Anasayfa / Kariyer ve İş / Çalışan Annelerin En Önemli Sorunu Bakıcı

Çalışan Annelerin En Önemli Sorunu Bakıcı




Çalışan annenin bakıcı sorunu

Yerli ya da yabancı… Onlar, çalışan annelerin en büyük yardımcısı… Çoğu çalışan kadın, hem çocuğunu bakıcı elinde büyütmenin vicdani sorumluluğunu taşıyor hem de maaşının en az yarısını bakıcılara vermek zorunda kalıyor. Okulların açılmasına bir hafta kala, çalışan annelerin en önemli sorununu masaya yatırdık.

Sıcak bir yaz tatilinin ardından sonbahar, birçok kişi için kente dönüş, işe dönüş ve okula dönüştür… Çocuk sahibi çalışan anneler için ise bakıcı telaşının başlaması demektir. Çalışan anneler bir taraftan maaşlarının en az yarısını bakıcıya veriyor, bir taraftan da çocuklarını bakıcıya teslim etmenin vicdani sorumluluğunu yaşıyor. Çocuğunu gönül rahatlığıyla teslim edebileceği iyi bir bakıcı bulanlar ise şanslı azınlıktalar.

6 ay aradım, bulamadım
Özel bir şirketin satış departmanında çalışan Asuman Hanım, geçen nisanda ikinci çocuğunu doğurdu. İki haftadır da işinin başında… “6 ay bakıcı aradım ama bulamadım” diyor. Şimdi minik Ömer’e, tıpkı ilk çocuğu Rana’ya baktığı gibi annesi bakıyor.

Arayıp da bulamadığı bakıcının özelliklerini şöyle anlatıyor Asuman Hanım: “Sadece bakan birini istemedim. Çocukları seven, iyi iletişim kuran, oyun oynayan, onlarla birlikte olmaktan zevk alan biri olsun istedim. Çocuklarıma örnek olmasını, belli bir oranda aile değerlerime uymasını bekledim. Bu arada yabancı bir bakıcı asla istemedim. Çünkü çocuklarımın Türkçe’yi düzgün kullanması benim için çok önemli. Ayrıca çocuğumun hayatının yüzde 60’ını yanında geçirecek biri olarak bakıcı adayının bütçesi elverdiği kadarıyla kılık kıyafeti de uyum içinde olsun istedim.”

Asuman Hanım, 3 adayla görüşmüş. Ama olmamış… Nedenlerini yine Asuman Hanım anlatıyor:
“İlk bebeğim gibi, ikincisiyle de annem yakından ilgileneceği için ben aslında anneme yardımcı birini aradım. Annem varken ev işiyle de ilgilensin istedim. Ama asıl sorunu, her ayın 15 gününü yurtdışında, 15 gününü ise evden çalışan eşim oluşturdu. Adaylar bu koşullarla çalışmak istemedi.”
Asuman Hanım, çevresine haber salmış, hâlâ bakıcı arayışını sürdürüyor.

Off off hangisini anlatsam?
Tıpkı erkeklerin askerlik anıları gibi, aslında annelerin de bakıcı maceraları bitmez. İşte onlardan biri: www.annecocuk.com sitesinde bakıcı maceralarını anlatan bir anne, “Offf offf hangisinden başlasam ki” diyerek oğlu Utku’ya bakan 6 bakıcı için şu satırları yazmış:

“Utku’ya bir bakıcı ablamız 3.5 yaşına kadar baktı. Sonra kocaya kaçtı. Ondan sonra aldığım bir bakıcı kız 97’de bize 35 milyon telefon parası taktı… Sonraki bakıcımız bir harikaydı. Utku 5.5 yaşına gelene kadar baktı. İş değiştirip ayrılırken 15 gün ağlamıştı. Malatya’daki bakıcı maceralarım ise evlere şenlik… İlk bakıcımız apartman komşumdu. Aldığım tüm süt, meyve, bisküvi türü şeyleri torunlarına veriyormuş meğerse. Utku garibim söyleyememiş bana. İkinci bakıcımız, Utku’nun dini bilgilerini yetersiz görmüş, ona sürekli cehennemi anlatıyormuş. Kabuslar görmeye başlayınca iş ortaya çıktı. Tabii hemen çıkartıldı. 3. bakıcımız yalan söylediği için duramadı. 4. bakıcımız meğer çalıştığı tüm evlerde sabıkalıymış. Eli uzunmuş yani. Para falan değil de çeyiz eşyası, tabak çanak götürüyormuş. Neyse ona da bye bye dedik… 5. bakıcımızdan çok memnunduk. Evlenince ayrılmak zorunda kaldı. 6. bakıcımız yani şimdiki ise iyi, ama ameliyat olması gerekiyor. O yüzden yeni bakıcı arıyorum.”

Uzman büro yok
Uzlaşamamada sorun ne olursa olsun, çocuk bakıcılığı gibi iş tanımı pek belirli olmayan bir alanda, çalışan-işveren ilişkilerini düzenlemek güç. Çünkü kayıtdışı oranı yüksek. Rakamsal verilere ulaşmaksa zor. Örneğin, çocuk bakıcılığı, tek başına bir sektör olarak nitelenmiyor. Bu işi yapanlar, hasta bakıcılığı, özel sektör ve aşçılığın içine katıldığı ‘özel ev hizmetleri’ sektörü içinde anılıyor. İstanbul Özel İstihdam Büroları Derneği (İÖİBD) Başkanı Vural Şeker’in verdiği bilgilere göre, Türkiye’de toplam 327 özel istihdam bürosu var. Bunların neredeyse 120’si İstanbul sınırları içinde faaliyet gösteriyor. 60 kadarı özel ev hizmetleri aracılılık işkolunda faaliyet gösteriyor. Sadece çocuk bakıcısı olarak faaliyet gösteren yok. Ancak bu 60 şirket, ağırlıklı olarak dadı mesleğinde aracılık faaliyeti sürdürüyor.

Sağlıklı kayıt tutulmuyor
Türkiye’de çalışan yabancı işçiler konusunda net bir rakam yok. Ancak yurtdışından gelenlere bakıldığında, örneğin 2011’de Ermenistan’dan 69.000, Gürcistan’dan 1.850.000, Rusya’dan 3.000.000 kişi giriş-çıkış yaptı. Fakat bu rakamın ne kadarının kayıtdışı çalıştığı, ne kadarının turizm amaçlı Türkiye geldiği konusunda sağlıklı veri yok.
Ama Türkiye’de çocuk ve yaşlı bakımı ya da ev içi hizmet sektöründe çalışan yabancı kadınların sayısının 1 milyona yaklaştığı tahmin ediliyor. Kaçak işgücü, daha çok Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden Türkiye’ye geliyor.

Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Moldova, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Ukrayna’dan gelen kadınların bir bölümü ya kaçak ajanslar aracılığıyla ya da kendi kendilerine bakıcılık işi buluyorlar. Aylık ortalama 700 dolar talep ediyor, çalıştıkları evde kalıyorlar. Kaçak ajanslar, işverenden değil daha çok kadınlardan komisyon alıyor. Kimi işveren, kadınların kaçmasını önlemek için pasaportlarına el koyuyor. Bu kanunsuz durum, kamu görevlilerinin de bulaştığı dev bir rüşvet ve yolsuzluk çarkını da besliyor.

Yabancılar neden cazip?
Yabancı bakıcılar, zaman zaman yerli bakıcılara tercih ediliyor. Çünkü iyi eğitimli, İngilizce biliyor, yerlilere göre ucuz, yatılı kalabiliyorlar. Türk yemeklerini pek değil, ama hemen her işi yapıyorlar. Çoğu zaman herhangi bir sosyal güvence istemiyorlar. İngilizce konusunda Filipinliler’in namı büyük. Ancak özellikle birçok sanatçıya çocuğu için bakıcı bulan Beşiktaş’taki bir özel büro, son zamanlarda aylık ücreti yatılı 1.500 dolara, gündüzlü 1.200 dolara çıkan Filipinli bakıcılara alternatif olarak Nepal’den de bakıcı getiriyor. Onlar da İngilizce biliyor ve aylık ücretleri sadece 600 dolar. Ayrıca çalışma izni bedellerinin ödenmesi gerekiyor.

0-6 yaş arası için kesinlikle yabancı bakıcı almayın
Fakat 0-6 yaş arası yabancı bakıcı tutmanın da sakıncaları var. Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Sağlığı ve Eğitimi Bölümü mezunu, çeşitli kurumlarda eğitmenlik ve yöneticilik yapan Julide Çulfaz, anne modeline uygun bir bakıcı bulmanın önemine dikkat çekiyor. Ayrıca 0-6 yaş arası çocukların dil gelişimi açısından kesinlikle yabancı bakıcı önermiyor: “Öncelikle çocuğa güvenli bir ortam sağlayacak, mental ve duygusal gelişimini destekleyebilecek bir bakıcı bulunmalı. Çocuğun anne modeli olmalı. Bakıcının eğitimli olması çok önemli. İŞKUR, Halk Eğitim ve belediyeler eğitim kursları düzenliyor. Ama yeterli değil, denetim mekanizması da oluşturmalı.”



Şirketler de sorumluluk almalı
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ayperi Dikici Sığırtmaç, “Eğitimli, güvenilir, davranışlarıyla çocuğa model olan ve acil durumlarda nasıl davranacağını bilen bakıcı, ideal bakıcıdır” diyor. Ama, nerede bu bakıcı?
Doç. Dr. Dikici Sığırtmaç, konuşmasını sürdürüyor: “Temel bakıcılık eğitimi ve bakıcı adayının psikolojisinin uygun olup olmadığı çok önemli. Biz Çukurova Üniversitesi olarak önceki yıllarda bakıcılık kursları açmıştık. 2 ay sürüyordu, bir ay da staj imkânı tanıyorduk. Fakat bu yıl açacağımızı sanmıyorum. Bu deneyimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: Büyük bir şirket ya da kurum Türkiye’deki tüm illerde, hiçbir yaş sınırı koymadan, ücretsiz bir eğitim programı oluşturulabilir. Ve bu eğitimler yaygınlaştırılıp mutlaka düzenli denetlenmeli. Bizim eğitimlerimiz ücretliydi, bir Rotary kulübü bu kadınların eğitim ücretleri üstlendi. Böylece işin sosyal sorumluluk boyutu da ön plana çıkmış oldu. Bu anlamda şirketlere önerim, çalışanlarının çocuk bakımı ihtiyaçlarını ya bünyelerindeki kreşlerle çözmeleri ya da söz konusu bakıcıların eğitimi konusunda sorumluluk almaları.”

Sadece çocuğa bakarım
Özel istihdam bürolarına kayıtlı ya da kendi başına iş arayan Türk bakıcılar ise ortalama 1.000 lira aylık ve yol ücretine çalıyorlar, “Sadece çocuğa bakarım” diyorlar. İyisine denk gelirseniz, ütü ve yemek yapan da var ama hiçbiri evin genel temizliğine bulaşmak istemiyor. Çoğu çalışan anne, ayrıca her hafta ev temizliği için de bir kişiyle anlaşıyor. Bu da aylık bütçeyi 1.500 – 2.000 liraya çıkarıyor. İÖİBD’nin tarifesine göre ise gündüzlü bakıcıların aylık maaşları 1.200 lira ve yol. Yatılı bakıcıların aylık maaşları 2.000 lira ve yol. Yabancı bakıcılar ise 700 dolar ve günlük 20 TL izin parası.

Üniversiteler uzman bakıcı yetiştirecek
Şu an Türkiye’de çocuk bakıcılığı konusunda kurs veren 4 yapı var: Halk Eğitimler Milli Eğitim’e, Meslek Edindirme Kursları İŞKUR’a, İSMEK kursları belediyelere, eğitim firmaları ise özel sektöre ait. Bunlara ek olarak geçen hafta, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile Yükseköğrenim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya’nın bir araya geldikleri ve çocuklarla birlikte yaşlılara, engellilere, kimsesiz çocuklara hizmet verecek kişiler için önlisans düzeyinde yeni yükseköğretim bölümleri açılmasının projelendirildiği duyuruldu. Yeni çalışmaya göre sosyal hizmetler alanında çalışan kişiler, akademik eğitimden de geçirilecek. YÖK, “uzman” bebek ve yaşlı bakıcılarının yetiştirilmesi için nasıl bir programın geliştirileceğini eğitim uzmanları ile görüşüyor.

Gönüllü bebek ve çocuk bakıcısı aile
Bakıcı adaylarının tercih ettiği yollardan biri de kendi evinde çocuk bakmak. Ancak çoğu anne, çok zorda kalmadıkça bu yolu tercih etmiyor. Örneğin Fransa’da 6 yaş öncesi çocukların bu şekilde bakımı sıkı denetim altında. Bakıcı adayları en fazla 3, izinle 4 çocuğa evinde bakabiliyor. “Gizli kreş” iddiasıyla evlere baskınlar düzenlenebiliyor. Evde izinsiz çocuk bakıldığı için açılmış çok sayıda dava var. Türkiye’de ise bu konuda herhangi bir denetim yok. Ama fazla kötümser olmadan, dikkatli davranarak çalışan anneler bu sorunun da üstesinden gelebilirler. Bu arada konuyla ilgili bir çok internet sitesi var.

İşte o sitelerden birinde üniversite mezunu Ankaralı bir çift şöyle ilan vermiş: “Kendi evimizde bebeklerinize veya çocuklarınıza günlük ihtiyaçlarının sizin tarafınızdan karşılanması kaydıyla ücretsiz olarak bakmaya hazırız. Üniversite mezunu bir çiftiz. Lütfen aracı kurumlar aramasın ve gerçekten ihtiyacı olanlar bizi arasın. İrtibat Tel : 0539 XXX XX XX”

Sadece 6.047 kişi SGK’ya kayıtlı
– Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Haziran 2012 kayıtlarına göre Türkiye’de SGK’ya kayıtlı 12.087.04 kişiden sadece 6.047’si ‘ev içi çalışanlar’ faaliyetleri kapsamında yer alıyor.
– Sigortalı 6.047 ev içi çalışanın 2.032’si erkek, 4.015’i kadın. 13’ü kamuda 6.034’ü özel sektörde kayıtlı.
– Çalışanların kayıtlı olduğu toplam 4.659 işyerinden 7’si kamu, 4.652’si özel sektör şirketi.
– Ortalama günlük kazanç 32.90 TL. Kadın çalışanların günlük kazancı 31.82 TL iken erkek çalışanların 34.94 TL. Bu kazanç, kamu sektöründe 29.61 TL, özel sektörde ise 32.90 TL. Kayıtlara göre; özel sektörde çalışan, kamuda çalışana göre yüzde 11 daha yüksek maaş alıyor. Erkeklere ise kadınlara göre yüzde 9.8 daha fazla maaş ödeniyor.
– Bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde haftanın 5 günü çalışan bir kişinin aylık ortalama kazancı 713 TL.

Annelerin gözü bu düzenlemelerde

Yeni yasama yılı ve doğum izni
Aslında son zamanlar, çalışan anneler açısından önemli idari kararların alındığı bir dönem oldu.
Öncelikle geçen yasama yılının son günlerinde kamuoyunda büyük gürültüler koparan kürtaj yasa tasarına iliştirilmiş bir madde de doğum izni süresi oldu. Mevcut düzenlemeye göre çalışanların annelerin doğum izni 16 hafta. Yeni yasama yılıyla birlikte TBMM’nin görüşüp kanunlaştırması beklenen tasarı yasalaşırsa SGK’lı annelerin doğum izninin 6 aya çıkması bekleniyor.

Bakanlık, ‘izinsiz yabancı işçi’yi önlemek istiyor
Bir başka düzenleme ise “5683 Sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun”da yapılan değişiklik oldu. 1 Şubat’ta başlayan yeni uygulamanın amacı, hemen hemen tamamı turist vizesi ile ülkeye giren, izinsiz çalışan, vize süresi dolduğunda tekrar çıkış-giriş yapan yabancı çalışanların beyan edilmesini ve kayıt altına alınmasını sağlamak. Vize mevzuatında yapılan bir değişiklik de (yeni uygulamaya göre vize süresi biten kaçak çalışan, tekrar Türkiye’ye girebilmek için 90 gün beklemek zorunda) kaçak çalışanları ve işvereni bildirim yapmaya zorluyor. Yeni kanuna göre işveren, beyan ederek, vergi ve sigortasını ödeyerek, evinde yabancı işçi çalıştırabiliyor. Bunun için Çalışma Bakanlığı’na başvurmak ve çalışma izni almak gerekiyor.

İstanbul Özel İstihdam Büroları Derneği Başkanı Vural Şeker, yeni düzenlemeden sonra kayıt altına giren yabancı sayısı arttı mı sorusuna “Evet çoğaldı, ama kayıt dışı azalmadı” diye yanıt veriyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2012 yılında izinsiz yabancı işçi çalıştıranlar için açıkladığı para cezalarına göre, kaçak işçi çalıştıranlara her bir yabancı için 6.795 TL, çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan yabancıya 679 TL, çalışma izni olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya ise 2.717 TL ceza kesiliyor. Fiillerin tekrarı durumunda ise para cezaları bir kat artırılarak uygulanıyor.

Sigorta şemsiyesi altına girecek
Bu arada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kadın istihdamının artırılması amacıyla “esnek çalışma” sistemine geçilmesi için geçen hafta Bakanlar Kurulu’na bir çalışma sundu. Proje ile ev hizmetlerinde çalışan kadınların daha az gün üzerinden prim ödeyerek sigorta kapsamına alınması yeniden düzenlenecek. Buna göre bakıcılar da dahil olmak üzere ev hizmetlerinde çalışan ancak sigortalılık kapsamı dışında kalan yaklaşık 450.000 çalışan kadın, sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınacak.

Hürriyet İK – Hayriye MENGÜÇ





3 Yorumlar

  1. Bu işte yardımcı olacak özel profesyonel bürolar olmadığından internetten bulmaya çalıştım ve çok da işe yaradı. demek ki artık gerek yok diyorum, nasıl olsa internet var, böyle rahatça güvenilir bakıcı bulduğum siteler var https://teyzesizsiniz.com/

  2. Bence diğer önemli bir konu bakıcı alternatiflerinde sınırlı kalmamak. 2-3 tavsiye ile kısıtlı kaldığınız zaman kötünün iyisini seçmek zorunda kalabilirsiniz. Ben şahsen son bakıcı internet üzerinden buldum. Alternatif çok fazla olduğunda işler farklı oluyor Ben şu an çok memnunum. Tavsiye ettiğim siteler 1. http://bacikalfa.com 2. https://teyzesizsiniz.com

  3. kaçak yabancı çalıştırmanın cezasının 7000.-TL olduğunu öğrendikten sonra 5 yaşındaki oğlumuzun gürcü dadısı için çalışma izni aldık. calisma izninin ardından sigorta primlerini de ödemeye başladık, tüm bur süreçte http://www.calismaizin.com oldukça yardımcı oldu. asgari ücretten sigortalı olan bakıcımız için aylık 300 tl gibi bir maliyet oluyor ancak bakıcımızın da emekliliğine saydırabildiğini öğrendik. umarım bizim durumumuzdaki genç çiftlere yardımcı olabilmişizdir. selamlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir