Güncel Ekonomi Haberleri

VİOP, yatırımcıları riskten koruyor

Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) Nedir?

Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası kısaca VİOP; dayanak varlık olarak tanımlanan bir başka varlıktan türetilen ve değeri ilgili dayanak varlığın değerine bağlı olarak değişen, belirli bir vadeyi içeren sözleşmelerin işlem gördüğü piyasadır. Burada yer alan vadeli işlem sözleşmeleri, belirli vadesi bulunan ve fiyatı, miktarı, niteliği önceden belirlenmiş malı kıymetli madeni, finansal göstergeyi, sermaye piyasası aracını ya da dövizi alma ya da satma yükümlülüğü veren kontratları ifade etmektedir. Paya, endekse, dövize, tahvil ya da bonoya, altın ve enerji gibi emtiaya dayalı sözleşmelerin işlem gördüğü Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası, Borsa İstanbul çatısı altında yer almakta olup, organize bir piyasadır.



VADELİ işlemlerin tarihi çok eskilere dayanıyor. 1970’li yıllara kadar ABD’de sadece tarımsal ürünlere ait kontratlar işlem görürken; 1973 yılından itibaren döviz ve faiz kontratları da oluşuyor. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nm (VİOP) Türkiye’deki serüveni ise 2001 yılında şimdiki adı Borsa İstanbul olan İMKB’de ilk dolar-TL vadeli işlem sözleşmesiyle başladı. 2005 yılında da İzmir’de Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VOBAŞ) kuruldu. 2013’te de VOBAŞ ve Borsa İstanbul birleşti.

Günümüze gelene kadar olan süreçte dinamik bir şekilde VlOP’un kendisini küresel finansal piyasalarla uyumlu olacak şekilde revize etmeye devam ettiği görülüyor. Bu kapsamda özellikle geçen yılın başında akşam seanslarının başlamış olmasının yanı sıra, Ocak 2021’de dolar/ons gümüş ve Eylül 2021’de dolar/ons paladyum ile dolar/ons platin kontratlarının işlem görmeye başladığı dikkat çekiyor.

Ülkemizde görece vadeli işlem piyasasının hacmi spot piyasalara kıyasla bir miktar düşük kalsa da risklerin önlenmesi, portföy çeşitlendirme, arbitraj gibi birçok fonksiyonunun bulunması vadeli işlem sözleşmelerinin cazibesini artırıyor.

Nitekim VlOP’ta genel olarak ileride fiyatların değişeceğini düşünen ve bu konuda risk almak isteyen ‘spekülatörler’, ‘kendini korumak (hedge etmek) isteyen yatırımcılar’ ve ‘arbitrajdan yararlanıp ya da uygulamak isteyen yatırımcılar’ olmak üzere üç tip yatırımcı kitlesinin işlem yaptığı görülüyor. Bugün VlOP’ta 70’e yakın ürün ve bu ürünlere bağlı 200’den fazla sözleşmede işlem yapılabiliyor. Ancak uzmanlar; kaldıraç ve yüksek likidite her ne kadar yatırımcıyı cezbetse de işlem yapmaya başlamadan önce Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nm işleyişine dair bilgi edinmenin çok önemli olduğuna dikkat çekiyor.

VİOP

Analistler, yatırımcıların yıl sonuna kadar ellerindeki hisselerin VİOP tarafında işleme açık kontratı varsa teknik bozulma yaşandığında kendilerini korumak için satış yönlü pozisyon açabileceğini söylüyor.

Dövizde ise esnek vadeli fiziki teslimatlı kontratların tercih edilebileceğini buna karşın gram altında 505 seviyesinin aşılmasıyla alış yönlü işlemlerin avantaj sağlayabileceğini belirtiyor.

Uzmanlar, endeks sözleşmelerinde de kısa pozisyonlar açmakta fayda olduğunu düşünüyor.

Genel olarak tasarruf sahipleri hisse senedi, döviz ve altın gibi görece daha geleneksel ve spot piyasalarda işlem yaparak ve portföy çeşitlendirmesine ağırlık vererek riskini minimize etmeye çalışıyor.

Ancak uzmanlar yatırımcıların VlOP’daki araçları kullanarak da risklerini minimize edebileceğini hatırlatarak yılsonuna kadar bu kapsamdaki önerilerini PARA okurları ile paylaştı.

“İKİ ANA GRUPTA YER ALIYOR”

Sadece yerli yatırımcı için değil yabancı yatırımcıların da ilgisini çeken VlOP’un, yatırımcılar açısından riskten korunma (hed-ging), portföy çeşitlendirme, kaldıraç etkisinden yararlanma ve yüksek likiditeye ulaşma gibi fonksiyonlara sahip olduğunu hatırlatan Tera Yatırım Uluslararası Piyasalar Stratejisti Mehmet Bilal Bircan; bu kapsamda Borsa İstanbul altında yer alan VlOP’da işlem görmekte olan kontratların ‘vadeli işlem sözleşmeleri’ ve ‘opsiyon sözleşmeleri’ olarak iki ana gruba ayrıldığına dikkat çekiyor. Genel anlamda her iki sözleşme türü standart hale getirilmiş kontratlar olmakla birlikte aralarında bazı farklılıklar bulunduğunu da hatırlatan Bircan, “Vadeli işlem sözleşmeleri bir yükümlülüğü ifade ederken, opsiyon sözleşmeleri bir hak sağlamakta. Vadeli işlemlerde bir teminat söz konusu iken, opsiyon sözleşmelerinde yatırımcılar açısından prim maliyeti var” diyor.

“RİSKTEN KORUYOR”

Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nın yatırımcılar için gelecekte karşılaşılabilecek aleyhte fiyat değişimlerine karşı riskten korunma imkanı sunduğunu da belirten Bircan; bunun yanı sıra fiyat değişimleri üzerinden spekülatif işlem yapan yatırımcılar açısından da cazip olan VİOP’ta riskten korunmak isteyenler, yüksek likidite ve kaldıraç etkisinden faydalanmak isteyenler ile arbitrajcıların VİOP’ta bir aracı kurum ya da banka üzerinden hesap açarak işlem yapabileceğini söylüyor. Bircan, bu kapsamda yatırımcıların VİOP’ta doğrudan işlem yapmalarının mümkün olmadığını mutlaka bir VİOP üyesi kuruluşta hesabının bulunması gerektiğinin altını çiziyor.

“TEMİNAT YATIRILMALI”

VİOP’ta işlem yapmak isteyen yatırımcıların, bir işlem pozisyonu almadan önce takas merkezine bir teminat yatırması gerektiğini de dile getiren Bircan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Takasbank’a açılan her hesap için portföy bazlı teminatlandırma yöntemi uygulanmakta olup, her kontrat için farklı teminat tutarı söz konusudur ve bu tutarlar periyodik olarak güncellenir. işlem yapılan vadeli işlem sözleşmelerinde olası terste kalma durumuna karşı ayrıca yatırımcının hesabında sürdürme teminatı bulunması gerekir, işlem pozisyonu terste kalan yatırımcı sürdürme teminatı yoksa ya da ilgili süre içerisinde teminatı tamamlamaz ise pozisyonu aracı kurum tarafından kapatılır. Sürdürme teminatı ise işlem için bulunması gereken teminatın yüzde 75’idir.”

öte yandan VİOP’ta emir iletiminde elektronik bir sistem kullanıldığını da kaydeden Bircan, işlem için tercih edilen kurumda bu teknolojik altyapının güçlülüğünden emin olunmasını öneriyor. Ayrıca günümüzde insanların her an her yerden işlem yapmak istemeleri göz önünde bulundurulduğunda mobil uygulamaya sahip aracı kuramların yine sürekli işlem yapmak isteyen yatırımcılar açısından avantaj sağlayacağına dikkat çekiyor.

“İTHALAT VE İHRACATÇI İÇİN DE ÖNEMLİ”

Hisse senedi, döviz ve altın gibi görece daha geleneksel ve spot piyasalarda işlem yapan yatırımcıların portföy çeşitlendirmeye önem vermelerinin riski minimize edecek temel faktörlerden olduğunu da hatırlatan Bircan; bunun yanı sıra vadeli işlem ve opsiyon piyasasındaki araçları kullanarak da yatırımcıların risklerini minimize edebileceğinin altını çiziyor. Yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmek adına da vadeli işlem sözleşmelerini kullanabileceğini belirten Bircan, şu bilgileri veriyor: “Daha özelde bakacak olursak, kur tarafında özellikle küreselde FED ve ECB’den gelecek sıkılaştırıcı adımlar birçok gelişmekte olan ülke para birimini olumsuz etkileme potansiyeline sahipken TL varlıklarda da benzer fiyatlamalara yol açabilir. Diğer yandan hem küreselde artan emtia fiyatları, hem de enflasyon riskine bağlı olarak kurda oynaklığın artması, risklerin yanı sıra belirsizlikleri de artırıyor. Bu açıdan sadece yatırımcıların değil, ihracat ve ithalat yapan kesimin de kur tarafındaki risk ve belirsizlikleri elimine etmeleri açısından VÎOP’ta gerçekleştireceği işlemlerin önemini arttırıyor. Aynı şekilde hisse piyasasında işlem yapmakta olan yatırımcıların da hem risklerini minimize etmek, hem arbitraj sağlamak, hem de portföy çeşitlendirmek adına vadeli ve spot piyasada beklentilerine uygun pozisyon alması artı sağlayacaktır. Özellikle yerli yatırımcı açısından vazgeçilmez olan gram altın fiyatlamalarında ons altın ve dolar/TL’nin iki önemli faktör olarak bu sermaye piyasası araçlarına karşı alınacak vadeli işlem pozisyonları ile de yatırımcılar fiyatlanmadaki dalgalanmalardan ve riskten kaçınabilirler.”

“YETKİLİ KURUMDA HESAP AÇILMALI”

Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda işlem yapacak yatırımcıların her şeyden önce yetkili bir banka ya da aracı kurumda hesap açtırması gerektiğini de dile getiren Bircan; bu aşamada yatırımcıların seçim yaparken de çok dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Özellikle Borsa İstanbul’un sayfasında ilgili kurumun yetkilerinin teyit edilmesi gerektiğini ifade eden Bircan, “İşlem yapılacak kuruma ödenecek komisyon oranları ve hizmet kalitesinin yanı sıra personelinin kalifiye olmasına dikkat etmek, yatırımcılar açısından avantaj sağlayacaktır” diyor.

“200’DEN FAZLA SÖZLEŞME YAPILABİLİR”

VlOP’un; Borsa İstanbul bünyesinde yer alan 4 ana pazardan biri olduğunu ve Vadeli İşlem Sözleşmeleri ile Opsiyon Sözleşmelerinin alım satım işlemlerinin yapıldığı bir piyasa olduğunu belirten Gedik Yatırım Vadeli İşlemler Müdürü Özhan Madenoğlu da VlOP’ta 70’e yakın ürün ve bu ürünlere bağlı 200’den fazla sözleşmede işlem yapılabildiğini hatırlatıyor.

VlOP’ta spekülatif, arbitraj ve hedge amaçlı işlemler yapıldığını bu kapsamda da hisse senedi, döviz, altın yatırımcıları, döviz ve emtia risklerini yönetmek isteyen şirketler, portföy yönetim şirketleri, mevduat üzerinde getiri hedefleyen ve algoritmik işlem yapan yatırımcıların VlOP’ta işlem yapabileceğini söylüyor.

VlOP’ta mevzuatlarca belirlenmiş bir alt limit bulunmadığını ancak pozisyon alınmak istenen her ürünün Takasbank tarafından belirlenen bir başlangıç teminatı olduğunu da dile getiren Madenoğlu, yatırımcıların da pozisyon almak istedikleri ürüne dair belirlenmiş başlangıç teminatını hesaplarında bulundurmak zorunda olduğunu söylüyor.

Madenoğlu; VlOP’ta yatırımcıların hisse senedi, döviz, emtia ve kıymetli maden pozisyonlarını hedge mekanizması sayesinde koruma altına alabileceğini, ancak hedge işlemlerini sigorta poliçesi olarak görüp bu işlemle risklerini sıfırladıkları için kâr-zarar beklentisi içinde olmalarının doğru olmadığını da belirtiyor.

“TAM HEDGE Mİ, KISMİ HEDGE Mİ?”

Madenoğlu, yatırımcıların portföylerinin ne kadarını ‘hedge’ yapacaklarını belirlemesi gerektiğini de ifade ederek; öncelikle ‘tam hedge’ mi yoksa ‘kısmi hedge’ mi yapacaklarım kararlaştırmalarını öneriyor. Hedge pozisyon büyüklüğünün reel pozisyon büyüklüğünü geçmemesi gerektiğini de belirterek “10.000 doları olan yatırımcı dövizin düşeceği beklentisinde ve yüzde 100 hedge yapmak istiyorsa 10 kontrattan fazla pozisyon açmamalı ki bu işlem hedge işlemi olsun. Aksi takdirde hedge işlemi spekülatif bir amaca dönüşür” diyor.

Ayrıca riskten korunmak istedikleri dönem beklentisine uygun vadelere ait kontratlarda işlem açılması gerektiğini de belirterek; yılsonunda döviz alacağı olan bir yatırımcı yılsonuna kadar dövizin düşeceği beklentisi içinde ise ve bu döviz alacağının döviz düşüşünden etkilenmesini istemiyor ise yılsonuna ait 12 ay vadeye ait sözleşmede pozisyon alınabileceğini söylüyor.

“HACİM DARALMALARINA DİKKAT”

VlOP’ta işlem yapılabilmesi için, VİOP üyesi bir kuruluşta hesap açılması, alım satım kararlarının üyeye ulaştırılması ve gerekli teminatın yatırılmasının yeterli olduğunun altını çizen Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tonguç Erbaş ise “VlOP’ta vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin alım ya da satımını yapabilmek için Takasbank’ta açılan hesabınıza teminat yatırmanız gerekir. Takasbank, piyasada her hesap için portföy bazlı teminatlandırma yöntemini kullanır. Portföy bazında teminat hesaplamasına esas teşkil edecek parametreler Takasbank tarafından belirlenir ve duyurulur. Takasbank, portföy bazında teminatlandırma işlemlerinde portföy bazlı risk yönetimi algoritmasını baz alan BISTECH Marjin Yöntemini kullanır” diyor.

Yatırımcıların da işlem yapacağı kurumu, kurumun sağladığı eğitim fırsatlarını, işlem komisyon oranlarını, hesap işletim ücretlerini, VİOP ile ilgili sağladığı günlük güncel bilgilendirmeleri dikkate alarak seçmelerini öneriyor.

Öte yandan yatırımcıların alacakları pozisyonda kaldıraç oranını dikkate alarak portföylerindeki pozisyon karşılığını iyi belirlemeleri gerektiğini de hatırlatan Erbaş; ‘hedge’ veya korunma için pozisyon açılması düşünüldüğünde hangi vadeye kadar, ne kadarlık bir teminat ile devam edileceği kararını vererek ve her ürün için açık olan vade sonunu bilmenin önemli olduğunu hatırlatıyor.

Ayrıca Erbaş; uzun vadeli korunma yöntemi içinde vade sonlarında oluşan hacim daralmalarına ve yeni vadede pozisyonlarını taşımak için vadeler arası pozisyon değişimlerini iyi hesap etmek gerektiğine de dikkat çekiyor.

“ÜÇ TİP YATIRIMCI VAR”

Vadeli işlem piyasalarının, türev piyasalar olarak da ifade edilebileceğini belirten ATA Yatırım Araştırma Direktörü Murat Barışık da bu piyasada, belirli bir tarihte önceden belirlenmiş fiyat, miktar ve kalitede standartları olan herhangi bir yatırım aracı veya enstrümanın bugünden alınıp satılabildiğini hatırlatıyor.

VÎOP’da genel olarak 3 tip yatırımcı kitlesinin işlem yaptığını dile getiren Barışık, “Birincisi ileride fiyatların değişeceğini düşünen ve bu konuda risk almak isteyen spekülatörler. İkincisi kendini korumak, ‘hedge etmek’ isteyen yatırımcılar. Üçüncüsü ise arbitrajdan yararlanmak veya uygulamak isteyen yatırımcılar olarak sıralanabilir” diyor.

Yatırımcıların hisse senedi, döviz, altın gibi birçok enstrümanda bu piyasa aracılığı ile kendini riskten koruyabileceğini belirten Barışık, “Örneğin bir yatırımcı düşünelim. BIST-30 içinde 4 farklı hissesi bulunsun. Yatırımcı kısa vadede küresel piyasalar kaynaklı veya içerideki gelişmeler ışında BIST- 30 endeksinde geri çekilmelerin yaşanacağını veya kâr satışlarının geleceğini öngörebilir. Ancak hisselerini satmak istemiyorsa yatırımcı, düşüşlerde yaşanacak olan fiyat hareketlerinden daha az etkilenmek için BIST- 30 endeksinin sözleşmelerinde risk algısına göre satış yapabilir. Böylelikle öngörüsünün gerçekleşip endeksin geri çekilmesi halinde; BIST-30 sözleşmeleri kısa pozisyon veya satış pozisyonunda olduğu için geri çekilmelerde kontratları sayesinde düşüşlerden kısmi derecede etkilenecektir” diyor.

Aynı işlemin döviz pozisyonu olan yatırımcılar içinde geçerli “olduğuna vurgu yapan Barışık, bunu da bir örnekle şöyle açıklıyor: “Bu kez de bir ay sonra dolar ödemesi olan bir şirket sahibini düşünelim. Kişi o dönemde doların daha da yüksek olacağını öngörüyorsa kendini bu riskten VIOP aracılığı ile koruyabilir. Kur farkından dolayı oluşacak zararı engellemek amacıyla VlOP’ta dolar borcuna ve vadesine göre uzun pozisyon açarak kendisini ‘hedge’ edebilir. Ya da tam tersi kişinin bir ay sonra dolar alacağı da olabilir. Ancak kişi bir ay içinde dolar/TL de geri çekilmeler bekliyorsa; VIOP sayesinde gelecek dövizi kadar kaldıraç sistemi ile kısa pozisyon açması durumunda, dolar/TL’de yaşanacak geri çekilmeler için kendisini korumaya alabilir.”

Barışık; VlOP’ta işlem yapmak için gerekli miktarın yatırımcının seçtiği sözleşmenin başlangıç teminatı olduğunu ve her sözleşme için farklı başlangıç teminatları bulunduğuna da dikkat çekiyor.

Yatırımcıların işlem yapmak istedikleri kurumu seçerken ise öncelikle VIOP piyasasında işlem yetkisine bakmasını da öneren Barışık, bu noktada kurumun VIOP için çıkardığı raporların incelenmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

“İşlem yapmadan önce bilgi edinmek şart!”

Her şeyden önce Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’mn geleneksel diye tabir edebileceğimiz spot piyasadaki döviz, altın ya da hisse senedi işlemlerine kıyasla biraz daha farklı yapıda olduğuna dikkat çeken Tera Yatırım Uluslararası Piyasalar Stratejisti Mehmet Bilal Bircan; Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda işlem yapmak isteyen yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor;




• Kaldıraç ve yüksek likidite her ne kadar yatırımcıyı cezbetse de işlem yapmaya başlamadan önce Vadeli işlem ve Opsiyon Piyasası’mn işleyişine dair bilgi edinmek en önemli faktör.

• İşlem yapmaya başlamadan önce bu piyasaya girişteki amaç iyi belirlenmeli.

• Bu noktada yatırımcı riskten korunmak için mi, arbitraj için mi, yoksa portföy çeşitlendirmek amaçlı mı gireceğine önceden karar vermiş olmalı ve ona uygun hareket etmeli.

• Hangi piyasada olursa olsun işlem yapmanın temel kurallarından birinin disiplinli ve tutarlı hareket etmek olduğu unutulmamalı.

• Ayrıca kaldıraçlı bir piyasa olduğundan hızlı şekilde yüksek kâr veya zarar olasılığı söz konusu olabilir; dolayısıyla bu duruma karşı temkinli olunmalı.

“Kaldıraç oranına göre pozisyonlar belirlenmeli”

Pozisyonda kaldıraç oranı dikkate alınarak portföylerdeki pozisyon karşılığının iyi belirlenmesi gerektiğini belirten Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tonguç Erbaş, özellikle riskten korunmak isteyen yatırımcıların VİOP’ta işlem yaparken aşağıdaki hususlara dikkat etmelerini öneriyor.

• Riskten korunmak için açılan pozisyonlarda spot piyasada pozisyon karşılıklarının VİOP tarafında karşılıkları ürün bazında iyi hesap edilmeli.

• Hedge veya korunma için pozisyon açılması düşünüldüğünde hangi vadeye kadar, ne kadarlık bir teminat ile devam etmeleri kararı verilerek; her ürün için açık olan vade sonlan öğrenilmeli.

• Koruma yöntemi içinde vade sonuna kadar pozisyonlar taşınacaksa; ürünün vade sonunda fiziki veya nakdi uzlaşma içinde olup olmadığı önceden öğrenilmeli.

• Uzun vadeli korunma yöntemi içinde vade sonlarında oluşan hacim daralmaları ve yeni vadede pozisyonlarını taşımak için vadeler arası pozisyon değişimleri iyi hesap edilmeli.

“Tek kriter komisyon oranları olmamalı”

Gedik Yatırım Vadeli İşlemler Müdürü Özhan Madenoğlu; VİOP vadeli işlem sözleşmelerinin kaldıraçlı olarak yapılan bir piyasa olduğunu bu nedenle kurum seçiminin yatırımcının piyasada uzun süreli ve başarılı şekilde devamlılığı için çok önemli olduğuna dikkat çekerek, şu önerilerde bulunuyor:

• Yatırımcılar kurum seçerken yatırım kuruluşunun geçmişine ve güvenilirliğine, teknolojik altyapısına ve profesyonel hizmet kalitesine dikkat etmeli.

• Diğer bir deyişle kurumun sermaye piyasalarındaki ömrü, kadrosu ve teknolojik altyapısına yönelik yatırım yapma kabiliyeti ile bu kapsamdaki yatırımları da incelenmeli.

• Bu kriterlere bakılmaksızın sadece komisyon oranlarına bakarak kurum seçmek, uzun vadede yatırımcı memnuniyetsizliğine ve yatırım sürecinin piyasaya küskünlükle sonuçlanmasına sebep olur.

Tonguç ERBAŞ/ Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı
“Endeks üzerinde geri çekilmelerde satış yönlü pozisyon alınabilir”

Hisse senedi için BIST-100 1435 seviyesi altında kaldıkça aşağı yönlü beklenti devam edebilir. Bu durumda yatırımcılar ellerindeki hisselerin VİOP tarafında işleme açık kontratı varsa teknik bozulma yaşandığında kendilerini korumak için satış yönlü pozisyon açabilir. İlgili kontratlar yoksa endeks üzerinde geri çekilmelerde satış yönlü pozisyon alınabilir. Döviz tarafında kurda 8,80TL üzerinde kalıcılık devam ederse kur riski için VİOP tarafında bireysel yatırımcılar için nakdi veya kurumsal yatırımcılar için esnek vadeli fiziki teslimatlı kontratlar değerlendirilebilir. Altında ise ons altında 1800 dolar, gram altında ise 510 TL yukarı geçilmedikçe aşağ yönlü baskının devam edeceğini düşünerek hareket edilmesi ve VİOP üzerindeki kontratların kullanılmasını önerebiliriz.

Bu ürünler dışında Eurobond, risksiz getirili stopaj avantajının devam ettiği kısa vadeli mevduat veya az da olsa karma fonlarda bir süre teminat ayırarak uygun yatırım ortamının diğer pazarlarda gerçekleşmesi beklenebilir.

Murat BARIŞIK/ ATA Yatırım Araştırma Direktörü
“Endeks sözleşmelerinde kısa pozisyonlar açmakta fayda var”

Ata Yatırım olarak yılsonunda dolar/TL beklentimiz 9,20, euro/TL beklentimiz 10,67 seviyesinde. Kısa vadede 8,8135 seviyesinin üzerinde kaldığı sürece yukarı yönlü hareketler devam edecektir. Euro/TL’de ise 10,24 seviyesinin üzerinde yukarı yönlü hareketlerin devam edeceğini düşünüyoruz. Döviz tarafında belirtilen destek noktasının üzerinde kalması kur tarafında yukarı yönlü hareketleri hızlandırabilir. VIOP döviz kontratları ile ‘hedge’ edebiliriz. Kısa vadede eneıji fiyatlarında yaşanan yükselişler, küresel piyasalarda enflasyon beklentilerinin artması ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki yükselişler, piyasalar üzerinde satış baskısını artırabilir.

BIST- 30 endeksi için 1.525 seviyesinin altında kalması BIST-30 üzerinde satış baskısını artırmakta. 1.525 seviyesinin altında hisse senedi portföyümüzü korumak için teknik olarak önemli destek noktalarının kırılması durumunda endeks sözleşmelerinde kısa pozisyonlar açarak portföyümüzü risklerden korumakta fayda görmekteyiz. Hisse bazında ise kısa vadede satışların artması durumunda gelen satışlardan en az etkilenmek için VİOP’ta sözleşmesi açık olan hisse senetlerinin kontratlarında kısa pozisyonlar açılabilir.

Altının onsu genel anlamda bakarsak 2020 Ağustos ayında zirve seviyesini gördüğü günden bu yana düşüş trendi içerisinde işlemlerini sürdürmekte. Son aylarda genel olarak 1.835 ile 1.720 bandı içerisinde yatay bantta haber akışına göre işlemlerini sürdürmekte. Bahsettiğimiz iki ana notadan bir tanesi kırılmadığı sürece bu bant içinde işlemlerin devam edeceğini düşünüyoruz. Bu bant içinde 1.720 seviyelerine yaklaştıkça bu volatiliteden yararlanmak için uzun pozisyonlar denenebilir. 1.800 seviyesine yaklaştıkça kısa pozisyonlar denenebilir.

“Gram altının 507 seviyesine yükselişi hızlanabilir”

Fakat belirtilen seviyelerin 1.720 seviyesinin kırılmasının satışları hızlandıracağını düşünüyoruz. Bu durumda kısa pozisyonlar ön planda olacaktır. Gram altın yaz aylarının sonlarından bu yana genel olarak yatay hareketler sergilemekteydi. Kur tarafında yaşanan yükselişler ile yeniden 500 seviyesine doğru yükselişlerini hızlandırdığını görüyoruz. Ons altında yaşanan düşüşlerden kurda yaşanan yükselişlerden etkilenerek daha pozitif fiyatlama içine girdi. Gram altın tarafında 507 seviyesine doğru yükselişlerin hızlanacağını düşünüyoruz. 507 seviyesinin kırılması durumunda 520 seviyesi hedeflenebilir.

Mehmet Bilal BİRCAN/Tera Yatırım Uluslararası Piyasalar Stratejisti
“VİOP üzerinden BIST-30 endeksinde alım yönlü pozisyon açılabilir”

Yatırımcıların hisse senedi, döviz ve altın gibi görece daha geleneksel ve spot piyasalarda işlem yaparak portföy çeşitlendirmeye önem vermeleri riski minimize etmek açısından önemli. Ancak daha da önemlisi yatırımcıların, buradaki yatırımlarında VİOP üzerinden risklerini minimize edecek pozisyonları kullanmaları olacaktır. Özellikle hisse senedi yatırımcıları açısından tek tek hisse senetlerine yatırım yapmak yerine endeks trendine yatırım yapmak avantajlı olabilir. Kısa vadeli hareketlerde her ne kadar dalgalı bir seyir hakim olsa da BIST-100 endeksi için yükseliş trendi hâlâ devam etmekte ve yıl sonu için 1520 puan seviyelerini öngörüyoruz. Böyle bir ortamda yatırımcılar, VİOP üzerinden BIST-30 endeksinde alım yönlü pozisyon açabilir. Fakat mevcut durumda BIST-100 endeksinin hâlâ 1400 puan altında kalmaya devam ettiği unutulmamalı. Dolayısıyla endeks trendine yatırım yapmayı planlayan yatırımcılar için 1430 seviyesinin geçilmesi durumunda açılacak pozisyonlar daha avantajlı olabilir. Oiğer yandan küreseldeki Eylül ayı dalgalı seyrinin Ekim ayında da devam ettiği ve içeriye benzer şekilde yansıdığı görülmekte. Bu kapsamda değerlendirildiğinde BIST-100 ya da BIST-30 endeksleri için yaşanacak olası geri çekilmelere yönelik de VİOP’ta satış yönlü işlem yapılarak riskten korunma yoluna gidilebilir. BIST-100 endeksinde 1370 seviyesinin altındaki kapanışlarda aşağı hareketlerin hızlanması söz konusu olabilir. Böyle bir hareketten kazanç elde etmeyi ya da riskini minimize etmeyi düşünen yatırımcıların uygun vadeli BIST-30 kontratlarında satış yönlü pozisyon almaları avantaj sağlayacaktır. Hisse bazında da yatırımcılar pozisyonlarını ‘hedge’ edebilirler. Özellikle ellerinde bulunan hisseler için vadeli işlem ve opsiyon piyasasında satış yönlü pozisyonlar ile risklerini minimize ederken, kazançlarını koruyabilirler. Ancak burada, her hisse senedinin vadeli işlem piyasasında kontratının bulunmadığını hatırlatmak isterim.

“Dövizde esnek vadeli fiziki teslimatlı kontratlar tercih edilebilir”

Döviz tarafında ise dolar/TL’de son dönem sert yükselişleri izlemeye devam ediyoruz. Birçok kurumun yıl sonu dolar/TL beklentisi 9,20-9,30 aralığında seyrettiği bir ortamda spot piyasada işlem yapmak yerine kaldıraç etkisinden yararlanmak isteyen yatırımcılar VİOP üzerinden alış yönlü işlem yapabilir.

Burada yukarı yönlü hareketlerin devamı açısından 8.90 seviyesi üzerindeki kapanışlar ilk etapta takip edilecek seviye olacaktır. Böyle bir durumda sadece kazanç açısından değil ihracat ve ithalat yapan kesim içinde kur riskine karşı alacakları pozisyonlar önemli olacaktır. Özellikle bireysel yatırımcılar için nakdi veya kurumsal yatırımcılar için esnek vadeli fiziki teslimatlı kontratlar tercih edilebilir.

“Altında 505 seviyesinin aşılmasıyla alış yönlü işlemler avantaj sağlayabilir”

Altın tarafında da ons altında, FED’in varlık alımlarının azaltılması yönündeki haber akışlarının etkisiyle bir süredir aşağı baskılanma devam ediyor. Dolayısıyla FED ve diğer merkez bankalarından gelecek sıkılaştırıcı adımlar ons altında aşağı hareketleri devam ettirebilir. 1730 seviyesi güçlü destek konumunda olan ons altın için bu seviyenin altındaki kapanışlarda VİOP’ta satış yönlü işlemler açılabilir. Gram altın tarafında ise her ne kadar ons altında yön aşağı olsa da kurdaki yukarı yönlü hareketler gram altında aşağı baskılanmayı sınırlamakta. Dolayısıyla ağırlıklı olarak yukarı yönlü hareketler için pozisyon alınması gram altın için uygun olabilir. Burada özellikle 505 seviyesinin aşılmasıyla VİOP’ta alış yönlü açılacak işlemlerde getiri açısından avantaj sağlayabilir.

Özhan MADENOGLU/Gedik Yatırım Vadeli İşlemler Müdürü
“BIST-100’de yılsonu için 1300-1500 bandını öngörüyoruz”

Kurum olarak enflasyonist ortam, TCMB faiz indirim beklentileri ve FED politikaları sebebiyle döviz tarafında yukarı yönlü trendin devam edebileceğini düşünüyoruz.

Dolar tarafında yılsonu beklentimiz 9,30 seviyeleri. Borsada ise yurtdışı tarafındaki risk iştahının bozulması ve enerji maliyetlerindeki artış nedeni ile yükselişlerin sınırlı kalacağını ancak iç piyasadaki talep sebebiyle düşüşlerinde sınırlı kalarak bant hareketinin devam edeceğini öngörüyoruz. BIST-100 için 1300-1500 bandı yılsonu için beklediğimiz seviyeler. 1 yıllık hedef fiyatımız ise 1700 seviyesi.

Hisse fiyatlarının ve doların düşmesi halinde;

*10.000 adet THY hissesi, 100.000 doları olan yatırımcı hisse piyasalarının ya da doların düşmesine karşı portföyünü koruma altına almak ve aynı zamanda portföyünü de taşımak istiyorsa 2 alternatif değerlendirebilir.

1.10.000 lot THY için 12. ay vade THY vadeli kontratında 100 kontrat satış yapabilir ve riskini tamamen sıfırlamış olur. 100.000 dolar portöyü olan yatırımcı ise 100 kontrat 12 ay vadeli kontratta satış yaparak riskini sıfırlayabilir. Ancak vadeli kontratlarda yapılan bu ‘hedge’ işlemi kurumsal yatırımcıların ya da portöy yöneticilerin uyguladığı işlemler. Küçük yatırımcının bu işlemi yaparak ‘hedge’ etmesi ile hissesini satıp sonrasında yerine koyması arasında hiçbir fark yok. Çünkü terazinin iki kefesini dengede olacak ve hisse tarafında oluşacak kâr/zarar vadeli kontrattaki zarar/ kârı karşılayacağı için satış yapıp fiyatlar beklediği seviyeye geldiğinde tekrar alması aynı sonucu doğuracaktır.

2. İkinci yöntem ise opsiyonlar. Opsiyon tarafında yatırımcıların kendilerini korumaları daha sağlıklı olabilir. Çünkü burada bir prim ödeyerek korunma poliçesi satın almış olacaklar ve opsiyon pozisyonunun yönüne göre düşüşlerde yükselişlerde portföylerini tamamen korurken tersi yönde hareket olması durumunda prim tutarı kadar zarar edip hisse ve döviz pozisyonlarında kâr elde edebilirler.

Bunu şöyle örneklendirirsek; 10.000 THY hissesi olan yatırımcı düşüşe karşı kendisini korumak için 12 ay vadeli 13.50 hedefli 100 kontrat put opsiyonu satın alır ‘ ve bu işlem için hisse başına ortalama 0,13 TL toplamda 1.300 TL prim öder. Yılsonunda THY hissesi 13,50 altında işlem görürse opsiyon sözleşmesinden dolayı kendisini korumaya alırken yılsonunda fiyat 13,50 seviyesi ve üzerinde olması durumunda hisse tarafındaki pozisyonu devam ederken opsiyon kaynaklı en fazla edeceği zarar 1.300 TL olacaktır. Benzer şekilde yılsonu için dövizin yükseleceği beklentisiyle dolar portföyünü taşımak ve düşüşlere karşı korunmak isteyen yatırımcı 100.000 dolar portföyüne karşılık 12 ay vade 8,90 hedefli 100 kontrat put opsiyonu alır ve bu işlem için kontrat başına ortalama 130 TL ve toplamda 13.000 TL ödeyerek portföyünü korumaya alır. Böylelikle yılsonunda dolar 8,90 üzerinde fiyatlama görmesi durumunda 100.000 dolarlık pozisyonu için kâr elde ederken en fazla edebileceği zarar ödediği prim olan 13.000 TL olacaktır. Fiyatın yıl sonunda 8,90 altında seyretmesi durumunda ise opsiyon sözleşmesi 100.000 dolarlık pozisyonuna ait tüm zararını karşılamış olacaktır.

Sonuç olarak yatırımcıların opsiyon tarafında portföylerini ‘hedge’ etmeleri ödeyecekleri bir prim ile potansiyel kârlarının tamamından vazgeçmelerinin önüne geçtiği daha makul bir yöntem olarak değerlendirilebilir.

İDİL TARAKLI


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu