Anasayfa / Makaleler / Herkesin Birkaç Başucu Kitabı Olmalı

Herkesin Birkaç Başucu Kitabı Olmalı




Prof. Dr. Raşit Küçük, yaptığı ilmî çalışmalar, hayır faaliyetleri ve geçmişteki hizmetleriyle tanınıyor. Şu anda Marmara İlahiyat Fakültesi dekanı olan Küçük ve eşi Nesrin Hanım, evlerinin kapılarını Zaman’a açtı. 4 kız çocuğuna sahip Küçük çifti, mutlu evliliklerini, çocukları nasıl yetiştirdiklerini, insanın hayatında kitabın ve okumanın yerini anlattı.

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raşit Küçük ve eşi Nesrin Hanım mütevazı evlerinin kapılarını Zaman’a açtı. 39 yıllık evli ve 4 kız çocuğu sahibi olan çift, kız evlat yetiştirme konusunda ipuçları verdi. Ayrıca Raşit Küçük, kişinin dünya ve ahiret hayatını kurtaracak başucu niteliğindeki kitaplara yönelik tavsiyelerde bulundu.

Antalya’nın Akseki ilçesinin Menteş Bey köyü birçoğumuz için bir mana ifade etmese de Raşit Küçük’ün çocukluk yıllarının geçtiği yer burası. Sadece Raşit hoca değil, daha birçok başarılı kimse buradan neşet etti. Şair Osman Yüksel Serdengeçti, Kandilli Rasathanesi Kurucusu Fatin Gökmen, eski Diyanet İşleri Başkanı Hasan Hüsnü Erdem ve Ahmet Hamdi Akseki bu köyün havasını soludu, suyunu içti. Raşit Küçük, ilkokulu bitirdiğinde o yıllarda Antalya müftüsü olan Mustafa Sıtkı Gökmen tarafından imam hatip lisesine gitmesi için teşvik edilir. Sonraki yıllarda Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nü kazanır. Ardından öğretmenliğe adım atar.Bir tanıdık vesilesiyle Nesrin Hanım’la tanışır ve 2 ay gibi kısa bir sürede evlenirler. Evlendiklerinde 25 yaşlarında olan çift, sadece bir kilim, halı ve mütevazı bir koltuk takımı ile evliliğe adımlarını atar. Evliliklerini sevgi ve saygı üzerine kuran Küçük çifti, ilk buzdolaplarını evlendikten 5 yıl sonra satın alır. Günümüzde bu durum birçok kişiye garip gelse de Nesrin Hanım evlilikte fedakârlığın çok önemli olduğunu söylüyor. Nesrin Hanım ‘komşuda şu var, bende niye yok? Aynısı hatta daha iyisi bende olmalı!’ düşüncesini benimsemediğini, özenti içerisine girmediğini belirtiyor. Sabrı ve şükrü beraber öğrenen Nesrin-Raşit Küçük çifti, daima birbirine destek olur. Evlilikleri boyunca bir gün dahi olsun küs durmayan çift, ufak tefek problemleri de öfkelenmeden, karşılıklı saygı çerçevesi içerisinde aşar. Çocuklarla Nesrin Hanım daha çok ilgilense de yoğun çalışma hayatına rağmen Raşit Bey ailesini hiçbir zaman ihmal etmez.

KIZLARIMIZA SADECE REHBER OLDUK

Nesrin-Raşit Küçük çifti Ayşenur (36) Hatice (34) ve Sümeyye (31), Büşra (26) adlı 4 kız çocuğuna sahip. 7 torunu bulunan çifte ‘4 kız çocuğu sahibi olmak nasıl bir duygu?’ sorusunu yöneltiyoruz. Kızlarına çok düşkün olduğunu dile getiren Raşit Küçük, “Hiçbir zaman keşke bir erkek evladım olsaydı, demedim. Şükür ki Rabb’im pırlanta gibi 4 tane kız çocuğu verdi. Eşimin çocukların yetişmesinde çok büyük emeği var. Allah ondan binlerce kere razı olsun.” diyor.



‘Çocukları yetiştirirken nasıl bir yol izlediniz?’ sorusuna ise Nesrin Hanım, “Anne-kız gibi değil, arkadaş gibiydik.” diyor. Çift, kızlarına hiçbir zaman kızmamış, hatalarını yüzlerine vurmamış. Özellikle Nesrin Hanım çocukları karşısına alır, uygun bir dille durumun doğrusunu izah edermiş. Ayrıca Küçük ailesinde, evde bir karar alınacaksa çocukların fikirlerine de başvurulur, çocukların arkadaşlarını daha yakından tanıyabilmek adına onları sık sık evlerine davet ederlermiş. Tezhip öğretmeni olan küçük kız Büşra, anne ve babasının kendilerine daima rehber olduğunu söylüyor. Büşra, “Anne ve babam önümüzde çok iyi birer örnektiler. Onların hal ve hareketlerini görmek bize yetiyordu. Örneğin asla ‘kitap okuyun’ demezlerdi. Kitaplarını alır, karşımızda okurlardı. Biz de ilerleyen zamanlarda kitap okumaya başladık. Ayrıca babam hiçbir zaman işle ilgili herhangi bir problemini eve taşımazdı. Bizimle vakit geçirir sonrasında da kütüphanesine geçer çalışmalarını yapardı.” şeklinde konuşuyor.

Nesrin-Raşit Küçük çifti, kızları evlilik çağına geldiğinde damat adaylarının ahlaklı olmasına özen göstermiş. Damatlarından çok memnun olan hatta onlardan ‘Allah razı olsun’ diye bahseden çift, evlilikte maneviyatın önemli olduğunu ifade ediyor.

Edep ve ahlakı büyük zatların hayatını okuyarak öğrenin

Küçük ailesi için kitap okumak, günlük yapılacak işlerin başında geliyor. Büyük bir kütüphanesi olan Raşit Bey, okumayı bir ibadet olarak görüyor. “Namaz kılmaya nasıl vakit ayırıyorsam okumaya da zaman ayırırım.” diyen Raşit Bey, saat çok geç olsa da 1-1,5 saat kitap okumadan uyumuyor. Öyle ki okuma yapmadan geçirdiği bir günü dahi hatırlamıyor. Raşit Bey, bu okuma alışkanlığını eşi ve çocuklarına da aşılamış. Raşit Bey’in, başucu dediği ve okumadan asla uyumadığı kitapları bulunuyor. Büyük zatların ahlakını her gün okuduğunu belirten Raşit Bey, “Eğer önünüzde size edep veren, ahlakını göreceğiniz, seyredeceğiniz insanlar yoksa geçmişte yaşamış büyüklerin ahlakını okumak en güzel yoldur. Abdullah İbni Mübarek ‘İlim öğrenmek için 2 bin, edep öğrenmek için ise 3 bin dinar harcadım.’ der. Mevlânâ, Mesnevi’sinde ‘İnsanoğlunun edepten nasibi yoksa o adam değildir’ ifadelerini kullanır.” diyor.

Prof. Dr. Küçük’ün başucu kitapları

İmam Gazali Hazretleri’nin İhyau Ulumi’d-Din adlı eseri. Bu çalışma birçok bölümden oluşmasına rağmen Raşit Bey özellikle de kitab-ül münciyat ve kitab-ül mühlikat bölümlerinin okunmasını tavsiye ediyor. Kitab-ül münciyat’ta insanı kurtuluşa götüren ahlaki davranışlardan söz edilirken kitab-ül mühlikat’ta helaka sürükleyen kötü huylardan bahsediliyor.

Diğer bir başucu kitabı ve ailece okunacak kitap ise ‘Riyazü’s Salihin’ adlı eser. Muhammed Emin Yıldırım’ın ‘İslam Peygamberi’ ve ‘İslam’a Giriş’ eserleri de her daim okunabilecek kitaplar arasında. Ayrıca Fethullah Gülen Hocaefendi ve Prof. Dr. Yaşar Kandemir’in kitaplarından da istifade ediyor. Öte yandan Raşit Bey, Kur’an-ı Kerim’i tefsiriyle, hadis ilmiyle ilgili kitapları da şerhli okuyor.

Prof. Dr. Coşan, ‘İyi yetişmiş insana ihtiyaç var.’ derdi

Prof. Dr. Raşit Küçük, 1981-90’lı yıllarda merhum Mahmud Esad Coşan Hocaefendi ile birlikte çeşitli yardım faaliyetlerinde aktif rol alır. O dönemde 100 bin tirajı aşan İslam Dergisi’nin genel yayın editörlüğünü yapar. Ayrıca Kadın Aile, İlim Sanat gibi dergilerinin yöneticiliğini üstlenir. Raşit Bey, Hocaefendi’nin, ‘iyi yetişmiş insanlara hem Türkiye’nin hem de tüm insanlığın ihtiyacı olduğu’ sözünü sürekli vurguladığını ve dava arkadaşlarını da bu yöne teşvik ettiğini ifade ediyor. Hocaefendi’nin ufkunun çok geniş olduğunu belirten Küçük, “Esad Hoca, hayatın her alanında örnek çalışmalar yapmak istiyordu. Okullar, hastaneler, üniversiteler kurmayı hedefliyordu. Herhangi bir iş yapılıyorsa en iyisi olmasını isterdi.” diyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir