Anasayfa / Makaleler / Ev Ödevleri Çocuklar İçin Yararlımıdır?

Ev Ödevleri Çocuklar İçin Yararlımıdır?




Bitmek bilmeyen ev ödevleri çocuklar için yararlı mı değil mi? Bu konuda uzmanların görüşleri farklı. Ödevlerin çocuğun bilgilerinin hatırlamasını sağladığını düşünenlerin yanı sıra fazla ödevin çocuğun başarısını azalttığını savunanlar da giderek çoğalıyor.

Ev ödevlerini pek çok çocuk sevmez. Okulda bunalan çoğu çocuk evde rahatlamak, kendine ve hobilerine zaman ayırmak ister. Kimi eğitimcilere göre ev ödevi yapmak öğrencinin okuldaki başarısını artırır, onların sorumluluk almasını sağlar. Ama ev ödevlerinin gereksiz olduğunu düşünenler de yok değil. Özellikle ABD’de birçok ebebeyin ve eğitimci, ev ödevlerinin kaldırılması gerektiğini söylüyor. Verilen fazla ev ödevleri nedeniyle çocukların hobilerine, spora ve ailelerine vakit ayıramadığından şikayet ediyor.

Bu konuda yazılmış The Case Aganist Homework (Ev Ödevine Karşı Dava) adlı kitabın yazarı Sara Bennett, ev ödeviyle ilkokuldaki akademik başarı arasında bir bağlantı olmadığını savunuyor. The Homework Myth (Ev Ödevi Efsanesi) adlı kitabın yazarı Alfie Kohn ise çok fazla ev ödevinin psikolojik etkilerinin de olabileceğini söylüyor. Kohn da ev ödevinin akademik başarının bir unsuru olmadığına dikkat çekiyor ve hatta bazı durumlarda verilen fazla ödevin ters etki yapabileceğini vurguluyor.

Sınıf ilerledikçe ödevler hafifliyor
ABD’de Michigan Üniversitesi’nin 2004 yılınde 2.900 çocukla yaptığı çalışmaya göre 1981 yılından bu yana çocukların ev ödevlerine harcadıkları süre yüzde 51 oranında artmış. Yükün yaş küçüldükçe arttığını gösteren araştırmada 6-8 yaş arası çocuklar ev ödevleri için ortalama 52 dakika harcarlarken bu süre 1997’de 128 dakikaya yükseldiği belirlendi.

Çocuklar ödeve esir hale geliyor
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Ziya Selçuk da Türkiye’de ilköğretim çağındaki çocuklara daha fazla ve ağır ödevler verildiğini söylüyor. Yaş büyüdükçe, bir üst sınıfa geçtikçe ödevden uzaklaşıldığını belirtiyor. Selçuk, “Ev ödevlerinin amacının ve çocuklara neden verildiğinin iyi kavranmadığını düşünüyorum. Ev ödevleri çocukları bıktırmamalı. Çocuklara bilgileri hatırlatmaya yarayan bir araç olarak kullanılmalı. Hafızanın belli aralıklarla tekrara ihtiyacı vardır. Bunu da ödevlerle yapmak mümkün. Ama ne zaman ki aile ve çocuk ödevlere esir hale geliyor, işte bu noktada sorun var demektir. Yurtdışında çocuklara 3-5 dakikada yapabilecekleri, tek sayfalık ödevler veriliyor. Ama Türkiye’de ödevler zulüme dönüşüyor. Ayrıca bir üst sınıfa geçildikçe ödevler hafifliyor. Daha çok sınava odaklanıyoruz. Yurtdışında ise sınıf yükseldikçe ödevlerin kalitesi ve derinliği artıyor” diyor.

Ödevini yapmayan çocuğun sorumluluklarını paylaşmayın
Ev ödevinin çocuklar için önemli olduğunu savunanlar, çocukların bu sayede zamanlarını nasıl kullanacaklarını öğrendiğini, kendine güvenen ve sorumluluk sahibi bireyler olacağını düşünüyor. Ama bu düşünceleri savunanlar bile ödevlerin çocuğu aynı zamanda okuldan soğuttuğunu ve aile içi ilişkilerde çatışmalara yol açtığını da kabul ediyorlar. Çocuğun öğrenme şevkini kıracak ezbere veya sadece sayfa doldurmaya odaklı ödevlerin çocuklara zarar verdiğini söylüyorlar. Yapılan araştırmalar ödevlere ayrılan süre arttıkça çocukların başarısının düştüğü gösteriyor. Japonya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler ödevleri azaltırken, Yunanistan, Tayland ve İran ödev yükünü artırmaktan yana tavır sergiliyor.



Çocuğun yerine sorumluluk almayın
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü’nde Klinik Psikolog Merve Soysal Başa:
Ödevlerin okulda öğrenilenin tam olarak anlaşılması ve pekişmesi için verildiğinin çocuğa anlatılması gerekiyor. Çocuğun bu konudaki fikrinin net olması motivasyonunu yükseltir. Ayrıca ödevin kimin sorumluluğunda olduğunun ebeveyn ve çocuk arasında belirgin olması da gerekir. Yapılmaması durumunda kimin zarar göreceği iki taraf tarafından da bilinmeli. Çocuk ödevini yapmadığı zamanlarda onun yerine bu sorumluluğu almak daha sonraki yıllarda da genel olarak ebeveynlerinden bu gibi durumlarda benzer davranışları beklemesine yol açar. Erken yaşlarda ödev ve ders çalışmaya karşı oluşturulan tutumlar ilerleyen yıllarda bu konuyla ilgili çocuğun sergileyeceği davranışların zeminini oluşturur.

Ders çalışmayı zevkli hale getirebilmek için:
* Çocuğunuza ödev yapmanın onun sorumluluğunda bir iş olduğunu anlatın. Yapmadığı durumlarda sonuçlarını yaşamasına izin verin.
* Ödevlerinin mükemmele ulaşmasının beklenmediğini sadece üzerinde yeterli süre ve eforla çalışılması gerektiğini anlatın.
* Okul başladığı günlerden itibaren çocuğunuzun yaşına ve dikkat süresine uygun bir program oluşturun.
* Televizyonu ve bilgisayarı açmasına, oyun oynamasına veya bahçeye çıkmasına da ödevlerini bitirdikten sonra izin verin.
* Sürekli ‘ders çalış’ demeyin.
* Ödev yapımına en uzun gelecek veya zor gelen dersinden başlamasını ve giderek daha kolaylarına geçmesini sağlayın.
* Ders çalıştığı ortamı temiz ve düzenli tutması için teşvik edin.
* Ödevleri için gerekli malzeme ve materyalleri mutlaka temin edin.
* Bir ödev bitip bir diğerine başlamadan masadan kalkmasını, kısa da olsa bedensel hareketler yapmasını destekleyin.
* Ders çalışması bittikten sonra çocuğun mutlaka serbest bir zamanı olmalı.

Ödev yapma şekli başarıyı etkiliyor
Çocuğunuz ödev yapma şekli de başarısını etkiliyor. Öğrenme sürecinde, çevresel, duygusal, sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik etkenler önemli rol oynuyor. Kimi çocuk müzik dinlerken ders yapıyor, kimisi ise çalışma masası yerine yatağın üstünde ya da koltukta daha iyi çalışıyor. Oda sıcaklığı, ışığın miktarı bile çalışmanın verimliliğini etkiliyor. Stres altında daha verimli çalışandan tek başına öğrenmeyi tercih edip grup çalışmasına katılınca başarısız olanlar da yok değil. Saatlerce çalışarak öğrenenlerin yanı sıra kısa sürede konuyu kavrayanlar da var. Uzmanlar, kızlar ile erkeklerin öğrenme şekillerinin farklı olcağını savunuyor. Aileler bu farklılıkları doğal karşılamalı, çocuğunun öğrenme biçiminin farkında olmalı.

Öğrenme şekilleri
* Erkekler sadece ilgi duydukları ile öğreniyor.
* Kızların akademik başarıları daha yüksek.
* Erkekler dokunsal, kızlar ise işitsel öğreniyor.
* Erkekler müzikli ya da sesli ortamda öğrenmeye daha yatkın.
* Kızlar aydınlıkta çalışıyor.
* Öğrencilerin çoğu masa başında ve düzenli çalışmayı seviyor.
* Kız öğrenciler tek başına, erkek öğrenciler de grupla çalışmayı seviyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir