Anasayfa / Ekonomi-Finans / Tasarım, teknoloji ve markalaşma

Tasarım, teknoloji ve markalaşma



Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türkiye ekonomisinin küresel ekonomide ilk 10 içerisinde yer almak için gerekli potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Zeybekti, Geleceğin oyun kurucuları tasarım ve markalaşma” dedi…

EKONOMİ Bakam Nihat Zeybekci, Türkiye ekonomisinin 2023-2030-2050 vizyonu ile kendisini küresel ekonomide doğru konumlandırmaya devam ettiği sürece, küresel ekonomide ilk 10 içerisinde yer almak için gerekli potansiyele fazlasıyla sahip olduğunu söyledi. Özellikle genç ve artan nüfusu iyi değerlendirip nitelikli işgücü kapasitesini güçlendirmenin büyük avantaj sağlayacağım dile getiren Zeybekci, “Küresel ekonomiyle tamamıyla entegre olmuş, finans piyasaları derinleşmiş ve modern düzenlemelere tabi olan, genç nüfusu ve stratejik konumuyla oldukça dinamik bir ekonomimiz söz konusu” dedi.

21. yüzyılın oyun kurucu faktörlerinin tasarım, teknoloji ve markalaşma olduğunu vurgulayan Zeybekci, Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi ile Türkiye’nin ihtiyacı olan teknolojilerde ve kapasitelerde üretim yapma, kültür coğrafyasında bir üretim merkezi olma, tüketim kanallarım ve tüketim alışkanlannı belirleme doğrultusunda yatırım ve ihracat stratejilerini belirlediklerini söyledi.

Tasarım

“ÇOK DERİN SONUÇLARI OLACAK”

Bakan Zeybekci, Para Dergisi’ne 2050 yüında Türkiye’yi nerede görmeyi hayal ettiğine, Türkiye’nin potansiyelinin nasıl bir geleceğe işaret ettiğine yönelik açıklamalarda bulundu. 2050 yılının başka teknolojilerin çoktan devreye girmiş olduğu, özellikle üretimde insan gücünün ve zekasının neredeyse tamamen yapay zekaya ve mekatronik sistemlere bırakıldığı bir dönem olacağım vurgulayan Zeybekci, “Yeni enerji kaynaklarının ve uzayın değerlendirilmeye başlandığı yıllardan bahsediyoruz. Genetik buluşların insan ömrünü uzattığı, insan ve sibernetik yapıların hayatm her yanında iç içe geçtiği bir dönemden bahsediyoruz. Bunun çok derin sonuçları olacaktır” dedi.

Günümüzdeki her ekonomik yapının devamlı artan bir nüfus için tasarlandığının altım çizen Bakan Zeybekci, “Bir örnek vermek gerekirse; dünya üzerindeki tüm emeklilik sistemleri ve sosyal güvenlik sistemleri 19. yüzyılın son çeyreğinde artan bir nüfusa göre kurgulanmıştır. Nüfusun artmadığı ve insan ömrünün uzadığı bir dünyada emeklilik sisteminin reform edilmek zorundadır” ifadelerini kullandı.

“DÖNÜŞÜMLER ISKALAN M AMALİ”

2050 yılında dünyanın Batı ile Asya arasında bir güç mücadelesine sahne olacağını düşündüğünü söyleyen Bakan Zeybekci, bunun kaçınılmaz gerilimleri olacağını, bu gerilimlerin bir açısının da kıt kaynakların, özellikle suyun paylaşılması olacağını dile getirdi. Türkiye’nin bundan önceki yüzyıllarda olduğu gibi tüm gelişmelere millet ve devlet olarak güçlü şekilde tepki vereceğini vurgulayan Zeybekci, yapılması gerekenin ise büyük dönüşümleri ıskalamamak olduğunu belirtti. Zeybekci, “Bu doğrultuda 2050 yılına demografik ve ekonomik olarak Avrupa’nın en dinamik merkezi olarak gireceğimizi ve bu durumun Türkiye’nin çıkarına olduğunu düşünüyorum” dedi.

“DEĞİŞİMLER TAKİP EDİLMELİ”




Zeybekci, Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirmek, geleceğe koşusunu hızlandırmak için yapılması gerekenleri anlattı. Burada en önemlisinin enerji ve teknolojideki paradigma değişimleri ve bu değişimlerin dünya ekonomisi ve siyaset sahnesine yansıması olduğunu belirten Bakan Zeybekci, “Türkiye bu paradigma değişimlerini takip etmek ve doğru adımlar atmak zorundadır ve bunu yapacaktır” ifadelerini kullandı.

Bakan Zeybekci, Türkiye ekonomisinin 2023-2030-2050 vizyonu ile kendisini küresel ekonomide doğru ko-numlandırmaya devam ettiği sürece, küresel ekonomide ilk 10 içerisinde yer almak için gerekli potansiyele fazlasıyla sahip olduğunu söyledi. Özellikle genç ve artan nüfusu iyi değerlendirip nitelikli işgücü kapasitesini güçlendirmenin büyük avantaj sağlayacağını dile getiren Bakan Zeybekci, ekonomik gelişim ve kalkınmanın etkin ekonomi politikalarıyla birlikte eğitim, teknoloji, istihdam, sosyal gelişim ve hukuk gibi pek çok alanda birbirini destekleyici stratejilerle birlikte mümkün olabileceğini kaydetti. Türkiye’nin bu anlamda, geçtiğimiz son 10-15 yıl içerisinde büyük mesafe kat ettiğini, büyük başarılar sağladığını belirten Zeybekci şunları kaydetti:

“Son 15 yılda milli gelirimiz 3.6 kat artmıştır. 2002 yılında ticaret hacmimiz yaklaşık 88 milyar dolarken, bugün 390 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmimiz söz konusu. Küresel ekonomiyle tamamıyla entegre olmuş, finans piyasaları derinleşmiş ve modern düzenlemelere tabi olan, genç nüfusu ve stratejik konumuyla oldukça dinamik bir ekonomimiz söz konusu.”

REFAH SEVİYESİNİ DENGELİ ARTIRMAK

Gelecek hedeflerini Türkiye ekonomisini uluslararası arenada hak ettiği gibi muasır medeniyet düzeyine ulaştırmak; Türkiye’deki her kesim ve bölgenin refah seviyesini dengeli biçimde artırmak olarak özetlemenin mümkün olduğunu dile getiren Zeybekci, “Ekonomi Bakanlığı olarak bu amaçla bir yandan üretim, ihracat ve yatırımları artırmaya dönük çalışmalarımızı sürdürüyor ve bu politikaları etkinlikle tatbik ediyoruz” dedi.

Bakan Zeybekci, 21. yüzyılın oyun kurucu faktörlerinin tasarım, teknoloji ve markalaşma olduğunu söyledi. Tüm firmaların bu alanlara yatırım yapmasmı ve başarılı olmasını sağlamanın temel hedefleri olduğunu dile getiren Zeybekci, ”Özellikle Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi ile Türkiye’nin ihtiyacı olan teknolojilerde ve kapasitelerde üretim yapma, kültür coğrafyamızda bir üretim merkezi olma, tüketim kanallarını ve tüketim alış-kanlanm belirleme doğrultusunda yatırım ve ihracat stratejilerini belirliyoruz” dedi.

Hatırlanacağı üzere Ekonomi Bakanlığı tarafından Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında toplam yatırım tutarı 135 milyar TL olan 23 adet yatırım projesi için teşvik belgesi düzenlenmişti. Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında desteklenecek 23 proje ile yaklaşık 35 bin kişiye doğrudan istihdam, 134 bin kişiye dolaylı istihdam yaratılması hedefleniyor. Diğer taraftan, söz konusu yatırım projelerine konu ürünlerin, ülkemizin dışa bağımlılığının yüksek düzeyde olduğu ürünler ile küresel rekabet gücü yüksek ürünlerden oluşması nedeniyle yatırımların ithalatı azaltıcı ve ihracatı artırıcı etkilerinin güçlü olması bekleniyor. Anılan yatırımların hayata geçirilmesiyle cari açık üzerinde yıllık 19 milyar dolar olumlu etki yaratılacağı öngörülüyor.

“Mutlaka başaracağız”

Ekonomi Bakanı Zeybekci, Türkiye’nin son yıllarda sergilediği yüksek büyüme performansının, dinamizmin en temel teminatı olduğunu ve olmaya devam edeceğini söyledi.

Büyüme ile birlikte Türkiye’nin, üretim, sanayi ve ihracat yapısını dönüştürme çabası içerisinde olduğunu ve bunu mutlaka başaracağını ifade eden Zeybekci şunları kaydetti:

“Ülkemiz savunma sanayinde gerçekleşen atılımlarımız aslında yazılım, metalürji, endüstriyel tasarım ve pek çok diğer alandaki ilerlemelerin bütünleşik bir çıktısıdır.

Bu gibi katma değer vadeden alanlarda ilerleme kaydettikçe ekonomik gelişimimiz daha da nitelik kazanacaktır. Ülkemizin kendi devlerini yaratma projesi olarak tarif ettiğimiz Proje Bazlı Teşvik Sistemimiz bu sürece büyük ivme kazandırmıştır. Doğru stratejiler; Türk insanının, Türk girişimcisinin kendine olan güveni ve yaratıcılığı ile birleştiğinde ilk 10 ekonomi arasına girme hedefimiz uzak bir hedef değildir.”

HÜLYA GENÇ SERTKAYA




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir