Anasayfa / Ekonomi-Finans / Borsacılara göre hikayesi olan 40 hisse

Borsacılara göre hikayesi olan 40 hisse




Kim demiş bu seviyelerden borsaya girilmez diye? Uzmanlar, borsada orta vadede hedefin 105 bin, uzun vadede ise 125 bin olduğunu söylüyor. Bu seviyelerden borsaya girmeyi düşünenler için borsacıların “al” verdiği hisseleri derledik…

BAYRAM öncesi 100 bin sınırını aşan borsada yükseliş trendinin devam etmesi bekleniyor. Ancak bilindik hikayedir, borsa yeni rekor seviyeleri test ederken yatırımcılar genellikle hisse senedi almaya çekinir. Bu çok normal bir psikolojidir. Rekor bir seviyenin test edilmesinin ardından kar satışlarının gelebileceğini ve daha uygun maliyetlerden hisse senedi alınabileceği düşüncesi yaygınlaşır.

Ancak uzmanlar borsaların karakteristik olarak yukarı yönde meyilli olduğuna dikkat çekiyor. Dönemsel olarak yurtiçi ve dışı gelişmelerin fîyatlamaları etkilediğini fakat uzun vadede yukarı yönde trendin devam edeceğini hatırlatıyor. Bu kapsamda bilanço yapısı güçlü, hikâyesi olan hisselerin orta-uzun vadede değerlendirildiğinde hisse aliminin her dönem uygun olabileceği söyleniyor. Yani endeks bazında düşünmek yerine daha çok kağıt bazında hisseleri inceleyerek, şirket bilanço yapısını irdeleyerek değerleme yapılmasında fayda olduğu belirtiliyor. Tabii vade yapısının burada oldukça önemli olduğunun altını çizerek, orta-uzun vadeli bakış açısının getiri olasılığının daha yüksek olduğu söyleniyor.

Analistler borsadaki yükseliş esnasında risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor ve kesinlikle profesyonel bir destek alınmasını öneriyor. BIST-100 Endeksi için hali hazırda orta vadede 105 bin ile 89 bin geniş aralığı; uzun vade içinse 125 bin ile 90 bin aralığı maksimum ve minimum seviyeler olarak öngörülüyor. Orta ve uzun vade için 40 hisseye dikkat çeken uzmanlar, mevcut koşullarda borsaya gireceklere şu önerilerde bulunuyor.

“SEÇİCİ OLMAK GEREKİYOR”

Borsa İstanbul’da orta ve uzun vadede BIST-100 için yükselişin devam etmesini bekleyen Piramit Menkul Kıymetler A.Ş. Portföy Yönetim Müdürü Mehmet Ali Kalfa, ancak kısa vadede Kuzey Kore, Katar, Suriye ve Irak kaynaklı jeopolitik sorunlar ile küresel anlamda gelişmiş ekonomilerdeki yavaşlama sinyallerinden endişe ediyor. Borsa İstanbul’daki alıcıların da hali hazırdaki 100 bin seviyelerinde bir müddet bekle-gör tarzında kayıtsız kaldıklarını da belirterek; kısa vadede sorunlu olan bu konuların herhangi bir olumsuzluğa yol açması durumunda Borsa İstanbul’a gelebilecek olası satışların orta ve uzun vadeli yatırımcılar için seçici olmak kaydıyla alım fırsatı yaratacağını düşünüyor.

“UZUN VADEDE 125 BİN”

BIST-100 Endeksi için hali hazırda orta vadede 105 bin ile 95 bin aralığını; uzun vade içinse 125 bin ile 90 bin aralığım maksimum ve minimum seviyeler olarak öngören Kalfa şu değerlendirmeyi yapıyor: “Mevcut koşullarda hisse bazında seçici olmak kaydı ile borsada pozisyon almayı uygun görüyorum. Çünkü endeksin bulunduğu 100 bin seviyesinden bağımsız olarak geleceğe yönelik beklentileri pozitif olan, herhangi bir şekilde sorunlu bulmadığım ancak rayiç değerinin altında kalmış hisseler mevcut.” Mevcut koşullarda borsada yatıran yapacak kişiler için her şeyden önce konunun uzmanlarına danışmalarını öneren Kalfa, bu konuda da şu önerilerde bulunuyor:

“Öncelikle beklentisi olan şirketlere orta ve uzun vadeli yatırım yapılmalı. Kurumsallaşmış şirketlere yatırım tercih edilmeli. Portföy çeşitlendirmesine giderek tek bir şirkete yatırım yapılmamalı. Bu kapsamda kendi sektörlerinde ‘eder’ olarak cazip fiyatlarda kalmış farklı şirket hisseleri tercih edilmeli.

Yatınm yapılmadan önce küresel ve yerel olarak siyasi ve ekonomik eğilimler gözlenmeli.” Kalfa, Vakıfbank, Konfrut Gıda, Klimasan Klima, Ege Endüstri, Adel Kalemcilik, Ereğli Demir Çelik, Tekfen Holding, Soda Sanayi, Ege Seramik, Yapı Kredi Bankası, Petkim, İş Bankası, Aygaz, Kordsa, Şişe Cam ve Despec Bilgisayar’ı bu dönemde hikayesi olan ve “al” verdiği hisseler olarak sıralıyor.

“HİSSELER YÜZDE 29 İSKONTOLU”

Sene başından beri MSCI Gelişen Piyasalar endeksinden daha iyi bir performans sergileyen Türk hisse senetlerinin, borsanın geldiği altı haneli seviyelere rağmen halen yüzde 29 iskontolu işlem gördüğünü hatırlatan Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, yine de TL bazında tarihi zirvelerin görülmesinden dolayı bir miktar soluklanma beklenebileceğini söylüyor. Borsa İstanbul’un 70 bine düştüğünde en kötü senaryoyu fiyatla-dığmı ve böyle durumların aslında uzun vade için maliyetlenme fırsatı yarattığım belirtiyor. Borsa İstanbul’un o dönemde sunduğu iskonto oranıyla cazip bir hale geldiğini, bunun yanında piyasada ağırlığı bulunan şirketlerin uzun vadeli büyüme beklentilerinin ve ekonomide yarattıkları değerin devamıyla lokomotif hisselerde ucuz seviyelerden alım fırsatı oluştuğunu hatırlatıyor.

Yakın dönemde endeksi derinden etkileyebilecek önemli majör gelişmeler ve yaz mevsiminde görülmesi muhtemel piyasa durgunluğunun endeksin bir süre konsolide olmasına neden olabileceğini de belirten Erkan, kısa vadede 104 ve 107 bin seviyelerinin endekste 100 bin sonrasındaki yeni hedefler olabileceğini söylüyor.

“MALİYETLEME DÜZEYİ ÖNEMLİ”

Orta vade için endekste 93 bin-107 bin, uzun vade içinse 89 bin-107 bin geniş bandını öngören Erkan, endekste hali hazırda alman pozisyonların tutulabileceğini, yeni alımlar için ise itici bir güç veya daha uygun seviyelerden maliyetlemenin önemine dikkat çekiyor.

Yatırımcılarm önümüzdeki süreçte en başta siyasi ve jeopolitik gelişmeleri göz önünde bulundurmasını da öneren Erkan’a göre, öncelikle uygun seviyelerden karlar realize edilmeli. Dolar bazında ise endeksin tarihsel olarak karşılaştırmalı seviyeler bakımından halen marjı bulunduğunu ancak kurlardaki stabilizasyonun mevcut şekilde devam etmesi ve küresel portföy akımlarının da gelişmekte olan ülkeler lehine sürmesi, enflasyonun da öngörüldüğü şekilde düşmesi gerektiğinin altını çiziyor. Uzun dönemde ise küresel borsalar-daki fiyatların şişmesi ile artabilecek politik ve jeopolitik risklerin aşağı yönlü risk yarattığına dikkat çekiyor.

“LOKOMOTİF HİSSELER”

Erkan, mevcut koşullarda borsaya gireceklere ise şu önerilerde bulunuyor: “Endekste hisse bazmda lokomotif hisselerde alımda kalınabilir. Ancak maliyetlen-me noktasını optimal belirlemek lazım. Yeni alımlar için önce realizasyon beklemek ve piyasa morali ve momentumu bozulmamışsa yeniden pozisyon yüklemek optimal görünebilir. Endekste fiyatlama anlamında marjları değiştirebilecek ekonomik büyüme, enflasyon, dolar/TL, faiz gibi değişkenler iyi takip ve analiz edilmeli. Beklentiler ve değerlemeler de makro şartlara bağlı olarak değişim gösterecektir. F/K ve PD/DD gibi piyasa çarpanları hem lokal piyasa ile hem de emsal piyasalar ile mukayese edilmeli. Sektörel veriler takip edilmeli, makro bazda yapılan düzenleme ve değişikliklerin sektör verilerine olası etkileri öngörülmeli.”

Erkan, Akbank, Garanti Bankası, Turkcell, Tüpraş, BÎM Mağazaları, Ereğli Demir Çelik, Sabancı Holding, Emlak Konut GYO, Türk Hava Yolları, Petkim, Tofaş Otomobil, Şişe Cam, Enka İnşaat, Ülker Bisküvi ve Türk Telekom’u ise bu dönemde hikayesi olan ve “al” verdiği hisseler olarak sıralıyor.

“POZİTİF GÖRÜNÜM SÜRÜYOR”

Endeksin hafta içerisinde 101.000 seviyesine yaklaşarak yeni bir rekora ulaştığım belirten Meksa Yatırım Araştırma Müdürü Eren Can Umut ise, özellikle 100.000 seviyesinin üzerinde kalıcılığın sağlanması önemli olacak. Haftayı bu seviyenin üzerinde kapatması pozitif görünümün devamı adına dikkat çekici… Hatırlatmak gerekirse 100.000 seviyesinin ilk defa test edilmesinin ardından 97.900 seviyesine zayii sayılabilecek kar satışlarının oluştuğunu görmüştük. Fakat endekste henüz güçlü bir kar atışının yaşanmasını beklemek adına teknik bir görünüm yok. Aksine yukarı yönde hareketlerin devam etme ihtimali çok daha güçlü duruyor. Böylelikle kısa vadede endekste 104.000-106.000 bölgesine kadar yükselişin yaşanma olasılığı hala geçerliliğini koruyor. Özellikle GOP’lara fon akışının devamı bu olasılığı güçlü tutuyor” diyor.

Yükselişe karşın risklerin de bulunduğunu hatırlatan Umut, özellikle küresel ölçekte Çin ekonomisi, FED’in bilanço küçültme politikası, ABD siyasetindeki gelişmeler, Brexit süreci ve ECB politikalarını izlenmesi gereken en önemli gündem maddeleri olarak sıralıyor. Öte yandan, ekstra bir gelişme olmadığı sürece endekste de kısa vadede olumlu görüntünün bozulmasını beklemiyor. Bu nedenle 104.000-106.000 bölgesini kısa, 120.000 direncini ise orta-uzun vadede beklediğini ifade ediyor.

BİLANÇOSU GÜÇLÜ HİSSELER

Borsa yeni rekor seviyeleri test ederken yatırımcıların genellikle hisse senedi almaya çekindiğini bunun da çok normal bir psikoloji olduğunu da hatırlatarak ancak bor-salarm karakteristik olarak yukarı yöne meyilli olduğunun altım çizen Umut, bu nedenle bilanço yapısı güçlü, hikâyesi olan hisseler orta uzun vadede değerlendirildiğinde hisse alımmın her dönem uygun olabileceğini belirtiyor. Mevcut koşullarda borsaya gireceklere ise şu önerilerde bulunuyor: “Pozitif bilanço yapısı olan ve öz varlık karlılığını her dönem istikrarlı bir şekilde artıran şirketlerin hisseleri seçilmeli. Endeksteki yükselişe karşılık değerlemeleri düşük hisselere odaklamlmalı. Bahsettiğimiz hisseleri bulmak çok kolay değil. Bu konuda mutlaka piyasa profesyonellerinden yardım alınmalı. Temel analiz eğitimi yeterli düzeyde olmalı. Burada şirketin bilançosunu okumaktan bahsetmiyoruz. Küresel ve yerel olarak siyasi ve ekonomik gelişmelerin finansal piyasalara etkisini iyi analiz edebilmek gerekiyor. Bilanço yapısı sağlam, her dönem karım artıran ve bu karı yatırımcısı ile paylaşan şirketlerin hisseleri tercih edilebilir.”

Umut, Çuhadaroğlu Metal Sanayi, Alar-ko Holding, Ege Seramik, Vestel Beyaz Eşya, Orge Eneıji, Tekfen Holding, Alkim Kağıt, Kron Telekomünikasyon, Kordsa, Doğuş Otomotiv, Deva Holding, Çimsa, Iş Bankası, Park Elektrik ve Goodyear’ı bu dönemde hikayesi olan ve “al” verdiği hisseler olarak sıralıyor.

Enver ERKAN / Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı

Tüpraş: Şirket performansının, operasyonel bazda ve satış gelirlerindeki fiyat etkisiyle görülen artış paralelinde bir önceki seneye göre güçlendiği görülmekte. 2017 yılının ilk üç ayında artan talep paralelinde 106.4 kapasite kullanımı ile rekor kıran şirket; yüzde 77.97 beyaz ürün verimi elde etti. 2017 yılının ilk çeyreğinde şirket satış gelirlerini yüzde 100 oranında artırırken, faaliyet karı yüzde 379, net karı da yüzde 954 artarak 876 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Satış hacmi yüzde 5 artış oranı ile 7 milyon 200 bin ton oldu. Dizel ve benzin satışları artarken, zayıf turizm ve sert kış şartları nedeniylejet yakıtı ve bitüm talebinde azalma oldu. Yılın ilk üç ayında TL’de değer kaybı görülmesi ve petrol fiyatlarının yükselmesi şirketin gelirlerini destekledi. Rafineri marjları iyileşme gösterirken, aynı dönemde iç talep de sağlıklı olarak devam etti. Son dönemde gerileyen Brent petrol fiyatı risk yaratsa da, 2017 yılında ürün marjlarının daha da iyileşmesini bekliyoruz. Tüpraş’ın oluralu bilanço görünümü ikinci çeyreğe de yansıyabilir.

Tüpraş hisselerinde yüzde 19 yükseliş potansiyeli ile 119 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve “al” veriyoruz.

Şişecam: Düz cam, cam eşyası, cam ambalaj ve soda üretiminde Türkiye’de pazar lideri olduğu gibi Avrupa’da da en büyük üreticiler arasında yer alıyor. Şirketin satış gelirinin yarısından fazlası, yurtdışı satışlar ve ihracattan kaynaklanıyor. Dolar fazla ve euro açık pozisyonu var. Türkiye’de inşaat ve konut sektörlerinin desteklenmesi, bağlı sektörlerden biri olan cam sektörünü de olumlu yönde etkileyecektir. Öte yandan Rusya ekonomisindeki toparlanma çerçevesinde şirketin operasyonel görünümü cazip olmaya devam edecektir. Doğalgaz fiyatlarında düşüş, şirketin maliyetlerini önemli ölçüde olumlu etkileyecektir; çünkü Şişecam’ın maliyetlerinin yüzde 50’si doğalgazdan oluşmakta. Bu kapsamda güncel konulardan Katar krizinin de dikkatli şekilde takip edilmesi, şirket için oluşabilecek risk ve fırsatlar açısından önem arz etmekte. İlk çeyrekteki olumlu bilanço görünümünü sonraki çeyreklere de taşımasını bekliyoruz. Şişecam hisselerinde “endeks üzeri getiri” öngörüsünde bulunuyoruz. Yüzde 14 yükseliş potansiyeli ile 5.20 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Enka İnşaat: Ana iş kollan inşaat, enerji ve gayrimenkul olan şirket, imalat ve ticaret sektörlerinde de faaliyet gösteriyor. Enka İnşaat’ın Irak ve Rusya’da gösterdiği faaliyetlerde olumsuz bir durum gözlenmiyor. Rublenin yılbaşından bu yana dolar karşısında yüzde 3 değer kazanarak geçen yıl yakaladığı  ivmeye devam etmesi ve yılın ilk aylarında petrol fiyatlarında görülen yükseliş firma adına olumlu. Bu faktörler şirketin taahhüt grubu için yeni projeler eklenmesine de yardımcı olabilir. Öte yandan gayrimenkul segmentinde Rusya faaliyetlerinin büyümesi ile beraber şirketin ciro ve operasyonel karlılığının toparlanması beklenebilir. Şirketin Rusya’da alışveriş merkezi ve ofis, Irak ve Orta Asya’da petrol hat ve sahaları, çeşitli ülkelerde ABD konsoloslukları yapımı gibi projelerinin katma değer sağlayacağını tahmin ediyoruz. Ayrıca şirket dolar cinsinden bilanço tutuyor. Dolar ve euro cinsinden uzun pozisyonu var. Enka İnşaat hisselerinde yüzde 22 yükseliş potansiyeli ile 6.50 TL hedef fiyat öngörüyor, “al” önerisinde bulunuyoruz.



Eren Can UMUT / Meksa Yatırım Araştırma Müdürü

Çuhadaroğlu Metal Sanayi: Şirketin güçlü bir bilanço yapısı bulunuyor. İçinde bulunduğumuz yılın ilk çeyreğini kısaca irdelediğimizde 4 milyon 325 bin TL net kar rakamına ulaşıldığını görüyoruz. Geçtiğimiz yıla göre net kar kaleminde yüzde 14’den fazla yükseliş mevcut. Şirketin esas faaliyet karında ise hafif bir artış var. 5 milyon 741 bin TL’den 5 milyon 983 bin TL’ye yükseliş yaşandı.

Öz varlık karlılığında yüzde 21.7 oranında artış ise oldukça dikkat çekici. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde ise bu oran yüzdel52’de kalmıştı. Şirketin kapasite artış yatırımı ise tamamlanmış durumda. Bu sayede şirketin alüminyum döküm Alüminyum Sistemleri kapasitesi 16 bin tondan 32 bin tona yükselecek. Bu yatırımın yılın üçüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi bekleniyor. Ayrıca şirketin taşınabilir zırhlı güvenlik kabini ürününün prototip çalışması da tamamlanmış durumda. Savunma sanayine yönelik çalışmalar olumlu değerlendirilmeli. Tüm bu gelişmeler eşliğinde şirket hisselerinde orta uzun vadede yüzde 28 yükseliş potansiyeli ile 4.15 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Kordsa: Şirketin pozitif bir bilanço yapısına sahip olduğunu görüyoruz. En önemli kalemlerini incelediğimizde 631 milyon 244 bin TL satış geliri elde edilmiş durumda. Bu geçmiş yıla göre yüzde 30’a yakın bir artış anlamına geliyor. Özellikle esas faaliyet karını incelediğimizde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artış yaşanarak 96 milyon 397 bin TL’ye ulaşıldığını görüyoruz. Bu noktada 73 milyon 316 bin TL’lik net kar rakamına ulaşıldı. Böylelikle geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre net kar yüzde 31’i aşıyor. Sabancı Holding’in iştiraki olan şirket iki yeni iş kolu yaratmış durumda. Bu yeni teknolojilerden birisi otomotiv ve uçak sanayilerinde geleceğin ürünü olarak görülen kompozit, bir diğeri ise inşaat altyapı projelerinde örgü demir ve tel yerine kullanılan elyaf dokuma. Bu iş kollarıyla birlikle şirket beş yıllık sürede yüzde 25 büyüme hedefi belirlemiş durumda. Gerek güçlü bilanço yapısı, gerekse büyüme potansiyeli ile birlikte yüzde 41 yükseliş potansiyeli ile 11.80 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Ege Seramik: Öncelikle şirketin olumlu bilanço yapısı ön plana çıkan ilk unsur. Satış gelirlerinde 91 milyon 235 bin TL’ye ulaştığını ve geçtiğimiz yılın birinci çeyreğine göre yüzde 7’den fazla artışın yaşandığını görüyoruz. Şirketin yılın ilk çeyreğinde 12 milyon 138 bin TL net kar rakamı açıkladığını ve geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre karını yüzde 29.5 oranında artırdığını söyleyelim. Şirketin yurtiçi marka bilinirliliğini yurtdışına taşıma çabası da bir hayli önemli. Bu kapsamda Turquality marka destek programı kapsamına Ege Seramik şirketinin alınmasının uygun bulunduğu açıklandı. Yurtdışında marka bilinirliliğinin artması satış gelirlerinin yükselmesini ve bu paralelde karlılık oranını artırıcı etkide bulunması beklenebilir. Bu süreci dikkatle izlemekteyiz. Şirketin pozitif bilanço yapısı ve büyüme potansiyeli ile değerlendirdiğimizde yüzde 25 yükseliş potansiyeli ile 5.70 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Yeni pozisyon alımlarında temkinli olunmalı

Son yıllarda risk iştahının en yüksek olduğu dönemdeyiz. Neredeyse bütün endeksler yeni zirve yaparken bizim de içinde bulunduğumuz gelişmekte olan ülkelere para girişi devam ediyor. Yabancılar 12-16 Haziran haftası net olarak 1 milyar 7.5 milyon dolarlık alım yaparken yılbaşından bu yana toplam alımlar 2 milyar 224 milyon dolara ulaştı. Hisse senedi ve DİBS alımları ise yılbaşından bu yana 5.6 milyar doları buldu. Bununla beraber endekste 100 bin seviyesi test edilirken yükseliş trendi güç kaybetse de devam ediyor. Kısa vadede 98 bin seviyesi önemli trend desteği. Bu seviye kırılmadıkça yukarı istek devam edebilir. 102 bin-105 bin bölgesi ön plana çıkıyor. Güçlü bir düzeltme için ise 98 bin seviyesinin altında kapanışlar görmeliyiz. Orta vade trend desteği 95 bin. Bu seviyeden yeniden alım gelebilir. Küresel anlamda güçlü bir düzeltmede ise en düşük 88-90 bin bölgesinin görülebileceğini düşünüyorum.

72 binden başlayan bu yükselişin hiç düzeltme yapmadan devam ettiğini düşündüğümüzde, yeni pozisyon almada temkinli olunması gerektiğini düşünüyorum. 75 binlerden hisse pozisyonu olanlar 100 bin bölgesinden kar realizasyonu yapıp, üçüncü çeyrekte alım için uygun seviyeleri bekleyebilirler. Bundan sonra ki dönemde hisse seçerken özellikle dikkat etmeliyiz. Çoğu hisse endeksle beraber yeni zirve yaparken, bazıları geri kaldı.

■ Özellikle değerleme olarak hedefe ulaşmamış ve hala ucuz olan hisselerin seçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

■ Yeni ihalelere giren, yatırımlar yapan, hikayesi olan şirketler tercih edilmeli.

■ Şirket bazında net satış gelirleri, esas faaliyet karı ve net kar büyümesi dikkate alınmalı.

■ Dışarıdaki ekonomik ve siyasi gelişmeler dikkatle izlenmeli.

■ FED’in ve ECB’nin normalleşme politikaları endeksler üzerinde önemli hareketler yaratabilir.

■ Ve kesinlikle profesyonel destek alınmalı.

Christopher DEMBIK / Saxo Bank Makro Strateji Müdürü
Trump, piyasada tamamen fiyatlanmamış en büyük risk

Üç yıldan beri ilk kez global ekonomi ve Euro Bölgesi’nin kaderi hakkında çok iyimserim. Yeni öykü, Euro Bölgesi momentumunun ABD ve Çin’deki kredi riski ile dengelenmesi hakkında. ABD kral olarak yerini muhafaza edecek.

Yaz boyunca kur savaşı gündemde değil. Düşük volatilite, piyasa rehaveti, Trump’ın reformları hayata geçirme konusundaki başarısızlığı ise yatırımcıların karşılaşabileceği en önemli risk. Brexit ve Donald Trump’ın sürpriz seçim zaferi nedeniyle, 2016’da piyasanın gelişiminin arkasındaki itici güç politik riskti. Fakat Fransa seçim sonuçlarının da gösterdiği gibi yatırımcılar, 2017’de Avrupa’nın politik gündemine çok fazla odaklanmakla hata yaptılar. Yeni öykünün temelinde, Euro Bölgesi’ndeki pozitif büyüme momentumu [şimdiye kadar) ve ABD ile Çin’in kredi döngüsündeki yavaşlama bulunuyor. Ancak endişe edecek bir şey yok. Çin gölge bankacılıkla mücadele etmek için kasıtlı olarak kredi koşullarını sıklaştırırken, ABD uzun yıllardır devam eden GSYH büyümesinden sonra oldukça normal olan iktisadi dalgalanmaların sonuna doğru gidiyor.

Nitekim dolar, euro’nun sadece yüzde 31 olan pazar payına karşı yüzde 88’lik payı ile “kral” olamaya devam ediyor. Ortak para, ekonomik entegrasyon olmaması nedeniyle, yatırımcıları ve özellikle merkez bankalarını baştan çıkarmayı başaramadı. Esas iddiam CNY’nin pazar payının H019’a kadar yüzdelO’u geçerek GBP’nin payını geçebileceği yönünde.

Euro Bölgesi’nde trend pozitif [Eurocoin büyüme göstergesi + yüzde 0.75). Yatırımcılar sonbahardaki Almanya seçimlerinden sonra Avrupa projesini yeniden başlatacak başarılı bir “Merkcron” inisiyatifini bekliyor. Euro kuru üzerinde önemli bir pozitif etkisi olan iyimserlik hüküm sürüyor. Son üç yıldır ilk kez, euro tekrar mutlak uzun pozisyonda konumlanıyor.

İngiltere, Brexit’in ‘gerçek’ makroekonomik etkisini yaşayacak. Fakat yılın ikinci yarısı için GBP’ye olumlu bakıyorum. Brexit, döviz kurunda zaten fazla fiyatlandırıldı ve parite satın alma gücü bazında GBP dolara göre yüzdel5 az değerli. Benim görüşüme göre bir sıçrama olasılığı -kuşkusuz politik duruma bağlı olarak- oldukça yüksek. En önemli riskler ise şöyle sıralanabilir…

■ Düşük volatilite ve piyasa rehaveti. Yale Üniversitesi tarafından yapılan ve Mart 2017’de sonuçlanan bir araştırma, bireysel ve kurumsal müşterilerin yüzde 99’unun hisse senetlerinin önümüzdeki yıl daha yükseleceğini düşündüğünü ortaya koydu. V1X Volatilite Endeksi [Korku Endeksi) ile politik belirsizlik arasındaki büyük uyuşmazlık gibi finansal gerilimlerin işaretleri giderek artıyor ve ayrıca son 28 yılın en yüksek seviyesinde bulunan ABD-Almanya beş yıllık faiz farklılığı da piyasa düzeltmenin erken bir işareti olarak kabul ediliyor.

■ Öte yandan Trump reformları yapamıyor. Bu hiç kuşkusuz, piyasada tümüyle fiyatlandırılmamış olan en büyük risk. Aslına bakarsanız, eğer Trump eylüle kadar ortaya daha düşük vergilendirme için bir plan koymayı başaramazsa, piyasa oldukça kötü tepki verebilir ve bu ABD piyasasında -dolayısıyla da global olarak- sağlıklı bir düzeltmenin tetikleyicisi olabilir.

■ Trump’ın görevden alınma riskinin yüksek dolduğu söyleniyor. Aslında görevden alınma olasılığı düşük ama birçok Demokratın dediği gibi amaç, ABD başkanına bazı kısıtlamaları zorla kabul ettirmek. Tam olarak fiyatlandırılmadığı için, bunun piyasa üzerinde hiç kuşkusuz çok negatif bir etkisi olacak.

Metin AY1ŞIK / Gedik Yatırım Genel Müdürü
Her seviyede borsada yatırım yapılabilecek hisseler bulunur

2015 ve 2016 yılında ülke özelinde yaşanan birçok olumsuzluk ile BIST-100’ün emsallerinden önemli ölçüde negatif ayrıştığı bir dönem geçirdik. 2017’ye girerken bu belirsizliklerin yavaş yavaş ortadan kalkması ve yurtdışı piyasaların da bu dönemde pozitif seyretmesi BIST-100’ün tarihi TL zirvelerine olan seyrini başlattı. Bu dönemde ekonomi yönetimince alınan tedbirlerin ve sağlanan teşviklerin ekonomide toparlanmayı getirmiş olması da yatırımcı ilgisini canlı tutan önemli bir unsur oldu.

Belirsizliklerin azalması ve Türkiye’ye yönelik risk algısının düşmesi ile CDS primleri de 2015 öncesi seviyelere geriledi.

Bu atmosferin etkisi ile son 6-7 aylık dönemde görülen sert yükselişle BIST-lOO’ün tarihi zirvelerine ulaşmış olsa da gelişmekte olan ülkelere göre ıskontonun hala tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Bu durum BIST-100’ün orta vadeli beklentilerini hala canlı tutuyor. Endeksin Türk Lirası bazında zirvelerine ulaşmış olrrjasına karşın alımların devam etmesinde bu iskontonun etkisi olduğunu düşünüyoruz.

Borsanın dolar bazında veya enflasyondan arındırdığınızda seviyesi yüksek değil. Dolar bazında 2.86 olan endeks ile tarihi dolar bazında zirvesi olan 5.1’e göre bakıldığında geride olduğumuz açıkça görülüyor. Küresel risk iştahının da yüksek olduğunu görüyoruz. Nitekim yabancı yatırımcıların borsada alımlarıyla hisse sahiplik oranları yüzde 65 seviyesine ulaştı. Bu da en yüksek oranlarından biri.

Elbette en güçlü trendlerde dahi zaman zaman düzeltmeler yaşandığı görülebilir. Ancak mevcut konjonktürde BIST-100’de yaşanacak olası geri çekilmelerin bir trend dönüşünden çok yeni alım fırsatı olarak değerlendirilme ihtimalinin daha kuvvetli olduğunu düşünüyoruz. Borsanın tarihi dolar bazında zirvesi ile bugünkü seviyesi arasında arayış içinde olmasını bekliyorum. Kısa vadede mali sektör karlarının geçmiş dönemde olduğu gibi yüksek gitmeyeceği için kısa vadede zirveyi bulmamız için daha çok ekonomik gelişime, büyümeye ihtiyaç olabilir.

Borsaya yatırım denince ilk akla gelen endeks rakamları olsa da birçok yatırımcı için önemli olan endeksin değerinden ziyade portföyündeki hisselerin bulunduğu seviyeler ve bu hisselerden beklenen getiriler. Bu nedenle endeksin her seviyesinde borsada yatırım yapılabilecek hisseler bulunabileceğini düşünüyoruz.

Bu çerçevede birikimlerini borsada değerlendirecek yatırımcıların dikkat etmesi gereken unsurları şu şekilde özetlemek mümkün…

■ Her şeyden önce yatırımcı yatırım yapmadan önce kendini ve yatırım yapacağı alanı iyi tanımalı. Bu çerçevede hangi yatırım ürünlerinin, hisse gruplarının kendisine uygun olduğunu, hangi ölçüde risk alabileceğini iyi analiz etmeli.

■ Yatırımcıların dikkat etmesi gereken en önemli unsurlardan biri de yatırımı çeşitlendirerek yani riskleri dağıtmak. Toplam portföyün farklı enstrümanlarla çeşitlendirilmesinde olduğu gibi, borsada değerlendirilecek birikim de farklı sektör ve hisselerle çeşitlendirilmeli.

■ Sektör ve hisse seçiminde içinde bulunulan ekonomik koşullar ve endeksin bulunduğu seviyeye bağlı olarak tercih edilecek sektör ve hisse ayrımlarına özen gösterilmeli. Bu konuda yatırım kuruluşlarından profesyonel destek alınmalı.

■ Duyumlara değil analizlere odaklanılmalı. Kulaktan dolma bilgilerle yapılacak yatırımın büyük zararlar doğurabileceği akılda tutulmalı. Yatırım yapmanın ciddi bir iş olduğu ve emek gerektirdiği unutulmamalı.

■ Hedef ve zarar kesme seviyelerine riayet edilmeli. Yatırımcı için önemli olan endeksin seviyesinden ziyade portföyünde bulunduğu hisselerin performansı. Bu nedenle öncelikle her hisse özelinde bir strateji oluşturulmalı. Bununla birlikte endeksin performansı da makro koşullarda önemli bir değişim olup olmadığı bakış açısıyla takip edilebilir.

Önümüzdeki dönem için “al” veren hisseler

Akbank, Garanti Bankası, Turkcell, Tüpraş, BİM Mağazaları, Ereğli Demir Çelik, Sabancı Holding, Emlak Konut GYO, Türk Hava Yolları, Petkim, Tofaş Otomobil, Şişe Cam, Enka İnşaat, Ülker Bisküvi, Türk Telekom, Vakıfbank, Konfrut Gıda, Klimasan Klima, Ege Endüstri, Adel Kalemcilik, Tekfen Holding, Soda Sanayii, Ege Seramik, Yapı Kredi Bankası, İş Bankası, Aygaz, Kordsa, Despec Bilgisayar, Çuhadaroğiu Metal Sanayi, Alarko Holding, Vestei Beyaz Eşya, Orge Enerji, Alkim Kağıt, Kron Telekomünikasyon, Kordsa, Doğuş Otomotiv, Deva Holding, Çimsa, Goodyear ve Park Elektrik.

İdil Taraklı





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir