Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türkiye’deki hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçısı sıkıntıda

Türkiye’deki hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçısı sıkıntıda




AB’de özellikle de İtalya ve Ispanya’daki kriz, Türkiye’deki hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçısına büyük zarar veriyor. İhracatçılar bu ülkelerdeki müşterilerden alacaklarını zamanında alamayınca, kredisi olmayan firmalara iş yapmayı kestiler…

TÜRKİYE’NİN büyümesinde kuşkusuz ihracatın önemli bir payı var. Özellikle son yıllarda iç piyasada zaman zaman yaşanan durgunluğa rağmen ekonominin büyümesi önemli ölçüde ihracatçı kesimin yüksek performansından kaynaklanıyor. İhracatın geneli içinde ise hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün rolü çok büyük. Son yıllarda otomotiv ve çelik ihracatındaki yüksek oranlı artışlara rağmen hazır giyim ve konfeksiyon sektörü Türkiye’nin döviz kazanmasında halen baş aktörler arasında yerini koruyor. Bu sektörde halen dünyanın sayılı ülkelerinden biriyiz.

Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün bu konuma gelmesinde Avrupa pazarlarının önemli etkisi var. Özellikle 1980’li yılların ikinci yarısından sonra kurulan birçok hazır giyim ve konfeksiyon üreticisi işletme Avrupalı markalar sayesinde büyüdüler. İstanbul Merter’de birkaç firmanın başlattığı hazır giyim ihracatı, daha sonra Çorlu, Lüleburgaz gibi İstanbul’un çevresindeki yörelerde kurulan yüzlerce işletmeyle devam etti. İşte bu işletmelerin çoğu bu sıralar Avrupa pazarlarında krize varan yeni sıkıntılarla karşı karşıya.

BAZI ALACAKLAR KALDI

Malum İtalya, İspanya gibi bazı Avrupa ülkelerinde uzun süredir ekonomik kriz hüküm sürüyor. Haliyle yaşanan kriz firmaları da etkisi altına almış durumda. Hatta bazı perakende zincirlerinin iflasın eşiğinde olduğu söyleniyor. Bu yüzden bazı ihracatçılar Avrupa’daki müşterilerinden alacaklarını tahsil etmekte sorun yaşıyor. Yani bugüne kadar açık hesap ihracat yapan Türk üreticiler, bu sıralar özellikle İtalya ve Ispanya’daki müşterilerinden akreditif istiyorlar.

Talu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gültepe, Türk hazır giyim ihracatçısının bugüne kadar Avrupa’ya açık hesap mal verdiğini, ancak bu sistemi artık kimsenin uygulamadığını belirtiyor. Gültepe, özellikle İtalya, İspanya ve Fransa’daki orta büyüklükteki firmaların ödeme güçlüğü geçtiklerini söylüyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Büyük firmalarda herhangi bir sorun yok. Ancak orta ölçekli firmaların siparişlerini, finansal durumlarını görmeden kabul etmiyoruz. Bu tür firmalarla faktoring şirketleri aracılığıyla çalışmaya başladık. Dünyada açık hesap sistemiyle çalışan tek ülkeydik. Rakibimiz olan Uzakdoğu’da böyle bir model yok. Bu yüzden sipariş alma konusunda bize avantaj sağlıyordu. Ancak artık risk çok yükseldi. Bu konuya hükümetin de çeki düzen vermesi lazım. Açık hesap çalışan firmaların ihracat yapmaları önlenmeli. Avrupa’daki mali sıkıntıyla birlikte vadeler de uzamış durumda. Eskiden en fazla iki ay vade isteyen müşterilerimizle bu sıralar dört ay vadeyle çalışıyoruz.”

İtalyanlar hammadde vermiyor

İtalya bilindiği gibi dünya tekstil piyasasının önemli merkezlerinden. Her ne kadar üretimde eskisi kadar söz sahibi olmasa da tekstil sektöründe önde gelen birçok şirketin merkezi halen bu ülkede bulunuyor. Dolayısıyla yün, angora, kaşmir gibi tekstil hammaddelerinin satışını yapan şirketlerin merkezleri de İtalya’da. Bu hammaddelerin fiyatları son dönemlerde artmaya başladı. Tiirkiye’deki ithalatçılar bu ürünleri almak için aylar öncesinden kontrat imzalamış dürümdalar. Ancak İtalyanlar Türkiye’deki müşterilerine düşük fiyattan satış yapmamak için malların yüklemesini geciktiriyorlar. ACME Grup Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Batallı, hammaddeleri alamadıkları için kumaş üretiminde sıkıntı yaşandığını, bunun hazır giyim ve konfeksiyon üretimini de olumsuz etkilediğini belirtiyor. Batallı, bu İtalyan şirketlerin kara listeye alınmasını öneriyor.



FAKTORİNGTE YÜZDE 80’İ PEŞİN

Orma Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Murat Delibalta da artık açık hesapla çalışmadıklarını belirtiyor. Delibalta, faktoring şirketleri üzerinden yapılan ihracatta, ihracat bedelinin yüzde 80’inin peşin alındığını, geri kalanının da vade sonunda ödendiğini belirtiyor. Delibalta da ödeme sorununun daha çok orta ve küçük ölçekli ithalatçılarda görüldüğünü doğruluyor:

“Biz de sipariş veren firmanın yeterliliğine bakmaya başladık. Yani eskisi kadar rahat davranmıyoruz. Ödeme sorunu olanlar zaten hemen piyasada duyuluyor ve piyasadan çekiliyorlar. Avrupalı firmalar da üretici konusunda seçici olmaya başladı. Siparişlerin adedi az, teslimat süresi de kısa olduğu için Avrupalı ithalatçılar Türkiye’deki tedarikçilerini elemeye başladı. Eskiden çok sayıda tedarikçiyle çalışıyorlardı, şu anda ise siparişlerini birkaç firmaya dağıtıyorlar.?

“İKİ MÜŞTERİMİZİ BIRAKTIK”

BMR Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Buza-cıoğlu ise, Avrupa’daki krizin derinleştiğini, büyük ölçekli firmaların da ödeme sorunu yaşayacaklarını iddia ediyor. Buzacıoğlu, beş yıldır tedarikçisi oldukları, Ispanya’nın önde gelen firmalarından biriyle bu yüzden çalışmayı bıraktıklarını söylüyor. Bugüne kadar açık hesap çalışmadıklarını belirten Buzacıoğlu’nun bu konudaki değerlendirmesi ise şöyle:

Avrupa’da işlerin yolunda olduğu dönemlerde de hep akreditifli çalıştık. Parasını zamanında ödemeyenler her zaman oluyor ancak bu kez sorun daha büyük. Eskiden kredi sorunu olmayan firmalar da sıkıntı yaşamaya başladı. Örneğin daha birkaç gün önce İspanyol bir müşterimiz akreditif açamadı. Bu yüzden siparişini almadık. Aynı şekilde ödeme sorunu olduğunu duyduğumuz bir İtalyan firmayla da çalışmayı bıraktık. Faktoring şirketleriyle çalışmak da çözüm değil. Mali durumu bozuk bir ithalatçı şirkete hangi faktoring firması kredi açar? ‘Alacaklarınızı sigorta ettirin’ diyorlar ancak krizdeki bir şirketi kimse sigorta kapsamına almaz. Bunlar teoride geçerli. Kapasitesi büyük olan üreticilerimiz var. Bunlar kapasitelerini doldurmak zorundalar.”

“ÖN ÖDEME İSTİYORUZ”

Pameks Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Karahasanoğlu da, beş yıldır ön ödeme almadan sipariş kabul etmediklerini anlatıyor. Başta Hermes ve Cofas olmak üzere ihracat sigortası yapan firmalarla çalıştıklarını belirten Karahasanoğlu, kredisi 10 üzerinden 6’ya düşen firmalara kesinlikle açık hesap mal vermediklerini vurguluyor. Karahasanoğlu’nun mali sıkıntı yaşayan Avrupalı ithalatçılarla ilgili tespitleri ise şöyle:

“Mağazaları sadece Avrupa ülkelerinde olan perakendecilerin çoğu sıkıntılı. Çünkü Avrupa’da durgunluk var. Nitekim bunların siparişleri yarı yarıya düştü. Dolayısıyla ciroları da geriledi. Oysa genel giderleri aynı. Fakat uluslararası mağaza zincirlerinde ciddi bir sıkıntı yok. Çünkü bu firmaların dünyanın her yerinde mağazaları var. Biz yine de gelen siparişlerin parasının yüzde 20’sini peşin istiyoruz. Ödeyemeyenlere üretim yapmıyoruz. Yeni gelen müşteriyi mutlaka araştırıyoruz. Bazı üreticilerimizin Avrupa’daki müşterilerinde alacaklarının kaldığını duyuyoruz. Avrupa’daki durgunluğun kısa sürede biteceğini, tekrar eski günlerimize döneceğimizi düşünmüyorum. Hazır giyim üretiminde halen önemli bir altyapıya sahibiz. Bu yüzden yeni pazarlar aramalıyız.”

Özbeymen / Para






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir