Anasayfa / Makaleler / Federasyon ne anlatıyor?

Federasyon ne anlatıyor?




Federasyon ne anlatıyor?

Ülke gündemini neredeyse CHP’nin yemin krizinin bile önüne geçerek meşgul eden futbolda şike ve teşvik olaylarını herkes, kendince yorumluyor.

İşin adlî boyutunun yanında spor ahlakı, etiği ve disiplini yönü var. Özel yetkili cumhuriyet savcıları görevlerini ilgili emniyet birimleri kanalıyla yürütüyor.

Diğer hususlar ise adı geçen kurumlar yani kulüpler ve onlar adına hareket eden kişiler bakımından Türkiye Futbol Federasyonu’nu (TFF) ilgilendiriyor. Savcılık, suç işlemiş şüphesi taşıyan şahısları mahkemeye sevk ediyor ve hakim gereğini yapıyor. Şahısların tutuklanması, illa da suçludur anlamına gelmiyor. Tutuklama kararı delil karartılması, şahsın kaçabilmesi vs. gibi hususlar düşünülerek mahkemenin takdiri ile uygulanıyor.

TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın, ilk savcılık ve emniyet makamlarını ziyaretinden sonra kullandığı cümle ‘vahim’ olmuştu. Bu da işin teyidi anlamı taşıyordu. Futbol disiplini açısından ‘şüphe’ ibaresi bile yaptırım uygulanmasını gerektiren amir bir hüküm.

Durumu görüşmek üzere TFF’nin Kulüpler Birliği Vakfı ile gerçekleştirdiği toplantı sonunda Aydınlar’ın açıklaması, ‘Birlik beraberlik’ şeklindeydi. Bu toplantıda isimleri olaylara karışan kulüplerin bulunuşu ‘Nasıl yani?’ dedirten cinstendi. Şu anda tutuklu bulunan kulüp ve eski yeni TFF üyelerinin suçlandıkları hususlar, yarın iddianamede okunduğunda ve nihayetinde ilgililer hakkında verilebilecek hükümler olacağı varsayımı ile adama, bu ‘Birlik beraberlik ne ola ki?’ diye sormazlar mı?



Anlaşılan bu toplantıda kulüpler işin ahlakî yönünden çok getireceği ekonomik sıkıntıları düşünerek görüş birliğine vardı. Bakın, Galatasaray da bu toplantıya katıldı. Başkan Ünal Aysal, ‘Bu ateş üfleyerek sönmez.’ açıklamasını yaparak liglerin ertelenmesi gerektiğini ileri sürdü. Sayın Aydınlar’ın açıklama yaptığı andaki vücut dili çok rahat olmadığını anlatmaktaydı. Hatta, “Bana göre, kişilerin hataları kurumları etkilememeli.” gibi bir söz de sarf etti. Kişiler bu eylemlerin getirisini şahısları adına sağlamış olsalardı kendisine hak vermek mümkündü. Ama hal böyle değil.

FIFA ve UEFA, ‘ha ha’ der, sonrasında bir karar alır ki sizi köşeye oturtur. Zira şikeye sıfır toleranslıdırlar. Bu iş kulüpler bazında kalmayabilir. TFF hemen kendi içinde bir soruşturma kurulu oluşturarak daha derinlikli değerlendirme yapmalı. En azından liglerin başlama tarihini öteleyerek süre kazanmalı ve bu zaman dilimi içerisinde elde edilecek bilgiler ışığında karar vermeli. Şu andaki tavır futbol dilinde zamana oynamayı anlatan “orta alanda top çevirmek”ten başka bir şey değil.

Benim de düşündüğüm şekliyle Beşiktaş yönetiminin dün aldığı bir kararla Türkiye Kupası’nı Futbol Federasyonu’na iade etmesini alkışlıyorum. Beşiktaşlılık duruşu işte budur. Herkese örnek olsun..

Atıf Keçeci






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir