online platformu üzerinden de çalışmalar yapıyor. Bu platform ile tüm sosyal girişimcilik ekosistemi ile iletişim kurup işbirliği geliştireceklerini ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi, Sivil Toplum Destek Programı altında yürütülen ‘Kamu ve STK’lar Arasında İşbirliğinin Güçlendirilmesi için Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı’ çerçevesinde Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) 2014 kapsamında finanse ediliyor. Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı tarafından yürütülen programın sözleşme makamı ise Merkezi Finans ve İhale Birimi.”

Vehbi Koç Vakfı’nın şimdiye kadar bu proje kapsamında binden fazla kişiye dokunduğunu açıklayan Yıldırım, bu kişilerin 90’dan fazlasının ise sosyal girişimci olduğunu duyurdu.

SABANCI VAKFI
11 MİLYON TL HİBE SAĞLADI

Sabana Vakfı, yürüttüğü “Fark Yaratanlar” programı bünyesinde bugüne kadar pek çok sosyal girişim projesini destekledi. Türkiye’de toplumsal gelişmeye katkıda bulunanların öykülerini ve çalışmalarını gündeme getirerek, onları teşvik etmek ve topluma ilham vermek amacıyla Fark Yaratanlar Programı’nı 2009’da hayata geçirdiklerini söyleyen Sabana Vakfı Genel Müdürü ve Başkan Yardıması Nevgül Bilsel Safkan, “Desteklediğimiz projeler sayesinde son 11 yılda 81 ilden 3.870’in üzerinde başvuru aldık ve 42 ilden 190 Fark Yaratan’ın ilham veren, umut dolu hikayesini Türkiye ile buluşturduk. 11 milyon TL’nin üzerinde iletişim ve hibe desteği sağladık” diyor.

Sabana Vakfı’nın seçtiği 190 Fark Yaratan’ın hikayelerini anlatan videoları ise bugüne kadar Türkiye ve yurtdışında 33 milyonu aşkın izlenmeye ulaştı. Ayrıca programın sosyal medyada da 236 binin üzerinde takipçisi bulunuyor. Sabana Vakfı, programın yeni döneminde de adayların belirledikleri sorunlara getirdikleri çözümlerin somut değişim yaratması, sürdürülebilir, yaygınlaştırılabilir, şeffaf ve güvenilir olmasını talep ediyor. Ayrıca adaylann sosyal girişima’lik ruhu taşıması, hikayesi ile ilham vermesi gibi özelliklerinin olmasına da dikkat ediliyor. Safkan, bugüne kadar destek verdikleri projelerden bazıları hakkında ise şu bilgiyi veriyor:

“Desteklediğimiz başarılı projelerden biri Mardin’den Haşan Kızıl’ın herkesin bildiği adıyla ‘Hayat Tamircisi’nin umut dolu hikayesi. Engelli hayvanlara kendi imkanlarıyla protez yapan Kızıl, sadece kedi, köpek değil, kuzu, eşek hatta kaplumbağaya bile protez yaptı. Bugüne kadar 300’e yakın hayvanın hayatına dokundu. 10’uncu sezondan bir başka Fark Yaratanımız ise Bitlis’te tatil ve izin günlerinde köy çocuklarına bisikletiyle kitap götüren Hakan Yücel. Bisikletli Kütüphaneci olarak da bilinen Yücel, bugüne kadar bisikletiyle 1.779 km pedal çevirerek gittiği 46 köy okuluna 8 bine yakın kitap hediye etti.”

Sabana Vakfı, Fark Yaratanlar Programı’nda çevre, eğitim, ekonomik gelişme, sağlık, toplumsal adalet ve yurttaş katılımı alanlarındaki yapılan çalışmalardan başvuru alıyor. Farkyaratanlar. org adresi üzerinden aday olunabildiğini veya bir başkasını aday gösterilebildiğim söyleyen Safkan, “ll’inri sezonumuzda rekor sayıda başvuru aldık. 1.270 aday programa başvurdu. Değerlendirme süreçleri tamamlandı ve tüm Fark Yaratanları toplu bir şekilde duyurduk. Yeni sezon için asıl yolculuğumuz şimdi başladı” diyor. Fark Yaratanlar Ağı’na dahil olan kişi ve kurumlar 10 ay boyunca Sabana Vakfı ile bire bir çalışma şansına sahip oluyor.

Buna ek olarak dahil olduklan ağ içerisinde diğer Fark Yaratanlar ile işbirliği geliştirme, çeşitli atölye ve etkinliklere katılma fırsatını da yakalıyor. Düzenlenen etkinlik ve atölyeler ise yine Fark Yaratanların ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda şekilleniyor.

TÜRKİYE EKONOMİ BANKASI (TEB)
GİRİŞİMCİLER YATIRIMCILARLA BULUŞUYOR

TEB, 2017’de Ashoka Türkiye ile birlikte “Fark Yaratan Yatırımlar” programı sayesinde sosyal girişimciliğe adım attı. Ashoka işbirliğiyle, sosyal girişimleri potansiyel yatın malarla biraraya getirdiklerini söyleyen TEB Bireysel ve Özel Bankaalık Genel Müdür Yardıması Gökhan Mendi, “İşbirliği kapsamında sosyal finans kavramı ile ilgili ülkemizde farkındalık yaratılması hedefiyle ‘Sosyal Finans Toplantıları’ düzenlenmeye başladık. Yine Ashoka Türkiye ile dijital bir platform üzerinden Türkiye’nin sosyal girişimlerini tüm merak edenlerle buluşturmayı destekledik” diyor. TEB, Özel Fark Yaratan Yatırımlar projesi kapsamında en son Ashoka Türkiye, Açık Açık Derneği ve Türetim Ekonomisi Derneği ortaklığında oluşturulan Açık Açık Sosyal Girişim projesi lansmanında biraraya geldi. Hali hazırda TEB bu oluşumda yer alan sosyal girişimleri yatırım iştahı ve merakı olan müşteri kitlesi ve paydaşlarıyla bir araya getirip bu girişimleri daha güçlü kılma yönünde çalışmalar sürdürüyor. Bankanın uluslararası ortağı BNP Paribas’ın organize ettiği girişimrilikinsiyatiflerine Türkiye adına bazı sosyal girişimcileri davet ettiklerini de söyleyen Mendi, bankanın bu alanda yaptıklarını ise şöyle özetliyor:

“Banka olarak Girişimcilik ve Melek Yatırım, Fintech inisiyatiflerimizin arkasından, 2017’den itibaren sosyal girişim projeleriyle tanışmaya başladık. Bunu Ashoka Türkiye ile gerçekleştirdik. 2018’de kendi tedarikçilerimiz de dâhil ekosistemimiziçin tüm müşteri ve paydaşlarımızla üç sosyal girişimi ve girişimcilerinin hikâyelerini paylaştık. Bugün bunların içinde en çok etkileşime giren ve BNP Paribas tarafından da iki kez Paris’e etkinliklere davet edilen E-bursum ile CepteTeb üzerinden bir ortak çalışmamız var. Bunu daha da geliştirmeye ve geniş kitlelere eriştirmeye istekliyiz. Bu sene yeni sosyal girişimlerin kendi alanlarında uzman müşterilerimizle biraraya gelmesini sağlayacak girişimci-yatınma buluşmaları organize ediyoruz. Bu sosyal girişimleri profesyonellerle destekleyeceğiz.”

TEB önümüzdeki dönem daha çok sosyal girişime erişebilmek ve bunlan tek bir platformda görmek için Açık Açık Sosyal Girişim projesinin içinde yer alan veya bankaya ulaşan sosyal girişimleri takip etmek istiyor. Mendi, “Bu projelerin sesini duyurmak, kendi ağımızı kullanarak daha çok insana ulaştırmak, farlondalığı ve yatırım olasılıklarını daha çok konuşmak, konuşturmak istiyoruz” diyor.

İKLİMBABA (ARİF ERGİN)
TİCARETİN YENİ KURALLARI

İklim değişikliği, sürdürülebilir eneıji, döngüsel ekonomi ve çevreci ekonomi alanlannda birçok kuruma danışmanlık yapan, İklimBaba platformunun kurucusu, Tekvin romanının yazarı Arif Ergin, sosyal girişimciliğin kapsadığı en önemli konular arasında çevrecilik ve sürdürülebilirliğin yer aldığını belirtiyor. İklim değişikliği ve çevre eylemlerinin yükselen trend olarak öne çıktığı bir dönemde, marka ve şirketlerin buna kayıtsız kalamayacağını ifade eden Ergin, “Eskiden şirketlerin en önemli övünç kaynağı yüksek karlılık iken şimdi büyük küçük bütün şirketlerin temel mesajı ne kadar çevreci olduklan. Ticaretin en temel kuralı olan kar etme prensibi sosyal girişimler için de belirleyici olan motivasyon. Bugün değişen şey, ticaretin kuralları değil, üretimin kuralları.

Ve yeni kurallara ayak uyduramayan şirketler artık eskisinden daha hızlı bir şekilde oyun dışı kalacaklar” diyor. Sanayi devrimiyle başlayan doğrusal ekonomi modelinin artık tükendiğini ifade eden Ergin şunları aktanyor:

“Sosyal girişimler ve şirketler için ayakta kalmanın ve rekabetçi olabilmenin yolu sosyal ve çevresel fayda yaratan ürün ve üretim süreçlerine yatının yapmak. Çevrea’ duruşu olan ve bunda samimi olan firmalan ve sosyal girişimleri bekleyen ödüller ise, yüksek karlılık, sadık bir müşteri kitlesi, sürdürülebilir bir çevre ve dünyada yaşamak olacak.”

Koşarak bağış topladılar

2005-2006 yıllarında bir grup genç sporla bağış toplama yöntemi ne olabilir düşüncesiyle yola çıktı. Itır Erhart ile Renay Onur’un öncülüğünde önce yardımseverlik koşusu platformu Adım Adım ve ardından şeffaflık platformu Açık Açık ve en sonunda da Açık Açık Sosyal Girişim kuruldu. Yaptıkları saha çalışmalarında, insanlara “Neden bağış yapmazsın?” diye sorduklarında bir numarada güvensizlik çıktığını ve buradan hareket ettiklerini söyleyen Itır Erhart, yaklaşık 15 yıllık süreçte yaptıklarını şöyle özetliyor: “Bağışta şeffaflık ve hesap verilebilirliğin çok önemli olduğuna karar verdik. Ve bu yüzden ilk günden itibaren Adım Adım’la koşacak STK’ları seçerken buna çok dikkat ettik. STK’ları bu açıdan inceledik. Bu sayede o STK için koşup bağış toplayacak kişiye STK’ya ilişkin tüm detaylı bilgileri verebildik. “Sen 300 TL toplayacaksan gideceği yer budur” dedik. Şu anda Adım Adım kapsamında 100 kusur tane dernek var. 80 bin tane de koşan gönüllümüz bulunuyor. STK’lar buradan çok ciddi bağış aldılar.




Açık Açık ise beş yıl önce kuruldu. Siz örneğin AÇEV’siniz… Üye olabilmeniz için sizin platforma finansal bilgilerinizden yönetim kurulunuza kadar tüm bilgilerini girmeniz ve videonuzu hazırlamanız gerekiyor. Böylece Açık Açık’ta sayfanız oluyor. Ben Itır olarak giriyorum, örneğin hayvanla ilgili çalışan STK’ları göster diyorum; orada tüm finansal bilgileriyle Haytap çıkıyor. Karşılaştırma da yapabiliyorsunuz. Birçok şirket bağışçılık yapmak için platformdaki bu verileri kullanıyor. Ve en son Açık Açık Sosyal Girişim’i kurduk. Talep onlardan geldi.

Dediler ki sizin dernek ve vakıflar için yaptığınızı niye sosyal girişimciler için yapmıyorsunuz. Biz de Ashoka, Açık Açık ve Türetim Ekonomisi Derneği bir araya gelip bu platformu kurduk. Sosyal girişim için olmazsa olmaz üç başlık belirledik. Birincisi, sosyal fayda yaratmak asli göreviniz olmalı. İkincisi, bu mesele sürdürülebilir bir iş modeli ile çözülmeli. Üçüncüsü ise, tüm masrafları ve adil maaş ödemesi yapıldıktan sonra kalan karın yüzde 50’sini sosyal faydayı artırmak, reklam vermek, etkinlik düzenlemek vb. gibi sisteme yatırmanız gerekiyor. Şu anda destekçimiz TEB’le çalışıyoruz.”

“Depozitolu kot yaptı”

1995’te 15 yaşında iken çocuk işçi olarak kot kumlama işinde çalışmaya başlayan Abdülhalim Demir, nam-ı diğer Bego’nun serüveni o gün başlamış. 2007’de kot kumlamaya bağlı olarak siiikozis hastalığına yakalandığını ve akciğerinin yüzde 46.2’sini kaybettiğini öğrenen Bego, kendisini sosyal girişimciliğe taşıyan zorlu hikayesini şöyle anlatıyor: “2008’de kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi’ni kurarak mücadeleye başladım. Burada üç tane temel talebimiz vardı. Bir tanesi kot kumlamanın yasaklanmasıydı. 2009’da Sağlık Bakanlığı kot kumlamayı yasakladı. İkinci talebimiz bu kot üretimindeki işçilerin yüzde 99’u kayıt dışı idi. Bu insanlara yasal haklarının verilmesi gerekiyordu. 2010’da siiikozis tedavi kapsamına alındı. 2011’de ise geriye dönük tüm siiikozis hastalarına emeklilik hakkı tanındı. İki bin kişiye ulaştık. Ardından 2011’de İngiltere’deki tüm moda okullarını dolaşıp bu konuda bilgilendirme yaptım. Bunun ardından İngiltere’de öğrenciler ve STK’lar ‘Killerjeans’ adlı bir kampanya başlattılar. Avrupa’da 100‘den fazla marka kumlama yapmayacaklarını bu ürünleri kullanmayacaklarını açıkladılar. Bunu ilk kabul edenler arasında Levi’s ve H6M gibi büyük ve ünlü markalar da var. 2013’de ise ‘Temiz Giysi’ kampanyasını başlatarak tekstil sektörünü daha sürdürülebilir hale getirmek için markaları dönüşüne davet etmeye başladım. 2016’de Ashoka kot kumlama konusundaki yaratıcı çözümlerim nedeniyle beni Fellovv seçti. Markalara temiz giysi diye bir çağrı yapmama rağmen bir dönüş alamadım. Ben de iki yıl kendimi ürün geliştirmeye adadım ve Begojeans’i yarattım. Burada derdimiz üretim zincirini güçlendirmek. Ürünün adil şekilde yapıldığını göstermek. Markalara ilham vermek. Bir insan bir jean alıp sadece altı ay giyebiliyor. Ama biz bir kotu yıpratmadan eskitmeden ve kota hiçbir kimyasal bulaştırmadan kullanıcıya ulaştırıp beş yıl giyilmesini hedefledik. Çevre ve insan sağlığı burada çok önemli. Ayrıca tekstil ürünü neden depozitolu olmasın dedik ve Begojeans’i depozitolu yaptık. Geri aldığımız kotu tekrardan pamuğa çevirip veya ikinci kullanıma uygunsa bunu tamir edip ikinci kez kullanıma süreceğiz.

Biz kotu üretirken, iş güvenliğine önem veriyoruz, kesinlikle çocuk işçi olmamasını, işçilere geçinebilecekleri ücret verilmesini amaçlıyoruz. Buradaki derdimiz bu şartları diğer markalara da yaygınlaştırmak. Ayrıca Temiz Giysi Kampanyası Derneği’ni kurduk. Meslek hastahklan.org diye bir portalımız var. Bu portala bir sürü doktor yazıyor. Sosyal medyada ise işçilerin sorularını interaktif olarak yanıtlıyoruz.”

Olcay SİLAHLI / Fazla Gıda Kurucu Ortağı
“14 milyon kilogram gıda çöp olmaktan kurtuldu”

Fazla Gıda gıdada atığı önleyen teknolojik çözümler üretmek hedefiyle kurulmuş bir sosyal girişim. Dünyada her yıl 1.3 trilyon dolar değerinde, Türkiye’de ise 280 milyar TL’lik gıdanın çöpe atıldığını hatırlatan Fazla Gıda Kurucu Ortağı Olcay Silahlı, sosyal girişimci olma hikayesi ve projesi hakkında şunları söylüyor:

“Hem para kazanalım, hem de sosyal bir sorunu çözelim diye yola çıktık. Yani sorun çözüp para kazanmayalım değil, iyi bir iş yaparak para kazanalım, hatta diğer işlerden daha çok para kazanabilelim diyoruz. Dünyada ve Türkiye’de atıldığı için atık olan çok fazla gıda olduğunu gördük. Bu nedenle gıda atığı değil bu fazla gıda diyoruz ve ‘Atarsanız atık olur, değerlendirin’ diyoruz. İşte bu felsefeyle kurduğumuz Fazla Gıda platformu, aslında gıda firmalarının hâlâ insan tüketimine uygun fakat satışını gerçekleştiremedikleri ürünlerini sisteme yüklemelerini sağlıyor. Yükledikleri ürünler bağış modülünde değerlendirilip gıda bankaları ve aşevleri araçlığıyla ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı olarak ulaştırabiliyor. Aynı zamanda firmaların değerlendiremediği atıl stoklarını uygun fiyatla satabilmelerine de olanak sağlıyoruz. Atıl kalan ürün grupları şayet insan tüketimine uygun değilse, hayvan yem endüstrisinde yem hammaddesi olarak kullanılmasını ve ayrıca buna da uygun olmayan gıdaların biyogaz tesislerinde elektrik üretiminde ham madde olarak kullanılmasını sağlıyoruz.

Gıda bağış tarafında aylık olarak 330 bin ihtiyaç sahibine gıda bağışı sağlıyoruz. Hedefimiz aylık 500 bin kişiye ulaşmak. Aktif olarak 36 şehirde bağış yapıyoruz ama 81 ilde operasyon kabiliyetimiz var. 2017 Şubat’ta faaliyete geçtik ve üç yılda toplam 14 milyon kilogram gıdaya, 90 milyon TL ekonomik büyüklüğe ulaştık. Hedefimizde üç sene sonra 1 milyar TL’lik bir fazla gıdayı ekonomiye kazandırmak.”

Türkiye’de iz bırakan sosyal girişimler

ÖNEMSİYORUZ (Gözde Şekercioğlu) Dernek risk altındaki çocukların ve çevresindeki yetişkinlerin, her alanda gelişimini sağlama, psiko-sosyal iyi oluş hallerini destekleme, ihtiyaçlarını tespit etme ve bu ihtiyaçlara yönelik önleyici çalışmalar tasarlama, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri düzenleme, bilimsel tabanlı ve destekli araştırma, geliştirme projeleri üretme, yerel, ulusal ve uluslararası işbirlikleri geliştirerek çalışmalar yürütme, çözüm geliştirme ve uygulama amacıyla kuruldu.

Önneğin “Tolkido ile Eğitime Destek Kampanyası” yürütüyor. Burada amaç otizmli çocukların öğrenme sürecini kolaylaştıran Tolkido ile ilgili eğitim vermek. “Bir Kucak Oyuncak” projesi ise Ceza İnfaz Kurumları’nın sınırlandırmaları göz önünde bulundurularak bir çocuğun erken çocukluk döneminde akranları ile eş gelişim göstermesi adına tasarlanmış bir ürün. Bir diğeri ise, Adalet Bakanlığı izniyle Gaziantep’te başlatılan Ceza İnfaz Kurumları’ndaki anneleri ile kalan 0-6 yaş çocuklara ve kadınlara yönelik geliştirilmiş bir program.

OTSİMO (Haşan Zafer Elcik) Otsimo, özellikle okul öncesi dönemde, özel eğitim ihtiyacı olan çocuklara kolayca ulaşılabilir, ücretsiz ve oyunlaştırılmış eğitim içerikleri sunuyor. Böylece giderek pahalı ve elit bir hale gelen otizm eğitimini her bölgeye ulaştırıyor. Türkiye’de 375 bin otizmli çocuk bulunduğu tahmin ediliyor. Devlet okullarında verilen otizm eğitimi yetersiz, özel okullar ise çok pahalı. Bu yüzden Otsimo ekibi tasarladıkları aplikasyon sayesinde ebeveynlerin akıllı telefonlarının otizmli çocuklar için birer eğitim aracına dönüşmesini sağlıyor. Bu sayede çocukların sosyal becerilerini, kas gelişimlerini ve akademik temellerini güçlendiriyorlar. 2018 itibariyle Otsimo’nun Türkiye ve ABD’den kayıtlı 80.000 aktif kullanıcısı var. Otsimo’nun gelecek planları arasında coğrafi çapını genişletmek ve diğer gelişim gruplarına (disleksi gibi] özel içerikler üretmek var.

ANADOLU MERALARI (Durukan Dudu) Tarımsal üretimde uygulanagelen tekniklerin hemen hepsi her geçen yıl toprağın kalitesinin ve veriminin düşmesine ve besleyici olmayan besinlerin üretilmesine sebep oluyor. Türkiye’de her yıl büyük miktarda verimli toprak erozyonla yok oluyor, çölleşme hızla artarken, bu durum küçük çiftçiyi de zor durumda bırakıyor.

Anadolu Meraları ekibi tüm dünyada etkisi kanıtlanmış onarıcı tarım tekniklerini yerel ihtiyaçlar dahilinde yeniden tasarlıyor. Uygulamalar sonucunda karbon yeniden toprakta bağlanıyor, toprağın verimi artarken küresel iklim değişikliği yavaşlatılıyor. Onarıcı tarım ile üretilen hayvansal gıdaların kent tüketicisine ulaştırılması içinse Safi Mera girişimi kuruldu ve aktive edildi. Anadolu Meraları uygulama arazisinde son bir yılda 520 ton karbon toprağa gömüldü.

KÖY OKULLARI DEĞİŞİM AĞI – KODA (Mine Ekinci) KODA ekibi, köylerde eğitimin kalitesini arttırmak için yenilikçi bir eğitim anlayışını hayata geçirmeye çalışıyor. Bunun için ekip, köy öğretmenlerinin ihtiyaçlarına yönelik öğretmen eğitimlerinin düzenlenmesi, yeni atanan öğretmenlere oryantasyon eğitimlerinin verilmesi, eğitim fakültelerindeki öğretmen adaylarının köy okullarında öğretmenlik için hazırlanması, birleştirilmiş sınıflı köy okulları için eğitim içeriklerinin hazırlanması ve yayınlanması, köy halkı, çocuklar, gönüllüler ve öğretmenlerin birbirlerini desteklemesine yönelik çalışmalar yürütüyor. KODA bugüne kadar 130 öğretmen üzerinden köy okullarındaki 2 bin çocuğa ulaştı.

E-BURSUM (Mesut Keskin) Türkiye’nin eski ve hantal burs sistemini modern, adil ve şeffaf bir eğitim finansmanı sistemine çevirmek için yola çıkan Mesut Keskin, ilk olarak E-bursum isimli djjital platformu kurdu ve bu sistemle 250 bin öğrenciye dağıtılan, 15 milyon TL bursun objektif kriterlerle dağıtılmasına aracılık etti. Türkiye’de eğitim gören 15 milyon lise ve üniversite öğrencisinin 1.5 milyonu her yıl aktif olarak eğitim finansmanı arayışına giriyor. Keskin’in gelecek planları arasında bireylerin öğrencilerin ulaşabileceği mikro kredi sistemi kurmak var.

TÜRKİYE ÇOCUKLARA YENİDEN ÖZGÜRLÜK VAKFI (Güney Haştemoğlu) Vakıf risk altındaki çocuklar ve aileleriyle beraber güçlendirici çalışmalar yaparak suça itilmiş çocuk sayısını minimuma indirmeyi hedefliyor. Halen, Türkiye’nin hapishanelerinde 12-17 yaş arası 2500’ten fazla çocuk bulunuyor. Bir başka çocuk grubunu da, annelerinin cezası nedeniyle, hapishanelerde yaşamak zorunda kalan çocuklar oluşturuyor. Vakıf, Türkiye’de ilk kez bu çocukları gündeme taşıdı, suça itilmiş çocuklara rehabilitasyon ve çeşitli eğitim imkanları ulaştırdı. Vakfın 25 yılı aşkın süredir devam eden çalışmaları sayesinde, Adalet Bakanlığı hapishanelerdeki çocukların topluma katılmasını sağlayacak çalışmalar yapıyor.

KUZEY DOĞA (Kurucusu Çağan Şekercioğlu) Kuzey Doğa, Kars, Erzurum ve İğdır’da doğa koruma, yaban hayat araştırması, çevre eğitimi ve gelir üretici faaliyetleri bir çatı altında toplayan modeller geliştiriyor. Bugüne kadar köy bazlı eko-turizm ile bölge halkı için 250 bin dolar üzerinde gelir kapasitesi yaratan Kuzey Doğa, aynı zamanda milyon dolarlık yol ve kanalizasyon gibi altyapı projelerini de bölgeye çekti. Ekibin gelecek planları arasında bölgenin tanıtımı için yerli ve uluslararası belgesel çekimleri, turizm firmaları ile eko-turizm yapan yerli halkın eşleştirilmesi ve Türkiye’nin ilk “Yaban Hayat Koridoru” gibi inovatif doğa koruma çalışmaları da var.

TOPLUM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI (TOG) (Kurucusu İbrahim Betil) TOG, 2002’den bu yana gençleri güçlendirerek toplumsal barış, dayanışma ve değişimde aktif rol almalarına öncülük ediyor. Üniversitelilerin kulüp, topluluk veya grup olarak sürdürülebilir projelerini hayata geçirmelerine öncülük ediyor, gönüllülük, proje eğitimi, insan hakları gibi konularda eğitmen eğitimleri veriyor, gençlere burs ve rehberlik imkanı sağlıyor. TOG bünyesinde 80 ilde 9.164 projede toplamda 409.199 genç proje gönüllüsü aktif olarak yer alıyor.

B-FIT (Bedriye Hülya) Bedriye Hülya ve B-Fit, spora erişim ve girişimciliği araç olarak kullanarak kadınların güçlendirilmesini teşvik ediyor. B-Fit sadece kadınlara açık ve kadın dostu mekanlar yaratarak kadınlara spor yapma fırsatının yanında girişimcilik imkanı da yaratıyor. Kadınlar tarafından kurulup işletilen B-Fit merkezleri kadınların hem kendi işlerini kurmaları, hem de iş tecrübesi kazanmalarını sağlıyor. Bugün franchise modeliyle ülkede 200 farklı noktaya yayılan B-Fit, 400 bin kadına spor ve egzersiz yapma ve kendini geliştirme imkanları yarattı. Bedriye Hülya, 2017’de BizBizze platformunu da kurdu.

BUĞDAY DERNEĞİ (Viktor Ananias) Viktor Ananias ve Buğday Derneği, Türkiye’den seçilen ilk Ashoka Fellovv. Şilili doktor bir baba ve Türk bir annenin çocuğu olan Victor Ananias, Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen birçok ekolojik yaşam uygulamasında, bu yöndeki bütüncül projelerin vizyonunun oluşturulmasında, hayata geçirilmesinde ve organik ürünlerin tanıtılmasında önemli rol oynadı. Victor, organik yaşam konusunda yüzlerce tohum ektikten sonra maalesef 3 Mart 2011 tarihinde genç yaşta hayata gözlerini yumdu.

AYDER (Ercan Tutal) Engelsiz bir Türkiye hayaliyle kurulan AYDER çatısı altında 2002’den beri ortaya çıkan Düşler Akademisi, Düşler Mutfağı, Social Inclusion Band ve EYLAB gibi sosyal girişimler sayesinde fiziksel/ zihinsel engelli tüm bireyler ve ailelerinin sosyal hayata katılımını artıracak projeler gerçekleştiriliyor. Türkiye’de 10 milyona yakın kişinin fiziksel veya zihinsel engeli var. Ancak genellikle bu insanlar evlere hapsoluyor ve görmezden geliniyor. AYDER projeleriyle engelli gençler ve aileleri spor, müzik, terapi gibi alanlarda eğitim alıp Düşler Mutfağı’nda sunulan istihdam olanaklarından faydalanarak gelir elde edebiliyor. EYLAB ile engelliler için mobil uygulamalar geliştiriliyor, çağa uygun Türkçe engellilik içerikleri yaratılıyor. Ercan Tutal, Ashoka Fellovv olduktan sonra çalışma modelini İtalya, Fransa, Cezayir ve Fas gibi birçok ülkeye yayarak milyonlarca engelli gencin hayatını etkiledi.

TARLAMVAR / (Sonat Kaymaz ve Ata Cengiz) Tarlamvar, yeşile hasret şehirlilerin ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirildi. Tarlamvar ile köylülere ait tarlalarda ağaç satın alan şehirliler burada yetiştirilen ürünleri alabiliyor. Proje ayrıca tarımsal üretimi de destekleyerek köyden-kente göçün önüne geçmeyi hedefliyor. Projenin gelişimine destek olan Red Bull Amaphiko, platformda yer alan girişimlerin hikayelerini video serisi olarak yayınlıyor. Hikayesi videolaştırılan ilk sosyal girişim ise Tarlamvar oldu.

KODLUYORUZ

Kodluyoruz, gençlerin kod okuryazarlığını yaygınlaştıran ve geleceğin dili olarak gösterilen kodlama dillerinin popülerleşmesini sağlıyor. Şu ana kadar açık kodlarıyla 20 bin kadar gence ulaşan Kodluyoruz projesi, İstanbul ve Şanlıurfa’da kurulacak Bootcamp’larla yazılımcılığı öğretmeye çalışacak.

ANLATAN ELLER

Anlatan Eller sağır bireylerin eğitimde yaşadıkları fırsat eşitsizliklerine 19 Aralık 2016 tarihinden bu yana Türkiye İşaret Dili (TİD) destekli eğitimlerle çözümler getiriyor. Bu amaçla oluşum Türkiye’nin ilk sağırlara yönelik dijital okulunu kurdu. Şehir fark etmeksizin herkesin eşit olarak yararlanabileceği, Anlatan Eller Dijital Okulu’na engelli raporu veya engelli kartına sahip herkes üye olup ücretsiz olarak matematik eğitim videolarından faydalanıyor. Nisan 2018 tarihinde gerçekleşen engelli KPSS’de Anlatan Eller öğrencileri bireysel başarılarını yüzde 56 artırdı. Djjital Okul Engelli KPSS’de her bireyin bireysel başarısını yüzde 70 artırmayı hedefliyor.

RUNARCHY

Sağlıklı yaşam için insanları bir araya getirmeyi amaçlayan Runarchy projesi, hareketsiz kalan şehirlileri bir araya getirerek onları ‘koşmaya davet eden bir koşu komünitesi1 olarak tanımlanıyor.

TIMEGOAPP

Günümüzde giderek yaygınlaşan ‘ekran bağımlılığına çare arayan TimeGOApp, uygulaması, hikayeleştirilmiş bir oyunla, oyuncuları dışarı çıkmaya teşvik ediyor.

İHTİYAÇ HARİTASI

İhtiyaç Haritası, ihtiyaç sahipleriyle, o ihtiyaçları karşılamak isteyenlerin buluştuğu online bir platform olarak hayata geçirildi. Proje sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki ihtiyaç sahipleri, gerekli duydukları desteğe kolaylıkla ulaşabilecek.

SANAT BULUR

Dört kurucu tarafından hayata geçirilen Sanat Bulur projesi, sanatçıların eserlerini 7/24 ziyaret edip, aynı zamanda alışveriş yapılabilen dijital bir platform.

İYİMSER ABLA

İyimser Abla, kurumsal şirket çalışanlarını hedefleyen bir ‘hediye fabrikası’ olarak göze çarpıyor. İyimser Abla, sitesinden sipariş edilen el yapımı kurabiyeler ve yemekler hem beyaz yakalıları mutlu ediyor, hem de ev kadınlarının ekonomiye katılmalarını sağlıyor.

MOTIVOLOG

Hastaların kendileriyle aynı dertten muzdarip insanlarla bir araya gelip motive olmasını amaçlayan Motivolog e-platformu, hastalara moral aşılıyor. Proje ayrıca hastalığını araştıran ve sağlığını takip eden bilinçli hastalar yaratmayı hedefliyor.

BUMERANGLA

Tüketim çılgınlığından yola çıkan Bumerangla, kurduğu e-platformla sürdürülebilir yaşamı desteklemeyi hedefliyor. Bumerangla, satın almak yerine kullanılmış eşyaların kullanımını yaygınlaştıran bir eşya paylaşım platformu olarak tasarlandı.

JOON

2016’da faaliyet geçen Joon, Farsça’da ‘can, yaşam’ anlamına geliyor. Oluşum geçim kaynakları sınırlı olan üretici grupları için bir kapasite geliştirme platformu olarak çalışıyorlar. Birlikte çalıştıkları grupların üretim potansiyelleri ve kısıtları çerçevesinde onlar için dizüstü bilgisayar kılıfı, kolye, çanta, lamba gibi en uygun tasarımları geliştiriyorlar. Joon dezavantajlı gruplar olarak ilk olarak mülteci ve göçmenlerden başlayıp, kadın, engelli, yaşlı gibi gruplara ulaşmayı hedefliyor.

ESİN ÇETİNEL



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu