Makaleler

Organik Tarım Bilgileri

ÇOĞU ülkede genetik müdahaleler korkunç sağlık sorunlarının habercisi olarak değerlendiriliyor. Sanıyorum ki, ‘organik tarım’ ifadesinin açılımını en baştan yapmam gereksiz; çiftçilerimiz bunun ‘pestisit’ ve ‘zararlı hormonlar’dan arınmış doğal bir yetiştiricilik türü olduğunu az çok kavramış durumda. Ülkemizin konumu, ürün çeşitliliği, kalite anlayışı ve sağlık bilinciyle ihracat yapabilme potansiyeli bu işe çok uygun.



Bugün gelişmiş ülkelerde organik tarıma, dolaysıyla da organik ürünlere olan ilgi ve merak inanılmaz boyutlarda. Yakın bir gelecekte tüm dünyada ‘organik etiketi’ taşımayan ürünlerin ithal edilmesinde hem fiyat, hem de yakın geleceğin standartlan açısından büyük sorunlar çıkacak gibi görünüyor.

Tam bu noktada sağlık, çevre, ekolojik sistem, toprak kalitesi gibi çeşitli unsurlar kesinlikle mercek altında olacak bundan böyle. Dahası; türü ne olursa olsun yapay pestisit kullanılan tüm ürünlerin satışına (ithaline) kesinlikle izin verilmeyecek. Çünkü gelişmiş ülkelere tarımsal ürün ihracatı yapmanın tek ve güvenli yolu ürünlerin organik olmasından geçiyor.

YENİ BİR DÖNEME DOĞRU

Peki, bu işin az çok bilinen sınırları nereye kadar uzanıyor, kalıplaşmış standartlar neler? önce şunu bilmek zorundayız: Bitkilerin bünyesel doğal rezistansları varsa sorun yok. Fakat zararlı kimyasal içeren, genetiği değiştirilmiş olan sebze ve meyveler günümüzün tehlikeli türleri arasında. Kaldı ki, doğal parazit gidericiler, doğal nitelikli böcek önleyiciler bugün çok kullanılmasına rağmen her ürün ‘tam organik’ sayılmıyor, sayılamıyor.

îşin sırrı kimyasal ‘insektisitleri’ (böcek ve parazit önleyicileri) de organik kaynaklardan elde etmek ve organik hale getirmek. Bunlar ise laboratuvarlarda değil, zaten yine doğanın kendi bünyesi içinde, işte son zamanlarda epey ses getiren ve maliyeti de hayli ucuz olan bazı örnekler şöyle: En başta Neem (nim) yaprağı özütü ve onun yağı var. Neem bitkisi yüz yıllardır Hint Yarımadası ve onun civarında yetişen ve çeşitli alanlarda kullanılan ilginç bir tür.

Bu bitki şimdilerde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere hijyen ve cilt bakımında kendine özel kozmetik nitelikleriyle epey tanınıyor. Saç bakımda dahi pek çok yönüyle ilginç marifetlere sahip. Sağlık boyutuyla hem memeli canlı türlerinin tümünde, hem de bitkilerin çoğunda oldukça etkili. (Henüz bu aşamada yeterince araştırma yapmadım ama Anadolu’nun bazı bölgelerinde çok bilinen orijinal tür ve varyeteleri yetiştirilebilir diye düşünüyorum.)

KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERE SAHİP

Bu bitkinin önemli özelliği hemen ilk başlarda hissedilen ama zamanla geçen -bize göre itici bir etkiye sahip- karakteristik kokusu. Bu ilginç esrarengiz koku tüm parazit canlılara adeta bir bariyer görevi yapıyor. Tıpta ise cilt hastalıkları ve antimikrobik özellikleriyle öne çıkıyor. Son yıllarda organik tarımın vazgeçilemez tamamlayıcısı ve unsuru haline gelmiş. Organik tarımda son derece etkili pestisit özelliğinden yararlanılıyor. ‘Neem’in orijinal türlerinin insan sağlığını tehdit etmediği söyleniyor, araştırmalar başka alanlarda da hızla devam ediyor. Üstelik temizlik ve kozmetik endüstrisinde nitelikli sabun ve şampuanların yanı sıra eczacılıkta egzama kremleri ve pomatların da vazgeçilmez tercihleri arasında, özellikle ‘Neem Yağı’ şu son günlerde kozmetik temelli bakım preparatlarında kendine oldukça geniş yer bulmuş.

Dahası da var: ‘Neem Yağı’nın belli solüsyonları insanları sinek, pire gibi rahatsız edici parazitlerden uzun süre koruyor. Bitki ve çiçek bakımında ise mantar ve küf çeşitlerinin neredeyse tümünde son derece etkili. ‘Neem Yağı’nm o kadar çok marifeti var ki, bu konu başlı başına orijinal bir araştırma konusu olabilir. Günümüzde okaliptüs, nane, karanfil yapraklarından elde edilen esansiyel özütlerle yapılan ‘Neem Yağı Kombinasyonları’ ise kullanım alanını son yıllarda hiç olmadığı kadar genişletmiş durumda.

YENİ FORMÜLLER DİKKAT ÇEKİYOR

Organik tarımda zararlı unsurlarla mücadelede insan sağlığına zarar vermediği bilinen başka maddeler de var; ‘Pyrethrum’ bunlardan biri. Henüz kullanımı çok yaygın değil ama sonuçlar bir hayli yüz güldürücü. Kimi organik tarımcılar bu madde ile ‘Neem Yağı’nı kombine ederek etki alanını daha da genişletiyorlar.




Yine son yıllarda bazı orijinal sabun türlerine aktif sağlık katkısı olarak giren ‘Neem Yağı’ özellikle ‘Castille Soap’ olarak bilinen bir tür Arap sabunu çeşidinde de çokça kullanılıyor. Bugün söz konusu madde tuz, sirke ve hidrojen peroksit içeren yeni nesil organik temizlik malzemelerinin de doğal vazgeçilmez katkıları arasında.

Yeni nesil formüllerin arasına giren diğer maddeler de katıldığı ya da karıştırıldığı topraklara bir ölçüde ‘organik alt yapı’ özelliği kazandırabiliyor; bunların başlıcaları şöyle: ‘Demir fosfat’, ‘diatom toprağı’ (organik kökenli alg fosillerinden oluşan bir karışım), ‘borik asit ve uzun vadeli pestisit kontrolü sağlayan ‘cryolite’ ve benzeri özel mineraller; hatta, çeşitli alkol içeren bazı özel karışımlar…

ALTERNATİFLER UNUTULMAMALI

İlginç bir diğer ayrıntı ise organik tarımda kullanılan yararlı böcek türleri. Bunların en önemlilerinden biri bizim ‘uğur böceği’ olarak tanıdığımız ‘karnivor’ (et yiyen) böcek türlerinin organik tarımda kullanılması. Bu türden böcekler zararlı parazitleri yok etmede son derece etkili. (Şimdiden çok sayıda uğur böceği ve uğur böceği larvası satan çiftlikler gelişmiş ülkelerin bazılarında epeyce artmış durumda) Bu yöntem özellikle organik patates tarımında büyük ilgi görüyor.

Ayrıca, büyük tarım alanlarında belli aralıklarla dikilen parazit kovucu bitkiler de gündemde: Ayçiçeği, kalendula (aynısefa bitkisi), ayrıca ‘lavanta’, ‘nane’, ‘kekik’ ve ‘fesleğen’ gibi kokuları güçlendirilmiş çeşitli otlar bunlar… Organik tarım geliştikçe bu türden özel bitkileri üreten yan kuruluşların hızla artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Kısacası, bu meraklı konuyu girişimcilerimizin daha ayrıntılı ve derinlemesine araştırmasında yarar var.

NUR DEMÎROK


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu