Sağlık HaberleriTurizm Sektöründen Haberler

Türkiye Estetik ve Sağlık Turizminde Liderliğe Oynuyor

Sağlık Estetik Turizmi

TURİZM denilince çoğumuzun aklına yaz tatillerinde yaptığımız seyahatler gelir. Kızgın kumlardan serin sulara atladığımız bir tatil fikri canlanır hemen kafamızda. Ancak bu haftaki haberimizi okurken kafanızdaki turizm kavramını bir tarafa bırakmalısınız. Son yıllarda turizm sektörü değişti, gelişti ve farklı alanlara yayıldı. Yeni öne çıkan ve giderek daha çok dikkat çeken segmentlerden birisi estetik turizmi oldu. Yüz estetiğinden saç ekimine, burun düzelttirmeden meme estetiğine, diş tedavilerinden kol ve bacak germe gibi birçok alana uzanan bu operasyonlar öne çıktı.



Türkiye, bu saydığımız alanlarda müdahaleye ihtiyaç duyan yabancılara pek çok açıdan avantaj sağlıyor. Sağlık kuruluşlarının hizmet kalitesi, teknik donanımları, fiyat yönünden diğer ülkelere göre sundukları avantajlar, gezi ve alışveriş olanaklarının zenginliği Türkiye’yi sağlık turizmi alanında dikkat çekici bir destinasyon haline getiriyor. Her geçen yıl katlanarak artan yabancı hasta sayısı, estetik merkezlerini markalaşmasım ve hızla şubeleşmesini de beraberinde getiriyor. Hatta estetik alanında ihtisaslaşan hastanelerin yatırım planları sadece Türkiye ile sınırlı kalmıyor.

“GÜNCEL YÖNTEMLERDE İDDİALIYIZ”

Bir yıl içinde yurtdışından gelen bin 500’ün üzerinde hastayı ağırlayan Natural Hair Turkey, yüz ve vücut estetiği, saç ekimi ve diş tedavisi konusunda geniş bir yelpazede birçok operasyon gerçekleştiriyor. Göğüs büyütme, burun ve popo estetiği, kadın ve erkek saç ekimi, karın germe ve otoplastinin en çok tercih edilen operasyonlar olduğunu söyleyen firmanın Pazarlama Müdürü Fırat Ekinci, “Bu operasyonları kombine olarak gerçekleştirebildiğimiz gibi ameliyatsız birçok operasyonla da kişilerin istek ve ihtiyaçlarına yanıt veriyoruz” diyor. Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere, dünyanın her köşesinden misafir ağırladıklarını sözlerine ekleyen Ekinci, “Bu açıdan sınır tanımıyoruz. Cinsiyet ve yaş yönünden de skalamız oldukça geniş. Tüm uygulamalarımız büyük bir ilgi görüyor” diyor.

Operasyon ücretlerinin kişinin ihtiyaç ve isteğine, işlem sırasında kullanılacak yönteme ve birden fazla uygulama yapılacak ise bu uygulamaların içeriğine göre değişiklik gösterdiğini söyleyen Ekincî, “Kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları yapıyoruz; bu durum fiyat açısından belirleyici unsur oluyor” diyor. Başarılı olmak için geliş-.meleri gerektiğinin farkında olduklarını belirten Ekinci, geleceğe yönelik planlarını şu sözlerle açıklıyor:

“Güncel tedavi yöntemlerini yakından izliyoruz. Çok uluslu yapımızla dünyanın dört bir yanındaki insanlara ulaşabilir durumdayız. İletişim ağımızı her geçen gün genişletiyoruz. Avrupa’da bu alanın öncü kuruluşlarından biriyiz. Başta Çin olmak üzere birçok ülkedeki potansiyelin farkındayız ve bu potansiyeli değerlendirmek için gerekli adımlan atma planları yapıyoruz.”

“İLK BEŞTEYİZ”

Esteworld Saç Ekimi ve Plastik Cerrahi Sağlık Grubu yılda yaklaşık 6 binin üzerinde yabancı hasta kabul ediyor. Gelen hastaların yüzde 60 oranında saç ekimi, yüzde 35 oranında plastik cerrahi ve yüzde 5 oranında da ağız ve diş kliniğini tercih ettiğini söyleyen firmanın Yönetim Kurulu Başkanı, Robotla Saç Ekimi ve Saç Tedavileri Hekimi Uz. Dr. Servet Terziler, “Saç ekiminde öncelikli olarak geçmiş dönemdeki bağlarımızdan dolayı Körfez ülkelerinden yoğun bir talep vardı. Son üç yıldır rota Avrupa’ya döndü. Avrupa’dan gelen misafir sayısı Körfez bölgesinden gelenleri geçti. Oransal olarak bakarsak gelenlerin yüzde 70’ini Avrupalılar, yüzde 3ü’unu ise Arap kökenlilerin oluşturduğunu söyleyebiliriz” diyor. İspanya, İtalya, İngiltere, Litvanya, Polonya, Avusturya, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi tüm Avrupa ülkeleri, hatta Kanada ve Avustralya’dan bile saç ekimi ve estetik cerrahi için hastaların ülkemize geldiğini söyleyen Terziler, “Erkekler bizi daha çok saç ekim için tercih ediyor. Özellikle Arap ülkelerinde sakal, bıyık ve favori ekimi-gibi işlemler tercih ediliyor” diyor.

Kadınların ise daha çok burun operasyonu ve meme silikonu gibi r.işlemleri tercih ettiğini söyleyen Terziler, Şu anda özellikle Kuzey Baltık ülkelerinden, İngiltere’den, Avrupa’dan yoğun bir şekilde popo implantı (Brezilya poposu) talebi almaya başladık” diyor. Sağlık turizmi açısından ilk beşe girdiğimizi söyleyen Terziler, “ABD sağlık turizmi konusunda bir numarada yer alıyor. Hindistan, Tayland gibi ülkeler ruhsal detoks, ayur-veda, yoga gibi tekniklere ilgi duyan, yoğun rekabetçi iş temposundan yorulan insanların tercih ettiği turizm dallarında öne çıkıyor. ABD, yüksek teknik seviyeli operasyonlar ve kalite konusunda lider ama fiyatları çok yüksek. Ülkemiz kalitenin uygun fiyatlarla alınabileceği ülkeler arasında dördüncü sırada” diyor.

“EN YENİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIYORUZ”

Dünyada saç ekiminde robot teknolojisinin kullanılmasının ilk defa 2üll’de ABD’de başladığını söyleyen Terziler, birkaç yıl sonra bu teknolojiyi kendi merkezlerine getirdikleri bilgisini veriyor. “Robot kanalları açarken yönlerini, açılarını, sıklığını, dağılımını ve öndeki doğal çizgisini robotla planlıyoruz. Robot bunu yaparken de en gelişmiş 3D programıyla hastanın fotoğraflarını çekerek kafasını bilgisayarda üç boyutlu halde oluşturarak orada kanallarını olağanüstü bir şekilde anne saçına benzer saç ekimi yapılabiliyor” diyen Terziler, ayrıca ‘safir teknolojisi’ denilen yeni bir uygulamayı daha hizmete soktuklarını söylüyor. Terziler sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Elmasa yakın safirle kanalları açıyoruz. Yara iyileşmesi doğal ve hızlı oluyor. Bunların yanı sıra saç için özel aşılar, ‘growth factor’ denilen büyütücüler, mezoterapi denilen vitaminler kullanarak uygulanan PRP ya da kulak arkasından belli kıl köklerini alarak onları saçın çoğalması için kullanmak, kökleri alıp genetik labo-ratuvarda çoğaltarak tekrar enjekte etme sistemi gibi yaklaşık 10’un üzerinde çok etkili tedavi yöntemi sunuyoruz. Son iki yıldır yoğun bir şekilde saç lazer tedavileri kullanıyoruz. Hem kadınlar hem de erkeklerde çığır açtı. Bu sistemle cilt altındaki kılcal damarlar açılarak o bölgede kan akımı artırılıyor ve elde edilen mahsullerin kaliteli hale gelmesi sağlanıyor.

Saç lazerinden yaklaşık 1-2 ay sonra saç d.ökülmesinde azalma veya durma meydana geliyor.” Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, beş yıl önce Türkiye’nin sağlık turizmi alanında 17’nci sırada iken bugün ilk 10 ülke arasında yer aldığı bilgisini veren Çelebi, “Sağlık turizmi alanında yapılan yatırımlar bu gelişmede etkili oldu. Ülkemizin bu alandaki ilerleyişi her yıl artarak devam ediyor” diyor. Estetik tedavilerin yurtdışında pahalı işlemler olduğunu, tedavilerin daha uygun fiyatlı gerçekleştirilmesinden dolayı Türkiye’nin öne çıktığını söyleyen Çelebi, halen 16 klinik ile hizmet verdiklerini söylüyor.

HEDEFİ 225 ŞUBE

Diş sağlığı alanında hizmet veren DentGroup’un müşterilerinin yüzde 10-15’ini yurtdışından diş tedavisi için gelenler oluşturuyor. Almanya, Ingiltere, Suudi Arabistan, Hollanda, ABD, İsviçre, Avustralya başta olmak üzere 55 ülkeden gelen hastalara transfer konusunda destek sağlıyor.

Türkiye’nin ağız ve diş sağlığı açısından tercih edilmesinin sebeplerinden birinin diş hekimliği alanındaki dijitalleşme ve hizmet kalitesi olduğunu söyleyen firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Efe Çelebi, “Ağırlıklı olarak hastalar, gülüş estetiği, telsiz ortodonti (invisaling), kaplama (veneer), kuron (crown), implant, zirkonyum, porselen lamina ve diş beyazlatma tedavileri için geliyor” diyor.

İstanbul (Nişantaşı), Kocaeli (İzmit, Bahçecik), Sakarya (Adapazarı) ve Azerbaycan (Bakü) olmak üzere beş yeni klinik daha açacakları bilgisini veren Çelebi, 2025 hedeflerinin ise yurtiçi ve yurtdı-şmda toplanı 225 şube açmak olduğunu söylüyor. Çelebi sözlerine şöyle devam ediyor:

“DentSoft ve Dental adı altında kendi yazılımlarımızla çalışıyoruz. Online sistemimiz sayesinde hekimlerimiz dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar hastalarının tüm işlemlerini, röntgenlerini hatta ağızjçi kamera görüntülerini ve reçetelerini takip edilebiliyor. Hastâlârımız bu bilgilere aplikasyonumuz DentApp ile ulaşabiliyor.”

“İŞİMİZDE GİZLİLİK ÇOK ÖNEMLİ”

Yurtdışından yaklaşık 35 bin hasta ağırlayan Memorial Sağlık Grubu, estetik cerrahinin gerek rekonstrüktif gerekse kozmetik olarak her dalında operasyonlar yapıyor. Dermokozmetik işlemler ve saç ekimi de yaptıklarını söyleyen firmanın Pazarlama Direktörü Kerem Topuz, yabancı hastalar tarafından tercih edilen işlemlerin ikiye ayrıldığı bilgisini veriyor ve bunları şöyle açıklıyor: “Dermokozmetik uygulamalar, saç ekimi, rinoplasti denilen burun estetiği, göz estetiği, liposuetion ve bel inceltme gibi elektif işlemler olurken, ağır yaralanma ya da doğuştan gelen bozukluklar gibi yeniden yapılandırma gerektiren rekonstrüktif operasyonlar olarak ayırmak mümkün.”

Elektif işlemler daha çok bireysel hastalar tarafından tercih edilirken, rekonstrüktif işlemler daha çok yurtdışındaki hastane, sigorta şirketi ya da sağlık bakanlıkları kanalıyla gruba ulaşan hastalara uygulanıyor. En çok hastanın Azerbaycan, Bulgaristan, Libya ve Irak’tan geldiğini sözlerine ekleyen Topuz, estetik operasyonları daha çok 25-45 yaş aralı-şfS ğmdaki kadınların tercih ettiğini vurguluyor. Turistlerin Türkiye’yi tercih etmesindeki başlıca sebebin fiyat uygunluğundan ziyade gizlilik faktörü olduğunu dile getiren Topuz, “Hastalar tatile gelir gibi konumlandırıp bu süre zarfında Türkiye’de operasyonunu olup ülkesine geri dönüyor” diyor.

Grup olarak yeni pazarlara açılmayı hedeflediklerini de söyleyen Topuz, “Türkiye’nin etrafındaki çemberi büyüterek daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyoruz. Artık komşularımızın dışındaki ülkelerden, hatta okyanus ötesinde artan miktarlarda talep alıyoruz. Gelecekte bu ülkelere odaklanacağız” diyor. Batı Avrupa ülkelerinden gelen turist sayısı arttıkça, sağlık turizmi için gelenlerin sayısının da arttığı bilgisini veren Topuz, batıdan saç ekimi gibi isteğe bağlı operasyonlar için geldiklerini, bu nedenle bu pazarlarda yer alacaklarını belirtiyor. Estetik cerrahide birçok yeni yöntem ve teknik uyguladıkları bilgisini paylaşan Topuz, “3D animasyonlarla estetik operasyon sonrası hastaların nasıl görüneceğine dair bilgi ‘veriyoruz. 3D yazıcılarla hastanın istediği burnun kalıbı çıkartılıyor 1 ve operasyonda bu kalıplar kullanılarak hastanın istediği sonuç elde ediliyor” diyor.

“ULUSLARARASI İŞ HACMİMİZ BÜYÜYOR”

Geçtiğimiz yıl 70 binin üzerinde yabancı hasta ağırladıldarını ve her geçen yıl yabancı hasta sayısının ciddi bir ivmeyle büyüdüğünü söyleyen MLP Care Uluslararası Hasta Merkezi Direktörü Murat Ercan, “Medical Park ile başladığımız yolculuğa Liv Hospital, VM Medical Park ve îstinye Üniversite Hastanesi markalarımızla devam ediyoruz” diyor. Genellikle saç ekimi, meme estetiği, abdominoplasti (karın germe), rinoplasti (burun estetiği), botoks, dolgu, liposuetion, göz kapağı estetiği, kol ve bacak germenin en çok tercih edilen operasyonlar arasında olduğunu söyleyen Ercan, “Estetik operasyonlar için en çok Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan hasta ağırlıyoruz. Ayrıca İngiltere, Türki Cumhuriyetler, Gürcistan, Balkanlar ve Ukrayna’dan da yoğunlukla hasta kabul ediyoruz” diyor.

Estetik operasyonlar için başvuran yabancıların çoğunluğunun orta yaş ve üstü hastaların (30-60 yaş) oluşturduğunu söyleyen Ercan, “Saç ekimi için çok sayıda kadın hastamız olsa da daha çok erkek hastalardan başvuru alıyoruz. Diğer estetik operasyonlarda ise genellikle kadın hastaların sayısı daha yüksek” diyor. Fiyatların Avrupa ve ABD’ye oranla yüzde 60 daha uygun olduğunu sözlerine ekleyen Ercan, “Uluslararası platformda büyüme vizyonu ile hastaların yüksek kalitedeki estetik işlemlere ulaşabilmeleri ve Türkiye’nin imajını lekeleyebilecek gayri resmi işlem yapan yerlere rağbet etmemeleri için fiyat ve sunulan yan hizmetler konusunda maksimum desteği gösteriyoruz” diyor.



17 şehirdeki 31 hastane, 16 farklı ülkede 19 uluslararası ofisle Türkiye’nin ismini sağlık sektöründe marka haline getirmek amaçladıklarını söyleyen Ercan, “Uluslararası faaliyetlerimiz sadece hasta kabulüyle sınırlı değil; yabancı sağlık bakanlıkları ve fonlarla yapılan çalışmalarla, profesyonel ve akademik afiliasyonlarla, yurtdışı doktor ve sağlık personeli eğitimleriyle öne çıkıyoruz” diyor. Ercan, uluslararası iş hacimlerinin 2017-2018 yıllarında yüzde 100’ün üzerinde bir oranla büyüdüğünü, bu yıl da yeni hizmet alanları yaratarak, farklı iş modelleri ve tıbbi araştırmalara yatırım yaparak istikrarlı büyümelerini sürdürdüklerini söylüyor.

Türkiye neden tercih ediliyor?

Türkiye, sağlık turizmi amacıyla yurtdışından gelen hastalara pek çok açıdan avantaj sağlıyor. İşte bunlardan bazıla’rı:

  • En yeni teknolojiler birebir takip ediliyor.
  • Doktorların tecrübesi, bilgi düzeyi ve hizmet kalitesi çok yüksek.
  • Hastaneler tam teçhizatlı.
  • Fiyatlar, batı ülkelerine göre makul.
  • Estetik operasyonları, turistik bir paketin içinde yer alıyor.
  • Hizmetler ulaşımdan konaklamaya, hastane işlemlerinden turistik geziye kadar organize bir şekilde sunuluyor.

Fırat EKİNCİ / Natural Hair Turkey Pazarlama Müdürü
“Saç ekim eğitimleri veriyoruz”

Natural Hair Turkey, disipiinlerarası bir çalışma prensibi benimsiyor. Saç ekim tecrübesi ile saç kaybına ilişkin bilimsel çalışmalar yapıyor, medikal ürünler ortaya koyuyor ve dünyanın dört bir yanından gelen sağlık çalışanlarına saç ekim eğitimleri veriyor. Aynı durum, merkezimizde verdiğimiz diğer servisler için de geçerli. Yalnızca tedavi etmiyoruz, hastalarımızın hayatlarını olumlu şekilde etkileme arzusuyla tedavi öncesi, sırası ve sonrası süreci dikkatle izliyor, gerekli önlemleri alıyor, sayısız sağlık çözümü sunuyoruz. Bunu yaparken her hastanın biricik olduğunu ve tedavi planlarının da buna göre belirlenmesi gerektiği gözetiyoruz.

Emin ÇAKMAK / Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Derneği Kurucu Başkanı
“Estetikte açık ara birinciyiz”

Bugüne kadar Türkiye sağlık turizmi tanıtımı için 500 aşkın etkinliğe ülkemizde ve 92 hedef ülkede imza attık. Konseyimizin 92 ülkede 165 network/şehir ofisleri aracılığıyla ülkemizin sağlık hizmetlerini tanıtıyor ve ülkemize sağlık turisti gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Faaliyetlerimiz Kültür ve Turizm, Dış İşleri ve Ticaret bakanlıklarımız işbirliği ile yürütüyoruz. Saç ekiminde dünyada rakibimiz yok ve ülke olarak dünyada saç ekiminde ve estetikte açık ara birinci sıradayız. Ülkemizde her yıl 300 bini aşkın saç ekimi ve 20 bini aşkın diğer estetik operasyonları yapılıyor ve sadece estetikten 1 milyar dolara yakın ülke ekonomisine katkı sağlanıyor. En kaliteli ve başarılı saç ekimi ülkemizde yapılıyor ve diğer rakip ülkeler ise saç ekimi eğitimleri ülkemizdeki hekimlerden alarak kendi ülkelerinde hizmet vermeye çalışıyorlar. Ülkemizde son 20 yıldır yapılan sağlık reformları ve yatırımları nedeniyle yüksek teknolojiye sahip olduk. Bölgede sağlık merkezi konumuna geldik. THY’nin ülkemizi 300 şehirle direkt bağlıyor olması ve son yıllarda Dışişleri bakanlığımızın sağlık vizesi uygulamaları ülkemize kolay seyahat imkanı tanıyor olması da önemli avantajlarımız.

Avusturalya, Japonya, Kanada ve Amerika dahil çok uzak bölgelerden bile ülkemize ameliyatlara ve tedavilere geliyorlar. İlgili bakanlıklar ve özel sektör el ele vererek birlikte hareket etmesi durumunda ülkemiz dünyanın sağlık üssü ve merkezi haline gelerek dünyada birinci sıraya ulaşabilir. Devlet kurulularımız ve özel sektör daha yakın birlikte senkronize çalışmalı ve rekabet içerisinde değil işbirliği içerisinde olmalı. 14 yıldır yürüttüğümüz etkin tanıtım çalışmaları ülkemizin dünyada gelir bakımından üçüncü, sayısal bakımdan beşinci sıraya yükselmesini sağladı. 2018’i 890 bin hasta ve 8.5 milyar dolar ile kapadık. 2019 ise 1 milyon hasta 10 milyar dolar ile kapatmayı hedefliyoruz. 2023 için hedefimiz ise 2 milyon sağlık turisti ile 20 milyar dolar ciro.

Prof. Dr. Cenk DEMİRDÖVER / Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
“Rinoplastiye talep fazla”

İnsanların etnik özelliklerine göre estetik cerrahi talepleri farklılık gösteriyor. Örneğin Kuzey Avrupa ülkelerinde rinoplasti talebi çok düşük iken ülkemizde rinoplasti en sık yapılan estetik operasyonlardan biri. Benzer şekilde Uzakdoğu ülkelerinde gözkapağı estetiği [blefaroplasti] daha çok talep görüyor. Son 10 yıla baktığımızda rakamlar hızlı bir yükseliş gösteriyor. Bu artışın bir süre daha devam edeceğini ancak ilerleyen yıllarda artış hızının azalacağını düşünüyorum. Yıldızı en çok parlayan uygulamalardan botulinum toksin ile her geçen gün farklı alanlarda karşılaşılıyor. Sentetik dolgu uygulamalarında da artış var.

Koksal HOLOGLU / Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Başkanı, Romatem Yönetim Kurulu Başkanı
“Sağlık turizminden 35 milyar dolar kazanılabilir”

Sağlık turizmi Türkiye’nin ıskalanmış bir potansiyeli. Türkiye’nin potansiyeli Hindistan, Güney Kore, Malezya ve Tayland’dan daha büyük. Avrupa’da sağlık çok pahalı, erişim zor. Türkiye bu alanı ıskalıyor. Oysa bu alanda yaz turizminden daha çok gelir elde edebiliriz. 35 milyar dolar sadece sağlık turizminden kazanılabilir. Sağlıkta iyi, sağlık turizminde kötüyüz. Yurtdışından hastaları kendimiz getiriyoruz. Hindistan ve Güney Kore’ye gittiğiniz zaman şehrin merkezi noktalarında devletin danışma ofisleri var. Gelen turistleri sağlık turizminde yönlendiriyor, rehberlik yapıyorlar. Devlet havalimanlarında, merkezi noktalarda kiosklar kurarak rehberlik etmeli. Romatem olarak 2019’da yüzde 50 büyüdük. Sağlık turizmi odaklı çalışarak sektör ortalamasının üzerinde büyüyoruz. 2020 sağlık hizmet ihracatı açısından 2019’dan daha iyi olacaktır. Sağlık turizmindeki büyüme ile birlikte sektör önümüzdeki üç yıl için yüzde 50 büyüyecektir.

Dr. Mustafa KARATAŞ / Medikal Estetik Hekimi
“Tek seanslık tedaviler revaçta”

Yurtdışından gelen hastalarımızın çoğunluğu genelde tek seanslık tedavileri tercih ediyor. Bu işlemlerin başında cildi sıkılaştıran, kalitesini artıran Ulthera ve Thermage teknolojileri geliyor. Ulthera cilt yüzeyine zarar vermeden cildin alt tabakalarına odaklanmış ses dalgaları göndererek etki eden bir sistem. İşlem cilt altındaki kolajen ve elastin hücrelerinin yapımını etkileyen süreci tetikler.

Thermage ise benzer bir etkiyi cildin derin tabakalarına radyo frekans enerjisi ileterek gösterir. Bu sistemler etkilerini 2-3 ay sonunda, yani ciltte stimuie edilen kolajen ve elastin üretim süreci tamamlandığında gösteriyorlar. Botoks ve dolgu gibi yine tek seansta tamamlanan uygulamaları da yaptırıyorlar. Ama botoksu Türkiye’de en az 10 gün kadar kalacak olan hastalara öneriyorum. Çünkü botoks sonrasında hastayı bir kez daha görmek istiyoruz ki rötuş gerekiyorsa yapabilelim. Yurtdışı hastalarımız arasında popüler bir işlem daha var; Organik iplerle yüz asma. Yüzde anında lift etkisi yaratan bu işlemin kalıcılığı ortalama 10 ay sürüyor. Vücut biçimlendirme tedavilerinde ise yurtdışından en çok talep CoolSculpting için geliyor. Bölgesel fazlalıklara etki eden işlemin özelliği tek bir seansta işlem yapılan bölgedeki yağ dokusunun hacminde yüzde 30 civarında bir küçülme sağlaması. Bunu yağ hücrelerini dondurucu bir soğuğa maruz bırakarak yapıyor. Parçalanan yağ hücrelerinin vücuttan metabolize olarak atılması altı hafta kadar sürüyor.

Op. Dr. Murat DİREL / Batıgöz Sağlık Grubu Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
“Yeni trend, ameliyatsız göz çevresi estetiği”

Göz çevresi estetiğinde kullanılan Plexr lazer, ameliyatsız, dikişsiz, iz bırakmayan bir yöntem. Bu yöntem, göz kapağı estetiğinde, gözaltı ve çevresini sıklaştırmada, dudak üstü çizgilerin giderilmesinde, leke, yara izi ve akne tedavisinde, çatlak tedavisinde ve karın sıkılaştırmada, ben ve siğil tedavilerinde, tüm yüz kırışıklıklarının giderilmesinde kullanılıyor. Ptexr, plazma enerjisini kullanan bir teknik. Uygulanacak cilt yüzeyi ve cihaz arasındaki potansiyel farkı ile havada bulunan gazlan plazma enerjisine dönüştürüyor. Yani kullanılan cihazla havadaki gazlar yaklaşık 1800 derece gibi yüksek ısıda iyonize edilerek cilde yaklaşık yarım milimetreden küçük yıldırım arkları gönderiliyor. Bu enerji cilt üzerindeki lezyonun buharlaştırarak problemli dokuları yok ederken, yeni doku oluşum sürecini de başlatmış oluyor.

Müdahale sonrası iz kalmamasının nedeni de bundan kaynaklı. Plexr lazer, rutin uygulanması gerekli bir yöntem değil. Cildin koliajen yapısı, beslenme ve uyku düzeni, sıvı tüketimi, sigara kullanımı gibi faktörler müdahalenin kalıcılığını etkiliyor. 18 yaşından büyük herkese uygulayabiliyoruz. Genç hastalarda daha çok akne, leke, ben gibi lezyonlar için uyguluyoruz. İleri yaşlarda ise daha çok kırışıklar ve cilt fazlalıkları için müdahalede bulunuyoruz.

Dünya sıralamasında önlerdeyiz

Çok değil, 20 sene önce estetik operasyonlar için yurtdışına gidenlerin haberleri magazin sayfalarının baş tacıydı. Günümüzde ise ülkemize akın akın yabancı hasta geliyor. Estetik cerrahide son 15 yılda geldiğimiz nokta gurur verici. Araştırmalar da estetik cerrahi işlemler için dünyanın en çok tercih edilen ülkeleri arasında olduğumuzu tescilliyor. ISAPS’in [The International Society of Plastic Surgery – Uluslararası Plastik Cerrahi Derneği] en son yayınlanan raporuna göre, işlem sayısında dünyada sekizinci, Avrupa’da ikinci sıradayız. Türkiye’de cerrahi operasyonlarda burun estetiği öne çıkarken onu meme büyütme, liposuetion, göz kapağı ve yüze yapılan yağ dolgular] takip ediyor. Cerrahi olmayan estetik işlemlerde ise botulinum toksin uygulamaları birinci sırada. Bunu hyalüronik asit dolgular, epilasyon, ameliyatsız cilt sıkılaştırma ve lazerle cilt yenileme işlemleri izliyor. Son raporlara göre Türkiye ameliyatsız yüz gençleştirme alanında da iddialı. Dünyada ABD, Japonya, Meksika ve Brezilya’nın ardından dördüncü sırada. Avrupa’da ise ilk sıradayız. Birçok ülkeden kişinin saç transferi için Türkiye’yi tercih etmesi dünya raporunda da ortaya çıkıyor. Türkiye bu işlemde dünyada üçüncü, Avrupa’da ise birinci sırada.

Prof. Dr. Nazım ÇERKEŞ / Uluslararası Estetik Plastik Cerrahlar Birliği [ISAPS] 2. Başkanı
“Ameliyatsız uygulamaların sayısı artacak”

Türkiye tıpta, özellikle de cerrahi branşlarda son 10 yıl içerisinde çok ileri bir konuma geldi. Bunun en önemli nedeni Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak üniversitelere ve eğitime verilen önem ve buna bağlı olarak üniversitelerimizdeki tıp eğitiminin yüksek standartta olması. Ayrıca üülkemizin en parlak öğrencileri tıp mesleğini seçtiler. Bunun sonucunda son yıllarda bu parlak hekim jenerasyonunun yaptıkları işlerin meyvelerini görmeye başladık. Sadece estetik plastik cerrahide değil, tıbbın birçok alanında Türkiye bugün Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinin bile önüne geçti. Bana göre estetik plastik cerrahide Avrupa’nın en iyisi biziz. Her yıl onlarca toplantıya konuşmacı olarak gittiğim için diğer ülkelerin düzeyini karşılaştırabiliyorum ve rahatlıkla Türkiye’nin plastik cerrahide dünyanın en iyi üç ülkesinden biri olduğunu söyleyebilirim. Son yıllarda daha kısa kesiler ile yapılan ve hastanın daha çabuk normal hayatına dönmesine izin veren ameliyatlarda artış var. Ayrıca ameliyatsız estetik uygulamalarında da bü k artış söz konusu. Bu trendlerin oluşmasında sosyal medyanın rolü büyük. Trendler zaman içinde değişiyor. Doğal sonuç vermeyen ve yıllar içinde problem oluşturan teknikler zaman içinde terk ediliyor. Uzun dönem kalıcılığı olan, doğal sonuçlar veren ve problem oluşturmayan yöntemler kalıcı oluyor.

Son yıllarda halk arasında “Brezilya poposu” denilen kalça büyütme ameliyatları çok popüler. Aynı şekilde dudak büyütme işlemleri çok yapılmaya başladı. Saç ekimi ameliyatlarının başarılı sonuçlarının görülmesi ile bu ameliyatlara talep çok arttı. Bir sonraki aşamada kısa izli yüz gençleştirme ameliyatları daha yaygınlaşacak. Ameliyatsız uygulamaların sayısı artacak. Burun ve meme estetiği gibi klasik ameliyatlarsa yerlerini korumaya devam edecek.

MERVE YILMAZ

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu