Girişimcilik

Yeni Medya Girişimciliği

Yeni medya sektöründeki gelişmeler

Basılı gazeteleri, basılı dergileri, FM radyo kanallarını ve çanak anten ile alınan TV kanallarını ‘geleneksel medya’ kategorisinde değerlendirmek mümkündür. Ülkemizde bazı gazetelerin basılı versiyonlarına son verdiğine, sadece internet üzerinden yayınlarına devam ettiğine hep birlikte şahit oluyoruz.



Aynı durum TV kanalları için de söz konusudur. Bugün Türksat uydusunda yer almayan bir çok internet tabanlı TV kanalını bilgisayardaki tarayıcı üzerinden izleyebiliyoruz. En geniş kapsamlı tanımına göre, ‘yeni medya’ internet üzerinden servis edilen tüm yazılı, sesli, görüntülü, interaktif içerikleri kapsamaktadır. Örneğin YouTube, Dailymotion, Vimeo gibi platformlar birer yeni medya oyuncusudur. Bir yanda teknolojik gelişmeler yaşanırken, diğer yanda insanların içerik tüketim alışkanlıklarında da ciddi değişiklikler meydana gelmiştir. Farklı platformlar üzerinden günün her anı yeni içerik yağmuruna tutulan bireyler için içerik bir defa tüketilip sonra unutulan bir komodite halini almıştır.

Yeni medyada sektöründeki gelişmeleri takip etmek için her sene ziyaret ettiğim IBC fuarını geçtiğimiz hafta Amsterdam’da tekrar ziyaret ettim. Türkiye’den fuara ziyaretçi olarak giden kişi sayısı oldukça yüksekti. Fakat üzülerek ifade etmem gerekir ki, fuarda stand açan 1.700 şirketten sadece 5 tanesi Türk şirketiydi. Umuyorum ki yakın gelecekte bu sayının arttığına şahit oluruz.

Yeni medya

Bu ayki yazımda IBC2019 fuarında edindiğim bilgileri ve fuardan izlenimlerimi sîzlerle paylaşmak istedim. Yazımın yeni medya sektörüyle ilgili farkındalığınızın yükselmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum.

■ Türkiye’de Netflix, BluTV, PuhuTV, Tivibu gibi şirketler tarafından sunulan dijital yayın hizmetlerine abone olan kişi sayısı henüz 10 milyonun altında. Dünya genelinde ise 750 milyon kişinin her ay en az bir defa benzer hizmetleri kullandığı tahmin ediliyor. Netflix 150 milyon abone ile bu pastanın 20%’sine sahip durumda, şirketler abonelerine sundukları içeriklerde farklılaşarak rekabet avantajı yakalamaya çalışıyor. Örneğin Netflix önümüzdeki 5 yıl boyunca Seinfeld dizisini yayınlayacak tek platform olmak için dizinin yapımcılarına 500 milyon Dolar ödeme yaptı.

■ Türkiye’de halkımız yüksek kalite TV yayınlarıyla tanışmakta malesef çok geç kaldı. Hanelerin çoğunda hala tüplü televizyonlar (CRT) bulunuyor. Yayınlar genellikle çanak anten ile alınıyor ve her evde bir ‘uydu alıcı’ bulunuyor. Halbuki dünya 8K kalitesinde yayınlara geçiş yapıyor. Örneğin, Japonya’nın devlet kanalı NHK 24 saat yayın yapan bir 8K TV kanalına sahip. Samsung, Huavvei, Sony gibi şirketler 8K görüntü kalitesinde geniş ekran TV’lerini piyasa sürüyor. Bireysel kullanıma yönelik uydu alıcı üreten şirketlerin sayısı gittikçe azalıyor. Uydu alıcıların yerini ‘set top box’ ismi verilen, internete bağlanan, HDMI girişine sahip TV’lere görüntü aktarabilen multimedya cihazları aldı.

Uydu alıcıdan set top box’a geçiş yapmayı başarmış üreticiler hala ayakta duruyor. Örneğin fuarda Türkiye’den Redline şirketinin set top box cihazlarını tanıttığını görmek beni çok mutlu etti.




■ Norveç’in Bergen şehrinde (Media City Bergen), Belçika’nın Brüksel şehrinde (Mediapark Brussels) ve Dubai’de-(Dubai Media City) binlerce firmaya ev sahipliği yapan yeni medya şehirleri bulunuyor. Yeni medya girişimcilerimizin yurtdışında yeni iş ortakları edinmek için bu üç şehre odaklanmalarını tavsiye ediyorum. Diğer yandan, bu şehirler IBC2019 fuarında stand açarak yeni medya girişimcilerini ülkelerinde iş yapmaya davet ediyorlar. Türkiye’nin jenerik teknopark konseptinden yavaş yavaş uzaklaşması ve sektör odaklı kümelenmelere başlangıç vermesi için bu şehirler iyi örnekler olarak analiz edilebilir.

■ Yeni medya ekosistemine girişimci olarak giriş yapmak için kesinlikle geç değil. Hatta bence en doğru zamandayız. Yeni medya ekosistemi içerisinde birçok alt kategori oluşmaya başladı. Bu alt kategorilerden birine odaklanarak sizin de ekosistemde erken pozisyon almanız mümkün. Yerli teknoloji şirketlerimizin yeni medya şirketlerinin ihtiyaç duyduğu çözümleri araştırmalarında büyük fayda var. Örneğin Türkiye’de Dorabase veri merkezi şirketinin Netflix vb. şirketlerin kullanımına yönelik hazırladığı VUCOS ‘platformas-a-service’ ürünü bunun en güzel örneklerinden biri. Diğer yandan, kendi çözümünü geliştirmekte zorlanan girişimciler için ise cazip koşullarda temsilcilik fırsatları bulunuyor. Global yeni medya şirketlerinin birçoğunun henüz Türkiye’de iş ortakları bulunmuyor. Yabancı markaların Türkiye’de temsil edilmesi konusunda tecrübesi olan girişimcilerin yeni medya alanını da incelemesinde, global şirketlerin Türkiye temsilciliklerine talip olmasında büyük fayda var.

Ek olarak, yeni medya ekosistemi sadece cihaz, yazılım ve içerikten ibaret değil. Bu ekosistem geleneksel tüm işlerle işbirliği halinde. Örneğin içerik ve yayın haklarının yönetilmesi konusuna odaklanan hukuk danışmanları şu anda tüm dünyada büyük rağbet görüyor. Ülkemizde avukatlık mesleğini sürdüren kişilerin yeni medya etrafında uzmanlık inşa etmeleri ve bu alandaki fırsatları değerlendirmeleri mümkün.

Cem Ener
Kurucu Ortak BUBA Ventures



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu