Şirket Haberleri

MNG Kargo HPE ile hızlı büyümesine ivme kazandırdı

MNG Kargo değişen iş koşulları ve pandemi ile birlikte katlanarak büyüyen iş hacmine yanıt verebilmek için, 7/24 iş modelini destekleyen HPE Proliant DL 360 çözümünü devreye aldı.



2003 yılında kurulan MNG Kargo 850’den fazla şubesi, 7 tanesi Teknolojik Aktarma Merkezi olmak üzere toplam 27 aktarma merkezi, 14 bölge müdürlüğü, yaklaşık 12 bin çalışanı, 3 bin 500 kara taşıma aracı ile lojistik alanında önde gelen şirketler arasında bulunuyor. Ülkemizin lider kargo şirketleri arasında yerini alan MNG Kargo, Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna ve dünyada 220 farklı ülkede, günde 700 bin adrese dünya standartlarında hizmet ulaştırıyor.

Faaliyet alanı gereği tüm sektörlerle yakın ilişki içerisinde olan kurum, bu yönüyle üretimi teşvik ediyor ve ticari hareketlilik sağlıyor. Bireysel müşterilerden KOBİ’lere, büyük sanayi kuruluşlarına kadar çok geniş yelpazede müşteri portföyüne sahip olan MNG son dönemde hızla büyüyen e-ticaretin de en önemli partnerlerinden biri konumunda.

MNG Kargo değişen iş koşulları ve yeni döneme uyum sağlama noktasında teknolojiden maksimum düzeyde yararlanıyor. Pandemi sürecinde artan e-ticaret uygulamalarıyla birlikte MNG Kargo’da nasıl bir değişim ve dönüşüm ihtiyacı oluştuğunu MNG Kargo Bilgi Teknolojileri Direktörü Cengiz Yılmaz şöyle dile getiriyor: “Pandemi dönemi tüm dünyada olduğu gibi bizi de yeni koşullara uyum sağlamak için yeni kararlar almaya, farklı planlar uygulamaya yöneltti.

Sunduğumuz hizmeti tüketicilerin beklentisine ve sosyal mesafe kuralına uygun olarak yerine getirebilmek için teknolojiye dayalı inovasyonları çok hızlı bir şekilde geliştirdik. Pandemi sürecinde bireyler en temel ihtiyaçlarını bile dijital platformlar üzerinden karşılamak durumunda kaldığı için e-ticaret hacmi rekor seviyede bir artış gösterdi. Kargo sektörü de e-ticaretteki artıştan direkt ve pozitif etkilenen ilk sektörlerden biri oldu.

MNG Kargo
Cengiz Yılmaz

Özellikle last-mile olarak adlandırdığımız, kargonun şubeden müşteriye teslim edilmesi sürecinde iş yerlerinden konut alanlarına doğru bir kayma oldu. Bireysel tüketicilerin devreye girmesi ile birlikte dijital uygulamalar sektörde daha etkin ve belirleyici olmaya başladı. Last-mile sürecinin özellikle kargo alıcısı müşterisi açısından şeffaf, zamanında ve eksiksiz gerçekleştirilmesi için online kanallar olarak adlandırdığımız web sitesi, mobil uygulamalar ve online şube uygulamalarımızda yenilikler yapıyoruz. Artan talebe karşılık verebilmek için kapasite artırmaya yönelik projelerimize ve hizmet kalitesini artıracak teknoloji ve uygulamalardaki yatırımlarımıza hız verdik.”

Kolay yönetim, verimlilik ve maliyet avantajı yakaladık

MNG Kargo tüm Türkiye’de 27 lokasyona dağılmış olan aktarma merkezlerinde 7/24 iş modeli ile çalışıyor. Bu nedenle kesintisiz ve hızlı bir biçimde işleyişini sürdürebilmesi, artan iş hacmi ile beraber mevcut donanım ve yazılımın günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi gerektiğinden BT altyapısının yenilenmesi kararı alındı. Altyapı çözümünü oluştururken belirlenen en önemli kriterler, 7/24 kesintisiz ve güvenli bir şekilde iş süreçlerinin devamlılığı ve performans artışı sağlamak oldu.

“Proje ile şirketimizin vizyonuna paralel, büyüyen sektör ve iş hacmine cevap verebilecek altyapının oluşturulmasını sağlamayı hedefliyorduk” diyen Yılmaz, elde ettikleri kazanımlardan en önemlilerini şöyle belirtiyor: “Yönetilen cihaz sayısını azaltarak yönetim ve enerji maliyetimizi düşürdük. HPE Proliant DL 360 üzerinde sanallaştırma teknolojisi kullanarak operasyonel ve lisanslama olarak maliyet avantajı elde ettik. Tüm uygulamalarımızı tek bir ekrandan yönetilebilir duruma getirdik.”

Yılmaz, neden HPE ve iş ortağı Mahir Bilişim’i tercih ettiklerini ise şöyle açıklıyor: “Müşteri odaklı yaklaşımı, yaygın ve güvenilir desteği nedeniyle HPE’yi tercih ettik. Mahir Bilişim ekibi de proje başlangıcından itibaren bizimle beraber ihtiyaçlarımıza uygun çözümler üretti. Proje başlangıcından sonuna kadar bize teknik destek verdiler.”

Benzer projeleri uygulamak isteyen şirketlere önerilerini de Yılmaz, şu sözlerle aktarıyor: “Şirketler projeye başlamadan önce teknik gereksinimlerini iyi analiz etmeli. Yapılacak projede uygun teknoloji sağlayıcı ve çözüm ortakları ile çalışmak çok önemli. Herşeyden önce de projenin şirketlerinin vizyonuna uygun olması şart.”

Hem efektif hem ekonomik bir çözüm

MNG Kargo projesinde neden HPE DL360 çözümüne yer verildiğiyle ilgili HPE Türkiye Satış Yöneticisi Fırat Emre Met şu açıklamayı yapıyor: “MNG Kargo’da ihtiyaca yönelik ürün konumlandırması yaptık. DL360 hem kapasite değerleri hem de sevkiyat yetenekleri dolayısıyla 2U sunuculara göre daha fazla mobilizasyon sağlıyor. MNG gibi çok şubeli / aktarma merkezi olan işletmelerde anlık yer değişiklikleri vb süreçlerde kolaylık sağlıyor. Yanı sıra iş yükü olarak da 2U sunucular ile (DL 380) hemen hemen aynı kaynaklara sahip.

Ayrıca sistem kabinetlerinde barındırma maliyetleri (soğutma, enerji, yedeklilik) göz önünde bulundurulduğunda U başına yüksek bir maliyet sunuyor. Dolayısıyla aynı işi 2U cihazla yapmak yerine İU cihazla yapmak yarı yarıya işletme maliyeti avantajı sağlıyor.”

MNG Kargo’nun hedeflerine birebir uyumlu bir proje sunduk

HPE’nin iş ortağı Mahir Bilişim Operasyon Direktörü Mustafa Eldeniz MNG Kargo’daki proje sürecini ve sundukları katma değeri şöyle anlatıyor: “Bu projeyi tasarlarken MNG Kargo’nun iş hacminin hızlı büyümesini en önemli kriter olarak belirledik. Altyapının ve sistemin de bu büyümeye göre tasarlanması, ayrıca sistemin güvenilirliği, esnekliği ve sürdürülebilir olması göz önünde bulunduruldu.



Biz bu projede rekabeti doğru yöneterek, HPE ürünlerinin rakiplerine göre avantajlarını ve yeteneklerini doğru anlatarak, HPE ürün ailesine olan hakimiyetimizi ve doğru çözümleri tasarlayarak katma değerimizi ortaya koyduk.”

Proje hedefleri

• Artan iş hacmini karşılayacak yenilikçi bir altyapıya geçmek

• Kesintisiz, güvenli ve hızlı çalışma olanağı elde etmek

• Performans artışı elde etmek

• İş süreçlerinin devamlılığını sağlamak

• Kolay ve tek noktadan yönetim

Kazanımlar

• Yönetilen cihaz sayısını azaltarak yönetim ve enerji maliyeti düşürüldü

• Operasyonel ve lisanslamada maliyet avantajı elde edildi

• Tüm uygulamalar tek bir ekrandan yönetilebilir duruma geldi

• Güvenilir, esnek, hızlı, yüksek performanslı bir altyapıya geçildi

• Kesintisiz iletişim ve iş sürekliliği elde edildi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu