ZOR VE ACI DOLU GÜNLERİN ARDINDAN…
ZOR VE ACI DOLU GÜNLERİN ARDINDAN…

Çünkü, biz bu ekonomik gündemin içinde çalışmalarımızı sürdürürken Hakkari’den gelen 24 askerimizin şehit olduğu haberi hepimizi derinden sarstı. Bundan 50-60 yıl öncesi için yorum yapamayacağım ancak ben bugün genç bir kadın olarak kendini “Kürt”, “Laz”, “Gürcü” olarak tanıtan çok sayıda dosta arkadaşa sahibim. Hepsi toplum içinde saygın insanlar… Türkiye’de büyük kentler son 30 yılda her bölgeden büyük göç aldı ve kentler, kentlerin varoşları yurdumuzun dört bir yanından gelen tüm bu insanları buluşturdu, kaynaştırdı. Birçok aile kentte ikinci, üçüncü neslini yetiştirdi, okuttu… Kürtçe yayın yapan TV kanalı tabu olmaktan çıktı. Bence Kürt milliyetçiliği üzerinden terör yaratmanın devri geçti. Örgütlü terörün amacı zayıfladı, halkla bağı koptu. Ancak varlığını Kuzey Irak’ta konuşlanarak ispat etmeye uğraşıyor. 21’nci yüzyıl tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de orta sınıfın yükselişine sahne olacak, işte o zaman bu acıların hayatımızdan tamamen silindiğini görebileceğiz.
Bir başka acı haber ise Van’dan geldi. Deprem görüntülerini seyretmemeye çalıştım ancak beni yakaladılar. Tarifsiz bir acı… Nefes alamıyor, yutkunamıyorsunuz, yüreğiniz kor gibi yanıyor. Kaybettiğimiz tüm insanlarımız, çocuklarımız- meleklerimiz nur içinde yatsınlar. Allah’tan onlar için rahmet diliyorum, yakınları için sabır ve akıl sağlığı diliyorum. Acil önlemleri bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiği apaçık ortada. Tüm vatanımız depremlerde insanlarımızın canını koruyacak, sağlam binalarla donansın ve bir daha bu acı kayıpları yaşamayalım istiyorum. Çok mu?
Barış, saygı, uzlaşma ve dayanışma ile Türkiye’yi iyi günlere hep beraber taşıyabilmek dileğiyle,
İyi okumalar diliyorum,
Sedef Seçkin Büyük







