Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye Perakende Sektörü ve Hedefleri

Türkiye Perakende Sektörü ve Hedefleri



Perakende yıllardır Türkiye ekonomisinin en dinamik sektörü. Dinamizmini yurtdışında açtığı mağazalarla sürdürüyor. Yeni rotalar Arjantin, Şili, Çin, Hindistan…

EKONOMİK ve siyasi gelişmelerin yansımalarının çok hızlı hissedildiği bir sektör perakende. Son yıllarda düzenli olarak hemen her yıl yüzde 12-15 oranında büyüme kaydeden perakende sektörü, 2018’de de benzer bir büyüme bekliyor. Ancak dertler ve beklentiler önceki yıllardan biraz daha farklı. Sebepleri de hepimizin aşina olduğu bazı gelişmeler. Örneğin son bir yılda döviz kurlarında yaşanan değişimler sektörün maliyetlerini ve mağaza kiralarını etkiliyor. Buna karşılık teknolojik gelişmeler tüketici davranışlarını değiştirirken ortaya çıkan yeni trendler sektörün geleceğine de yön veriyor.

Sadece e-ticaret kanallarından değil sosyal medya hesapları üzerinden de alışveriş yapma imkanın olması marka cirolarına yansıyor. Her an her yerde alışveriş yapmak isteyen tüketicilerin ihtiyaçlarına geleneksel yöntemler ve tek kanalla cevap vermeye çalışan perakende firmalarının gelecekte işlerinin çok zor olacağım söylemek gerek. Zaten sektörde en fazla konuşulan konuların başında gelen “dijital dönüşüm” bir söylem olmaktan çıkıp ete kemiğe bürünmüş durumda.

KARLILIK SEVİYELERİNE DİKKAT

2017’yi yaklaşık 700 milyar TL ciro ile kapatan sektörün 2018 hedefi 900 milyar TL olarak belirlenmişti. Bu rakam sektörün yıllardır sürdürdüğü büyümenin devam edeceği beklentisinin yüksek olduğunun da işareti. Ancak BMD Başkanı Sinan öncel, 2018’e dair perakende sektörünün hedeflediği ciroyu net belirtmek yerine büyümenin devam edeceğini söylemekle yetiniyor ve karlılık konusuna dikkat çekiyor. Perakende sektörünün büyümekle birlikte kârlılıkta çok ciddi sorunlar yaşadığına vurgu yapan Öncel, “Sektör olarak kârlılıkta minimum seviyelere gelmiş bulunuyoruz. Bu şekilde büyüme elbette bizi mutlu etmiyor” diye konuşuyor.

Ancak mutlu etmeyen karlılıklar yatırımların önünde engel değil. Örneğin Kiğılı, 2018’e umutlu girenlerden. Zira geçtiğimiz yıl aynı mağaza sayısı üzerinden yüzde 10’luk ciro artışı elde eden markanın bu yılki hedefi yüzde 20. Bu yılı yurtdışı yatırımlarına odaklanacak şekilde planladıklarını söyleyen Kiğılı CEO’su Hilal Suer-dem, “Balkanlar bölgesi öncelikli olmak üzere yeni mağazalarımız için çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Ayrıca yurtdışmda hem markamızın hem de ülkemizin ismini daha saygın bir yere koymak için artık “Brand of Turkey” yani, “Türkiye’nin markası” şeklinde bir iletişim yürütmeye karar verdik” diye konuşuyor. Bu nedenle büyüme hedeflerinde bir revize olmadığını aksine yılsonu rakamlarının güvenlerini perçinlediğini ifade ediyor.

Perakende

MAĞAZA SAYISI KATLANDI

Her yıl yaklaşık yüzde 30 büyüme kaydeden Koton, son üç yılı sektör büyümesinin üzerinde kapattı. Halihazırda 27 ülkede toplam 508 mağaza ve 10 binden fazla çalışanı olan Koton’un gündeminde yeni mağazalar ve pazarlar var. Hedefi ise bu yıl için yüzde 30’un üzerinde bir büyüme. Perakendecilerin yatırımlarına devam etmesinin ve önümüzdeki dönemle ilgili iyimser beklenti sahibi olmalarının sebebi kuşkusuz ülkedeki büyüme rakamları. Geçtiğimiz yılı yüzde 7.4’lük bir büyüme ile kapatan Türkiye ekonomisindeki dinamizm perakende sektörüne de olumlu yansıdı.

MediaMarkt Türkiye İcra Kurulu Başkanı Yenal Gökyıldırım, ülke ekonomisindeki dengeli büyüme seyrinin devam edeceği görüşünde. Buna göre 2018’de ülkemizin yüzde 5.5’luk büyüme hedefine ulaşmasını bekliyor. MediaMarkt’ın geçtiğimiz yıl itibariyle 10. yılını doldurduğunu hatırlatan Gökyıldırım, son iki yılda mağaza sayısını yüzde 50 artırdıklarını ve ciroyu iki katma çıkardıklarını vurguluyor.

Bağımsız raporlara göre, Mediamarkt’ın son 30 aydır kesintisiz bir şekilde tüm pazarın ortalama iki katı üzerinde büyüdüğünü söyleyen Gökyıldırım, “2017’de çalışan memnuniyeti skorumuzu iki katına çıkararak sektörün üzerine taşıdık” diye anlatıyor. Gökyıldırım, 2018 hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaşıyor:

“2018’de 95 milyon TL’ye yakın yatırım ile 20’den fazla mağaza daha açarak Türkiye’deki büyümemizi sürdüreceğiz. Şu anda toplam 150 bin metrekarelik satış alanımız bulunuyor. 2018 aynı zamanda katma değerli hizmetlerimizle fark yaratacağımız bir yıl olacak. Katma değerli hizmetler kapsamında yeni finans seçenekleriyle ödeme kolaylıkları sağlamanın yanı sıra tüm mağazalarda teknisyenler aracılığıyla tamir, veri aktarımı ve ekran kaplama gibi hizmetleri bir arada sunacağız.”

AVM YATIRIMLARI YAVAŞLAYACAK

Perakende sektörünün büyümesinde önemli rol oynayan AVM yatırımları da son yıllarda yavaşlamakla beraber devam ediyor. 1995’te 12 AVM’si olan Türkiye’de bu rakam 400’leri aşmış durumda. AVM sayısının 2018’de 405-410’a ulaşması bekleniyor. Ancak KPMG’nin “Sektörel Bakış 2018-Perakende” başlıklı raporuna göre, geçtiğimiz yıllarda hız kazanan AVM yatırımları önümüzdeki dönemde yerini stabil büyümeye bırakacak. Sebep olarak da arzdaki hızlı artışın doluluk oranlarına yansımadığım gösteren ve 2017 yılında açılan AVMPlerde bu oranın yüzde 50’lerde kaldığım belirten rapor yavaş bir büyümeye işaret ediyor. Buna göre 2017 ve 2018 yılında adet bazında yaşanan büyüme oranı yüzde 15 iken bunun 2019 yılında yüzde 1 düzeyinde olması bekleniyor.

DİJİTALLEŞME ÖNEMLİ

AYD (Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği) Başkanı Hulusi Belgü, yeni açılacak AVM’lerle 12.7 milyon metrekare kiralanabilir alana ulaşıldığını ve yılsonu ciro hedeflerinin yaklaşık 125 milyar TL olduğunu belirtiyor. “Ocak ve Şubat ayında AYD AVM endeksinde enflasyon oranının üstündeki ciro artışları da öngörümüzü doğrular nitelikte” diye konuşan Belgü, mart ayında da cirodaki artışların süreceğini tahmin ettiklerini söylüyor.

“Ancak bundan sonraki süreçte AVM yatırımları yavaslaya-caktır” diyerek KPMG’nin raporunu da teyit eden Belgü, sektörde uzun zamandır faaliyet gösteren alışveriş merkezlerinin yenileme yatırımlarına gireceği haberini paylaşıyor.

2017’de 2 milyon adet satışla, yüzde 20 büyüme gerçekleştiren İnci Deri’nin yılsonu hedefi de aynı oranı yakalamak. Bunu tüm satış kanallarını kullanarak yapmayı planlıyor. Zira yazımızın başında da belirttiğimiz gibi dijitalleşme sektör için çok önemli. Bu alana yatırım yapan firmalar fark yaratacak.

E-TİCARET KANALLARI BÜYÜYOR

İnci Deri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat Kı-zıltaş, geçen yıl genel satışların yüzde 4’ünün e-ticaret sitesinden geldiğini hatırlatarak bu yıl sitenin toplam cirodaki oranını yüzde 7’ye çıkarmak istediklerini belirtiyor. “Bu kanalda yüzde 132 büyüme hedefimiz bulunuyor” diyen Kızıltaş şöyle devam ediyor:

“incideri.com ve alternatif satış kanallarının toplam satış içindeki payı 2017’de yüzde 14 iken hedefimiz bu oranı yüzde 20’ye çıkarmak. Alternatif satış kanallarında hedeflenen büyüme oranı yüzde 74 olarak belirledik.” Önümüzdeki beş yıllık hedeflerini de paylaşan Kızıltaş, bu kapsamda yurtdışı satış noktalarını 40’a çıkarmak istediklerini belirtiyor.

Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo da di-jitalleşmeye dikkat çekiyor ve “Dijital dünyanın seyri, sektörün heyecanını ve süratini katladı diyebilirim” diyor. Penti’nin gösterdiği büyüme performansını anlatan Kariyo, “Geçtiğimiz yıl yüzde 33’lük bir büyümeyle ciromuzu 850 milyon TL’ye çıkardık. Bu yıl için ise hedefifniz 1.2 milyar TL’lik bir ciro” diye konuşuyor. Çoğu perakende markası gibi Penti’nin planları yalnızca yurtiçinden ibaret değil.

Hali hazırda yurtiçinde 328, yurtdışmda 138 mağazası bulunan Penti’nin hedefi bu rakamı yılsonuna kadar toplamda 600’e çıkarmak.

YURTDIŞI AĞIRLIK KAZANIYOR

Perakendeciler belki karlılık anlamında sıkıntıda ancak içerde ve dışarda yatırım yapmaktan da geri durmuyorlar. Hedefleri ve planları uzun vadeli.

2023’te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme iddiası olan Türkiye yıllardır bu hedef doğrultusunda çalışıyor. Bu kapsamda perakende sektörü de kendi 2023 hedef ve planlarını uyguluyor. Bu planların çoğunda yurtdışı yatırımları ağırlık kazanıyor. Perakende firmaları geçtiğimiz yıl itibariyle yurtdışmda 3 bin 150 mağaza ve 11 bin 500’ün üzerinde satış noktasına sahip. Bu rakamın 2018 sonunda 4 bine ulaşması bekleniyor. Yurtdışı yatırımı çoğu perakendeci için bir zorunluluk. Sebebini BMD Başkanı Sinan Öncel şöyle açıklıyor:

“Belli bir noktaya ulaşan doygunluk ve artan maliyetlerin yurtiçinde yatırımın cazibesini azaltması nedeniyle markalarımız son yıllarda yurtdışı arayışlarına hız verdiler. BMD olarak biz de her yıl düzenlediğimiz yurt dışı açılım toplantıları ile markalarımıza ışık tutmaya çalışıyoruz. Öte yandan, yine markalarımızın nabzını tutarak yurt dışına ziyaretler düzenliyoruz. Örneğin geçen yıl Hindistan ve Ko-sova’daki fırsatları yerinde gördük. Bu yılın ikinci yarısında Güney Afrika’ya gideceğiz.”

HEDEF GLOBAL OLMAK

Yapılacak yatırımlarla 2023’te yurtdışında Türk markalarının 23 bin mağazasının olacağı tahmini yapılıyor. “Kiğılı olarak hem kendimizin hem ülkemizin 2023 vizyonu doğrultusunda çalışmayı sürdürüyoruz” diyen Kiğılı CEO’su Hilal Suerdem, hedeflerinin dünyada başarılı 10 Türkiye markası arasında yer almak olduğunu ifade ediyor. Bu hedeflere ulaşmak için yatırımcı ruhlarını ortaya koyacaklarını vurgulayan Suerdem, beş yıl içinde açılacak toplam 150 mağazanın 100’üniin yurtdışında açılacağını söylüyor. Bununla birlikte yurtiçinde 1000, yurt-dışmda ise 1250 kişiyi istihdam edeceklerini belirten Suerdem, böylece Kiğılı ailesinin 5 bin kişiye ulaşacağım dile getiriyor. Bu planların gerçekleşmesi halinde Kiğılı’nın cirosu 1 milyar TL’yi geçecek. Suerdem 2023 hedefleriyle ilgili şunları anlatıyor:

“Hazır giyim dünyasındaki en son yenilikleri kendimize adapte edebilmek için hem Ar-Ge hem de operasyon tarafındaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Dijitalleşme süreçlerimizi tamamlayacak, e-ticaret-teki başarımızı daha da güçlendireceğiz. İletişim tarafında, yeni dünyanın gereklilikleri uyarınca kendimizi hiç durmadan güncellemeyi sürdüreceğiz.”

BAŞARI ÖZGÜN İŞ MODELİNDE

Son yıllarda hızlı bir mağazalaşma atağında olan Koton’un da 2023 hedefleri iddialı. Buna göre hedefi beş kıtaya ayak basmış global bir moda markası olmak. “Dünya ölçeğinde bir büyüme hedefliyorsanız, özgün bir iş modeli ve özgün bir müşteri teklifi sunmanız; müşterileriniz açısından diğer markalarla karşılaştırıldığınızda benzersiz olmanız gerekir” diye konuşan firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz, özgün iş modellerinin Koton’u başarıya taşıdığını anlatıyor. Açıldıkları tüm pazarlarda kalıcı ve istikrarlı bir başarı elde etmeye öncelik verdiklerini anlatan Yılmaz, yurtdışı yatırımları ile ilgili de şu bilgileri paylaşıyor:

“2018 boyunca toplamda 61 yeni mağaza daha açmayı hedefledik. Bunlardan 28’ini yurtdışında açacağız. Ukrayna, Kuveyt, Moğolistan, Arnavutluk, Cezayir ve Tunus ilk mağaza açılışlarımızı gerçekleştirmeyi planladığımız ülkeler. Rusya, Kazakistan ve Fas’taki büyümemizi sürdürerek bu pazarlardaki mağaza sayılarımızı da artıracağız.”

ROMANYA’DAN AB’YE AÇILACAK

Penti’nin de hedefinde yurtiçinde ve yurtdışında mağazalaşmak var. Ancak ondan da önemlisi dijital dönüşüm… Bu kapsamda pek çok projeyi hayata geçiren Penti için 2023’ten önce 2022 planları mevcut. Söz konusu tarihte hedeflerinin 3 milyar TL cirolu bir şirket haline gelmek olduğunu belirten Sami Kariyo, 1100 mağazaya ulaşarak bir dünya markası olmayı hedeflediklerini anlatıyor. “Penti olarak, Türkiye’de pazar lideri olmanın yanında Avrupa, Ortadoğu ve Balkanlar’ı kapsayan bölgede hızla bir büyüme gösterdik. Iran, Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Güîrcistan, Azerbaycan ve Suudi Arabistan gibi hemen tüm çevre ülkelerde pazar lideriyiz” diyen Ka-riyo, Romanya örneğini veriyor. 2017’de Romanya’da yüzde 40 büyüme yakaladıklarını belirten Kariyo, Romen tüketiciye özel koleksiyonlar hazırlayarak pazarda agresif büyüme politikası izleyeceklerini kaydediyor. Penti için Romanya önemli. Çünkü firma bu pazar üzerinden online olarak tüm AB ülkelerine satış yapmayı düşünüyor. Ayrıca planları arasında yeni pazarlar davar. Macaristan, Hırvatistan, Ürdün, Kuveyt ve Kazakistan markanın yeni gireceği pazarlardan.

MAĞAZA SAYISI 4 BİN OLACAK

Perakende sektöründe faaliyet gösteren Türk firmaların yurtdışındaki mağaza sayıları gün geçtikçe artıyor. Penti, Damat, Kiğılı, Koton, Defacto gibi markalar planlarını yurtdışı ağırlıklı yapıyor. Sadece onlar da değil irili ufaklı pek çok perakende markasının gözü yurtdışmda ve buna göre yatırım planlarını yapıyorlar. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) verilerine göre, hazır giyimden ayakkabıya, gıdadan kozmetiğe 100’e yakın perakendecinin dünya genelinde 3 bin 150’nin üzerinde mağazası var. Yatırım hızının bu oranda sürmesi durumunda bu sayının 2020 yılında 4 bin 500’e çıkması bekleniyor. Yine BMD kayıtlarına göre, perakende sektöründe faaliyet gösteren 412 şirketin Türkiye’deki mağaza sayıları toplamı ise yaklaşık 70 bin.

Türk markaların mağazalarının yüzde 50’si Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Ukrayna’nın oluşturduğu Bağımsız Devletler Topluluğu’ndan yer alıyor. Bu bölgeyi yüzde 21 ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika, yüzde 20 ile Avrupa ve yüzde 9 ile Kuzey Amerika ve diğer ülkeler takip ediyor. Marka sahibi perakendecilerin son dönemde en çok odaklandıkları ülkelerin başında ise Makedonya ve Sırbistan gibi orta Avrupa ülkeleriyle İran ve Güney Afrika gibi hızlı büyüyen pazarlar geliyor.

“ÇİN’DEN FRANCHİSİNG TALEBİ ALDIK”

BMD Başkanı Sinan Öncel perakende sektörünün yurtiçinde belli bir doygunluğa ulaştığını hatırlatıyor. Bu nedenle markaların yurtdışı arayışlarını hızlandırdığını söyleyen Öncel, “BMD üyesi markalarımız 2017’de yurtdışında 650 yeni mağaza açtı. 2018’e başlarken 100 markamızın 108 ülkede 3 bin 150 mağazası ve 11 bin 500’e yakın satış noktası bulunuyordu. Yılsonunda yurtdışı mağaza sayımızın 4 bine, 2020’de ise 6 bine yaklaşacağım öngörüyoruz” diyor.

ÇİN’DEN FRANCHISE TALEBİ

Sararın Türkiye’de 167 mağazası var. Bunların 98’ini kendisi açmış, 69’u ise franchising sistemiyle açılmış. Yurtdışında ise toplam 71 mağazası bulunuyor. Bunlardan da 30’u firmanın direkt kendi yatırımı iken, 41’i franchising sistemiyle hizmete girmiş. Bu rakamlara corner ve shop in shop satış noktalarının dahil olmadığını belirtelim. Sarar Yönetim Kurulu Üyesi Ece Özalp, bu yıl içinde biri Almanya’da diğeri ise İran’da olmak üzere yurtdışında iki mağaza daha açacaklarını belirtiyor. Önümüzdeki iki yıl içinde ise hedeflerinde İtalya, Fransa ve Polonya’nın olduğunu söylüyor. Ayrıca Çin’den de franchising talebi aldıklarını ifade eden Özalp, görüşmelerin sürdüğünü söylüyor. Özalp, “Yeni gireceğimiz bu pazarlarla ilgili olarak her ülkenin demografik özellikleri, hazır giyim alışkanlıkları incelendi. Ürün guruplarının analizi, rakip analizi, fiyat/kalite seviyesi analizi, swot analizleri yapıldı” diyor. Yeni girecekleri bu pazarlarda Tur-quality desteklerinden yararlanacaklarını belirten Özalp, şöyle devam ediyor:

“Daha önce mağazamız bulunmayan İtalya, Fransa ve Polonya gibi ülkelerde mağaza açacak olursak destekten yüzde 50 oranında yararlanabileceğiz. Bu program kapsamında firmamızın dünya pazarlarına yerleşmesini, tutunmasını ve büyüyen bir müşteri portföyü oluşturarak Türk hazır giyim sektöründeki başarısını yurtdışında da gerçekleştirmeyi, böy-lece mağaza ağının gelişimini amaçlıyoruz.”

“BU YIL SEKİZ MAĞAZA AÇACAĞIZ”

Mavi markalı ürünler Türkiye’de 360, yurtdışında 65 olmak üzere 425 mono brand mağazada ve 5 bin 500’den fazla satış noktasında tüketicilere sunuluyor. New York, Vancouver, Hamburg, Dubai, St. Peters-burg gibi şehirlerde flagship mağazaları var. Ayrıca Nordstrom, Urban Outfitters, Lord & Taylor gibi önemli zincir mağazalarda da Premium ve high end markalarla birlikte satılıyor.

Mavi Jeans CEO’su Cüneyt Yavuz, bunun yanında Amazon, Zappos ve Nordstrom gibi online kanallarda en çok satan jean markalarının başında geldiklerini söylüyor. Mavi, bu yıl Rusya’da kendi, Bosna Hersek, Katar, Fas, Ukrayna ve Lübnan’da franchising sistemiyle olmak üzere sekiz mağaza açmayı planlıyor. Bunlardan Rusya ve Bosna Hersek’te iki mağaza açılmış durumda. Yavuz, “Merkez ofislerimizin olduğu ülkelerde kendi şirketlerimiz aracılığıyla; Ortadoğu ve komşu ülkelerde ise güçlü distribütörler kanalıyla operasyonumuzu yönetiyoruz” diyor. 2017 yılında Kanada ve Rusya’da kendilerinin işlettiği yeni mağazalar açtıklarını belirten Yavuz, Ortadoğu, Balkanlar, Türk Cumhuriyetleri ve kuzey Afrika pazarlarında ise franehise verdiklerini ifade ediyor. Yavuz, şöyle devam ediyor:

“Yurtdışında mevcut pazarlarımıza odaklanıp, buralarda premium segmentte güçlenmek ve en iyi lokal jean markası olmak istiyoruz. Merkez ofislerimizin yer aldığı Kanada, Almanya ve Rusya gibi pazarlarda kendi mağazalarımızla büyürken, Amerika’da dünyaca ünlü department store’lar aracılığıyla müşterilerimizle buluşuyoruz. Bu pazarlar dışında bulunduğumuz diğer 30 ülkede ise franchise ve toptan satış kanalları ile büyümeyi hedefliyoruz. Turquality’den 10 yıldır destek alıyoruz, 2018’de de özellikle Mavi’nin Amerika ve Kanada’daki marka yatırımları için destek almayı sürdüreceğiz.”

UZAK COĞRAFYALARA ADIM ATIYOR




Gürmen Group’a ait Ramsey’in ise Türkiye’de 63, yurtdışmda 20 mağazası var. Yurtdışındaki mağazaları Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, İran, Rusya, KKTC, Makedonya ve Ukrayna’da bulunuyor. Bu ülkelerdeki mağazalar güçlü franchising yatırımcılar tarafından açılmış. Firma bu sıralar Güney Afrika pazarına girmek için hazırlık yapıyor. Gürmen Group Markalardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Doğan, bu ülkedeki ilk mağazayı çok yakında Jonannesburg’ta, ardından da ülkenin turistik şehri Cape Town kentinde açacaklarını belirtiyor. Doğan, Güney Afrika pazarıyla ilgili şunları söylüyor:

“Güney Afrika sahip olduğu toplam nüfus, kişi başı milli geliri ve büyüyen ekonomisiyle perakende sektörü için önemli bir pazar. Afrika kıtasının en büyük ekonomisi ve Sahraaltı Afrika’nın ekonomik lideri. Güney Afrika ayrıca Türk perakendecileri ülkesine çekmek için çok istekli. Ülkedeki kentleşme ve zenginleşme ile artan tüketici talebi perakende sektörü için büyük fırsatlar barındırıyor. Güney Afrika, Ramsey’in uzak coğrafyalara açılma planlarım hayata geçirmesi için büyük bir adım.”

Ramsey’in İran’da da büyüyeceğini söyleyen Doğan, “Bu ülkedeki mağaza yatırımlarına 2016 yılında başladık. İran hem Ramsey, hem de Türk markaları için fırsatlarla dolu. Türk markalarına karşı İranlıların büyük bir ilgisi ve yakınlığı var. İran’daki ilk mağazamızı Tahran’da açtık. Yakında başka şehirlerde de açacağız. Yeni dönemde Uzakdoğu coğrafyası da gündemimizde olacak. Önümüzdeki beş yıl içinde yurtdışı mağazalarımızın oranını yüzde 25’ye çıkarmayı hedefliyoruz” diyor.

COLLEZİONE, BOTSVANA’DA

Collezione’un Türkiye’de 90, yurtdışmda ise 65 mağazası var. Bunlardan 12’si Irak’ta. Irak’taki mağazaları kendilerinin işlettiğini belirten Collezione Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Akyiğit, aralannda Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Makedonya, Kosova, Gürcistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bulunduğu toplam 25 ülkede faaliyet gösterdiklerini söylüyor.

Yurtdışmda yatırımlarını sürdüren firmanın yeni girdiği ülke ise Botsvana. Afrika kıtasının güneyinde yer alan bu ülke, Güney Afrika Cumhuriyetinin kuzeyinde bulunuyor. Yaklaşık 2.5 milyon nüfusu var. Az gibi görünse de genç ve tüketime eğilimli bir nüfusa sahip olması perakendecilere ciddi fırsatlar sunuyor. Başkenti Gaborone’da AVM’lerin olduğunu söyleyen Akyiğit, ülkede alım gücünün de yüksek olduğunu belirtiyor. Bu ülkenin Güney Yarımküre’de yer alması nedeniyle Türkiye’ye göre ters sezon çalıştığını ifade eden Akyiğit, “Bu bölge bizim için yeni bir pazar. Mağazamızın performansına bakıp, bu bölgedeki büyüme planımızı ona göre belirleyeceğiz” diyor. Akyiğit, önümüzdeki beş yıl içinde girmeyi düşündükleri ülkeleri ise Güney Afrika, Rusya, Çin ve Hindistan şeklinde sıralıyor.

  Özyeğin Yorulmayan ‘sosyal’ Girişimci

FRANCHİSİNG MODELİYLE BÜYÜYOR

Avva markasının sahibi Dido Group’un Türkiye’de 75, yurtdışmda ise 30 mağazası bulunuyor. Bu yıl yurt-dışında toplam 12 mağaza açmayı planlayan firma, bunlardan üçünü yılbaşından bu yana hizmete açmış durumda. Açılacak diğer mağazalar da Türkçe, Rusça ve Arapça konuşulan ülkelerde gerçekleştirilecek. Avva yurtdışında-ki büyümesini daha çok franchising sistemiyle gerçekleştiren perakendecilerden. Bu büyüme modeliyle Azerbaycan, Kazakistan, İran, Umman, Fas, Makedonya, Suudi Arabistan, Rusya, KKTC ve Ukrayna’da mağazalar açılmış. Ayrıca çeşitli ülkelerde 2 bin 500’ün üstünde satış noktası var.

Avva’nm son dönemde girdiği yeni pazar ise Türk Cumhuriyetleri arasında yer almasına rağmen Türk perakendecilerin bugüne kadar pek rağbet göstermedikleri Özbekistan. Avva da bu ülkedeki ilk mağazasını 2014 yılında açmış. Ancak bu ülkede mağaza sayısını artırmayı planlıyor. Avva Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik, bu mağazanın daha önce corner müşterisi olan bir girişimci tarafından açıldığını söylüyor. Yurtdışı mağaza yatırımlarında Turquality desteklerinden faydalandıklarını ifade eden Atik, sözlerine şöyle sürdürüyor:

“Bu desteğin firmalar açısından çok önemli ve çok değerli olduğunu düşünmekteyim. Sadece verilen maddi destek değil bununla birlikte şirket yönetim süreçleri konusunda ciddi bir know-how edinimi de sağlıyor. Ekonomi bakanlığımızın ortaya koyduğu çok önemli bir çalışma ve takdir edilecek bir operasyon olduğu düşüncesindeyim.”

“RUSYA’DA MAĞAZALAŞACAĞIZ”

İlk yurtdışı mağazasını Azerbaycan’da açan Gio-vane Gentile’nin şu anda dışarıda 16 mağazası bulunuyor. Firma Türkiye genelinde ise 34 mağazasıyla hizmet veriyor. Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Mutkan, bu yıl Özbekistan, Kazakistan, İran, Kırgızistan ve Ukrayna olmak üzere yurt-dışmda yedi mağaza açmayı planladıklarını söylüyor. Bunlardan Kazakistan ve Özbekistan’daki mağaza açılışlarını geçen aylarda yaptıklarını belirten Mutkan, önümüzdeki döneme ilişkin planları hakkında şu bilgileri veriyor: “İlk etapta Rusya pazarında mağa-zalaşma hedefimiz bulunmakta. Özellikle son altı ay içerisinde Ortadoğu’da gelişen olaylar doğrultusunda yurtdışı yatırım planlarımızı oluşturacağız. Türkiye’deki mağaza sayımızı da 40’a çıkarmayı hedefliyoruz. Şirketimiz Turqality belgesi almak için çalışmalarını hızlı bir şekilde sürdürüyor. Bu sırada da yurtdışı için Rusya pazarında açmayı planladığımız mağazalarımız için ilk etapta marka desteği programından faydalanmayı planlıyoruz. Bu destekler yurtdışı yatırımlarımız için çok önemli. Fakat bu desteklere ulaşmak konusunda bazı sorunlar var. Bürokratik prosedürlerin daha basit olması ve daha kolay ulaşılabilmesi lazım.”

“ENDONEZYA GELECEK VAAT EDİYOR”

Başta pardösü olmak üzere tesettür giyim alanında büyüyen Zühre Tekstil’in Türkiye’de 350, yurtdı-şmda ise 150 satış noktası var. Bunların bir kısmı Zühre tabelası taşıyan konsept mağazalarken bir kısmı ise corner’lardan oluşuyor. Firmanın yurtdışındaki satış noktaları 22 ülkeye yayılmış durumda. Bu ülkeler arasında Irak, İran, Makedonya, Mısır ve Ürdün de bulunuyor. Bu mağazalar franchising sistemiyle açılmış. Firma bu sistemle geçen günlerde Endonezya’da da mağaza açtı. Mağaza ülkenin Batı Cava bölgesinin başkenti Bandung’da hizmete girdi. Zühre Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Yazıcıoğlu, bu pazarla ilgili şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Endonezya dünyada en fazla Müslüman nüfusun yaşadığı ülke. Ayrıca ekonomik olarak sürekli büyüyen ve gelecek vadeden bir pazar. Ülkede gerçek anlamda trendleri takip eden kaliteli ve müşteri isteklerini karşılayabilen mağaza sayısı yok denecek kadar az. EndonezyalI kadınların iyi giyinme istekleri bizi bu konuda daha da kararlı kıldı. Biz de hedef pazarlarımızdan biri olan Asya’da en doğru lokasyonun Endonezya olduğuna karar verdik. Endonezya bizim Asya bölgesindeki pilot bölgemiz. Yeni lo-kasyonlar konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Büyük şehirler başta olmak üzere bu bölgede yatırımlarımız sürecek. Hedefimizde ayrıca Almanya, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Lübnan var.”

GÜNEY AFRİKA’DA BEŞ MAĞAZASI VAR

Erkek giyim markası olarak yeniden yapılanan Dufy’nin Türkiye’de 35 mağazası var. Yurtdışma ise Güney Afrika’da açtığı mağazayla adım atan firmanın bu ülkede beş mağazası bulunuyor. Bu mağazaların ikisi Pretoria’da bulunurken, East London ve Johannesburg’da da birer mağazası faaliyette. Üç mağaza için de sözleşme imzalanmış durumda. Ayrıca Lübnan’da da bir mağaza açtı. Güney Afrika pazarına girmeden önce tüketici davranışlarından ithalat rejimine, uluslararası bankacılık sisteminden insan kaynaklarına kadar ülkeyle ilgili detaylı araştırmalar yaptıklarını belirten Dufy Genel Müdürü Hüseyin Eğilmezgil, şunları söylüyor:

“Güney Afrika, ülkemiz ile ters mevsim yaşanması sebebiyle önemli bir çekim merkezi. Bu ülke sezon sonu ürünlerin, basic ve tasarım ürünleriyle desteklenmesi şeklindeki büyüme stratejimize uygun olduğu için öncelikli pazarlarımız arasına girdi. Güney Afrika, hazır giyim sektöründe çok yüksek vergi oranlarına sahip. Serbest ticaret anlaşmaları Afrika kıtasındaki mağaza yatırımlarını artıracak. Deniz ulaşımı uzun sürdüğü için hava taşımacılığının ekonomik hale getirilmesini bekliyoruz. Ayrıca, yönetici ve destek elemanlarına oturum kolaylığı sağlanmalı. Firma olarak hedefimizde Rusya, Azerbaycan, İran, Kosova, Suudi Arabistan ve Katar var. Bu pazarlara da girmeyi planlıyoruz.”

HEDEF KANADA VE İSKANDİNAVYA

Silk&Cashmere’in ise Türkiye’de 15, yurtdışmda ise iki mağazası var. Her ne kadar yurtdışındaki mağaza sayısı az olsa da ürünleri 26 ülkede 200’e yakın satış noktasında tüketicilere sunuluyor. Silk&Cashmere Satış Müdürü Tuğba Sağlar, yurtdı-şında franchising sistemiyle büyümek için bu yıl ciddi adımlar attıklarını vurguluyor. Sağlar, “Kalite algısı yüksek ve perakende sektörü için avantajlı pazarlardan Almanya, Belçika, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan, Katar, İran, Bahreyn ve Kıbrıs’a bayilik vermeyi hedefliyoruz.

Özellikle yurtdışmda çalıştığımız yatırım ortakları beş sene içerisinde sağladıkları avantajlı yatırım geri dönüşleri ile mağaza adetlerini arttırabilme olanağma sahip olabilirler. Bu ülkelerin yanı sıra yeni pazarlardan Kanada, Hollanda ve İskandinav ülkeleri bayilik ve bölgesel partnerlik anlaşmalarıyla girmeyi hedeflediğimiz pazarlar arasında yer alıyor” diyor.

ROBOT TEKNOLOJİSİ DAMGA VURACAK

Türkiye perakende sektörü yurtdışmda atağa kalkarken teknolojiyi de unutmuyor. Çünkü sadece perakendeyi değil dünyanın da yönünü değiştirecek teknolojiler yolda. Mesela yapay zeka ve robot teknolojisi bildiğimiz iş yapış biçimlerini birkaç yıl içinde değiştirmeye aday. MediaMarkt Türkiye İcra Kurulu Başkam Yenal Gökyıldırım, perakende sektörü için yapay zeka ve robot teknolojisinin önümüzdeki döneme damga vuracağını düşünüyor. Bunu da şöyle gerekçelendiriyor:

“Robotlar ve diğer akıllı teknolojiler bugün perakendeden sağlık sektörüne, ulaştırmadan üretim sektörüne kadar birçok sektörde kullanılıyor. Kendi sektörümüzde de robotları yakın bir gelecekte fiziksel mağazalarda satışın vazgeçilmez bir parçası haline geleceğini öngörüyoruz. Müşterileri karşılama, ürünler hakkında bilgi sağlama ve tavsiye verme, müşteriden geri bildirim alma gibi birçok alanda hayatımıza girecek robotlar, aynı zamanda verimlilik artışı da sağlayacak.”

YASAL PROSEDÜRLER BELİRLEYİCİ

AVM’ler de perakende sektörünün 2023 hedeflerinden nasibini alıyor. Bu kapsamda kiralanabilir alan büyüklüğünün 15 milyon metrekareye, AVM sayısının yaklaşık 475’e, cironun 200 milyar TL’ye ve yaklaşık 2.8 milyar ziyarete ulaşılması hedefleniyor. Buna karşılık AVM yatırımlarının önümüzdeki dönemlerde yavaşlayacağını vurgulayan AYD Başkam Hulusi Belgü şöyle devam ediyor:

“Türkiye’nin her ne kadar 19 ilinde bir AVM olmasa da bazı il ve bölgelerimizde AVM sayısının belli bir doygunluğa ulaştığını söylemek mümkün. AVM’lerin sürdürülebilir şekilde büyümeye devam etmek için değişen müşteri talepleri doğrultusunda yatırımlarını yapmaya; mevcut AVM’lerin de yine bu doğrultuda yenileme yatırımlarına yönelmeye ihtiyacı var.”

Belgü, AVM’lerin yatırım kararlarında ve stratejilerinde çok önemli bir diğer etkenin yasal prosedürler olduğuna dikkat çekiyor. “Ülkemizde konut kiralamaları ile ticari gayrimenkul kiralamalarının aynı kanunla düzenleniyor olması ve ticari gayrimenkul kiralamaya özel bir düzenlemenin olmaması sektörümüzü önündeki önemli bir sorun” diye konuşan Belgü, AYD olarak bu konuda ilgili tüm taraflarla iş birliği içinde gerekli düzenlemelerin yapılması adına çalışmalarını sürdürdüklerini anlatıyor.

En yüksek ciro teknolojide

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği ile Akademetre Research tarafından ortaklaşa oluşturulan AVM Endeksi’nin Şubat ayı sonuçları açıklandı. Her ay düzenli olarak yayınlanan verilere göre, ciro endeksi 2018 Şubat döneminde bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde, yüzde 14.1 artış kaydederek 210 puana ulaştı. Şubat ayı endeksi bir önceki aya göre ise yüzde 13.9 oranında azaldı. Buna göre şubat ayında, kategoriler bazında en yüksek ciro artışı teknoloji kategorisinde yaşandı. Teknoloji kategorisi geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmadan yüzde 38.6’lık artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın şubat ayı ile karşılaştırıldığında AVM’lerdeki hipermarket kategori ciroları yüzde 20.3, giyim kategori ciroları yüzde 13.6, diğer alanlar kategori ciroları yüzde 12.9 ve yiyecek içecek kategori ciroları yüzde 7.9 artarken ayakkabı kategori ciroları yüzde 1.5 azalış gösterdi. Ziyaret endeksi de azalışa işaret etti.

Kiraya çok harcıyoruz

KPMG’nin “Perakende Sektörel Bakış 2018” başlıklı araştırması önemli veriler ortaya koyuyor. Hane halkının tüketim harcamaları ve tercihleri perakende sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Buna göre 2016 hane halkı tüketim harcamaları verilerine göre, vatandaşların tüketim harcamalarında en büyük dilimi konut ve kira harcaması oluşturuyor. İkinci sırada ise gıda ve alkolsüz içecekler yer alıyor. Araştırma sonuçlarına göre, ulaştırma harcamalarının payı bir önceki yıla göre 1.2 puanlık artışla yüzde 17’den yüzde 18.2’ye yükseldi. Türkiye genelinde toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama grupları ise yüzde 2 ile sağlık ve yüzde 2.3 ile eğitim hizmetleri oldu. Giyim ve ayakkabı harcamalarının payı yüzde 5.2, sağlık yüzde 2, haberleşme yüzde 3.7, lokanta ve otel harcamaları da yüzde 6.4 oldu.

Sırada 2050 var

2023’e önümüzde yalnızca beş yıl kaldı. Siyasi ve ekonomik konjonktür nedeniyle 2023 hedefleri zaman zaman sekteye uğruyor. Ancak Türkiye’nin önünde yeni bir hedef var: 2050… Sektör temsilcilerine 2050’de Türkiye’yi nerede gördüklerini soruyoruz.

AYD Başkanı Hulusi Belgü, Türkiye’yi o tarihte dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi içinde görmeyi temenni ettiğini belirtiyor. BMD Başkanı Sinan Öncel de 32 yıl sonrasıyla ilgili şimdiden bir tahmin yapmanın zor olduğunu belirtip “Ben muasır medeniyetler seviyesine erişmiş bir Türkiye hayal ediyorum” diyor.

Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz, “2050 yılının Türkiye’si için temennim, bu süreçte esnek olabilmiş, yeni üretim modellerini iyi analiz edip ekonominin yeni dinamiklerine çabuk adapte olmuş, genç neslin enerjisi ve aklıyla zindeleşmiş, zenginleşmiş; teknolojide ve ekonomide lider ülkeler arasında yer almış bir ülke olması” şeklinde konuşuyor. Sektör temsilcilerinin ortak öngörüsü 2050 yılında Türkiye’nin dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri olacağı yönünde. Buna ek olarak eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve teknoloji üreten bir ülke haline gelinmesi de ortak temenniler olarak öne çıkıyor.

İhsan ATEŞ / DeFacto CEO’su
“Yeni pazarlara girdik”

2017 yılını 22 ülkedeki 447 mağazamızla 2 milyar 649 milyon TL ciroya ulaşarak kapattık. Özellikle son yedi yılda sekiz kat büyümeyi başardık. 2007 yılında 20 olan mağaza sayımızı, 2018 yılında açtığımız yeni mağazalarla 464’e taşıdık.

Geçtiğimiz yıl mağazalarımız 265 milyon kez ziyaret edildi. Bu yılın ilk dört ayında Malezya ve Moldova’da açılan yeni mağazalarla yeni ülkelerle ayak izimizi büyütme konusundaki ilerlememizi sürdürdük. 2023 yılı için hedeflerimize ulaşmak için kararlılıkla yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle son üç yılda 592.4 milyon TL yatırım yaptık. Önümüzdeki üç yıl boyunca her yıl için yaklaşık 105 yeni mağaza açılışı öngörmekteyiz. Ayrıca bu yıl şirketimiz için en önemli önceliklerimizden biri halka arz sürecimiz olacak. Yasal onay süreçlerine bağlı olarak mayıs ayı içerisinde Borsa İstanbul’da işlem görmeyi hedefliyoruz. Halka açıklık oranımızı yüzde 25.93 olarak belirledik. Ek satışa konu payların tamamının satılması halinde halka açıklık oranımızın yüzde 29.81 olmasını hedefliyoruz. Halka arzla birlikte kurumsallaşma sürecimizi devam ettirerek uluslararası piyasalardaki kredibilitemizi artırmayı hedefliyoruz.

Can DİLEK / Flormar Pazarlama Direktörü
“Önceliğimiz gelişmekte olan pazarlar”

Flormar’ın 106 ülkede, 250’yi aşkın şehirde 800’e yakın mağazası var. 203 mağaza ile Türkiye’nin renkli kozmetik alanındaki en yaygın perakendecisiyiz. Avrupa’da en yaygın olduğumuz ülke İspanya’da 80 mağazamız var. Portekiz’den Endonezya’ya, Tanzanya’dan Amerika’ya, Almanya’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar birçok farklı coğrafyada dünya kadınlarına yeniliklerimizi sunuyoruz.

Tıpkı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2018 yılında da mağaza yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2019 sonuna kadar 200’e yakın yeni mağaza açmayı planlıyoruz. Özellikle gelişmekte olan pazarlar Hindistan, Endonezya, Çin gibi ülkelere odaklandığımızı söyleyebiliriz. Yeni ve gelişmekte olan pazarlara yatırım yaparak gelişen fırsatları değerlendirmeye alıyoruz. Ekvator, Avustralya ve Kanada’daki tüketicilerle de Flormar ürünlerini buluşturmak istiyoruz. Şüphesiz Ortadoğu ve Afrika bölgesinde bulunan ülkeler de bizim için önem ve öncelik taşıyor. Turquality teşviki sayesinde yurtdışındaki büyüme hamlemize hız kazandırıyoruz. Emin ve güçlü adımlarla dünyaya bayrağımızı taşıyoruz. Sektörümüzün ilk iki ihracatçısından biriyiz.

Bülent POLAT / Baydöner CEO’su
”Hedefimiz Almanya, ardından tüm Avrupa”

Türkiye, KKTC, Azerbaycan ve Kuzey Irak’ta toplam 125 şubemizde misafirlerimizi ağırlıyoruz. Yurtdışında Kıbrıs, Erbil ve Bakü’de dört restoranımız bulunuyor. Yurtdışında hem kendi şubelerimiz hem de franchise şubelerimiz ile hizmet sunuyoruz.

2020’de yurtiçinde 200, yurtdışında ise 30 şubeye ulaşmak başlıca hedeflerimiz arasında. Baydöner’i dünya çapında bir markaya dönüştürmek istiyoruz. Bu anlamda öncelikle Almanya sonrasında da Avrupa’ya yayılmayı hedefliyoruz. Avrupa’da büyüme planımız var. ABD’nin de bizim için önemli bir pazar olduğunu belirtebiliriz. Bu doğrultuda markamızı hızla globalleştirmek için tüm hazırlıklarımızı yaptık. Ülkemizde gerekli olan standartları oluşturduk. Baydöner olarak her şubemizde aynı lezzet ve hizmet kalitesini sağlayabiliyoruz. Kıbrıs, Azerbaycan ve Kuzey Irak operasyonlarımızla yurtdışında da aynı standartlarda hizmet verebildiğimizi gösterdik. Gastronomi sektöründe Türkiye’de ilk kez Turquality jfHy’ desteği alan marka olmaktan gurur duyuyoruz. Turquality, yurtdışı yatırımlarımızda bizim için itici bir güç oluyor. Turquality desteği ile dünya pazarında daha istikrarlı ve hızlı adımlarla ilerliyoruz.

Avi ALKAŞ / JLL Türkiye Ülke Başkanı
“Markalarımızın yanında yer istiyorlar”

Organize perakende bu yıl da büyümesini sürdürüyor. Global ölçekte baktığımız zaman, artık iç pazarda yeteneklerini geliştirmiş ve daha iyi rekabet edebilecek olan markalarımızın giderek daha hızlı yurtdışı açılımlarına geçtiğini gözlemliyoruz.

Dolayısıyla yakın coğrafyamızdan başlayarak dalgalar halinde Uzakdoğu’ya, Amerika’ya kadar uzanabilecek Türk perakendeci açılımları görmenin bizi şaşırtmayacağını söyleyebilirim. Bir zamanlar Türk markaları alışveriş merkezlerinde yabancı markaların yanında yer isterlerdi. Şimdi yabancılar Türk markalarının yanında yer istiyorlar. Türkiye’de başlayan bu AVM’lerde Türk markalarının yanında yer alma isteği, neden yurtdışındaki alışveriş merkezlerinde, caddelerde olmasın. Bunu yapabilecek üretim gücümüz fazlasıyla var. İçinden geçtiğimiz dönemde perakendenin çıkış yolunun yurtdışı olduğu görüşündeyim. Bunun için öncelikle yakın coğrafyamızdan, Ortadoğu, Balkanlar ve Kuzey Afrika’dan başlayarak Güney’e açılan pazarlarda markalarımızı yurtdışına tanıtmalıyız.

Mehmet DEMİR / Sinbo Elektrikli Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı
”İki yılda 100 milyon TL yatırım yaptık”

30 yıldır piyasadayız. 500’ün üzerinde ürün satıyoruz. Üretimin yüzde 90’ını yerli üretim. Bugün ABD’den Çin’e 100’e yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Avcılar Haramidere, Çorlu ve Düzce’de üç fabrikamız var. 15 Temmuz 2016’da Türkiye hain darbe teşebbüsüyle sarsıldı. O dönemde bu ülkeye güvenen, vatansever bir sanayici olarak 100 milyon TL yatırım yaptım.

Çorlu ve Düzce’de iki fabrika kurdum. Şu anda 800 kişi istihdam ediyoruz. Ciromuz 400 milyon TL. Bu yatırımların devreye girmesiyle 2018 için 700 milyon TL ciro hedefimiz var. Bir sonraki yıl 1 milyar TL hedefliyoruz. Çalışan sayımız 2 bin kişiyi bulur. Yatırımlar bitti. İki ayrı işe giriyoruz. Çorlu’daki tesislerimizde tencere, tava gibi mutfak ürünleri üreteceğiz. Düzce’deki ise masif mobilya işine gireceğiz.

Süleyman ORAKÇIOGLU / Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı
”En çok konuşulan ilk 10 markadan biri olmak istiyoruz”

Bu yıl tüm dikkatimizi hem üretime hem de yurtdışı büyüme hedeflerine vermiş durumdayız. Yılsonunda hedefimiz mağaza sayımızı da yurt içi ve yurt dışı toplamında 450 mağaza seviyesine getirmek. Dünya pazarlarında çok büyük fırsatlar olduğunu gözlemliyoruz. İtalya, Almanya ve İspanya’da markalarımıza gösterilen ilgi bizim enerjimizi daha da arttırıyor fakat elbette büyüme planlarımız Avrupa ile sınırlı değil. Amerika kıtasında Arjantin, Şili, Meksika, Peru gibi çok önemli pazarlara da açıldık. 2018 yılında ciro hedefimiz 750 milyon TL. Çalışan sayımızı da 500 kişi artırarak 3 bin 400’e yükseltmek istiyoruz. Ayrıca 80 milyon TL’lik bir yatırım hedefliyoruz. Bunun yanı sıra bu yıl, Avrupa’nın teknoloji olarak en iyi üretim tesislerinden birine sahip olduğumuz Giresun’daki fabrikalarımızın üretim kapasitesini arttıracak revize yatırımlar yapacağız. 2023 hedefimiz dünyanın en çok konuşulan ilk 10 markasından biri olmak. Hedefimiz 2023’te yurtdışı mağazalarımızı yurtiçi mağazalarımızın iki katma çıkartarak toplamda 1500 mağaza sahibi olmak.

MERAL CANDAN / ÖZBEYMEN




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bunu da İnceledinizmi ?

Noel baba rallisinden faydalanabilecek 43 hisse

Aralık ayı yaklaşınca nefesler Noel baba rallisi için tutuldu. Analistler gelinen seviyeler ve mevcut görünüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir