Güncel Ekonomi Haberleri

TL Varlıklardaki Pozitif Fiyatlama Devam Eder Mi?

ALINAN önlemler, KDV indirimleri ile emtia fiyatları ve kurlardaki sert düşüşlerle kasım ayı enflasyonunun negatif gelmesini bekliyoruz, aralık ayında da düşüş trendin devam etmesi oldukça olası. Bununla birlikte yılsonuna kadar alman önlemler enflasyonu kasım ve aralık ayında baskılasa da bu önlemlerin geçici olması, sene başındaki ücret artışlarının geçişkenliği, kur ve emtia fiyatlarmdaki düşüşün etkisinin azalacak olması ve mahalli seçimler öncesi kamudaki harcamalardaki olası artış yılın ilk çeyreğinde enflasyonda yeni yükselişlerin görülmesine neden olabilir. Ekonomideki daralmanın da görüleceği bu çeyrek yılın en zor dönemi olmaya aday. Bu nedenle yılın son ayma TL varlıklar lehine bir atmosferle giriyoruz ancak gelecek yılın ilk çeyreğine ilişkin beklentiler iyimserliğin dozunu sınırlayabilir. Enflasyon raporunun ardından 5 Aralık Çarşamba günü de TCMB 2019 Yılı Para ve Kur Politikası raporunu yayımlayacak. Gelecek yıla ilişkin önemli mesajların yer alacağı rapor TL varlıklar üzerinde hafta içinde etki oluşturabilir.

TCMB BU AY İZLEMEDE KALABİLİR

13 Aralık’ta TCMB yılın son Para Politikası Kurulu toplantısını gerçekleştirecek. Enflasyonda beklenen düşüş ve TL’nin son aylarda gösterdiği pozitif performansa karşın bir faiz indirimi için zeminin hala oluşmadığı kanaatindeyiz. Bununla birlikte enflasyonda beklenen düşüş de bir faiz artışına gerek kılmamaktadır. Bu nedenle TCMB’nin bu toplantıda faizler konusunda bir aksiyon almasını beklemiyoruz. Açıklanan metinde de 5 Aralık’ta açıklanacak “2019 Yılı Para ve Kur Politikası” raporundaki söylemlerin dışına çıkılmasını beklemiyoruz. Bu nedenle yılın son PPK toplantısının çok fazla sürpriz içermeyeceğini düşünüyoruz.

tl varlik
TL Varlıklardaki Pozitif Fiyatlama

AVRUPA’DA GÜNDEM İTALYA VE BREXİT

Avrupa tarafmda yüksek borçlu ülkelerin sorunlarının üzerini örten düşük faiz ortamı kayboldukça sorunlar yeniden gün yüzüne çıkmaya başladı. İtalya’nın bütçe krizi bunun ilk saneısıydı. Henüz de bu sancı geçmiş değil. Bütçe konusunda uzlaşı yönünde bazı çabalar olsa da Avrupa’daki sorunu sadece îtalya bütçesine indirgemek doğru, bir yaklaşım değil. Buna karşın bu konuda bir anlaşma olması kısa vadede bir iyimserlik oluşturabilir. Avrupa Merkez Bankası’nın normalleşme adımlarının konuşulmaya başlandığı 2019 yılında artan faizlerin bu taraftaki sorunları yeniden ön plana çıkaracaktır. ECB’nin 2019 ortalarında faiz artışına başlaması beklense de ortaya çıkabilecek bu sorunların buna müsaade etmeyeceğini ve euro’nun zayıf seyrinin devam etmesini bekliyoruz. Avrupa tarafında izlediğimiz önemli bir başlık da Brexit süreci. Brexit konusunda AB ile yapılan anlaşmanın İngiliz Parlamentosu’ndaki oylaması 11 Aralık’ta.

Bakanlar kurulundaki taslak metnin onaylanmasını takiben istifa eden bakanlar metnin parlamentoda onaylanmayabileceği beklentisini doğurdu ve bunun Başbakan May’in istifasına neden olabileceği senaryolar arasına girdi. 11 Aralık’taki oylama öncesinde beş gün boyunca parlamentoda Brexit tartışılacak. Ardından yapılacak oylamada AB ile yapılan anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için 650 sandalyeli Avam Kamarası’nda oy hakkı bulunan üyelerden 318 kişinin evet oyuna ihtiyaç var. Parlamentoda Başbakan Theresa May’in liderliğini yaptığı Muhafazakar Parti’nin 315 milletvekili var ancak yapılan anlaşmaya karşı oldukları gerekçesiyle istifa eden bakanların yanında parti içinde onlarca milletvekilin daha anlaşmaya karşı olduğu biliniyor. Bununla birlikte hükümet ortağı Demokratik Birlik Partisi de dahil olmak üzere diğer partilerin anlaşmaya karşı oldukları biliniyor. Bu nedenle yapılan anlaşmanın Avam Kamarası tarafından onaylanmasına düşük ihtimal veriliyor. Beklendiği gibi anlaşma parlamentoda kabul edilmezse İngiltere hükümetinin 21 gün içinde yeni bir plan açıklaması gerekiyor. Ancak anlaşma ret edilirse May’in istifa edebileceği ve İngiltere’nin iç siyasetindeki belirsizliklerin daha da artabileceği beklentisi hakim. Anlaşmanın onaylanması ya da onaylanmasına bakılmaksızın İngiltere 29 Mart 2019’da AB’den ayrılma sürecini başlatacak.

ALMANYA’DA SİYASET ÖN PLANDA

Almanya’da bu ay gerçekleşecek parti kongresinde Merkel Başkanlığa aday olmayacak. Başkanlık için üç adayın ismi geçiyor. Adayların ortak özelliği aşırı sağa kaçan oyları geri çekebilmek adına göçmen politikasındaki sertlikleri. Hatta ikinci sırada görülen Friedrich Merz’in CDU Genel Başkanı olması durumunda Merkel’in Başbakanlıktan da istifa edebileceği beklentisi mevcut. Bu durumda 2019 Almanya’da erken seçim yılı olabilir. Türkiye de dahil diğer ülkelerle yürütülen ilişkilerdeki Merkcl’in dengeleyici otoritesinin ortadan kalkması, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni zorluklara neden olabilir. Bu nedenle Almanya’da CDU’nun genel başkanlık seçimleri aralık ayında dış gündemde izleyeceğimiz önemli başlıklar arasında.

FED ARALIKTA FAİZ ARTIŞI YAPABİLİR AMA

Yılın son Açık Piyasa Komitesi (FMOC) toplantısı 18-19 Aralık’ta gerçekleşecek. Son dönemde Fed’dcn gelen açıklamalar faiz artışları konusunda hızın alacağı yönünde işaretler verse de açıklanan son toplantıya ait tutanaklar aralık ayında faiz artışı yapılma ihtimalinin hala yüksek olduğunu gösteriyor. Bu tutanaklar ve öncesinde yapılan açıklamaları birlikte değerlendirdiğimizde ise Fed’in aralık ayında bir faiz artışı daha yaptıktan sonra gelecek yılın ilk çeyreğinde izlemeye geçebileceği sonucunu çıkarıyoruz. Bu durum gelecek yıl üç hatta dört faiz artışı yapma olasılığı konuşulan Fed’in daha az faiz artışı yapabileceği anlamına geliyor. Bu da Türkiye gibi dış finansman ihtiyacı yüksek gelişmekte olan ülkeler için pozitif olabilir. Fcd gelecek yıldan itibaren her toplantının ardından basın toplantısı gerçekleştirecek. Bu durum her toplantıda faiz artışı gerçekleşme olasılığını gündeme getirecektir. Noel nedeniyle yurtdışında ve buradan gelecek etkiyle yurtiçinde ayın son bölümünde likiditenin ve volatilitenin düşme olasılığı yüksek olsa da öncesinde yoğun gündem piyasaları hareketlendirecektir. TL varlıklarda kasım ayının ardından aralık ayına da TL varlıklar için pozitif bir atmosferle başlanıyor olsa da yurtdışındaki belirsizlikler dikkat çekmeye devam ediyor. Bu dönemde TL varlıklarda ayrışmalar görülebilir. Aralık ayına yönelik içeriden önemli bir olumsuzluk beklentimiz olmasa da aralık ayı sonrası için bahsettiğimiz endişeler yukarı yönlü marjları sınırlıyor. Bu nedenle TL varlıklarda pozitif fiyatlamalarda zaman zaman kar realizasyonu yapmanın faydalı olabileceği kanaatindeyiz.

BIST-100’de kanal değişiyor mu?

BIST-100’de yurtdışı etkisinin yoğun bir şekilde hissedilmeye devam ettiğini düşünmekle birlikte teknik olarak izlediğimiz 91.300-95.000 bandının yukarı yönlü kırılma eğiliminde olması dikkat çekiyor. Fed başkamnın açıklamalarının ardından küresel ölçüde Fed’in daha yumuşak bir faiz artışı sürecine geçeceğine yönelik beklentiler hisse senedi piyasalarını desteklerken, ticaret savaşlarına yönelik endişeler iyimserliğin dozunu düşüren etken oldu. 95.000 üzerindeki kapanışların devamının teknik alımları hızlandıracağını ve 500 ve 200 günlük ortalamalar ile haziran sonrası görülen zirvelerin de bulunduğu 99.500-101.500 aralığının gündeme gelebileceği görüşümüzü koruyoruz. 95.000 altında üst üste gerçekleşecek kapanışlar ise yeniden eski kanala girildiği izlenimini artırarak kanal içinde ara destek olan 93.000 ve devamında önceki kanalın alt bandını oluşturan 91.300’ü yeniden gündeme sokacaktır. 91.300 seviyesi altında olacak kapanışlar ise yılın son bölümü ve gelecek yıla ilişkin negatif sinyaller üretecek ve teknik görünümde önemli bir bozulmaya işaret edecektir.

Bu durumda aşağıda 88.500 burası da kırılacak olursa ağustos ayında görülen diplerin bulunduğu 84.500 gündeme gelebilir.

Dolar/TL’de düşüş trendi takip ediliyor

Hafta boyunca dolar/TL’de aşağı yönlü devam eden seyir haftanın son günü doların küresel ölçüde hıziı değer kazanımının etkisi ile yönünü tekrar yukarıya çevirdi. Hafta içinde 5.15’in altını test eden dolar/TL’de haftanın kapanışı 5.25’e yakın rakamlardan oldu. 5.25 aynı zamanda eyiü! ayından beri devam eden düşüş trendinin cuma günü itibariyle bulunduğu seviyelerdi. Bu trendin aşılamamış olması dolar/ TL’de teknik zayıflığın devamı olarak algılanabilir. Haftaya başlarken açıklanacak enflasyon rakamı ve devamında ay boyunca yurtdışı kaynaklı gelişmeler kurlarda hareketliliğe neden olabilir. Bahsettiğimiz düşüş trendinin altında kalındığı sürece 200 günlük ortalamanın bulunduğu 5.00’a kadar önemli bir destek bulunmayan kurda, bu seviyenin altına sarkılacak olursa orta vadede 4.75-4.85 aralığında ağustos ayındaki sert yükseliş öncesi güçlü dirençlerin oluştuğu bölge test edilmek istenebilir. Bu nedenle düşüş trendi içinde kalındığı sürece yukarı yönlü hareketlere temkinli yaklaşmakta fayda olduğunu düşünüyoruz. Aşağıdaki bu görünüme karşın kur bu hafta 5.25 üzerinde tutunmayı başarırsa bu durum düşüş trendinin sonlanmasına ve kısa vadeli de olsa tepkiler yaşanmasına neden olabilir. Bu süreç bir konsolidasyon bölgesi oluşmasına neden olabilir. Bu durumda da yukarıda 5.40 ve devamında 5.54 önemli direnç noktaları olarak çalışabilir.

ÜZEYÎR DOĞAN

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu