Anasayfa / Haberler / Dinledik, dinliyoruz, dinleyeceğiz.

Dinledik, dinliyoruz, dinleyeceğiz.




dinlemeGEÇTİGİMİZ hafta The Guardian ve Washington Post gazetelerinde çıkan yazılarla NSA’in (National Security Agency) dinleme ve izleme yaptığını öğrendik. Gerçi bilinmeyen bir şey değildi. İhtiyaç duyulduğu kadar dinleme yapıldığı düşünülüyordu. Fakat yapılan işin boyutları öğrenildiğinde olay skandala dönüştü. Olayın kahramanı yani bu konuları basına sızdıran kişi kendini gizlemedi. Edvvard Snowden adında eski bir CIA çalışanıydı. Bir dönem CIA’de çalışan, sızıntıların gerçekleştiği tarihte ise NSA için taşeron olarak strateji ve danışmanlık hizmetleri veren Booz Ailen Hamilton firmasında çalışan Snovvden, sızıntıları gerçekleştirmesindeki tek amacın ABD yönetiminin halk adına ve halka karşı yaptığı faaliyeti gözler önüne sermek olduğunu söylüyor.

“BÖYLE YAŞAMAK İSTEMİYORUM!..”

Snowden, The Guardian’a verdiği demeçte, ABD ulusal istihbarat yapılanmasında çatı konumunda olan NSA’in tüm iletişimi (sabit telefon, cep telefonu, e-posta, vs) izleme yetkisine ve yeteneğine sahip olduğunu ve bu sayede otomatik olarak tüm bir ulusun iletişiminin izlendiğini belirtiyor. Şöyle ki, NSA çalışanlarının, birisinin e-postalarına veya telefonuna bakmak istediklerinde sadece bu teknolojiyi kullanmalarının yeterli olacağını söyleyen Snowden, konuştuğu her şeyin kayıt altına alındığı bir dünyada ve böyle bir toplumda yaşamak istemediğini açıklıyor. Snowden ayrıca şu anda Hong Kong’da bir otelde olduğunu ve İzlanda elçiliğine siyasi sığınma talebinde bulunacağını bildiriyor. Şimdilerde ise nerede olduğu bilinmiyor.



Bu iddialar içinde yer alan işin firmalar bölümü ise şöyle. Söz konusu iddiada Microsoft, Google. Apple, Facebook vb. firmaların kendi veritabanlarına erişebilmesi için NSA’e erişim yetkisi verdiği şeklindeydi. Microsoft, Google, Apple ve Facebook gibi internet devleri hemen yalanlama yayınlamışlardı. Buna karşın hem NSA, myfikirler.com hem de Obama bunun yıllardır yapılan standart bir istihbarat hareketi olduğunu ve FISA yasasıyla uyumlu olduğunu duyurarak firmaları ters köşeye yatırmışlardı. İşin ilginç yanı da aslında bu, zira teknik takibin skandala dönüşmesinin sebebi, ABD’nin kendi vatandaşlarını da dinlediği iddiası. Yoksa FISA yasası yabancı vatandaşlar için ABD istihbarat kurumlarına zaten böyle bir yetki vermekte ve kimse de bu garip uygulamadan rahatsız oluyor gibi gözükmemekte.

SKANDAL 1984’ÜN SATIŞINI ARTIRDI

İşin biraz da magazinel ve ekonomik tarafında bakalım. NSA’in teknik takip ve dinleme skandalıyla birlikte, George Or-vvell’in 1984 adlı romanı da Amazon’da en ciddi yükseliş sergileyen kitaplardan birisi oldu. Amazon.com’un saat başı güncellediği verilere göre 1984, son 24 saat içinde satış rakamını yüzde 156 artırarak en çok satanlar listesinde 112’nci sıraya dek tırmanmış durumda. George OrvveH’ın 1947-1948 yıllarında kaleme aldığı kitap, bir ara satış rakamını yüzde 9.500 oranında artırmış durumdaydı.

Konu sansür, teknik takip, devlet eliyle yapılan izleme ve dinlemeler olduğunda George OrvveH’ın 1949 yılında basılan 1984 romanı, referans olarak verilecek eserlerin başında gelir. Bu eser, alegorik bir anlatımla gözetleme devletini tanımlayan ve düşünce suçunun tanımının yapıldığı ilk kitaplardan birisidir. Elbette satış patlamasının tek sebebi bu skandal değil. Aynı zamanda bu hafta kitabın basılmasının 64. yıldönümü. Ancak elbette asıl etkenin NSA skandali olduğunu söylemek yanlış olmaz.

ABD ulusal güvenlik kurumu olan NSA, 1978 yılında çıkartılıp daha sonra 11 Eylül saldırıları ardından kapsamı genişletilen FISA (Yabancı İstihbarat Takip Yasası) çerçevesinde yıllardır teknik takip ve iletişim izlemesi yapan bir kurum. Yani gücünü yasalardan alıyor. Bizde durum ne dersiniz? Kim bilir, bir süre sonra bir Snowden da bizden çıkar bakarsınız.

Musa Savaş





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir