Anasayfa / Ekonomi-Finans / Forex Yatırımı Yapmak

Forex Yatırımı Yapmak




Türkiye’deki yatırımcı gelişen piyasalarla birlikte yeni ürünlerle ve yeni enstrümanlarla tanışıyor. Bu ürünlere ve enstrümanlara ilginin yoğun olduğu görülüyor. Bu piyasalardan biri de Forex. Ağustos 2011 öncesinde yurtdışı işlem platformlarına giren Türk yatırımcılar, buradaki güvensiz ortamlarda işlem yapıyordu. Herhangi bir güvenceleri de yoktu. Ağustos 2011’de ise SPK, olası sorunları dikkate alarak Forex piyasasını mevzuat kapsamına aldı ve güvenli bir ortam oluşturdu. Böylece piyasa daha güvenli bir ortamda hızlı bir büyüme eğilimine girdi. Bu piyasa sayesinde yabancı sermayeli aracı kurumlar Türkiye pazarına gelirken, yerli aracı kurumların da Forex piyasasına girdiğini gördük ve işlem hacmi her geçen gün artış eğilimi sergiledi.

forex yatirimi

■ GÜNLÜK HACİM 15 MİLYAR TL

TSPAKB (Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği) tarafından 12 Kasım tarihinde açıklanan rakamlarda yeni bir rekor kırıldı ve Ağustos 2013’te günlük ortalama işlem hacmi yaklaşık 15 milyar TL seviyesine ulaştı. Aylık olarak ise 250 milyar TL’lik bir işlem hacmi söz konusu… BIS (Bank for International Settlements) raporuna bakıldığında ise Türkiye’nin global pazardaki payı yüzde 0,4 iken TL ticaretinin dünyadaki toplam işlemlerin yüzde 1,4’ünü oluşturduğu görülüyor. Yıl sonunda da uzmanlar, toplam işlem hacminin 3 trilyon TL’nin üzerinde olmasını beklediklerini dile getiriyor. Kurumsal yatırımcıların payı arttıkça bu oranda da artış olması bekleniyor.

Dünyada ise günlük işlem hacmi 5,3 trilyon dolar civarında. Geçmiş 12 yılı değerlendirildiğinde ise 4 kattan fazla büyüyen bir işlem hacminden bahsediliyor.

■ 2014TE 50 ARACI KURUM

TSPAKB’nin en son yayımlamış olduğu 2013 altı aylık raporuna göre, piyasada SPK onaylı Fo-rex işlemi yapan 25 aracı kurum bulunuyor. Piyasadaki büyümeye bağlı olarak aracı kurum sayısının artması doğal karşılanıyor. Sayıdaki bu artışın piyasanın büyümesine de katkı sağlayacağı düşünülmekle birlikte, kendilerini farklı konumlandırmayan ve güçlü bir teknolojik altyapıya sahip olmayan kurumların, piyasayla doğru orantılı olarak büyümesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor. Bu paralelde güçlü yapılarını koruyan şirketlerin ön plana çıkacağı söyleniyor.

2014 için 2013’te olduğu gibi hızlı olmasa da aracı kurum sayısında artış ihtimali konuşulan bir başka konu. Destek Menkul Değerler Genel Müdürü Tuna Yılmaz “TSPAKB verilerine göre KAS lisanslarına sahip kurum sayısı şu anda 29. Forex piyasası büyüdüğü müddetçe lisans sahibi kurum sayısı artacaktır. 2014’te 50 aracı kurum adedini aşabiliriz” diyor.

■ YATIRIMCILAR 20 BİNİ BULDU

Forex piyasasında toplam yatırımcı sayısının 20 bin civarında ve aktif yatırımcı sayısının da 12 bin olduğu biliniyor. 2012 sonunda aktif yatırımcı sayının yaklaşık 8 bin olduğu göz önüne alındığında, geçen üç çeyrekte yüzde 50’lik bir artış söz konusu. “Yatırımcı sayısındaki artışın öngörülerimiz doğrultusunda ilerlediğini söyleyebilirim. Fakat yabancı sermayeli şirketler piyasanın tamü-mına ve büyümesine bir katkıda bulunamadı. Zira işlem hacimleri çok güdük kaldı. Bunun sebebinin de yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çekememeleri olduğunu görüyoruz” diyen İntegral Menkul Değerler Hazine Direktörü Niyazi Yılmaz, buradaki engelin vergi mevzuatı olduğunu dile getiriyor.

Yılmaz, Forex piyasasındaki düşük maliyetleri cazip bulan kambiyo piyasası yatırımcılannın da gün geçtikçe bu işlemlerini fiziki yapmak yerine düşük kaldıraçlarla ya da kaldıraç kullanmadan Forex piyasasında yapmayı tercih ettiğini belirtiyor.

■ DİKKATLİ TAKİP EDİLMELİ

Volatil ve gelişmelere yüksek duyarlılık gösteren Forex piyasalarında yapılan işlemlerin ve tutulan pozisyonların yakından ve sıkı bir şekilde takibi, piyasadaki en önemli konulann başında geliyor.

îşlem saatleri uzun olduğu için gecelik bırakılan pozisyonlarda yatırımcıların olası olumsuz gelişmelere karşı zararlarım sınırlandırması ve mutlaka “zararı durdur” (stop-loss) emirlerinden faydalanması gerekiyor. İş Yatınm Pazarlama Müdürü Can Pamir, Forex piyasalarında işlem yapmak isteyen yatırımcıların bu piyasanın işleyiş detaylarını iyi öğrenmek zorunda olduğunu söylüyor. “Yatırımcılar, işlem koşullannı, pozisyon-teminat-kâr/zarar ilişkisini, bu ilişkinin fiyat değişikliklerinden nasıl etkilenebileceğini çok iyi anlayıp, işlemlerini ve stratejilerini bu bilgiler doğrultusunda planlamak. Her döviz paritesinin işleyiş ve davranış özelliklerinin farklı olabileceğini bilmeli” diyen Pamir, her döviz paritesinin kendine özgü bir işleyişi, etkilendiği ekonomik, finansal, politik gelişme ve bu gelişmelere reaksiyon biçimi olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çiziyor.



■ STOP-LOSS’LU ÇALIŞIN

Sektöre son katılan şirkederden olan ve ocak ayında işlemlere başlayan ALB Menkul Değerler, altı aylık verilere göre işlem hacminde beşinci sırada bulunuyor. Şu anda bin 600 müşterisi bulunan ve işlem hacmindeki pazar paylarının yüzde 12,4 olduğunu söyleyen ALB Menkul Değerler’in genel müdürü Metin Aytekin, verdikleri eğitimlerle fark yarattıklarını dile getiriyor.

“Günde üç defa webinar eğitimi veriyoruz. Yani müşterilerimiz sistem üzerinde eğitimcimizin bilgisayarına bağlanıyor ve eğitim alıyor. Bunun yanında hafta sonları ofis içi eğitim veriyoruz” diyen Aytekin, yatırımcılara stoploss’lu çalışmalarını salık veriyor.

“Yatırımcılar eğer zararda iseler mevcut pozisyonda ısrar etmesin. Yani rüzgâr tersine dönüyorsa siz de rüzgârın yönüne dönün. Paranızın üçte biri ile işlem yapmanız ve eğer Forex piyasalarında yeni işlem yapmaya başladıysanız düşük kaldıraç-lı işlem yapmanız sizin için daha iyi olacaktır” diyen Aytekin, temel ve teknik analiz konusunda iyi bir eğitim almanın ise bu işin en önemli detayı olduğuna vurgu yapıyor.

■ YÜKSEK KALDIRACA DİKKAT!

întegral Menkul de işlem hacmi bazında sürekli artan bir trende sahip olduğunu kaydediyor. Aylık işlem hacminde 50 milyar TL seviyelerine yaklaşan kurum, 6 bini aşkın Forex yatırımcısına hizmet verirken, bu rakamı 2014 sonuna kadar 10 binin üzerine çıkarmaya hazırlanıyor.

İş Yatırım’dan Can Pamir ise mevzuat ve sistemin l’e 100’e kadar kaldıraç izni verdiğini söylüyor ve kaldıracı her zaman maksimumda kullanmanın riskli, hatta yanlış olacağına dikkat çekiyor. Pamir, “Piyasadaki gelişmelere, yatırım yapılan döviz paritesinin cinsine, ekonomik gelişmeler gibi değişkenlere bağlı olarak kaldıraç oranı ayarlanmalı” diyor.

■ RİSK=KALDIRAÇ MI?

Kaldıraç konusunun forex işlemlerinde riskle karıştırıldığını dile getiren Destek Menkul’den Tuna Yılmaz, ‘risk=kaldıraç’ kavramının doğru olmadığını belirtiyor. “Kaldıraç bir imkân ama zorunluluk değil. Ev ödevini tamamlamamış, aracı kurumundan yeterli bilgiyi edinememiş, hırslı ama kontrolsüz yatırımcı, bir işlemde parasının 100 katıyla işlem yapmanın büyüsüne kapılıyorsa yanılıyor. Kaldıraç konusunda önemli olan, yatırımcının ‘doğru kaldıraç nedir, kaldıraç nasıl kullanılmalı’ sorununu aracı kuru-muyla birebir görüşmelerde çözebilmesi” diyen Yılmaz, doğru kaldıracın, yatırımcının işlem yaptığı zaman, para kazansa da kaybetse de dengesini bozmayacak bir oranda olmasıyla bulunabileceğini anlatıyor.

Yatırımcının işlemlerine düşük kaldıraçla başlaması gerektiğini belirten Yılmaz, aydan aya yapılan işlemlerin gözden geçirilmesi gerektiğini vurgularken, yatırımcının yöntemini sorgulamasını ve tatmin edici kazançlar var ise bir dönem sonra kaldıraç oranını artırmasını söylüyor.

“Yani yüksek kaldıracın cazibesine kapılmadan, yavaş yavaş, izlenen yolun kazançlı sonuçlarını hesaplarda göre göre kaldıracını artırmalı, acele etmemeli” diyen Yılmaz, bazen de düşük kaldıraç kullanmanın yanlış olabileceğini belirtiyor.

■ TEMİNAT TUTARI ÖNEMLİ

Yatırımcıların hesaplarındaki nakdin tamamını teminat olarak kullanarak büyük pozisyonlar almalarının da genelde olumsuz sonuçlandığı herkesin malumu. Saxo Capital Markets Menkul Değerler Uluslararası Piyasalar Uzmanı Burak Demirpehlivan, burada ideal olan şeyin, yatırımcıların pozisyonları için gerekli teminat tutarının hesap değerine oranını yüzde 40 ila yüzde 50 gibi seviyelerin altında tutarak risk yönetimini yapabilmesi olduğunu söylüyor.

“Yatırımcıların forex piyasası konusunda risklerini iyi değerlendirerek ve önceden piyasa konusunda bilgi sahibi olarak giriş yapmalarını öneriyoruz” diyen Ak Yatırım Genel Müdürü Attila Penbeci, bu kurala uyulmadığı sürece, uzun vadede her zaman yatırımcının zarara uğramasının olası olduğunu belirtiyor.

Can Pamir ise özellikle ithalat veya ihracat ağırlıklı çalışan ve ge-lir-gider açısından kur riskine maruz kalan firmaların forex işlemlerini riskten korunmak için kullanabileceğini söylüyor.

“Ancak hedging amaçlı bu tip işlemlerde spot enstrümanlardan çok vadeli future kontratlarının daha çok tercih edildiğini görüyoruz” diyen Pamir, yapısı itibariyle future işlemlerin hedge işlemleri için daha uygun olduğunu belirtiyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir