Ekonomi Haberleri

Kur gerilemesinden pozitif etkilenecek hisseler

BORSA İstanbul’da hisse senetleri işlem gören banka dışı şirketlerin 2018 dördüncü çeyrek konsolide olmayan finansal sonuçlarını 1 Mart, konsolide sonuçlarını ise 11 Mart tarihine kadar açıklaması gerekiyor. Bankalar ise 1 Mart tarihine kadar solo finansallarmı bildirmiş olacaklar. Haberi hazırladığımız sırada 70’e yakın şirket bilançolarını açıkladı. Uzmanlar genel olarak piyasa beklentilerinden daha iyi sonuçlarla karşılaştıklarını belirtiyor. Geçen yılın son çeyreğinde TL’nin dolar ve euro karşısında sırasıyla yüzde 12-13 değer kazandığını hatırlatan analistler bu kapsamda telekomünikasyon, beyaz eşya, perakende, otomotiv, elektronik, teknoloji, ulaştırma, iletişim ve enerji sektörü hisselerinin ön plana çıkacağını düşünüyor.



Kulislerde de kur gerilemesinden en çok etkilenecek hisseler konuşuluyor. Bu kapsamda 38 hisse ile tüm banka hisselerine dikkat çekiliyor. Ancak uzmanlar bu şirketler ilerleyen süreçte döviz pozisyonlarını güncellemezlerse olası kur artışlarında yeniden sıkıntı yaşayabileceklerinin de altını çiziyor. Bu nedenle sadece kur kaynaklı kâr veya zarar elde etmenin bir şirketin durumunu tam olarak yansıtmayabileceğin!, hisse seçimlerinde esas faaliyet kârı elde edip etmediğinin de gözden geçirilmesi gerektiğini hatırlatıyorlar.

“İHRACAT PAYI YÜKSELİYOR”

Vakıf Yatırım, Yatırım Danışmanlığı ve Bireysel Portföy Yönetimi Müdürü Altan Aydın, özellikle banka bilançolarında piyasa ortalamalarının yüzde 10 civarında bir daralma öngörülmesine rağmen, BDDK’nın açıkladığı verilerin daha iyi durumda olduğunu söylüyor. Bunun da özellikle banka hisselerinin son dönemde iyi performans göstermelerinden kaynaklandığını hatırlatarak “Yılın son çeyreğinde TL, dolar ve euro karşısında sırasıyla yüzde 12-13 değer kazandı. Finans dışı şirketlerde ise özellikle daralan iç talebe bağlı zayıf bilançolar görüyoruz. Ancak TL’deki yıllık değer kaybı, ihracat tarafında katkı sağlamışa benziyor. Öte yandan çeyreksel olarak özellikle döviz pozisyonları sebebiyle dördüncü çeyrek bilançolarında finansal gelir yaratıyor” diyor.

“BEYAZ EŞYA, GIDA, PERAKENDE, ENERJİ”

Aydın, sektörel olarak büyük döviz açık pozisyonu sebebiyle telekomünikasyon, beyaz eşya, gıda perakendesi ve enerji sektörü hisselerinin dördüncü çeyrek bilançolarıyla ön plana çıkabileceğini belirtiyor. Bu durumda döviz açık pozisyonları olan ve 2018’in büyük çoğunluğunda zayıf seyreden şirketlerde, dördüncü çeyrekte finansal gelir beklenebileceğini hatırlatan Aydın, finansal gider sebebiyle, net zarar yazmış olan şirketlerde de bu çeyrekte kar rakamları görülebileceğini söylüyor. Ancak yine de finansal gelir-gider kalemlerinden ziyade operasyonel tarafı değerlendirmek gerektiğini dile getiren Aydın, “Operasyonel olarak şirketler TL’deki yıllık değer kaybı sebebiyle, iç talepteki daralmaya karşın ihracattaki artıştan pozitif etkilenecektir. Bu tip şirketlerde gelirlerin içindeki ihracat payı yükselebilir. Öte yandan fonksiyonel para birimi dolar veya euro olan şirketler için ayrı bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Örneğin. 2018 üçüncü çeyreğinde döviz pozisyonlarının korunduğu varsayımıyla yaptığımız hesaplamalara göre, fonksiyonel para birimi dolar olan Türk Hava Yolları’nın, euro döviz açık pozisyonu nedeniyle bu para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesi sonucu dördüncü çeyrekte kur farkı geliri yazabileceğini öngörüyoruz.” yorumunu yapıyor.

Aydın, bu kapsamda Türk Hava Yolları, Zorlu Enerji, Tüpraş, Türk Telekom, Torunlar .ÇjMYD, Migros, Ford Otosan, Coca-Cola İçecek, Brisa, Anadolu Efes, Tofaş Oto Fabrikaları, Aksa Eneıji, Kardemir, Ereğli Demir Çelik ve Odaş Elektrik hisselerinin ön plana çıkabileceğini söylüyor.

“FAALİYET KARLILIKLARI ARTACAK”

2018’in son çeyreğinde TL’nin dolar karşısında yüzde 12, euro karşısında yüzde 13 civarında değer kazanmasının sektör ve şirketlere göre farklılık göstereceğini belirten Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Ali Kerim Akkoyunlu, ancak genellemek gerekirse borsa açısından bunun olumlu olduğunu söylüyor. Bu kapsamda güçlü TL’nin şirketlerin üretim ve hammadde maliyetlerini aşağı çekeceğini, yabancı şirketlerin kur farkı maliyetlerine katkı sağlayacağını ancak en önemlisinin tüketici güveni dolayısıyla yurtiçi talep ve olası faiz düşüşleri sonrası bankacılık ve gayrimenkul sektörüne kadar uzanan pozitif trendi destekleyebileceğini düşünüyor. Tabii söz konusu unsurların önemli bir bölümünün şirket faaliyet karlılıklarına da olumlu yansıyabileceğini kaydediyor.

“YURTDIŞI FAKTÖRLER”

Bu gerekçelerle özellikle yurtiçi talep ve risk priminden düşecek şirketlere odaklanılmasım tavsiye eden Akkoyunlu (bu senaryonun gerçekleştiği varsayımı ile) ilk aşamada otomotiv, dayanıklı tüketim ve maliyetleri döviz bazında, ancak satışları yurtiçi tüketici güvenine bağlı olan sektörlerin olumlu (bilgisayar vb.) etkilenebileceğini düşünüyor. Bunun yanında yüksek döviz borcu olan şirketlerin de bu trendden faydalanabileceğini söylüyor.

Hisse seçeceklere ise, TL’nin değer kazancının sadece Türkiye’nin iç dinamiklerine değil daha çok yurtdışı faiz trend ve faktörlerine de bağlı olduğunu hatırlatıyor. Buna bağlı olarak yurtiçi faktörleri analiz etmekle birlikte, yurtdışı gelişmelerinde yakından takip edilmesini tavsiye eden Akkoyunlu, bu kapsamda Türk Telekom, Migros, Torunlar GMYO, Reysas GYO, Zorlu Enerji, Odas Elektrik, Tofaş Otomotiv Fabrikaları, Arçelik, İndeks Bilgisayar, Vestel, Doğuş Oto, Alarko Holding ve tüm bankaların ön plana çıkabileceğini söylüyor.

“DÖVİZ POZİSYONLARI GÜNCELLENMELİ”

Yılın son çeyreğine dolar/’TL’de 6.03, euro/TL’de ise 7.00 civarında başladığımızı ve periyot sonunda TL’nin dolar karşısında yüzde 12, euro karşısında ise yüzde 13’ün üzerinde değer kazandığım hatırlatan Işık FX Araştırma Uzmanı Yusuf Kavak da TL’deki bu değer kazançlarının hiç şüphesiz öncelikli olarak döviz açığı yüksek olan şirketlere olumlu yansıyacağını söylüyor.

Ana faaliyetlerinde kâr elde etmekle birlikte kur etkisinden kaynaklı kambiyo zararı yolu ile bilançosuna zarar yazan veya kârı azalan şirketlerin de bu durumdan olumlu etkileneceğini belirterek “İthal yoğun mal ve hammadde temini elde edip, iç pazara yoğunlukla çalışan şirketler de görece olarak üçüncü çeyreğe göre kazançlı çıkacaktır. Diğer taraftan döviz net fazlası olan şirketlerde ise bu durum kambiyo kârında azalma olarak kendisini gösterip finansallarına olumsuz olarak yansıyacaktır” diyor.




Bu kapsamda, ilk etapta kazançlı çıkabilecek sektörleri enerji, otomotiv, elektronik, teknoloji, ulaştırma ve iletişim olarak sıralayan Kavak, takip edilebilecek şirketleri de İzmir Demir Çelik, Katmerciler, Türk Telekom, Parsan, Ayen Enerji, Bagfaş, Aksa Enerji, Karsan, Medicalpark, Çelik Halat, Turcas Petrol, Göltaş Çimento, Ege Gübre, Kardemir, Tofaş Oto Fabrikaları, Klimasan, Gübre Fabrikaları, Yün-sa, Anadolu Isuzu ve Sasa olarak sayıyor.

Ancak bu şirketlerin ilerleyen süreçte döviz pozisyonlarını sürekli olarak güncellenıezlerse olası kur artışlarında yeniden sıkıntı yaşayabileceklerine de dikkat çekerek, “Sadece kur kaynaklı kâr veya zarar elde etmek bir şirketin durumunu tam olarak yansıtmayabilir. Bundan dolayı hisse seçimlerinde esas faaliyet kârı elde edip etmediğinin de gözden geçirilmesi gerekir” diyor.

TL’nin değerlenmesinden olumlu etkilenecekler

TL’deki bu değer kazançları hiç şüphesiz öncelikli olarak döviz açığı yüksek olan şirketlere olumlu yansıyacaktır.

Döviz açık pozisyonları olan ve 2018 yılının büyük çoğunluğunda zayıf seyreden şirketlerde dördüncü çeyrekte fınansal gelir beklenebilir.

Finansal gider sebebiyle, net zarar yazmış olan şirketlerde bu çeyrekte kar rakamları görülebilir.

Operasyonel olarak şirketler TL’deki değer kazancı sebebiyle, iç talepteki daralmaya karşın ihracattaki artıştan pozittif etkilenecektir.

Ana faaliyetlerinde kâr elde etmekle birlikte kur etkisinden kaynaklı kambiyo zararı yolu ile bilançosuna zarar yazan veya kârı azalan şirketler de olumlu etkilenecektir.

“İthal yoğun” mal ve hammadde temini edip, iç pazara yoğunlukla çalışan şirketler de görece olarak üçüncü çeyreğe göre kazançlı çıkacaktır.

Gonksiyonel para birimi dolar veya euro olan şirketler için ayrı bir değerlendirme yapmak gerekir.

Döviz net fazlası olan şirketlerde kambiyo kârında azalma olarak kendisini gösterecek ve bu şirketlerin fınansallarına olumsuz yansıyacaktır.

İDİL TARAKLI



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu