Kariyer ve İş

AMD’nin CEO’su Lisa Su’nun Başarısı

AMD, iflasın eşiğinden yüzde bin 300’lük hisse değeri artışı sağladı

KORONAVİRÜS, bütün dünyayı perişan etti. İş dünyası allak bullak oldu. Şirketler, binlerce çalışanını ya işten çıkardı ya belirsiz bir süre için ücretli/ücretsiz izne ayırdı. İşsizlik arttı. Ekonominin günlük döngüsü, insanların yaşam ritmi bozuldu. Ticaret aksadı, alışveriş alışkanlıklarımız değişti.



Böyle bir ortamda büyük şirketler bile yılın ilk çeyreğini zor atlattıklarını, ikinci çeyrek için de fazla umutlu olmadıklarını açıklayıp, zarar bilançolarım yatırımcılarıyla paylaşırken bazı şirketler de beklenmedik bir şekilde rekor büyümelere ve gelirlere imza attı.

Bunlardan biri de çok uluslu yarı iletken üreticisi Amerikan şirketi AMD (Advanced Micro Devices).

DİPTEN ZİRVEYE

AMD, iflasın eşiğinden yüzde bin 300’lük hisse değeri artışı sağlayabilmeyi başaran ender işletmelerden biri. Şirket para kaybediyordu, borç batağına düşmüştü, hisseleri borsalarda yerlerde sürünüyordu, müşterinin güvenini kaybetmişti. Her şeyden önce iş dünyasında prestiji sarsılmıştı.

Ama kadın yönetici Lisa Su, bu günler için var. 2014’ten beri şirketin hem başkanı hem CEO’su. Bir elektrik mühendisi olarak konusuna hakim. Buna yönetim becerisi de eklenince son bir yılda baş aşağı giden grafik oklarının seyrini durdurup, tekrar bir füze gibi yukarı yöne çevirmesini bildi.

“Elektronik eşya satan mağazaları gezmeye bayılıyorum. Hele laptop bilgisayarları incelemek çok hoşuma gidiyor. Çünkü o bilgisayarların, benim yönetimimdeki şirketin yaptığı işlemcilerle çalıştığını bilmek bana gurur veriyor” diyen Su, başarısının sırrını, disiplinli çalışmasına, adımlarını yavaş fakat isabetli atmasına bağladığını kaydediyor.

AMD’nin CEO’su Lisa Su

ZORLUKLARA MEYDAN OKUDU

Bayan Su (böyle diyoruz çünkü Uzakdoğu adlarının ilki, soyadı olmakla birlikte Lisa Su, ABD doğumlu), şöyle devam ediyor sözlerine: ‘‘Bir teknoloji insanı olarak yetiştirildim. Kariyerimin büyük bölümünü, yarı iletkenler üzerinde çalışarak geçirdim. Oldukça tecrübe sahibi oldum. Beş yıl önce yönetici miğferini başıma geçirdiğimde çok şey yapabileceğimi biliyordum. O zamanlar AMD, hayli zor günler geçiriyordu. Hiç kimse başa geçip, yaklaşan bir felaketin sorumlusu olmak istemiyordu.”

Fakat Su, günümüzün en güçlü kadın teknoloji insanı ve zorluklara meydan okumayı seviyor. “Olağanüstü karmaşık işlemlerle uğraşıyoruz” diyen Su, “Son olarak ürettiğimiz çip, 40 milyar transistor barındırıyor. Bu çipin her aşamasının doğru yapılması, çok fazla mühendislik bilgisi ve becerisi gerektiriyor” şeklinde konuşuyor (Intcl’in kurucu ortaklarından Gordon Moore’un kendi adıyla anılan bir yasası var. 1965’te, kısaca çip dediğimiz tümleşik devrelerdeki transistor sayısının her yıl ikiye katlanacağını, bunun 011 yıl kadar süreceğini söylemişti. 1964’te yapılan ilk çip’lerde 1-10 adet arası transistor bulunuyordu. 20 yıl sonra transistor sayısı bir milyonu geçmişti. Bugün 40 milyar transistörlü çip’lerden söz ediyoruz. Aslında bu rakam bile sıradan. Cerebras şirketi geçen yıl, 1 trilyon 200 milyar transistorü olan bir çip ürettiğini açıklamıştı. Halen 91 yaşında olan ve 12 milyar dolarlık serveti olan Moore, bu rakamlar karşısında yasasının iflas ettiğini görmüş olmalı).

https://www.youtube.com/watch?v=wtrJGesX3vY

19 ÖDÜLÜ VAR

Kısaca MİT olarak bilinen Massachusetts Institutc of Technology mezunu olan Lisa Su, yüksek performanslı bilgisayar uygulamaları için ileri teknoloji inşa etmenin şart olduğuna değiniyor ve bugünün teknolojisinin temellerini 2014’te atmak zorunda olduğunu kaydediyor. Su, şunları söylüyor:



“Yarıiletken endüstrisi son derece riskli bir iş. Yeni bir ürün piyasaya çıkarmak için 3-5 yıl arası bir zaman gerekiyor. Yeni ürünü ortaya çıkarırken yeni teknolojileri de ürüne katmak zorundasınız. Hiç kimse beş yıl öncesinin ürününü kullanmak istemez. Ayrıca rakipleriniz sizin ürününüzü bir anda çağdışı bırakabilir. Bilgisayar yapan şirketleri de sizin ürünlerinizi satın almaya ikna etmelisiniz.”

50 yaşında olan ve bugüne kadar değişik kategorilerde 19 ödül alan Su, kartları iyi gördü vc ürünlerine talep arttı. Hisseleri, beş yılda yüzde bin 300 değer kazandı. Geçen ay, AMD’nin hisseleri 59 dolara kadar çıktı. Elbette ki Su, bunları kısa bir sürede gerçekleştirmedi.

Ama önce ABD Başkanı Trump’ın Çin’le olan ticaret savaşlarının, sonra da koro-navirüsün getirdiği aksaklıklarla mücadele etti. Bu zorlukların, başarısına gölge düşürmesine izin vermedi. Ayrıca şanslıydı da. Çünkü fabrikalarda üretim, neredeyse tamamen otomatik olarak yapılıyor, işçilerin sosyal mesafeye uymak gibi sorunları yok. Sadece kontrol amaçlı çalışan işçiler, birbirlerinden en az 20-30 metre uzakta. Bu işçiler fabrikaya birkaç aşamalı bir temizlik işleminden sonra girebiliyor. Çünkü gözle görülmeyen bir toz zerresi bile işlemcileri bozabilir.

EN BÜYÜK RAKİBİ INTEL

Yarı iletken fabrikaları, dünyanın en temiz iş yerleridir. Müşteri konumundaki şirketlerin talepleri de bekletilemez. Bu kurtlar sofrasında müşterinizi kapacak rakipler, alarmdadır. Zaten yüz milyonlarca insan kendini karantinaya almış durumda. Evde zaman geçirmek için yapılacak en eğlenceli iş, bilgisayarda oyun oynamak. AMD, bu dijital oyuncakların da işlemcilerini üretiyor.

Bilgisayar dünyasıyla ilgilenenler, Intel’i iyi bilir. ABD merkezli, dünyanın en büyük yarı iletken üreticisi. Intel, çiplerinin kişisel bilgisayarlarda bekleneni verememesi, başkan yardımcısı Michelle Johnston Holthaus’m geçen yıl kasım ayında kamuoyuna bir özür mektubu sunmasıyla sonuçlanmıştı. Piyasalarda olağandışı sayılan bu özür mektubunun AMD’nin işine yaradığını ileri sürenler de oldu, bu davranışın Intel’e daha çok saygınlık kazandırdığını söyleyenler de.

PİYASA DEĞERİ 57.7 MİLYAR DOLAR

AMD, yarı iletkenler piyasasında faaliyet göstermek üzere 1969 yılında Jerry Sanders tarafından kuruldu. Merkezi, Kaliforniya eyaletinin Santa Clara kentinde olan AMD, geçen yıl 6 milyar 730 milyon dolar gelir elde etti (Rakamın büyüklüğüne aldanmayın.

Vergiler, maaş ödemeleri, hammadde alımı ve işletim masraflarından sonra şirketin kasasına giren para, sadece 341 milyon dolar oluyor). 11 bin 400 kişinin çalıştığı şirket, mikroişlemcileri ve grafik işleme üniteleriyle tanınıyor. Şirketin piyasa değeri, halen 57.7 milyar dolar (Intel’in geçen yılki geliri 72 milyar dolar oldu. Piyasa değeri ise 258.2 milyar dolar). Ancak Intel gelirlerini yüzde 1.7 oranında artırırken AMD’de bu oran yüzde 4. Birer yıl arayla kurulmuş olmalarına rağmen Intel’in rakamları devasa. Böylesine kıyasıya bir rekabet varken anlaşmazlıklar da olmuş. AMD ve Intel, 1986, 1990, 1997, 2005 ve 2009’da milyarlarca doların havada uçuştuğu tazminat davalarıyla uğraşmışlar.

AMD’nin en büyük başarılarından biri, Guinness Dünya Rekorları kitabına girmiş olması. 2011’de Teksas’ın başkenti Austin’de, 8.429 GHz’le, bir bilgisayar işlemcisinin en yüksek frekansını rekor olarak kaydettirmişler. Yüksek frekans, bilgisayarın hızını belirliyor. 1980’lerin başında 1 GHz olan işlemci hızı, günümüze kadar sekiz kattan fazla artmış. Bugün kullandığımız şuadan lap top bilgisayarların hızı, 2 GHz’den biraz fazla. Hız arttıkça fiyat da artıyor. AMD’nin 75 dolarlık işlemcisi de var, bin dolarlık işlemcisi de.

ALEV RIGEL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu