Anasayfa / Haberler / Türkiye’de Eğitim 2.0 ve Özellikleri

Türkiye’de Eğitim 2.0 ve Özellikleri




Dijital devrim öğrenme süreçlerini, eğitimciye ve okullara bağlı olmaktan çıkardı. Şimdi etkileşimli uzaktan eğitim modelleri revaçta. Harvard ve MIT’nin kurduğu EdX’in öğrenci sayısı 370 bine ulaştı. Google ve Microsoft’un da desteklediği Udacity’nin öğrenci sayısı ise 150 bin. Türkiye’de de Skype başta olmak çeşitli dijital platformlar üzerinden yürütülen eğitimler büyük ilgi görüyor.

egitim 2.0

Eğitim 2.0’ın özellikleri

– Eğitim planları değişecek ve süreleri kısalacak.

– Eğitimler oyun, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, ve simülasyon olarak verilecek.

– Skype ve Hangout gibi platformlar üzerinden kişiye özel eğitimler olacak.

– Geleneksel modele dayalı eğitim veren şirketler ve kurumlar için dijital değişim zorunlu hale gelecek.

– Sürekli eğitim modeli geçerli olacak. Değişen şartlara adapte olmak için eğitim kurumlan ve farklı programlar ile uzaktan erişim sürekli hale gelecek.

Dijital devrim finanstan üretime, satıştan pazarlamaya kadar tüm iş yapma şekillerini değiştiriyor. Eğitim de bu dönüşümden en çok etkilenen fonksiyonlar arasında… Değişen dünya, gelişen sosyal medya, teknoloji ve ‘Y’ kuşağının yadsınamaz ağırlığıyla öğrenme alışkanlıkları ve kariyer beklentileri artık değişti. Yeni düşünme ve eğitim yöntemleri hızla benimsenip yayılıyor.

Bilgiyi üretme ve paylaşma şekilleri, eski öğrenme alışkanlıklarını değişmeye zorluyor. Teknolojinin etkisiyle öğretmen merkezli, ezbere dayalı klasik sistem yerini dijital öğrenme süreçlerine yani ‘e-öğrenim’e bırakıyor. Yöneticilere yönelik uzaktan eğitim çözümleri geliştiren Eno-cta’nm Genel Müdürü Ahmet Hançer, geçmişte bilginin tek seferde ve büyük parçalı olarak aktarıldığını, günümüzde ise bilginin küçük parçalı ama daha kompakt iletildiğini söylüyor. Hançer, “İnsanlar bilgiyi hap gibi almayı tercih ediyor. Çünkü zaman, hiç olmadığı kadar kısıtlı ve değerli” diyor.

Geleceği Z kuşağı belirleyecek

Türkiye’de eğitim 2.0’ın geleceğini 90’larda doğan en belirleyici özellikleri ‘hız’ olan Z kuşağı belirleyecek. Artık bu kuşak için üniversiteler, akademisyenlerle birlikte çalışmalar yapıyor ve onların öğrenme alışkanlıklarına uygun çözümleri geliştirmek üzere işbirlikleri düzenleniyor. Tablet bilgisayann devreye girmesiyle okul kitapları ve destekleyici eğitimlerin e-öğrenme içeriklerine dönüştürülmesi ve orijinal e-öğrenme içeriklerinin üretilmesine başlanacak.

EdX ve Udacity 500 bin öğrenciyi geçti

Linkedln, Facebook, Twitter, YouTube, VVikipedia, WordPress, Flickr ve Digg… Web 2.0 kanallarının bu en popüler mecralarını aktif kullanan milyonların beklentilerine uygun yeni bir eğitim-öğretim düzeni de oluşmaya başladı. “Eğitim 2.0” olarak adlandırılan bu model için sosyal ve mobil öğrenme ile oyunlaştırmanın bir karması diyebiliriz. Bu modelde yaratılan başarılı örnekler, dünyada hayli popüler oldu.

ABD’nin önde gelen üniversitelerinden MIT ve Harvard kaynaklı uzaktan eğitim kurumu EdX’in öğrenci sayısı 370 bine ulaştı. Bir üniversiteyle bağlantısı olmayan ama Google ve Microsoft ile ortak ders geliştiren uzaktan eğitim kurumu Udacity’nin öğrenci sayısı ise 150 bin. Eğitim 2.0 yaklaşımı, öğretmen ve öğrenci arasında daha fazla etkileşim içeriyor. Dersler, internet üzerinden 8-12 dakikalık bölümler halinde izleniyor. Video durduktan sonra öğrencinin bazı sorulara yanıt vermesi gerekiyor. Doğru yanıtlar, videoyu ilerletiyor. Yanlış yanıtlar, videoyu başa alıyor. Bu yeni sistemin temel farkı dijital etkileşimin tüm süreçleri yönetiyor olması.

Türkiye’de Skype popüler

Çalışma hayatına başlayan bu yeni jenerasyon, teknoloji bağlantılı her tür uygulamayı alternatiflerine göre çok daha çabuk benimsiyor, kullanıyor ve verim alıyor. Ahmet Hançer, “Dünyada eğitim ve gelişim alanında yapılanlar elbette Türkiye için de önemli bir referans” diyor. Buna paralel Türkiye’de uzaktan eğitim veren üniversitelerin sayısında son üç yılda dikkat çekici bir artış meydana geldi. Özellikle yeni kurulan üniversitelerin işin içine girmesiyle uzaktan öğretim yoluyla eğitim alan öğrenci sayısında ciddi bir artış görülüyor. Türkiye’de uzaktan eğitim veren üniversitelerin sayısı, toplam üniversite sayısının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu sürece paralel olarak hem örgün hem de uzaktan eğitim veren yüksek öğrenimde yeni bir dönem başladı.



ROBOTLAR OKULA GİRDİ

ABD’de ‘Roboswot’ adlı robot, yedi yaşındaki Devon Carrow Sperduti adlı çocuğun yerine her gün okulda derslere giriyor. Robotun üzerindeki kamera sayesinde hem sınıf arkadaşları Devon’ın yüzünü görebiliyor hem de Devon derste işlenen konuları günü gününe takip edebiliyor. Alerji sorunu yüzünden okula devam edemeyen New Yorklu çocuğun kullandığı robot, VGo isimli şirket tarafından geliştirildi.

ONLINE SINAVLAR

Online sınavlar, Batı ülkelerinde okullarda uygulanmaya başlandı.

Bu sınavların öğrencilerin bilgisini gerçekten ölçüp ölçmediği tartışmaları gündemde.

SKYPE İLE’CANLI KONUK’

Dijital iletişimin en önemli araçlarından Skype da öğrencileri ve öğretmenleri sınıflardan dünyaya bağlayan araçlar arasında. Öğrencilerin ufkunu açmak hedefindeki öğretmenler için ABD’de “Skype İn The Classroom” oluşumu başlatıldı. Dünyanın dört bir yanındaki okulların da katıldığı bu serbest platform, bir tür “mektup arkadaşlığı” gibi tanımlanabilir.

HER SIRAYA BİR LAPTOP

ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde sınıflarda öğretmenlerin mobil cihazları eğitim ve öğretime entegre etmesi artık olağan hale geldi. Akıllı telefonlar, iPad’ler ve iPod’ları bir arada kullanan öğrenciler artık kimseyi şaşırtmıyor. ABD hükümeti, yakın zamanda ilköğretim ve lise çağındaki öğrencilerin okullarda kullanmaları için HP ProBook Notebook 440s model laptop satın almak üzere Hevvlett-Packard şirketiyle 180 milyon dolarlık anlaşma yapacağını duyurdu.

ÖĞRENCİLER FACEBOOK’TA

Bugünün öğrencileri, dijital bir dünyada yaşıyor. Eğitimciler, öğrenme süreçlerinin okul saatlerinin ötesine taşınmasından memnunlar, inovatif eğitim araçlarının gelişimi, teknolojinin mümkün kıldığı bir öğrenme kültürü yaratıyor. Gün boyunca öğrenciler YouTube, Tvvitter, Facebook, SMS gibi pek çok teknolojiyle iç içe oluyorlar.

SORUNUN YANITI TWITTER’DA

ABD’de bazı okullarda öğretmenler, sınıftaki ders ortamını enerjik tutmak amacıyla cep telefonu, bilgisayar ve 140 karakterlik yanıtların yazıldığı Tvvitter’dan faydalanıyorlar. Bunun parmak kaldırıp konuşmakta tereddüt eden utangaç öğrenciler için etkili bir iletişim taktiği olduğunu savunuyorlar.

KINDLE’DA E-KİTAP

Amazon.com, Inc. geçen yıl bir açıklama yaparak e-reader cihazlarını ve tablet bilgisayarlarını okullarda yaygınlaştırma kararı aldığını açıkladı. Böylece şirket, en büyük rakibi Apple ve iPad’e karşı bir hamle yapmayı planlıyor. Amazon, ABD çapında anaokullarından 12. sınıflara kadar Kindle’ların öğrenciler tarafından test amaçlı kullanıma başlatmayı hedefliyor. Böylece Kindle gibi cihazların, indirimli toplu satışlarla okullarda yaygınlaştırılması hedefleniyor. Çocukların e-kitaplar yoluyla okumayı sevdiği ifade ediliyor.

İPAD SEFERBERLİĞİ

Arizona State University’de geçen yıl başlatılan iPad seferberliği, öğrencilerin öğrenme süreçlerini geliştirmek için kampüsteki ders programlarına iPad’i teknolojik olarak entegre etmeyi öngörüyordu. Araştırmada öğrenme ve ders süreçlerinin iyileştirilmesi anlamında olumlu sonuçlar alındığı belirtiliyor. iPad’in müfredata entegrasyonu sonucu, öğrenme süreci daha fazla etkileşimli hale geldi.

DERSLER SINIFIN DIŞINA TAŞTI

SELÇUK PEHLİVANOĞLU
Türkiye Eğitim Derneği (TED) Başkanı

Web 2.0’ın en önemli özelliği, ortak bir akıl ile çok sayıda kullanıcıyı bir arada sosyal ve aktif bir ortamda aynı hedefe odaklayabilmesi. Eğitim 2.0 ise tam da bunun eğitime uygulanması anlamına geliyor. Öğrencileri 21. yüzyılın iş ve eğitim , hayatına hazırlamada kritik rol oynayarak, yaratıcı ve kritik düşünme becerilerini bu yolla destekliyorlar. Eğitim 2.0 öğrencileri grupla çalışabilme, üst düzey düşünebilme, çeşitlilik sağlama, bireysel ilerleme, sorumluluk alma, aktif katılım gibi çok sayıda beceri ve olanağı sunabiliyor.

Web 2.0 araçlarını kullanan öğrenciler, sınıfta verilen bilgiyi tüketen bireyler olmaktan çıkıyorlar. Bilgiyi üreten, kaynağını sorgulayan ve yeni bilgiler üreten aktif birer öğrenci grubuna dönüşüyorlar. Eğitim 2.0 ortamında öğrenciler aktif ve katılımcı oluyor, ürün odaklı çalıştığı için sonucu somut görüyor, zamandan bağımsız çalışıyor. Günümüz öğrencileri, en büyük sorunlarından biri olan güdülenme problemini 2.0 ortamında daha az yaşıyor.

Candeğer Muradoğlu





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir