Sağlık HaberleriTurizm Sektöründen Haberler

Türkiye’nin Sağlık Turizmi Hedefi

BİREYLERİN sağlık problemleri ile ilgili tanı, tedavi ve kontrol amaçlı olarak, yaşadıkları yerden başka bir yere seyahat etmesine sağlık turizmi deniyor. Bu seyahatler yurtiçi, uluslararası, hatta kıtalar arası bile yapılabiliyor. Sağlık turizmi, medikal, termal ve spa-wellness, ileri yaş ve engelli turizmleri olarak çeşitlere ayrılıyor. Sağlık turizmi, sağlığı ve tedavisi için ülke değiştirenler, turist olarak gittiği ülkede hastalanıp tedavi olanlar ve kronik bakım tesisleri, kaplıcalar gibi tamamlayıcı unsurlar olmak üzere üç ayaktan oluşuyor.

Türkiye’nin 2023 sağlık turizmi hedefi 20 milyar dolar

İDİL TARAKLI / PARA ; Türkiye’nin 2023 sağlık turizmi hedefi 20 milyar dolar gibi oldukça iddialı bir düzeyde. Şimdi gözler Türkiye’nin 2021’de sağlık turizminde nasıl bir trend izleyeceğinde ve pandemiye rağmen 2023 hedeflerine ulaşıp ulaşamayacağına çevrildi. Sağlık sektöründe sağlık turizmi segmenti gerek ülkemizde gerekse dünyada çok önemli bir paya sahip. Sektör temsilcileri sağlık turizminin dünyadaki büyüklüğünün 100 milyar dolar civarında olduğunu ve hızla 500 milyar dolar seviyesine doğru ilerlediğini söylüyor.

“FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR”

Covid-19’un doğal olarak 2023 hedeflerine ulaşılması konusunda ciddi bir olumsuz etki yarattığını belirten Acıbadem Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, global ölçekte bakıldığında özellikle seyahat kısıtlamalarının ve sınırların kapanmasının belirleyici nedenler olduğunu söylüyor. Pek çok ülkenin seyahat kısıtlamalarından olumsuz etkilendiğini hatırlatan Aydınlar, Singapur, Hong-Kong ve Malezya gibi ülkelerin sağlık turizminde, pandemi öncesi dönemdeki hacminin yüzde 90’ını kaybettiğine dikkat çekiyor.

Benzer sorunun Avrupa’da Ingiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkeler için de geçerli olduğunu kaydeden Aydınlar, “Bu durum, sağlık sisteminin güçlü altyapısı ve sağlık turizmindeki önemli deneyimleri sayesinde Türkiye için bir fırsata dönüştürülebilir. Tam da bu süreçte sağlık turizmine yönelik stratejilerin güncellenmesi etkili olabilir. Böylece daha fazla sayıda yabancı hastaya hizmet verebiliriz. Ancak yine de 2023 hedeflerine ulaşmak bugünkü koşullarda zor görünüyor” diyor.

saglik turizmi

“TÜRKİYE DOĞRU YOLDA”

2020’nin her sektör için bir hayli zorlu geçtiğini ifade eden MLP Care Uluslararası Hasta Merkezi Direktörü Murat Ercan, “Ancak her ne kadar bir gelir düşüşü yaşansa da Türkiye özellikle sağlık sektörü parametrelerini nispeten dengede tutmayı başardı ve 2021 itibariyle pandemi öncesi değerlerine yeniden ulaştı” diyor. Türkiye’de başarılı yönetilen bu sıkıntılı sürecin aynı zamanda pek çok pazar dengesini de Türkiye lehine değiştirerek sağlık turizminde rekabet ortamını etkilediğini hatırlatan Ercan, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Dolayısıyla bu doğru stratejinin devamının sağlanması halinde Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmaması için hiçbir sebep yok. Pandemi dünya genelinde pek çok bölgenin sağlık yönetimi konusundaki açıklarını göz önüne seren zorlu bir sınav oldu. Seyahat kısıtlamaları her ne kadar hasta mobilitesini kötü etki-lese de, bu sınav genel olarak büyük bir kitlenin sağlık hizmeti alma konusunda alışkanlıklarını ve özellikle Türkiye için sağlık turizmi konusundaki ön yargılarını değiştirdi. Tüm bu süreçte kontrollü hasta giriş çıkışlarına ve teşvik projelerine de devam edilmesi, sektörün hızlı bir şekilde toparlanmasında ciddi bir rol oynuyor. Nitekim rakamlar 2023 hedeflerine ulaşabilmek için doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

“HEDEFE 2023’TE ULAŞACAĞIZ”

Pandemi döneminde ülkemizin yaşadığı zorluklara rağmen devletin 2020’de yarattığı ek hastane kaynakları ve özel sektörü de devreye alarak geniş bir tedavi alanı açtığını hatırlatan Liv Hospital Grup Koordinatörü Meri Istiroti ise, “Şimdi yurtdışında gerek Covid-19, gerekse diğer kabul etmekte olduğumuz risk düzeyi yüksek hastalar, ertelenmiş vakalar (kanser tedavi ve cerrahileri, nakiller, robotik cerrahi, ürolojik hastalıkları vb.) gelmeye başladı. Başka ülkelerin henüz sınırlarını açmaması nedeni ile Türkiye çok önemli bir seçenek oldu. Dolayısıyla 2023 hedeflerimize ulaşacağız” diyor.

Sağlık turizminin dünyadaki büyüklüğünün 100 milyar dolar civarında olduğunu kaydeden Istiroti, 2013’den itibaren gelişim trendine dikkat çekerek, “2013’te Türkiye’ye sağlık turizmi için gelenlerin sayısı 300 bini aşarken; sağlık turizminden elde edilen gelir de 2.5 milyar dolardı. 2014’te sağlık turizmi kapsamında gelen 400 bini aşkın ziyaretçiye hizmet verildi. Sağlık turizminde ülkemiz hızlı bir büyüme ivmesi içinde. Tedavi için ülkemize gelen hasta sayısı altı yılda dört katına çıktı. 2019’da da bu kapsamda 1 milyon turisti yakalayarak iyi bir noktaya geldik” değerlemesini yapıyor.

2020’de pandemi ile sağlık turizminin tamamen sıfır noktasına geldiğine dikkat çeken Istiroti, ama bunun kendi içinde bir çıkışı da barındırdığını vurguluyor. Sağlık turizminin de çok hızlı toparlanacağını düşünen Istiroti, pandemi sürecinde çok özellikli işlere imza atıldığı için sağlık hizmetinde spesifik tedavilerde Türkiye’ye duyulan güvenin arttığını söylüyor. Devletin bu konudaki teşvik politikasını gözden geçirerek sağlık hizmeti sunucularına nefes aldıracak bazı tedbirleri almasının önemine vurgu yapıyor.

“DİJİTALLE SINIRLAR KALKTI”

Sahip olunan imkanlar sayesinde, ülke olarak sağlık sistemimizin çok iyi bir durumda olduğunun altını çizen Memorial Sağlık Grubu CEO’su Uğur Genç ise, kişiselleştirilmiş ve dijital sağlıkta sınırların kalmadığı, insanların istediği tedaviyi istediği yerde alabileceği sağlık turizminin çok daha önemli bir düzeye geldiği noktada olduğumuzu söylüyor. Yapay zeka kullanarak, farklı algoritmalar işlenerek insanların doğru tedavi yöntemine yönlendirildiğini kaydeden Genç, “Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklikle tedavi uygulamaları, evde gözlüklerle gerçekleşebiliyor.

insanların hastaneye gelmeyip bizim onların evine gittiğimiz uygulamalar mevcut. Onlara sadece bir telefon kadar yakınız. Giyilebilir sağlık teknolojileriyle bütün vücut semptomlarını ölçtüğümüz ve bir sıkıntı olduğunda hastanın farkında olmadan gidip onu evinde veya ofisinde bulup tedavisinin gerçekleştirildiği uygulamalardan söz ediyoruz artık” diyor.

Japonya’da bir doktorun, Ispanya’daki bir hastayı geçen yıl robot yardımıyla ameliyat ettiği bilgisini veren Genç, hastaların derilerinin altına yerleştirilen çiplerle verinin alındığı, hastanın takip edildiği bir geleceğe doğru gittiğimize dikkat çekiyor.

“AŞILANMIŞ ÜLKE OLMALIYIZ”

Türkiye’nin 2019’da Sağlık Bakanlığı verilerine göre sağlık turizminden 1.1 milyar dolar gelir elde ettiğini ancak 2020’de Covid-19 nedeniyle bu rakamın azaldığını söyleyen Genç, “2020’de bu gelirin 900 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında seyrettiğini söyleyebiliriz. 2021 için de durum geçen yıldan çok farklı olmayacak gibi görünüyor. Yılın ikinci yarısından sonra durumun biraz daha farklılaşmasını bekliyoruz.

Aşılanma ile özellikle gelişmiş ülkelerden yabancı hastaların Türkiye’ye sağlık hizmeti almak için geleceğini düşünüyoruz. Ülke olarak yüzde 20’lik artışla birlikte belki 1.3 ile 1.5 milyar dolar arasında bir gelir elde edebiliriz. Tabii bu varsayımların gerçekleşebilmesi için Türkiye’nin durumu önemli. Çünkü hangi ülkeden olursa olsun, insanların güvenle tercih edebileceği aşılanmış bir ülke olmalıyız. Aşılanma ile toplumsal bağışıklık sürecinin hızlanması çok önemli bir artı olacaktır.”

“500 MİLYAR DOLARA DOĞRU”

Uluslararası Sağlık Turizmcileri İşverenler Sendikası (US-TİS) Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Berkay Tulpar Clinic Yönetim Kurulu Başkanı Berkay Tulpar, net bir rakam vermek mümkün olmasa da dünyada sağlık turizmi sektörünün 500 milyar dolar seviyesine doğru ilerlediğini öne sürüyor. Son birkaç yıldır sektörün çok hızlı büyüdüğünü ve pandemi öncesinde yapılan öngörülerin birkaç yıl içinde bu rakamın 1 trilyon dolara ulaşacağı yönünde olduğunu hatırlatan Tulpar, “Ancak pandemi bu konudaki bütün öngörülerin ötelenmesine neden oldu.

Türkiye de durumdan olumsuz etkilendi. Sağlık turizmi konusunda bu zamana kadar tek bir ağızdan konuşmak mümkün değildi. O nedenle konular ve hedefler pek gerçekçi görünmüyordu. Halen Türkiye’nin sağlık turizminden ne kadar gelir elde ettiğini tam olarak söylemek mümkün değil. Bu konuda belli bir standart olmadığı gibi irili ufaklı çok işletme olduğu için net rakamlara ulaşmak da pek olası değil. USTIS olarak, sektördeki bu karmaşıklığı kısa sürede toparlamayı hedefliyoruz” diyor.

Tulpar, çok yeni bir sendika olduklarını, sağlıklı rakamlar verebilmek için öncelikle envanter çalışması yapacaklarını kaydediyor. 2023 için 20 milyar dolarlık bir hedeften bahsedildiğini ancak şu an için elde resmi rakamlar olmadığını hatırlatan Tulpar, “Bize göre daha yukarılarda bir rakamdan söz etmek bile mümkün. Çünkü sağlık turizmi dediğimiz çok geniş bir kitleyi kapsıyor. Önce sektördeki gerçek oyuncuların kimler olduğunu belirleyeceğiz, ardından da sektörün büyüklüğünün ne olduğunu gerçek rakamları ile ortaya çıkaran çalışmalar yapacağız. Sağlık turizminde dünyanın sayılı ülkelerinden biriyiz. 20 milyar dolar yakalanması zor olmayan bir hedef. Biz orta vadede 25 milyar dolarlık yeni bir hedef belirledik. Türkiye’nin sağlık turizmi haritasını çıkardıktan sonra bu rakamların çok da uzak olmadığına birlikte şahit olacağız” diyor.

Türkiye sağlık turizminde son durum

Sağlık turizmi teşvikleri

a-) Ürün ve hizmet tesciline ilişkin harcamaları ile yurtiçinde tescil ettirilmiş markalarının yurtdışında tescili ve korunmasına ilişkin giderleri, yüzde 50 oranında ve yıllık en fazla 50 bin dolar.

b-) Bakanlık tarafından uygun görülen kurum ve kuruluşlardan alınan/yaptırılan pazar araştırması, sektör, ülke, uluslararası mevzuat, veri madenciliği/veri değerlendirme faaliyetleri, yabancı şirket veya marka odaklı raporlar [mali ve hukuki raporlar dahil) ile yabancı şirket alımlarına yönelik danışmanlık hizmetlerine (mali ve hukuki danışmanlık dahil] ilişkin giderleri, yüzde 60 oranında ve yıllık en fazla 200 bin dolar.

c-) Çevre, kalite ve insan sağlığına yönelik teknik mevzuata uyum sağlanabilmesi ve ön tanı merkezi, ofis açılışı ve işletilmesini teminen gerçekleştirilen; kalite, hijyen, çevre (4/13) belgeleri, ilgili ruhsat ve izinler ile bir ülke pazarına girişte zorunlu olarak aranan veya pazara girişte avantaj sağlayan belge/sertifikalara ilişkin eğitim, danışmanlık dahil belgelendirme giderleri, yüzde 50 oranında ve belge başına en fazla 50 bin dolar.

ç-) Reklam, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine ilişkin harcamaları, yüzde 60 oranında ve yıllık en fazla 400 bin dolar.

d-) Doğrudan veya yurtdışında faaliyet gösteren şirketleri ya da şubeleri aracılığıyla açtıkları birimlerin brüt kira (vergi/resim/harç dahil] ve komisyon harcamaları, yüzde 60 oranında ve birim başına yıllık en fazla 120 bin dolar.

e-) Uluslararası pazarlarda rekabet avantajını artırmak üzere Bakanlığın belirlediği konularda firma/kuruluş/ uzmanlardan alınan danışmanlık hizmetlerine ilişkin giderleri, yüzde 50 oranında ve yıllık en fazla 200 bin dolar.

f-) Sağlık turizmi ile ülkemize uluslararası hasta ve öğrenci getirilmesine, yönelik acentalara yapılan komisyon ödemeleri, yüzde 50 oranında ve yıllık en fazla 100 bin dolar destekleniyor.

Sağlık turizmi çeşitleri

  • A. Teşhis ve tedavi amaçlı sağlık turizmi
  • B. Wellness ve well-being amaçlı sağlık turizmi
  • C. Üçüncü yaş sağlık turizmi
  • D. Termal sağlık turizmi

Murat ERCAN / MLP Care Uluslararası Hasta Merkezi Direktörü
“2021’i tüm zamanların en yüksek geliriyle kapatabiliriz”

Pandemide ilk dört ayda yaşadığımız düşüşü, 2020’nin son çeyreğine girerken Eylül ayına doğru pandemi öncesi rakamlarına ulaştırıp, üstüne bir büyüme ivmesine çevirmeyi başardık. 2021’in ilk çeyreğinde ise yeni yıla dair agresif büyüme hedeflerimiz gerçekleşti. Bu 2021 gelir ve hasta sayısı anlamında ümit veriyor. Geçtiğimiz seneki gibi normalin dışında bir etken olmazsa, 2021’i grup olarak tüm zamanların en yüksek geliriyle kapatmayı hedefliyoruz. Stratejimiz sektörün, pandemiden dolayı değişen coğrafyasına adapte olarak, doğru projelere yatırım yaparak, mevcut durumdan en etkin verimi almak.

Tecrübeli ve akademik hekim kadromuzla donatılan hastanelerimizde uluslararası hastaların bizi en çok tercih ettiği branşlar onkoloji, beyin cerrahisi; organ-böbrek, karaciğer, kemik iliği nakilleri; ortopedi, genel cerrahi, pediatrik , cerrahi, kardiyoloji, kalp ve damar cerrahisi branşları. Bu denli ciddi sağlık sorunlarının tedavisi hastanelerimizde ABD ve Avrupa’nın pek çok ülkesindeki çok yüksek rakamlara kıyasla çok daha makul ve daha yüksek başarı oranlarıyla yapılıyor.

Hastanelerimizde tümör tedavisi için Gamma Knife, intra operative MRI ve Pet Ct gibi en güncel görüntüleme cihazları, robotik cerrahide DA Vinci ve Da Vinci XL cihazları, makoplasty, lazer ve tomoterapi cihazları gibi güncel teknoloji tıbbi cihazlar uzman hekimlerimiz tarafından kullanılıyor. Uluslararası platformda fark yaratan en önemli uygulamalar arasında entegre kök hücre tedavisini gösterebiliriz. Dâhil olduğumuz Turquality teşvik programı kapsamında markalaşma faaliyetlerimiz devam ediyor. Dünya genelinde pek çok farklı coğrafyada projelerimizi sürdürüyor ve hasta alıyoruz.

Ayrıca grubumuz teknoloji ve dijitalleşme konusunda başlattığı geniş çaplı projesinin bir ayağı olan online muayene sistemi ile yabancı hastalarına pandemi başlangıcından beri uzaktan ulaşarak hizmet veriyor.

Uğur GENÇ / Memorial Sağlık Grubu CEO’su
“20 ülkedeki hastalara e-doktor üzerinden hizmet verdik”

Sağlık turizminde önemli bir noktadayız. 15 yıldan bu yana Türkiye’de bu alanda büyük emek harcıyoruz. 13 yıl önce (2007’de) Azerbaycan’da yurtdışındaki ilk sağlık turizmi ofisini açtık. 2019’da gelirimiz 1 milyar 800 milyon TL’nin üzerindeydi. Grup olarak 2019’da sağlık turizminden 450 milyon TL gelir elde ettik. Kazancımızın yüzde 24’ü sağlık turizmden geldi. 167 ülkeden 35 bin yabancı hastaya sağlık hizmeti sunduk. Yabancı hastaların bıraktığı para 80 milyon doların üzerinde. 2020’de ise sağlık turizmi gelirlerimiz 435 milyon TL’ye düştü.

Sağlık turizminde öncelikli hedefimiz, pandemi öncesi döneme ait rakamları yakalamak. Bunun için pek çok farklı bölge ve ülkeye yönelik aksiyon alıyoruz. Ülkelerdeki sağlık paydaşları ile ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik ziyaretler yapıyor, fuarlara katılıyor, online dijital pazarlama çalışmaları yapıyor, yurtdışı hastanelerle entegre projeler üretiyoruz. Yeni pazarlara açılacağız.

Kuzey ve Orta Afrika’ya daha fazla odaklanacağız. Bu atılımları yılın ikinci yarısında gerçekleştireceğiz. Geçmişte, İngiltere, Almanya gibi gelişmiş batı ülkelerinden çok fazla hasta alamıyorduk. Şimdi buralarda da varlığımızı güçlendiriyoruz. Doktorlarımızı hedeflediğimiz bölgelere götürmek ya da o bölgelerden doktorların ülkemize gelmesine yönelik faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Eğitim programlarımız devam ediyor. Özellikle organ nakli, kalp cerrahisi, onkolojik cerrahi, ortopedi, beyin cerrahisi gibi alanlarda çok özel deneyimler yaşanıyor. Bu yıl pandemiyle ülke olarak sağlık sektöründeki başarımızı dünyaya kanıtladık. Orta vadede bunun Türkiye için artı olacağını ve yabancı hastalarımızın artacağını düşünüyorum.

Sadece sağlık turizmiyle ilgilenen 300 personelimiz var. 30 ayrı dil konuşuluyor. 167 ülkeden hastaya sağlık hizmeti sunuyoruz. Ağırlıklı olarak Bağımsız Devletler Topluluğu, Balkan ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, Ortadoğu ülkeleri ile Avrupa ve ABD’den hasta kabul ediyoruz. Tüm hastanelerimizde ağırlıklı, kompleks tedaviler, özellikli işlemler ve ameliyatlar için bu hastalar bizi tercih ediyor. Onkoloji, kemik iliği nakli, organ nakli, kalp ve damar cerrahisi, girişimsel kardiyoloji, ortopedi, tüp bebek, estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, beyin cerrahisi gibi branşlarımızla yabancı hastalara hizmet veriyoruz.

Uluslararası akreditasyona sahip olan genetik ve immünogenetik laboratuvarlarımız, dijital patoloji hizmetlerimiz sayesinde, dünyadan test ve patoloji örnekleri alarak özellikle Azerbaycan, Romanya, Kıbrıs, Bulgaristan ve Gürcistan gibi ülkelere hizmet veriyoruz. Aktif olarak teletıp uygulamalarını kullanıyoruz. Öncelikle elektronik ortamda hasta alıyoruz, randevularını ayarlıyoruz, sonra hastalar tetkiklerini bize gönderiyorlar. Biz hekimlerimize yönlendiriyor ve gerekli tanı ve tedavi süreçlerinin yürütülmesini sağlıyoruz. Bizim platformumuzun ismi “e-doktor” ve bu uygulama sayesinde pandemi sürecinde de binlerce yabancı hastaya ulaşarak onlara üst düzeyde sağlık hizmetleri sunduk. Son altı ayda 20’ye yakın ülkeden hastaya e-doktor üzerinden hizmet verdik.

Eski teşviklerin yanı sıra tanıtım ve pazarlama teşviklerinin getirilmesi sağlık turizmi piyasasının önünü açacaktır. Bakanlık başarılı kuruluşları teşviklerle motive edebilir. Yalnızca teşvik adı altında değil, “yapılması gerekenler” başlığı altında da bazı düzenlemeler etkili olacaktır; örneğin hasta olduğu bilenen kişi için ülkeye giriş ve çıkışların kolaylaştırılması gibi. Hastalar kompleks işlemler için ülkemizi tercih ediyor.

Ama bu işlemlerin çoğunda devletin “planlama” adını verdiği uygulama söz konusu. Yani yeni kompleks işlemleri bünyenize katamamak, yeni onkoloji departmanı açamamak, yeni bir PET-CT cihazı satın alamamak, organ nakli ruhsatı alamamak gibi engeller var. Kapasite artırımı anlamında Sağlık Bakanlığı, sağlık turizminde başarılı olan kuruluşları, planlamayı gevşetmek ve ödüllendirmek gibi teşviklerle birlikte motive edebilir.

Meri İSTİROTİ / Liv Hospital Grup Koordinatörü
“Sağlık hizmeti sunucuları online uygulamalara yöneldi”

2019’da toplam gelirimizin yaklaşık yüzde 40’ını sağlık turizminden elde ettik. 2020’de oran yüzde 30 oldu. 2021‘de de yüzde 30 olmasını hedefliyoruz. Pandemi tüm dünyada sağlık sektörünün hızını bütünüyle kesti. Şimdiye kadar yaşanmamış bir deneyimdi. Sağlık hizmeti sunucuları hem kendilerini koruyabilmek, hem de toplumda farkındalık sağlayabilmek için sınırları ortadan kaldıran online uygulamalara yöneldi. Hem yurtiçi hem de yurtdışı hastalar için kullandığımız görüntülü görüşme sistemimiz, pandemiyle bambaşka bir boyuta taşındı. Online uygulamalar özellikle kalp, şeker, tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar ve 65 yaş üstü için hayati önem taşıdı.

Şimdiye kadar ağırlıklı 35 ülke olmak üzere 135’den fazla ülkeden hasta aldık. Yakın coğrafya başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Orta Asya ve Ortadoğu ülkelerinden pek çok sayıda hasta ağırladık. 22 farklı dili konuşan bir yurtdışı pazarlama ekibimiz var. Bu ekibin farkı hepsinin ilgilendiği ülkenin vatandaşı olması. Kurulan altyapı ve teknolojik yatırım, tecrübeli hekimler, hastalara nasıl yaklaşacağını da bilen bir yurtiçi ve dışı takımı ile hizmet veriyoruz. Yurt dışından özellikle onkoloji, ortopedi ve kök hücre, check-up, kardiyoloji ve tüp bebek alanlarında hasta alıyoruz.

Ülkemizde ilk kez bir hastane içinde GMP standartlarında kurulan kişiye özel Rejeneratif Tıp Kök Hücre Üretim ve Uygulama Merkezi ile kozmetik dermatoloji-estetikten, ortopediye, geçmeyen yaralardan, yanık tedavisine kadar her türlü tedavi yapılıyor. Robotik cerrahi altyapısı ve ameliyathane süitleri ile en komplike kanser cerrahiler yapılabilmesi ve aynı altyapıda üst düzey obezite cerrahisi uygulanıyor. Ülkemizin ve bölgenin tek robotik diz ve kalça protezi yapabilen Makoplasty robotik cerrahi merkeziyiz. Kozmetik dermatoloji ve estetik uygulamalar son teknoloji ile kişiye özel olarak ele alınıyor. Florasan Guided ile beyin tümörleri cerrahisinde son teknoloji kullanılıyor.

Dört boyutlu gerçek zamanlı radyoterapi yatırımı olan MR Linac ile kanser hastalığında gerçekten çığır açan büyük bir teknolojiyi Liv Hospital Ulus’a getirdik. Bu yıl pediatrik alanda ve özellikle pediatrik kalp cerrahisinde de referans merkezi olmayı hedefliyoruz. Arnavutluk, Süleymaniye gibi hedef noktalarda temsilcilikler açıyoruz. Ülke olarak sağlık turizminde daha da güçlenmemiz için daha kooperatif çalışmamız gerekiyor.

Dr. Nihat TANFER / Tanfer Sağlık Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı
“Hedefimiz ilk 50 arasına girmek”

Geçen seneki rakamı şu anda net olarak söylemek çok zor. Çünkü yurtdışından uçuşlar kapatıldığı için Türkiye sadece Körfez ülkelerinden gelen yabancı turistlere sağlık turizmi olarak hizmet verebildi. Bunun dışında belirli merkezlerde saç ekimi, medikal estetik gibi küçük cerrahi müdahaleler yapılabildi. Libya ve Irak’tan gelen vakalar oldu. Beklediğimiz turisti ABD, Avrupa ve İngiltere’den ne yazık ki alamadık. Bu sebeple yüzde 50 kayıp oldu. Tahmin ediyorum bu yıl da 2020‘den farklı bir durum olamayacak. Bu süreçte ayakta kalan firmalar kalacak. Yurtdışından hasta gelişinin kapanmasıyla gelirimiz önceki yıllarda yaptığımız gelirin yaklaşık yüzde 50’sine geriledi. İngiltere ve diğer ülkelerden açılışın sağlanmasıyla tekrar eski performansımıza ulaşacağımıza inanıyoruz.

Türkiye’nin en büyük hizmet ihracatçıları arasında yer alan, diş estetiği, gülüş tasarımı, saç ekimi, estetik cerrahi ve ameliyatsız medikal estetik uygulamalarımız devam ediyor.

Grubumuz Mecidiyeköy’deki hastaneyi 2019’da bünyesine kattı. Bodrum’da da yeni bir yatırıma hazırlanıyoruz. Sağlık turizmi Türkiye ekonomisi için en önemli konuların başında geliyor. 2023’teki 20 milyar dolarlık hedef için yerli sermayeli bir grup olarak yeni yatırımlar yapıyoruz.

Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı listesine giren bir diş kliniği iken, artık yelpazemizi genişleterek bir sağlık grubu haline geldik. Yatırımlar tamamlandıktan sonra hedefimiz ilk 50 arasına girmek.

Önümüzdeki dönemde Bodrum’da kuracağımız bir estetik, rehabilitasyon ve anti-aging merkezi ile büyümeye devam edeceğiz. Hedef kitlemiz başta Avrupa’dan gelen yerli ve yabancı misafirler olmak üzere tüm dünya ülkeleri. Tesise gelenler tatillerini bu otelde yapıp, bir yandan da ihtiyaç duydukları tedavi ve bakımları yaptırabilecek.

Dr. Servet TERZİLER / Türk Sağlık Turizm Derneği (TÜSATDER) Başkanı ve Estevvorld Grubu YKB
“Türkiye kendini ispat etti”

2019’da özellikle yurtdışından getirdiğimiz saç ekim ve plastik cerrahideki hastalarla yaklaşık yüzde 40‘a yakın büyüdük ve 100 milyon TL ciro elde ettik. 2020 için de bu doğrultuda bir hedef belirlemiştik ama pandemiyle hedeflerimizi revize ettik ve 85 milyon TL’yi, bu sene de pandeminin seyrine göre 100 milyon TL’yi hedefliyoruz. 2004’ten beri 20 yıldır bu kriz hangi fırsatlara gebedir diye işimize baktık.

2021’de şube açmak yerine dikey büyüme kararı aldık; mevcut yapılarımızın kalite, pazarlama ve hijyen konularında daha akredite edilmesi ve kadrolarımızın daha da güncellenmesi için çalışacağız. Saç ekimini dünyaya göre üçte bir fiyata sunuyoruz. Fiyat kalite dengesi bakımından kulaktan kulağa pazarlama ile Türkiye her geçen yıl artan bir ivme yakaladı. İlk başlarda Türkiye’de Arap ülkelerinden gelenler saç ektirmeye başladı ama özellikle son üç yıldır Türkiye’de saç ektiren AvrupalI sayısı Arap ülkelerinden gelenlerin 4-5 katına çıktı. Özellikle İspanya, Hollanda, Belçika, İngiltere ve Fransa’dan Türkiye’ye yoğun bir şekilde saç ekim ve estetik cerrahisine geliyorlar.

2021 için özellikle Asya’dan Hindistan, Çin, Endonezya, Malezya, Japonya gibi ülkelerde yeni pazar arayışı içerisindeyiz. Küresel krizden en çok Avrupa ve ABD etkilendi. Oradaki halk da ekonomik olarak etkilendi. Fakat Asya ülkeleri bu krizden en şanslı çıkanlar arasında. 2021 de zorlu geçeceğe benziyor. Ancak pandemiyi kontrol altında tutabilirsek salgın öncesi 3 milyar dolar büyüklüğe sahip olan sağlık turizminde son çeyrek atağa kalkma dönemi olur ve toplam sağlık turizmi gelirinin yarısını 1.5 milyar dolarlık saç ekimi sektörünün de yüzde 70’ini elde ederiz diye düşünüyorum.

Türkiye sağlık sektöründe doktoruyla, hastane altyapısıyla, hijyeniyle çok iyi olduğunu ispat etti. TÜSATDER olarak diyebilirim ki, dünyaya sağlık konusunda marka ülke olduğumuzu gösterdik. Bu markayı daha da güçlendirmeliyiz. Nasıl deniz turizmi için pazarlama faaliyetleri yapılıyorsa sağlık turizminde de yapılmalı. Sağlık ve Turizm Bakanlıkları birlikte organize olarak bütün dünyaya tanıtım atağına geçmeli.

Devlet ve özel sektörde yüz binlerce yataklı kurumlar var. Türkiye’nin dünyanın sağlığına hizmet edebilecek altyapısının olduğunun tekrar tekrar hatırlatılması, anlatılması ve pazarlanması çok önemli. Sağlık Bakanlığımızın kamu kurum ve kuruluşları kadar özel sektörle de entegre olduğunu düşünüyorum. Bakanlığımız elinden geleni yapıyor. İlgili STK’lann daha aktif çalışıp Bakanlığın daha da önünü açacak, daha aktif bilgi akışı sağlayacak şekilde gayretlerini artırması gerekiyor.

Vahit KAPICIOĞLU / Dünyagöz Yönetim Kurulu Başkanvekili
“Onkoloji merkezimiz çok önemli bir ihtiyacı karşılıyor”

Covid-19 öncesi bu yıl için hedeflediğimiz rekor seviyelere çıkacağımızı düşünmüştük. Ancak tüm sektörlerde olduğu gibi pandemiden biz de etkilendik. Yabancı hasta sayımız yarı yarıya düştü. Beklentimiz ve öngörülerimiz Covid-19 sonrası sağlık turizminde ciddi bir sıçrama olacağı yönünde. Kendi bünyemizde oluşturduğumuz Enfeksiyon Kontrol Merkezi ve aldığımız sıkı önlemlerle salgın sınavını başarı ile atlattık.

Teşvik konusu çok önemli. Türkiye’nin sağlık turizmi konusundaki yeterliliğini vurgulamak için elimizden geleni yapıyoruz. Devletimizden teşvik konusundaki en büyük beklentimiz bu tanıtım ve reklam konularında bize destek olması. İletişim yüzyılını yaşıyoruz. Tanıtım ve bilgilendirme mecraları pahalı. Devlet ağırlığı ve desteği ile hedefe daha hızlı varılıyor.

Dünyagöz Hastaneler Grubu bünyesindeki, Onkoloji Merkezi bu kapsamda da tüm dünya için önemli bir ihtiyacı karşılamakta. İnsanların tüm dünyada bulmakta zorlandıkları tedavi merkezinin Türkiye’de tüm teknolojisi ve uzman kadrosu ile hizmet verdiğini dünyaya duyurmalıyız. Türkiye’de 21, yurtdışında dokuz adet hastane yatırımlarımız toplamda 1 milyar dolara yaklaştı ve bu yatırımlarımız devam ediyor.

Türkiye’deki 21’inci hastanemizi İzmir’de hizmete açmaya hazırlanıyoruz. Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey Amerika ve Ortadoğu’dan toplam 160 ülkeden hasta alıyoruz. Asya ile Avrupa arasında adeta bir köprü vazifesi görüyoruz. Avrupa’daki temsilciliklerimiz ve “Online Rezervasyon Sistemi” ve 15 farklı dilde hizmet veren 150 kişilik çağrı merkezi ekibimizle günde yaklaşık 10 bin hastadan gelen bilgi ve randevu taleplerini karşılıyoruz. Hastanemizde hastalarımıza kendi dillerinde hizmet veriyoruz.

Bugün 200 bin metrekare kapalı alana sahip hizmet % ağı bulunan Dünyagöz Hastane Grubu, yurtdışında Almanya, Hollanda, Azerbaycan, Gürcistan, Bosna ’ Hersek, Kırgızistan ve Kosova olmak üzere dokuz ayrı noktada ileri ve güncel teknoloji ile göz sağlığı m hizmeti veriyor. Bulgaristan, Romanya ve Özbekistan ‘ ise sonuçlandırmaya yakın olduğumuz yatırımlar.

İDİL TARAKLI / PARA

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu