Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye Denizcilik Sektöründe Avrupa’nın En Gözde Ülkesi

Türkiye Denizcilik Sektöründe Avrupa’nın En Gözde Ülkesi



Denizcilik Türkiye’de büyük bir hızla gelişiyor. Üretim kapasitesi ile tasarım kültürü giderek güçleniyor. Türkiye denizcilik konusunda 2050’de Avrupa’nın en gözde ülkesi olmaya aday…

TÜRKİYE, gemi ve yat inşa sanayinde önemli bir konumda yer alıyor. İthalat ve ihracatının yüzde 85’lik bölümünü denizyoluyla gerçekleştiren Türkiye, jeopolitik konumu bakımından önem teşkil eden ülkelerden biri. Türkiye dış ticaretinin neredeyse yüzde 50’sinden fazlasını deniz yoluyla gerçekleştiriyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TÎM) verilerine göre, gemi ve yat sektörü, 2016’nın Ocak ve Ağustos dönemi içerisinde 449 milyon 434 bin dolar, 2017’nin ilk sekiz ayında ise 903 milyon 961 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Söz konusu dönemde dış satımı ikiye katlanan sektör yüzde 100.9’luk ihracat artışına imza attı. Sektör, tersaneler, limanlar, turizm, balıkçılık, gemi söküm sanayi, kıyı inşaatları, gemi ve sevkiyat acenteleri, gemi alım-satım brokerleri, yükleme-boşaltma yapan şirketleri ile en geniş istihdam yaratan işlerin başında geliyor. Firmaların sektöre dair görüşleri olumlu yönde

olurken, önümüzdeki 2023 ve 2050 yıllarında Türkiye’nin büyüyeceği ve daha da gelişeceği öngörülüyor. Sektöre yön veren firmalar, Türkiye’nin Avrupa’nın en gözde ülkesi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söylüyor. Yerli firmaların Avrupa’da ve dünyada kazandıkları başarılar, Türk denizciliğini bir adım öteye taşıyor. Türkiye’deki tersanelerde küçükten megayata ve süperyata kadar her boyutta tekne yapılabiliyor. Gemi Sanayicileri Derneği (GESAD) tarafından yapılan açıklamada, 2002 yılında 37 olan tersane sayısının 2016 yılı sonu itibariyle 79’a ulaştığı açıklanmıştı.

Denizcilik Sektörü

“AKDENİZ ÇANAĞI’NDA İDDİALIYIZ”

Akdeniz Çanağı’nın önde gelen işletmelerinden olan Setur Marinaları, Türkiye’nin lider marina zincirlerinden biri. 50’nin üzerinde marinasmın kapasitesi kara ve denizde toplam 24 binin üzerinde. Bu rakam Akdeniz Çanağı’nda yüzde 4’lük bir paya isabet ediyor. “Türkiye’de marinacılık sektörü, 2014 yılına kadar hızlı bir performans gösterdi” diyen Setur Marinaları Genel Müdürü Emre Doruk, 2018 yılı içerisine denizcilik sektöründen beklentisini şöyle açıklıyor: “Geleceğe umutla bakıyor ve bu bakış açımızı bütçelerimize satış gelirlerinde büyüme hedefi koyarak yansıtıyoruz.”

Doruk, Türkiye’nin son beş yıl içerisinde denizcilik sektöründe kapasitenin yıllık ortalama yüzde 5 olmak üzere toplam yüzde 24 büyüdüğünü söylüyor. Önümüzdeki beş yıllık dönemde ise bu büyümenin yüzde 30 düzeyinde olmasını bekleyen Doruk, kendi kapasitelerinin ise 30 binin üzerine çıkacağını belirtiyor. Doruk, denizcilik sektörü ve 2050 yılı hakkında ise şunları söylüyor:

“Son beş yılda kapasite toplam yüzde 24 büyümüş iken, pazardan hizmet alan tekne sayısındaki artış yüzde 5 ile sınırlı kaldı. Bunda yabancı teknelerin gidişi etkili oldu. Türk yatçılarımızın da tekne atımlarında çekinceli davrandığını görüyoruz. Bu durum sadece bize özel değil, Avrupa pazarında da aynı. Dünyanın 17. büyük ekonomisi olan Türkiye, 2050 yılında yaklaşık 5 trilyon dolarlık milli geliri ile Fransa, İtalya ve Güney Kore’yi geride bırakarak 11. sıraya yükselecek. Her şeyden önce sağlık hizmetlerinin ve eğitim sistemimizin gelişmeye devam etmesi, kadın çalışan sayısının iş dünyasının her kademesinde eşit düzeye gelmesi, yeni ve etkili buluşlara imza atacak bilim insanlarımızın çoğalmasını ümit ediyorum.”

İLK BEŞE GİRMEYİ HEDEFLİYOR

Türkiye’nin en büyük tekne ve yat üreticilerinden Numarine, 2017’de beklentilerinin üzerinde bir yıl geçirerek, 2018 için önemli siparişler almış. “Bu yılın ilk üç ayında teslim etmemiz gereken teknelerin üretimine ağırlık verdik” diyen Numarine Genel Müdürü Ali Tanır, firmanın hedeflerini ve 2050 yılından beklentilerini şöyle anlatıyor:

“Firma olarak, satışlarımızda tekne boyumuzun uzamasını ve süper yat piyasasında yerimizi sağlamlaştırmayı istiyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisindeki hedefimiz, Avrupa’da en büyük beş markası içerisinde olmak. Bunun için ülkemizin önemli markalarını destekleyen Turquality programına hazırlık çalışmalarımızı yapıyoruz. Tüm Türk üretici markalar gibi biz de firmamızın yabancı rakipler ile baş edebilecek güçte olmasını istiyoruz. Bunun içinde Türkiye’nin güçlü olması ve büyümemizin devam etmesi gerekiyor. 2050 yılında Türkiye’yi Avrupa’nın önemli oyuncularından biri olarak görmek istiyoruz.”

“KONTEYNER KAPASİTEMİZ ARTIYOR”

Arkas Line, yıllardan bu yana 50’ye aşkın Türk bayraklı konteyner gemisi ile Karadeniz, Akdeniz ve Batı Afrika limanları arasında düzenli hat taşımacılığı yapıyor. Firma, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) yaptığı “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı” araştırmasında yük taşımacılığı ve lojistik hizmetleri kategorisinde ikinci sırada yer aldı. “2018’in ilk üç ayma baktığımızda Türkiye’den çıkan ihracat yüklerimizi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9 oranında artırdığımızı görüyoruz” diyen Arkas Li ne CEO’su Can Atalay, yılın sonunda firmanın yüzde 10 büyüme gerçekleştireceğini söylüyor. Atalay, 2023 yılına ve denizcilik sektörüne ilişkinse şunları söylüyor:




“Dünya gemi sahibi armatörler listesinde 18. sırada yer aldık. 2023 ve sonrasına hazırlık olarak gemi filomuzu yeniliyor ve ilave gemilerle büyütüyoruz. Son bir yılda yüzde 24.6 büyümeyle filomuzun konteyner kapasitesini, 74.825 TEU’dan 93.269 TEU’ya yükselttik. Ayrıca siparişi verilmiş ve sene içinde filomuza teslimatı yapılacak 7 gemi siparişimiz bulunuyor. Bununla beraber toplam 50 gemiye ulaşacağız. Filomuza katacağımız yeni gemilerin yakıt tasarruflu ve karbon saliminim azaltan çevreyi koruyan eko-tasanm gemiler olmasına dikkat ediyoruz.”

MARİNALI AVM DÖNEMİ

Viaport Marina, 2015 yılından bu yana denizcilik sektörünün önemli organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Tekne fuarları, yelken yarışları ve çeşitli festivallerde hizmet veren marina, bünyesinde bulundurduğu, alışveriş merkezi, sinema, akvaryum, tema park, bowling salonu, aslan park gibi fonksiyonlar nedeniyle tekneciler tarafından tercih ediliyor. “Deniz taşımacılığı ve gemi inşa sektörleri açısından bakıldığında faaliyet hacimlerinde önemli büyümeler yaşandı” diyen Viaport Marina Müdürü Sinan Arslan, deniz turizminde yaşanan daralmanın hala devam ettiğine dikkat çekiyor. Arslan, 2018 yılı hedeflerini ve denizcilik sektörü için şunları söylüyor:

“Sektördeki marka değerimiz her geçen gün artıyor. 2018’de başlıca hedefimiz endüstriyel marinacılık alanındaki pazar payımızı artırmak. Tedarik süreci tamamlanan 300 ton taşıma kapasiteli travel liftimiz, Mayıs ayı içinde hizmet vermeye başlayacak. Bu doğrultuda 30 metre üzeri teknelerin karaya almma ve deniz bağlama hizmetlerinde cazibe merkezi olmak istiyoruz.”

DENİZLE İLİŞKİMİZİ ARTIRMALIYIZ

Son yıllarda yapılan yeni marina yatırımları ile oluşan rekabet, tekne bağlama fiyatları makul seviyelere inmesini sağladı. Amatör denizciliğin gelişmesindeki en önemli etkenin tekne bağlama yeri olduğunu söyleyen Arslan, Viaport Marina’larının tesis ve hizmet kalitesi bakımından rakiplerine kıyasla daha üstün olduğunu söylüyor. Arslan, 2023 ve 2050 yılında denizcilik sektörünün geleceği hakkında ise şunları söylüyor:

“Dünyada eşi benzeri olmayan doğal güzelliklere, koylara ve nitelikli deniz turizmi tesislerine sahibiz. Öncelikle kendi ülke insanımızın denizle olan ilişkisini kesinlikle artırmalıyız. Diğer önemli bir hedefte tabvii ki Akdeniz çanağındaki yat turizmi ekonomisi içindeki pazar payımızı artırmak. Bu konuda yabancı yatçıların bürokratik giriş-çıkış işlemlerini mutlaka kolaylaştırmalıyız. İtalya ve İspanya gibi ülkeler mütevazı marinaları ile çok daha büyük deniz turizm gelirleri elde ediyorlar. Türkiye bu pazarda yılda yaklaşık 6.5 milyar dolar gelir ile beşinci sırada yer alıyor. Deniz Ticaret Odası’nın 2023 hedefi ise üçüncü sırada olmak.”

“KOSTER FİLOMUZ YENİLENMELİ”

Gemi İnşa Sanayicileri Birliği’ne (GİSBİR) göre, 2023 denizcilik sektörü için büyük bir sıçrayış yılı olacak. GİSBİR Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Torlak, Türkiye’nin megayat, askeri gemi üretiminde ciddi yükselişler yaşadığını belirtirken, bakım ve onarım kısmında da Avrupa’nın sayılı ülkeleri içerisinde olduğunu söylüyor. Torlak, gemi inşa sanayisindeki gelişmeleri ve 2023 yılına ilişkin görüşlerini ise şu sözlerle açıklıyor:

“Şu an üzerinde çalıştığımız Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER), isimli bir projemiz mevcut. Türk sahipli gemilerin armatörleri ve işletmecileri arasında dayanışma platformu oluşturmak amacıyla ve Türk koster filosunun gelişmesine katkı sağlamak üzere 21 Ocak 2014 tarihinde kuruldu. Taşıma kapasitesi 1000 ile 12-15 bin ton arasında olan gemilere koster deniyor. Elimizde Türk bayraklı ve Türk sahipli bu ağırlıkta çokça gemi bulunuyor.”

Bu tip gemiler Karadeniz ve Akdeniz’de faaliyet gösteriyor. Denizcilik sektörünün bu iş kolunda büyük bir pazarı olduğunu söyleyen Torlak, Rusya’nın ve Türkiye’nin elindeki gemi filosunun yenilenmesi gerektiğini belirtiyor. GİSBİR bu projenin en büyük destekçilerinden biri. Devletin bu çalışmaya sıcak baktığını ifade eden Torlak, bu gemilerin işletilmesi ve finansmanı hakkında çalışmaların devam ettiğini söylüyor. Torlak gemi inşa sektörü hakkında ise şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Projenin ilk etabında 200-250 tane gemiden bahsediyoruz. Bu gemiler tamamlandığı zaman Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz sularında söz sahibi olacak. Yaklaşık 8-9 tersanemizde askeri gemi projelerimiz halen devam ediyor. Belli başlı tersanelerimizde, Norveç ve Kuzey ülkelerine gemiler yapılıyor. Gemi inşa sanayide üretimin yüzde 70-80’i ise yerli imkanlarımızla yapılıyor. 2050 yılında Türkiye gemi inşa sanayisinde çok başarılı bir noktaya ulaşacaktır.”

Cem SEVEN / Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği Başkanı
“Avrupa, Türkiye için önemli bir pazar”

Geçmiş dönemlerde Türk gemi ve yat sektörü olarak Avrupa’nın en önemli tedarikçisi konumundaydık. Ancak yaşanan ilişkiler ve politik gelişmeler ihracatımızı negatif yönde etkiledi. Bu çerçevede, Türk gemi ve yat sektörü Ortadoğu, Kuzey Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri, Güney Amerika ve Rusya’da yeni pazar arayışlarına girdi. Henüz yeterli seviyede olmasa da bu coğrafyalarda da olumlu sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Ancak Avrupa, her zaman Türkiye için en önemli pazar ve merkez konumunda. Yaşanan sorunlar çözüme kavuştukça gemi ve yat sektörü de önündeki hedeflere sırasıyla ulaşacaktır. 2017 yılı rakamlarını değerlendirirsek, gerçekleştirmiş olduğumuz 1.3 milyar dolarlık ihracatın yüzde 90’ını gemi tipleri oluşturuyor. Yat sektöründe yapılan 108 milyon dolarlık ihracatın 80 milyon dolarlık kısmı Amerika Birleşik Devletleri, Marshall Adaları, Malta ve İngiltere’ye gerçekleşti.

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Aziz GÖKSEL / Lupa Yachts Kurucu Başkanı
”Küçük teknede standardı artırmalıyız”

Lupa Yacht, 2015 yılında faaliyetlerine başlayan yerli bir marka. Türkiye yat üretim sektöründe 2000 yılının başında olduğundan çok daha iyi noktada. Dünyada İtalya’yla birlikte üniversitelerinde gemi ve yat tasarımı lisans programına sahip iki ülkeden biriyiz.

Kaliteli ve orta ucuzlukta bir işgücüne sahibiz, ayrıca tasarım kültürü de ülkemizde oluşuyor. Türkiye yat endüstrisi büyük yatlara göre şekillenirken, küçük tekne üretimleri maalesef ikinci planda kalıyor. Küçük teknelerde marka olabilmemiz için İtalya, Fransa, ABD ve Almanya gibi dünya standartlarında üretim yapmalıyız.

AYŞEGÜL KÜÇÜKKURT




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bunu da İnceledinizmi ?

Kimler konkordato komiseri olabilir?

Son günlerde konkordato komiserliği meselesi çok gündemde. Konkordato talebinin mahkemece kabulü kadar, komiser olarak atanacak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir