Anasayfa / Makaleler / Muhteşem Yüzyıl olayı Amerika’da da yaşandı

Muhteşem Yüzyıl olayı Amerika’da da yaşandı




Bildiğiniz üzere iki haftadır Muhteşem Yüzyıl’la yatıp Muhteşem Yüzyıl’la kalkıyoruz. Kanuni’nin politik imajını tartışa tartışa bitiremedik. Her gün yeni bir eylem, yeni bir protesto ve basın açıklaması duyuyoruz.

Tam da artık yetmedi mi bu tartışmalar derken geçtiğimiz hafta yayınlanan bir haber benim ancak kulağıma çalındı. “Amerika’da bir dizi başlamadan yayından kaldırıldı.” 

Dizi eski Amerika Başkanlarından Kennedy ve ailesiyle ilgiliydi. Çekimleri tamamlanan dizi yayınlanmadan ekranlara veda etti. Neden mi?

“Dizi, sağcı bakış açısıyla çekildiği ve olayları taraflı yansıttığı gibi eleştiriler alınca, History Channel ‘Kennedy’ler’ isimli diziyi yayımlamaktan vazgeçti. Liberal belgesel yapımcısı Robert Greenwald da New York Times’a verdiği demeçte, dizinin bir “politik karakter suikastı” olduğunu söylemişti. Katie Holmes ve Greg Kinnear’ın da rol aldığı 8 bölümlük dizide, ünlü ’24’ serisinin de yaratıcısı olan ve muhafazakâr görüşleriyle bilinen Joel Surnow’un yapımcı olarak yer alması da eleştirilmişti. Kanaldan yapılan açıklamada, “Dizinin tüm bölümlerini izleyip toplu bir değerlendirme yaptığımızda, bu öykünün tarihsel bir markaya uymadığına karar verdik” dendi. Dizinin çekimleri tamamlandığı ve yayına hazır olduğu için, başka bir kanalda yayınlanma ihtimalinin olduğu ifade edildi.”



Yayınlanan haber aynen böyleydi. Şimdi diyeceksiniz ki “RTÜK müdahalesine bile gerek yok, adamlar neyin yayınlanacağını, neyin yayınlanmayacağını biliyor.” Ben de diyorum ki, Muhteşem Yüzyıl’ın sansür kuruluna karşı mücadelesi tek değil. Belki orada direkt yayıncı kuruluş durdurdu yayını, “üst kurul” karar vermedi ancak bunun da terminolojik karşılığı otosansür… Kısacası işin içinde olan şey, başına sonuna hangi eki eklerseniz ekleyin, sansür…

Kısacası Muhteşem Yüzyıl tek değilmiş… “Amerika’da da yapılmış, o zaman bizdeki sansür de meşrudur” diyenleriniz olabilir. “Sonuçta tarihi kişiliğe zarar verilmiş, o zaman da ceza verilirmiş.”

Saygıdeğer okurlarım, fikrimce tek olmamamız eylemin meşru olduğuna karşılık gelmez. Ne olursa olsun “Padişah nasıl sevişir”, “Hareme fazla vurgu var”, “Atalarımız rezil oldu” mantığıyla sokağa dökülenleri haklı görmüyorum, göremem… Bu bir dizi, yalnızca bir dizi ve ancak bir dizi.  

Yazıya son verirken, Genç Siviller’in Muhteşem Yüzyıl protestosuna karşı Battal Gazi filminde Bizans imparatorlarının yani tarihi karakterlerin kişiliklerinin doğru yansıtılmadığı gerekçesiyle RTÜK’e şikayet kampanyası başlattığını, isteyen herkesin topluluğun internet sitesinden dilekçeye ulaşıp mail atabileceklerini hatırlatmayı borç biliyorum.

Tabi ki sansür desteklenecek bir şey değil, Battal Gazi filmlerini şikayet etmek de görevi, yetkiyi üst kurula devretmek oluyor ancak bu protestonun müdahalenin yanı sıra ikili mantığın altını çizmek için güzel bir yöntem olduğuna inanıyorum. Ee, bir yerden başlamak lazım değil mi?

gizemkaboglu@gmail.com





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir