Anasayfa / Kariyer ve İş / Duygusal zekâ 2020 yılında en önemli iş becerisi sayılacak

Duygusal zekâ 2020 yılında en önemli iş becerisi sayılacak




İK profesyonelleri, kafa avcıları ve uzmanlar yüksek EQ’nun iş hayatındaki avantajları konusunda neredeyse hemfikir. Ancak dezavantajları olduğunu hatta konunun bir paradoks olduğunu düşünenler de var…

DUYGUSAL zekâ yani EQ, kendini bir şey zanneden kibirli IQ’nun tahtını sallayalı çok oluyor. Hatta uzmanlara göre duygusal zekâ 2020 yılında en önemli iş becerisi sayılacak. Gitgide karmaşıklaşan ve stres düzeyini arttıran iş dünyasının daha yaşanabilir olması için başka çare de yok zaten. Duygusal zekâ sahibi olan liderler ve çalışanlar hiç olmadığı kadar kıymet görecek diyebiliriz.

Aslında bugün de durum çok farklı değil. Duyguları anlayan ve yönetebilenler her kademede başarılı oluyor.

18 maddede duygusal zekâ

Duygusal zekâsı yüksek insanların hem iş hem de sosyal alanda varlıklarını sürdürmede, olumlu ve yapıcı ilişkiler kurmada ve sonuca ulaşmada daha avantajlı olduklarını belirten MCT Danışmanlık Genel Müdürü Didem Gürcüoğlu Tekay, “En önemli avantalarından biri hem iş hem sosyal alanda bilinçli ve istekli karar verebilmeleridir” diyor.

Tekay duygusal zekânın özelliklerini 18 maddede sıralıyor:

• Duygusal farkındalık: Bireyin kendi duygularını okuması, etkilerini fark etmesi ve kararlarını içgüdüleriyle yönlendirmesi

• Kişisel değerlendirme: Bireyin kendi güçlü ve sınırlı alanlarını bilmesi

• Özgüven: Bireyin kendi varlığının ve becerilerinin farkında olması

• Duygusal kontrol: Bireyin yıkıcı duygu ve güçleri kontrol altında tutması

• Şeffaflık: Dürüstlük, doğruluk ve güvenilirlik sergilemek

• Uyum: Değişen durumlara uyum sağlamada ya da engelleri aşmada esneklik

• Başarı: Mükemmelliğin standartlarını yakalamak üzere performansı geliştirme dürtüsü

• Girişim: Fırsatları fark edip harekete geçmeye hazır olma

• İyimserlik: Olayların olumlu yanını görmek

• Empati: Başkalarının duygularını anlamak, onların perspektifinden görebilmek, onların endişe ve kaygılarıyla ilgilenmek

• Organizasyonel farkındalık: Organizasyon içindeki politikaları, şu an geçerli karar mekanizmalarını anlamak

• Hizmet: Müşteri ihtiyaçlarını fark etmek ve karşılamak

• İlham veren liderlik: Zorlayıcı bir vizyonla motive edip yönlendirmek

• Etki: İkna etmek için bir dizi taktikler kullanmak

• Başkalarını geliştirmek: Geri bildirim ve yönlendirmeyle başkalarının becerilerini desteklemek

• Değişim kataiizörü: Yeni yönlere doğru yönelmek, buna liderlik etmek

• İlişki kurma: İlişki ağlarını oluşturup elde tutmak ve geliştirmek

• Takım: çalışması ve işbirliği



ÎK profesyonellerinin duygusal zekâya sahip insanları öncelemesinin bazı mühim sebepleri var. Bunlardan ilki stres altında çalışmayı sürdürebiliyor olmaları. Bilinçli olarak stres seviyelerini yönetebiliyorlar. Çalıştıkları insanları anlamaları ve onlarla işbirliği kurabilmeleri de bir diğer sebep. Zira takım olabilmek, çeşitli yelpaze ve kültürlerden insanla ilişki kurma becerisi gerektiriyor. Özellikle çok uluslu şirketlerin işe alım kriterlerinde duygusal zekâ önemli bir yere sahip.

EQ sahibi kişiler aynı zamanda iyi birer dinleyici. Bu da takımdaki herkesin duygu ve düşüncelerini hemen anlayarak ona göre davranma yeteneğim getiriyor. Üstelik EQ’su yüksek çalışanlar geri bildirime yani eleştiriye de açık. Duygusal zekâsı düşük çalışan küçük bir eleştiride bile savunmaya geçerken, EQ sahibi çalışan eleştiriyi bir katkı olarak değerlendirebiliyor. Empatik olmaları ve olaylara farklı gözlüklerden de bakabiliyor olmaları ise yine tercih sebepleri arasında. IK profesyonelleri, kafa avcıları ve uzmanlar yüksek Eö’nun iş hayatındaki avantajları konusunda neredeyse hemfikir. Ancak dezavantajları olduğunu düşünenler de var.

“FARK1NDALIĞINIZ YÜKSEK OLMALI”

Yetenek yönetimi şirketi Assessment Systems’in CEO’su Levent Sevinç, her şeyin çabuk eskidiği günümüz iş hayatında değişen şartlara adapte olabilmek için öğrenme kasının güçlü olması gerektiğini belirterek, “Öncelikle farkmdalığımız yüksek olmalı. Duygusal zekânın ilk boyutu olan kendinin farkında olma, bu konuda bireylerin farkmdalık düzeyini gösteriyor” diyor. İş hayatında nerede, ne zaman ve nasıl tepki vermek gerektiğini bilmenin başarı için çok kritik olduğuna değinen Sevinç’e göre tepkilerini kontrol edemeyen biri haklıyken haksız duruma düşebilir. Duygusal zekânın avantajlarına rağmen Iö’nun çok da yabana atılmaması gerektiğine vurgu yapan Sevinç sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bilişsel zekâ hiçbir zaman önemini yitirmedi. IQ’su düşük EQ’su yüksek kişilerin iş hayatında, en azından uzun vadede başarılı olabildiğini söylemek zor. Duygusal zekâ, özellikle eşitler arasmda kimin birinci olacağım belirliyor. Yani bilişsel zekâ seviyesi denk bir grup çalışan düşünün, bunların içerisinde iş sonuçlarıyla fark yaratacak ve diğerlerinden öne çıkacak kişi, duygusal zekâsı yüksek olan olacaktır.” ‘

KADINLARDA DAHA YÜKSEK

Üst düzey işe alım ve danışmanlık şirketi PageGroup Ülke Müdürü Hugo Campo, duygusal zekânın İK açısından gittikçe önemsenen özellikler arasında yer almaya başladığını söyleyerek, “Son zamanlarda yürütülen araştırmalar da bu konunun başarıdaki önemini gösteriyor. Duygusal zekâ duyguları anlama ve yönetme kapasitesidir. İnsani duyguların ince-A liklerinin iş yerinde kabul görmesi, çalışanlar arasında daha iyi işbirliği sağlamak, daha mutlu bir iş ortamı sunmak gibi pragmatik faydalar getiriyor” diyor. İşyerinde duyguların kapı dışında bırakılmasını beklemenin akılcı bir yaklaşım olmayacağına değinen Campo, bu beklentinin hem yöneticiler hem de çalışanlar üzerinde yıkıcı etkileri olacağını belirtiyor.

Küreselleşmeyle beraber duygusal etkileşim ve duygu ifadesinin daha karmaşık bir hal aldığına vurgu yapan Campo, “Kendini bilen, duygusal açıdan zeki bir yönetici, zamanlamaları doğru planlayarak süresinden önce işi halledebilme yetisine sahip.

Kadınların daha yüksek duygusal empatiye sahip olduğunu söylemek mümkün” diyor. Duyguların kökenini ve kaynağını anlamanın ekip çalışmasını uyumlu hale getirdiğine işaret eden Campo, başarılı liderlerin duygusal zekâ bileşenlerine sahip olduklarını söylüyor. Campo “Ekiplerini daha iyi tanıyarak anlayan yöneticiler çok daha mutlu oluyorlar. Etkili bir yönetici olmak önemlidir fakat bir yöneticiyi lider yapan duygusal zekâsıdır” diyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir