Haberler

Tigem safkan Arap atı yetiştiriciliği

TİGEM’in faaliyetleri, projeleri ve hedefleri

700 yıllık kökleri Osmanlı İmparatorluğuma dayanan bir kuruluş olan Tarım işletmeleri Genel Müdürlüğü (TÎGEM), toplam 17 işletmesi, 3.3 milyon dekar arazi varlığı ve 7 bine yakın personeli ile Türkiye’nin en büyük tarım işletmesi. Günümüz tarım teknolojilerinin buluşma noktası olan TİGEM, sertifikalı tohumluk ve üstün vasıflı damızlık hayvan yetiştiriciliği gibi alanlardaki faaliyetleri ile Türk tarımının en önemli güvencesi. Türkiye’nin en iyi tohumlarını, safkan atlarını ve sığırlarını bünyesinde yetiştirip piyasaya sunan TÎGEM, Anadolu’ya özgü gen kaynaklarını koruyarak sonraki nesillere aktarıyor. Arıcılık faaliyetleriyle bitkisel üretimde sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor. Türkiye’nin bir numaralı sperma üreticisi olan kurum, genomik boğalardan sperma üretimini 2021’de 1 milyon doza çıkarmayı hedefliyor. TÎGEM’in köklü yapısının en önemli faaliyet kollarından birisini safkan Arap atı yetiştiriciliği oluşturuyor. TIGEM tarihinin ilk kadın Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Ayşin Işıkgece, başta safkan Arap atı yetiştiriciliği, sertifikalı tohum üretimi, kuraklığa toleranslı bitki çeşidi geliştirilmesi çalışmaları olmak üzere TIGEM’in faaliyetlerini, projelerini ve 2021 hedeflerini anlattı.

SAFKAN ARAP ATI YETİŞTİRİYOR

TIGEM’in en önemli faaliyet alanlarından birisini safkan Arap atı yetiştiriciliği oluşturuyor. Sahip olduğu gen kaynakları ile hem ülkenin hem de dünyanın önde gelen safkan Arap atı yetiştiriciliğinin ve ıslahının yapıldığı merkezlerden birisi olan TIGEM’de yetiştiricilik Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarına dayanıyor. 28 yıl özel sektör deneyiminin ardından Türkiye’nin en büyük tarım işletmesi olan TIGEM’in başına geçen Ayşe Ayşin Işıkgece’nin açıklamalarına göre atalardan miras kalan hazine değerindeki bu gen kaynakları günümüze kadar ırk karakterlerinde bozulmadan korunuyor. Koşu performansları geliştiriliyor ve ıslah ediliyor. OsmanlI’dan günümüze düzenli tutulan kayıtlar ve soy kütükleriyle kayıt altındaki gen kaynağı açısından dünyanın en köklü kuruluşu olan TİGEM’in yetiştiricilik faaliyetleri, Bursa Karacabey, Eskişehir Anadolu ve Malatya Sultansuyu işletmelerinde 49 ana, 12 baba kan hattı ile gerçekleştiriliyor. Yetiştiricilik 33 baş aygır, 395 baş kısrak ile toplamda bin 250 baş at varlığıyla sürdürülüyor. Yıllık ortalama 350 baş yavru elde ediliyor ve her yıl ortalama 250 baş tayın yetiştiricilere satışı yapılıyor. Işıkgece, yetiştiricilik faaliyetlerini 2021 ’de bin 500 başla sürdürmeyi, üstün performanslı yarış tayı satış sayısını 270 başa çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

SON 10 YILIN EN YÜKSEĞİ

TIGEM yıl içinde yetiştirdiği atlar için toplamda altı satış gerçekleştiriyor. Bu satışlardan koşu tayı satışları Karacabey Tarım Işletmesi’nde, elit tay satışları ise İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda açık ihale usulü ile yapılıyor. Satışlar her yıl haziran ve ekim arasında gerçekleştiriliyor. 2021’de 48 baş elit, 222 baş koşu tayı olmak üzere toplamda 270 tayın satışının planlandığını açıklayan Işıkgece, “2019’da 239 baş koşu ve elit safkanın satışından 23 milyon 127 bin TL gelir elde edildi. 2020’de toplam 242 baş koşu ve elit tayı satışından 33 milyon TL’lik bir gelirle son 10 yılın en yüksek satış hasılatına ulaştı. Bu yılki safkan Arap tayı satışıyla geçen yıla oranla satış gelirlerini yüzde 42 oranında artıran TIGEM, bu yıl pande-miden kaynaklı, yaklaşık üç ay koşulara ara verilmesine rağmen şu an itibarıyla 14 milyon TL yetiştiricilik primi elde etti” dedi.



Uluslararası At Yarışı Federasyonu (IFHA) verilerine göre dünyadaki Arap atı sayısı istatistiklerindeki pastanın yüzde 33’üne Türkiye sahip. TİGEM’in büyük bir ticari sektör olan yarış sektörünün devamlılığı ve geliştirilmesi için bir sigorta görevi gördüğünü söyleyen Ayşe Ayşin Işıkgece, Türkiye’de koşan Arap atlarının tamamına yakınının TIGEM kökenli olduğunu vurguladı. Yarış sahalarında koşan atların yüzde 23’ünü, ayrıca dağıtılan ikramiyelerin yüzde 42’sini TIGEM yetiştirmesi safkan Arap atlarının oluşturduğunu belirten Işıkgece, “Yurtdışında ağırlıklı olarak Ingiliz atı yetiştiriciliği ön planda olup safkan Arap atı yarışlarının Türkiye’deki gibi yüksek oranda koşu payına sahip olmaması nedeniyle yabancı ilgisi sınırlı düzeyde. TIGEM’, safkanlarındaki başarı seviyesini daha üst seviyelere çekerek yabancı ilgisini arttırmayı hedefliyor” diye konuştu.

ÜSTÜN VASIFLI HAYVANLAR

Dünya tarım ve hayvancılığındaki gelişmeleri, teknolojik yenilik ve çalışmaları uzman kadrosu ile takip eden, işletmelerinde deneyen ve ülke çiftçilerine uygulamalı olarak tanıtan TIGEM, toplam 30 bin büyükbaş ve 200 bin küçükbaş hayvan varlığı ile hastalıklardan ari işletmelerinde üstün vasıflı damızlık yetiştiriciliğini sürdürüyor. Kurum, Holstain, Simental, Esmer, Jersey ve Limuzin ırkları olmak üzere 5 kültür ırkında büyükbaş; ivesi, Merinos, Akkara-man, Morkaraman, Kıvırcık, Polatlı, Bafra, Tahirova, Malya, Acıpayam, Ankara tiftik ve Halep keçisi olmak üzere yerli ve milli 12 ırk ile küçükbaş yetiştiriciliği yapıyor. Işıkgece, TlGEM’in ülke yetiştiricilerinin üstün vasıflı damızlık taleplerini karşıladığını, üstün vasıflı damızlık hayvanlarla Türkiye’deki sürülerin kalitesini artırdığını söyledi. 30 bin damızlık sığır varlığını 2021’de 33 bin başa çıkaracaklarını belirten Işıkgece, her yıl ortalama 2 bin 750 baş düzeyinde olan damızlık sığır dağıtımını gelecek yıl 5 bin başa çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti. Işıkgece 200 bin baş damızlık koyun varlığını 2021’de 235 bin başa, her yıl ortalama 10 bin baş olarak gerçekleştirilen damızlık koyun dağıtımını ise 24 bin başa yükseltmeyi hedeflediklerini açıkladı.

GEN KAYNAKLARI KORUNUYOR

Üniversitelerle yürütülen işbirliği kapsamında, yerli ve kaliteli ırklarla küçükbaş hayvancılığa önemli katkı sağlayan TI-GEM, sahip olduğu koyun ırklarının safiyetlerini koruyarak yetiştiriciliğe devam ediyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda keçi sütü ürünlerine olan talebin yükselmesiyle yoğun bir şekilde artan damızlık keçi taleplerinin karşılanması amacıyla TIGEM’e bağlı Şanlıurfa Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde 2013’te başlatılan Halep ırkı damızlık keçi yetiştiriciliği bugün itibarıyla 3 bin baş hayvan varlığı ile sürdürülüyor. Ayrıca, Asya ceylanı, Ankara tiftik keçisi, Kangal ve Akbaş çoban köpeği yetiştiriciliği de yapılıyor.

Birinci ve öncelikli faaliyet konusu sertifikalı tohum üretimi olan TİGEM işletmelerinde, yem bitkileri tohumu üretiminde verim ve kalitenin artırılması amacıyla tozlayıcı olarak arının etkin kullanımını sağlamak için 2012 yılında 2 bin kovan ile başlatılan arıcılık faaliyetlerine bugün itibarıyla 6 bin kovan ile devam ediliyor. Muğla Dalaman, Amasya Gök-höyük ve Adana Çukurova Tarım işletmelerinde arıcılık faaliyetlerine devam eden kurumda, her yıl 50 ile 60 ton civarında bal üretiminin yanı sıra diğer arı ürünlerinin üretimleri de yapılıyor.

VERİMİ YÜZDE 25 ARTIRIYOR

Adı ve kaynağı belli, kalite garantisi olan, çimlenme oranı yüksek, hastalıklardan ari tohum olarak tanımlanan sertifikalı tohum, ülke gıda güvenliğinin ve tarımda sürdürülebilirliğin sağlanmasında ilk adımı oluşturuyor. İklim, toprak yapısı gibi diğer tüm şartlar sabit kaldığında bile sadece sertifikalı tohum kullanmak verimi yüzde 25’e kadar artırıyor. Yüksek kalitede sertifikalı tohum üreten ve özellikle hububat tohumluğunda ülkenin en büyük aktörü, yüzde 33 payla sektörün lideri olan TIGEM’de üretilen sertifikalı tohum çeşitlerinin tamamına yakınını yerli çeşitler oluşturuyor.

Işıkgece, ülkenin her coğrafyasına dağılmış 17 işletmesi, 3.3 milyon dekar arazi varlığı ile TİGEM’in, bölgeye uygun yüzlerce bitki çeşidi üretiminin yanı sıra, kuraklığa toleranslı bitki çeşitlerini geliştirdiğini ve bu tohumlukları en etkin şekilde pazara sunduğunu söyledi. Başta buğday olmak üzere hububat, yem bitkileri, endüstri bitkileri, baklagiller ve sebze türlerine ait 63 çeşitte üretim gerçekleştirdiklerini kaydeden Işıkgece, “Bu ürünler en ileri teknolojilerle donatılmış tohum hazırlama tesislerimizde yabancı her türlü materyallerden arındırılarak sertifikalı tohuma dönüştürülmekte, bu tohumlar ülke geneline dağılmış 282 TIGEM tohum bayisi, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Pankobirlik birimleri aracılığıyla yapılmakta” dedi.

GÜVENİLİR TOHUMLAR

Piyasada marka değeri taşıyan TIGEM tohumlarının güvenilirliği yüksek tohumlar olduğunu vurgulayan Işıkgece’nin verdiği bilgiye göre Türkiye’de 2019’da 6.8 milyon hektar alanda buğday, 2.9 milyon hektar alanda arpa ekilişi yapıldı ve buna göre 1.36 milyon ton buğday ve 580 bin ton arpa tohumu kullanıldı. Kullanılan buğday tohumunun yüzde 36’sı sertifikalı tohum olup yüzde 33’ü, arpada ise kullanılan tohumun yüzde 31’i sertifikalı tohum olup yüzde 10’u TIGEM tarafından üretildi. Tamamı sertifikalı olmak üzere yem bitkileri tohumunda da Türkiye’nin önemli bir üreticisi konumunda olan TÎGEM, fiğ tohumunda yüzde 85, korunga tohumunda yüzde 38 ve yonca tohumunda da yüzde 2 gibi önemli bir dağıtım payına sahip. 2020 yılı sertifikalı tohumluk dağıtım hedefi, hububatta 200 bin ton, yem bitkilerinde ise 2 bin 500 ton olan TIGEM’de üretim faaliyeti tamamlanmış satışlar devam ediyor.

“MİRASIMIZ YEREL TOHUM PROJESİ”

TIGEM, Anadolu topraklarındaki tarımsal üretimin 700 yıllık sembolü ve ülkenin en büyük çiftçisi olarak önemli projeler yürütüyor. Işıkgece’nin açıklamalarına göre, “Mirasımız Yerel Tohum Projesi” bunlardan biri. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Hanım’ın himayelerinde başlatılan proje kapsamında çiftçilerin sandıklarından, tülbentlerinden toplanan tohumların yarısının Gen Bankası’nda koruma altına alındığını söyleyen Işıkgece, diğer yarısının ise çoğaltılması, tanımlarının yapılması ve tescil işlemlerinin tamamlanması amacıyla TÎGEM ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne (TAGEM) verildiğini kaydetti.

Işıkgece, tanımlamaları yapılan 42 adet çeşit tohumun TAGEM tarafından 2021’de tescile sunulmasının planlandığını vurguladı. TIGEM’in yürüttüğü projelerden bir diğeri ise “Sebze Tohumculuğunun Geliştirilmesi Projesi.” Türkiye’nin sebze tohumu ihtiyacının yurtiçi üretimlerinden karşılanmasına önemli bir katkı sağlanması, aynı zamanda Türkiye değerlerine sahip çıkılması ve sektörel ithalatın azaltılması amacıyla çalışmalar 2018’de başlatıldı. Proje kapsamında TIGEM’e bağlı Antalya Boztepe Tarım işletmesinde TAGEM-TIGEM iş birliğinde çalışmaların yürütüldüğünü dile getiren Işıkgece, “Bu kapsamda 2019’da 101 kg hibrit tohum üretimi yapıldı ve toplam üretim 215 kilograma ulaştı. Proje ile TAGEM tarafından ıslah edilen hibrit, yerli ve milli sebze hatlarının Boztepe Tarım işletmesinde melezlenerek, beş yıllık süreçte domates, hıyar, biber, patlıcan ve kavun çeşitlerinden tohumluk üretimi amaçlanıyor. Üretilen bu tohumların satışı işletmelerimizin tamamında, TIGEM bayilerin-www.epttavm.com aracılığıyla yapılıyor. Ayrıca Antep fıstığı ile doğal çam ve çiçek balı da satılıyor” diye konuştu.

LİFLİ BİTKİ TOHUMLARIN ÜRETİMİ

TÎGEM’in bitkisel üretim faaliyetlerine yönelik yürüttüğü projelerden bir diğeri ise “Lifli Bitki Tohumlarının Üretimi Projesi.”Tekstil, otomotiv, gıda, kağıt, savunma, inşaat, havacılık gibi pek çok sektörde kullanım bulan ve son yıllarda kullanım alanı hızla artan endüstriyel kenevir bitkisinin Türkiye’de üretiminin yaygınlaştırılması ve sanayisinin geliştirilmesi amacıyla, Cumhurbaşkanlığı tarafından kurum lifli bitki tohumlarının üretimi için görevlendirildi. 2019’da TIGEM’e bağlı, Amasya ilinde yer alan Gökhöyük Tarım işletmesinde sözleşmeli üretim ile 10 ton tohumluk mahsul üretimi gerçekleştirildiğini söyleyen Işıkgece, “2020’de tamamlanmak üzere olan hasat sonucunda hazırlanacak 60 ton tohumun satışı gerçekleştirilecek” dedi.

“Kamu özel sektör aşılamasının başarılı örneği”

Ayşe Ayşin Işıkgece, 700 yıllık kökleri olan TİGEM’in ilk kadın Genel Müdürü. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi iktisat bölümünü bitiren, İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Işıkgece, 28 yılı aşkın deneyimi ile özel sektörde üst düzey görevlerde bulundu. 2018 Ağustos’ta TİGEM Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı. TİGEM’in Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uygulanmaya başlayan kamu-özel sektör aşılamasının en başarılı örneklerinden biri olduğunu ifade eden Işıkgece, kurumun bir taraftan ülke tarımı adına milli görevlerini yürütmeye devam ederken, diğer taraftan özel sektör yaklaşımının neticesi olan etkin finans yönetimi ve tasarruf tedbirleriyle ile karlılığını artırdığını vurguladı. Kurum faaliyetlerinde verimliliğin, kalitenin, karlılığın artırılması amacıyla yönetimsel bazı değişikliklere gidildiğini açıklayan Işıkgece, stok yönetim programı ile girdi maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağlayarak doğrudan temin yöntemiyle ihaleleri merkezden yapıp daha ekonomik ve uzun vadeli fiyatlarla tedarik imkanı yaratıldığını kaydetti. Işıkgece, TİGEM’in 2019’dan itibaren ihraç ettiği sertifikalı tohum fiyatlarını, pazarladığı ülkenin piyasa koşullarına göre belirlediğini, bu sayede son 10 yıldaki ortalamaya göre 2019’da ihracatını 26 kat artırdığını söyledi.

Katar’a 2.25 milyon TL’lik ihracat

TİGEM’in kaliteli aygır kadrosu yurtdışından yoğun talep görüyor. Mevcut aygırların spermalarının, taze ve dondurulmuş yöntemlerle satışları gerçekleştiriliyor.




TİGEM’in ilk kez 2012’de Fas’a 75 doz dondurulmuş sperma ihracatı gerçekleştirdiğini dile getiren Ayşe Ayşin Işıkgece, 2020’de ise Katar’a 60 doz dondurulmuş sperma ihracatı ile 2 milyon 250 bin TL’lik gelir elde edildiğini kaydetti.

Güçlü orjjine sahip TİGEM aygırlarının spermalarına talebin, bu aygırların yavrularının yarış sahalarındaki başarı performansına göre şekilleneceğinin altını çizen Işıkgece, “İşletmelerinde şampiyon aygır ve kısraklardan şampiyon taylar yetiştiren TİGEM, Özgünhan, Turbo, Ayabakan, Sonalp, Tamerinoğlu, Altaha, Ateştopu, Baba Mevlüt gibi şampiyon aygırları bünyesinde bulunduruyor. Bu aygırlardan Denizim, Sürgüntay, Oğuzboylu, Taykut, Memduhağa, Ateşbibi, Taçser, Altıncıhis ve daha birçok tay yetiştirildi” dedi.

TİGEM yıllık 100-120 bin dekar alanı kiraya veriyor

Bitkisel üretimde ağırlıklı olarak tohum üretimi amacıyla hububat ve yem bitkileri ekilişleri yapılan TİGEM işletmelerinde; münavebenin toprak verimliliğine sağladığı avantajlardan faydalanmak için ayçiçeği, patates, pamuk, susam, yer fıstığı, soya fasulyesi gibi çapa bitkilerinin mahsul üretimleri ile yine bu bitkilerin sözleşmeli tohum üretimlerine yönelik olarak sezonluk [1 yıllık] arazi kiralamaları yapılıyor. İhale yoluyla, mahsul ve/veya sözleşmeli olarak yıllık 100-120 bin dekar alan kısa süreli olarak kiraya veriliyor.

İlk üç sırada safkan Arap atları

2020’de şu ana kadar Türkiye yarış sahalarında koşan üç yaşındaki Arap atlarının kazançlarına bakıldığında ilk üç sırada TİGEM’in yetiştirdiği safkan Arap atları yer alıyor. Bunlar, Sultansuyu ve Anadolu Tarım İşletmesi yetiştirmesi Hızlı Ahmet, Bosna Hersek ile Gülhatmi isimli safkanlar. 2020’de İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda gerçekleştirilen elit tay satışlarında Tekinci ve Özakın isimli safkanlar 800’er bin TL, Mostar Köprüsü 650 bin TL, Şimşek Efe ile Canımkardeşim 600 bin TL’ye satıldı. 2020 koşu tayı satışlarında 85 bin TL olan satış ortalaması, elit tay satışlarında 338 bin TL’ye kadar çıktı. Satışa arz edilen tayların fiyatlarında atın orjjini ön plana çıkıyor. Tayın başarı kazanmış öz kardeşinin olması, anne ve babanın koşan tay performansları, atın genel kondisyonu, albenisi, sağlık durumu ve ihale koşullarında birden çok taliplinin olması gibi birçok faktör tayın fiyatına etki eden ana etmenler.

Türkiye’nin bir numaralı sperma üreticisi

TİGEM, üstün vasıflı boğa sperma üretimi de yapıyor. Ayşe Ayşin Işıkgece, Türkiye’nin üstün vasıflı boğa sperma ihtiyacının yurtiçi üretimlerinden karşılanması ve yetiştiricilere daha kaliteli sperma temin etmek amacıyla 2012’de Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesinde hizmete açılan Sperma Üretim Merkezi’nde yıllık ortalama 220 bin doz sperma üretim kapasitesinin 2019 itibarıyla 700 bin doza çıkarıldığı bilgisini verdi. Işıkgece, “Türkiye’nin bir numaralı sperma üreticisi TİGEM, sperma üretimini 2021’de 1 milyon doza çıkarmayı hedefliyor” dedi.

“At ismiyle koşar”

Tayların isimleri de titizlikle belirleniyor. Işıkgece’nin açıklamalarına göre karakter yapıları dahil olmak üzere yer aldığı coğrafyasından tarihi geçmişine kadar araştırmalar yapılarak, her alandan ilham alınarak tayların isimleri belirleniyor. Bazı istisnalar dışında, kısraklarda 10 yıl, aygırlarda 15 yıl geçmeden tekrar aynı ismin verilmesinin mümkün olmuyor; bu nedenle isim bulma süreci zorlaşıyor. TİGEM’de safkanların isimlendirilmesi, atın yetiştirildiği işletme şefliği ve personeli tarafından yüzlerce isim arasından uzun soluklu bir çalışmanın ardından ve “At ismiyle koşar” sözüne dayalı olarak, soy kütüğü mevzuatlarına uygun şekilde veriliyor.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu